Genç kardeşlerimiz belki bilmez ama eskiden,
"Doğan görünümlü Şahin" şeklinde, bir söylem vardı..
Bu söylem, Türkiye'de, 1990'lı yıllarda çok yaygınlaşmış bir tabirdir..
Kökeni, Tofaş'ın ürettiği Şahin ve Doğan modellerine dayanır..
Bu iki araç, dışarıdan, oldukça benzer görünürken;
Doğan, daha üst donanımlı ve daha pahalı bir modeldi..
Şahin, daha ekonomik, ve daha düşük donanımlı bir modeldi..
Bazı Şahin sahipleri, araçlarına, Doğan'ın:
ön panjurunu,
jantlarını,
stoplarını,
iç döşemesini,
amblemlerini takıp,
arabayı, dışarıdan Doğan gibi, göstermeye çalışırlardı..
Bu nedenle "Doğan görünümlü Şahin", zamanla sadece otomobiller için değil;
Gerçekte sahip olmadığı bir statü, kalite veya değeri varmış gibi görünen kişi veya şeyler için, kullanılan mecazi bir ifade haline geldi..
Örneğin:
Lüks görünmeye çalışan ama mali durumu zayıf biri,
Büyük şirket havası veren ama aslında küçük olan bir işletme,
Çok değerliymiş gibi pazarlanan, ama aslında içi boş bir yatırım,
ve benzeri durumlar için,
esprili bir şekilde "Doğan görünümlü Şahin" denir, hale gelmişti..
Bu tabir, bugün bile kullanılır, ama artık otomobilden çok, bir şeyi olduğundan daha gösterişli veya daha değerli göstermeye çalışma anlamında, "nostaljik bir deyim" olarak yaşamaktadır..
Bilginize sevgiler🙋♂️
#turkcell 48 saaattir mobil imza başvurusu yaptım mobil imza ekipleri aramasını bekliyorum insanlar uzaya 6 saatte gidiyor ben hala bekliyorum bu mu hizmet
Cumhuriyet biz Türk çocuklarına sayısız fırsat verdi. Okuyabildik, çalışabildik, seçebildik, seçilebildik ve tüm dünyaya meydan okuyabildik...
Bize emanet ettiğiniz her şey için teşekkür ederiz Ata'm. Seni ve şehitlerimizi minnetle anıyorum. Sevgi,saygı ve minnetle ❤️🤍🇹🇷
3 Nisan 1930, Türk kadınlarına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanıyan Belediyeler Kanunu'nun 94. yıl dönümü, kutlu olsun.
İki gün önce yapılan, 31 Mart 2024, Yerel Seçimlerde de kadın adaylar
11 il ve 61 ilçemizde belediye başkanlığı kazanmış bulunmaktadır.
Bu başarının artarak devam edeceği açıktır. Bu iki tarihin birbirine denk düşmesi de ayrıca hoş bir tesadüf olmuştur.
Belediye başkanlığı seçimlerine katılan, kazanan, kazanamayan tüm kadın adaylarımızı gönülden kutlarım.
3 Nisan 1937 Karabük Demir Çelik Fabrikası’nın kuruluş tarihi.
İlk ağır sanayi hamlemizin de 87. yıl dönümü.
Bizde devlet, "sadece piyasa devleti" olmaz, “devlet devlet”tir. Devletin dünyanın her tarafında
ve her zaman ekonomide bir rolü olmuştur, vardır, olmaya devam edecektir.
"Bulut sermayesi piyasaları öldürdü ve onların yerine sadece proleterlerin – güvencesizlerin – değil, burjuvaların ve vasal kapitalistlerin de vasal kapitalistler için artı değer ürettiği bir tür dijital derebeylik kurdu."
https://t.co/dGXmlvrPjl
Bizler, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün mensubu olmanın gurur ve onurunu taşıyan 1907 kişilik Yüksek Divan Kurulu ve Kulüp Üyeleri, her şeyden de öte taraftarları olarak, Türk futbolunun içinde bulunduğu bu kritik dönemde bir deklarasyon yayınlama kararı aldık. #AdaleteDavet
Enver Necip Okaner
(1889 - 28 Temmuz 1959)
Ziya Songülen ve Ayetullah Bey ile birlikte Fenerbahçe Spor Kulübü'nü kuran 3 kişiden birisidir ve kulübün 3 numaralı üyesi olup, Fenerbahçe’nin tarihteki ilk takım kaptanıdır.
Fenerbahçe'nin kuruluş kararı, Necip Bey'in Moda Beşbıyık Sokak 3 numarada bulunan evinde alınmıştır.
