Yıldız Teknik Üniversitesinde Elektrik Mühendisliği okuyan ve TÜBİTAK'tan destek alan Ege Akersoy'un başarılarla dolu özgeçmişi.
#EgeAkersoyYalnızDeğildir 🇹🇷
Sn. İçişleri Bakanı @AliYerlikaya , Ege'ye tokat atan bu şahıs hakkında bir takip söz konusu mu? İvedi olarak cevap bekliyoruz.
#EgeAkersoyYalnızDeğildir
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı ve sahiplerinden biri olarak soruyorum;
O kelepçe neden Hilafet çığırtkanlığı yapanların değil de Atatürk’ün verdiği yetki ile VAZİFESİNİ yapan gencin bileklerinde?
Bu “Gaflet ve Dalalet ve hatta Hıyanet” değil midir?
#EgeAkersoyYalnızDeğildir
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı ve sahiplerinden biri olarak soruyorum;
O kelepçe neden Hilafet çığırtkanlığı yapanların değil de Atatürk’ün verdiği yetki ile VAZİFESİNİ yapan gencin bileklerinde?
Bu “Gaflet ve Dalalet ve hatta Hıyanet” değil midir?
#EgeAkersoyYalnızDeğildir
Akbelen Ormanı'nın son kalan ağaçlarını da kesiyorlar. Görevi bu ormanı korumak olan güvenlik güçleri de bu doğa kıyımını koruyor. Hepimizin gözlerine baka baka koca ormanı iki şirket servet yığsın diye yıktılar...
f. @HakanTosunn
Yunanistan'da balık bol mu?
Evet hem de bol bol.
Nasıl oluyor da orada bol oluyor?
Çünkü bütün gelişmiş ülkeler aptal, biz ileri zekalı olduğumuz için.
Çünkü, Yunanistan'da 40 metre derinlik sınırı var.
39 metrede balık avlayamazsın, kanunen yasak.
Neden 40 metre?
40 metre derinliğe kadar güneş ışığı ulaşıyor, “posidonia” tabir edilen deniz çayırları fotosentez yapıyor, balıklar bu deniz çayırlarında hem besleniyor, hem ürüyor.
40 metre yasağıyla, işte bu üreme alanları koruma altına alınıyor.
Deniz çayırında balık avlarsan, sadece o balığı değil, o balığın gelecek nesillerini de yok etmiş oluyorsun.
Peki bizde sınır ne?
24 metre!
25 metrede balık avlayabilir misin?
Şakır şakır avlarsın.
E, aferin.
Aynı denizi paylaştığımız Bulgaristan'da Romanya'da balık var mı?
Bol bol var.
Nasıl oluyor da oralarda bol oluyor?
Avrupa Birliği üyesi oldukları için, kafalarına göre avlanma yapamıyorlar, kaç metre derinlikte balık avlayacaklarını, yılda kaç ton balık avlayacaklarını, balık stoklarını, balıkçı filolarının yönetimini ve denetimini, Avrupa Birliği yönetmeliği belirliyor.
Kurallara uyuyorlar.
Bol bol balıkları oluyor.
Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakerelerinde “balıkçılık faslı” ne zaman açıldı?
2006 yılında.
Müzakerelerde bir milim ilerleme var mı?
Yok.
Avrupa Birliği'ne giremesek bile, Avrupa Birliği'nin kuralları faydalı, biz o kurallara kendi kendimize uyalım diyen var mı?
O da yok.
Avrupa'da en fazla balıkçı teknesi kimde?
Bizde.
Avrupa Birliği ülkeleri yılda kişi başına ne kadar balık yiyor?
26 kilogram.
Biz?
Sadece 7 kilogram!
Norveç'te 6 bin 400 balıkçı teknesi var.
150 ülkeye balık ihracatı yapıyor.
Türkiye'de 18 binden fazla balıkçı teknesi var.
100 ülkeden balık ithal ediyor!
Norveç'te balıkçılık bakanlığı var…
Bakın, Norveç balıkçılık bakanı, kız arkadaşıyla birlikte İran'a ve Çin'e tatile gitti.
Devletin kendisine tahsis ettiği cep telefonunu yanında götürdüğü ortaya çıktı, Norveç ayağa kalktı, hem devletin telefonunu tatilde kullandığı için, hem de devletin telefonunu yurtdışında izinsiz kullanarak Norveç'in güvenliğini tehlikeye attığı için, istifa etmek zorunda kaldı.