⦁ ⦁ ⦁
"Teşkil edeceğimiz kulübümüzün isminin ne olması gerektiğini düşünürken, birden bizim evin camından Fenerbahçe Burnu'nu ve deniz fenerini gördük. Kulübe o anda müşterek şekilde “Fenerbahçe Futbol Kulübü” ismini verme kararı aldık. Alâmet-i fârikamız da “Işık saçan Fener” oldu."
⦁ ⦁ ⦁
Kurtuluş Savaşında küçük grupları eğitip, Anadolu’ya sevk eden Yüzbaşı Necip Bey sonrasında kendisi de savaşa katılmış ve Kırmızı Şeritli İstiklâl Madalyası almıştır.
⦁ ⦁ ⦁
Sivil yaşamında da Ege Üniversitesi Yabancı Diller Fakültesi'nde Dekanlık görevinin yanında; İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde de profesörlük görevinde bulundu. Ege Üniversitesi'ni kuran ekip içerisinde yer aldı
Saygıyla anıyoruz.
#Fenerbahçe
Carl Jung, insanın özgürleşmesiyle ilgili olarak psikolojik ve ruhsal bir sürecin önemine vurgu yapmıştır. Jung'a göre insanın özgürleşmesi, kendi içsel dünyasıyla derin bir bağlantı kurmasını ve kendi gerçek doğasını keşfetmesini gerektirir.
Jung, "bireyselleşme" olarak adlandırdığı sürecin önemini vurgulamıştır. Bireyselleşme, insanın kendini bilinçli bir şekilde tanıması, kendi potansiyellerini keşfetmesi ve gerçek benliğiyle uyumlu bir yaşam sürdürmesi anlamına gelir. Bu süreçte, kişi kendi içsel dünyasına dalar, bilinçaltıyla ilişki kurar ve kendi gölge yanlarıyla yüzleşir.
Jung'a göre, bireyselleşme sürecinde "arke-tip"ler adını verdiği evrensel semboller ve içsel formlar da önemli bir rol oynar. Kişi, arketiplerle bağlantı kurarak kolektif bilinçaltına daha derinlemesine inebilir ve kendi potansiyelini daha iyi anlayabilir.
Özgürleşme süreci aynı zamanda kendini gerçekleştirme ve kişisel büyüme ile ilgilidir. Kişi, içsel engelleri aşarak gerçek benliğini ortaya çıkarır, tutkularını takip eder ve hayatta anlam ve amaç bulur. Özgürleşme, dış etkilerden ve toplumsal beklentilerden bağımsız olarak kendi doğal özünü yaşama kapasitesini ifade eder.
Jung'a göre, insanın özgürleşmesi, kendi içsel dünyasının farkında olmasını, kendi gerçek doğasını keşfetmesini ve kendi benzersiz yolunu takip etmesini gerektirir. Bu süreç, kişinin kendini tanıması, kendi potansiyelini gerçekleştirmesi ve kendi içsel özgürlüğünü elde etmesiyle gerçekleşebilir.
🔴1⃣Tarihte bu hafta : Bundan tam 6 yıl önce, 16Nisan2017de, Parlamenter rejimden vazgeçip, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmek ve bazı anayasa değişiklikleri için, Ülkemizde bir referandum yapıldı.. Kaynak : https://t.co/t8Ub0twmXK.
ARAMAKLA ZOR BULUNABİLECEK MÜTHİŞ ARŞİVLER
1- Türkiye'de yayınlanan ve yayınlanmış olan gazetelerin geçmişten günümüze tüm sayılarına ulaşabileceğiniz bir platform https://t.co/P8LDj2iTBt
2- Tübitak'ın tüm yayın ve dergilerinin arşivi:
https://t.co/pwINpgL6c3
Doğanın en özel ikramı: BAL
En özel yiyeceklerden biridir bal. 2009 yılından bu yana bal koleksiyonu yapıyorum. Gittiğim tüm ülkelerden oraya ait yerel ve özel ballardan hem tattım hem de aldım. Dünya ve Türkiye balları üzerine epey bir araştırma, okuma yaptım. İşte bal dünyası+
1970’ler TRT'sinin Oyun Treni" programı. Köksal Engür ile Levent Kırca trenle Türkiyeyi dolaşıyor gibi yapar tek tek şehirlerimizi anlatırlardı. Müziği Timur Selçuk’a ait olan
'Bizler Ali, Veli, Makinist, kuklasıyla, folkloruyla Oyun Treni’yiz biz' diye şarkısı vardı. Ali Levent Kırca, Veli Köksal Engür’dü. Köksal Engür’ü yitirmişiz ruhu şad olsun.