Tıpkı Türkiye gibi değil mi?
Balıkçılık, dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde “balıkçılıktan sorumlu bakanlığa” veya “denizcilikten sorumlu bakanlığa” bağlıyken, bizde kime bağlı?
Tarladan ve ormandan sorumlu tarım bakanına bağlı!
Bütün gelişmiş ülkeler aptal, biz ileri zekalı olduğumuz için.
Üç tarafımız denizlerle çevriliyken, sadece kendimize ait iç denizimiz varken, deniz büyüklüğünde göllerimiz varken,
biz çiftliklerde veya karadaki havuzlarda balık yetiştirmeye çalışıyoruz!
Hamsi kavağa çıkar mı?
Öyle bir laf var ya hani.
Ağaçta balık yetiştirmeye çalışmadığımıza şükretmek lazım! Alıntıdır.
Dış güçler 👉güzel plan:
- Önce BOP eşbaşkanlığı geldi
- Sonra biz Suriye sınırındaki mayınları temizlemeye başladık
- Arap baharı başladı
- Tam mayınlar temizlendi ki Suriye karıştı
- Milyonlarca sığınmacı sınırı geçti
- Son olarak Amerika Afganistan’dan çekildi
- Türkiye ile çok gizli bir anlaşma yapıldı. Detayları bilinmiyor.
- Anlaşmayla milyonlarca Afgan sığınmacı ülkemize doldu.
- Şimdi 12-13 milyon ne olduğu belirsiz sığınmacımız var. Çoğu genç ve güçlü kuvvetli insanlar.
- Korkum o ki; bunlar yakında büyük suç örgütlerine dönüşecek.
- Pakistan gibi özel güvenlikli sitelerden dışarı çıkamaz hale geleceğiz.
(Bu arada mayınlar temizlenirken gerekçesi o arazilerin verimli tarım arazileri olmasıydı. Sanki ülkenin tüm arazileri ekilip biçiliyor da sıra mayınlı arazilere gelmişti.)
Türkiye farkında mı bilmiyorum ama stratejik sonuçları olan bir durumla yüz yüze:
Türk vatandaşlarının Vize sorununun 3 ana nedeni var:
-Türkiye’nin dünyanın en fazla göçmenini barındırması ve göçmenlere verdiği vatandaşlık kriterlerine Avrupa’nın güvenmemesi.
-AB’ye göre göçmen sorununun oluşturduğu Türkiye’deki uluslararası suçlu sayısı.
-Türkiye’den diğer ülkelere iltica talebinin artması.
Bu 3 neden vize veren Avrupa ülkesini ürkütüyor ve ayrıntılı bir araştırma sonucunda en ufak şüphede vize verilmiyor.
Türkiye’ye güven azalıyor.
Vizeden çok daha önemli olan olası stratejik sonuç:
-Birinci aşamada, önümüzdeki yıllarda Türkiye’yi NATO’dan uzaklaştırma adımları atılır. Ve Türkiye bu göçmen durumuyla artık hiç bir Batı ittifakında yer alamaz.
-İkinci aşamada, dünyanın en fazla göçmenimi barındıran Türkiye, riskli ülkeler statüsüne alınır. NATO, Türkiye’yi riskli ülkeler planına dahil eder.
Bu durum; Türkiye’yi batıdan uzaklaştırır ve ekonomik, askeri güç dahil tüm milli güç unsurlarını olumsuz etkiler.
Fakat asıl stratejik sonuç:
-ABD’nin hedeflediği BOP’un Türkiye ayağının son adımı atılır. 2021 yılında bastırılan PAPA PULU’ndaki harita ortaya çıkar. “Kürdistan haritası”
-Türkiye farkında mı bilmiyorum?
Göçmen sorunu artık sadece göçmen sorunu değil. Bu yüzden İngiltere, Norveç dahil tüm Avrupa ülkeleri insan haklarına aykırı her türlü önlemi alarak göçmenleri Türkiye’de tutmaya çalışıyorlar. Türkiye, İngiltere’ye sormalı mesela. Neden sadece yaklaşık 20 bin Suriyeli’iyi seçerek aldı? Fakir olduğu için mi?!!!