Butlan kararıyla CHP'nin yönetimine atanan Kemal Kılıçdaroğlu'ndan 'erken seçim' sorusuna yanıt
"Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız? Ekonomiyi görüyorsunuz, fon vurgununu görüyorsunuz, yolsuzlukları görüyorsunuz, gelir dağılımındaki olağanüstü bozulmayı görüyorsunuz. Yoksulluğun artık yaygınlaştığını ve bir anlamda da kitleler tarafından kabul edildiğini görüyorsunuz. Hangi erken seçimi yapacaksınız ve hangi gerekçeyle yapacaksınız?"
https://t.co/Gzz8qtVUiq
3 yıl önce bir harabe, bir çöküntü, işgal altında bir kayıptı.
Çok zor koşullarında çalıştık, didindik, İstanbul’un yok olmak üzere olan işgal altındaki Karaköy Kuyumcular Hanı’nı restore ederek tekrar halka kazandırdık.
Gurur duyuyoruz, onur duyuyoruz…
Yarın açılışta tüm İstanbullularla bu güzelliği paylaşmak dileğiyle ❤️ #İBBMiras #KentAraştırmalarıMerkezi #kuyumcularhanı
Tutuklanan muhabirimiz İsmail Arı: Hakim dinlemedi bile, avukatların sözünü kesti. Yatarı bile olmayan suçtan beni bir kez daha cezaevine gönderiyorlar
https://t.co/5KM9AKsgmN
Savunma hakkım kısıtlandı, kitaba dönüştü. Kitap, daha matbaada basılırken toplatıldı.
Böylece, sorgu metnim kitap olarak da basılamadı.
Bu kitabı tamamen hukuk dışı müdahaleler yüzünden ne ben görebildim ne de siz görebildiniz.
Yargının yasa dışı işlem ve kararlarıyla bugüne geldik. Bugün dijital olarak sizlerle buluştu.
Artık size emanet!
Ayazağa Deresi’nin kenarındaki yoksulların evlerini yıkıyorsunuz da vadilere bakan pahalı sitelere neden dokunmuyorsunuz?
Dereyi kapatıp üzerine beton döken, doğaya savaş açan, bilim insanlarını dinlemeyen bu zihniyetin bedelini neden hep yoksullar ödüyor?
Kentsel dönüşüm adı altında kent suçu işleniyor!
Bu sellerin faili ne bulut ne sudur; faili, ranta göz yuman, imza atan, fayda sağlayan ve sorumluluk almayan yetkililerdir!
Basın meslek örgütlerinden önemli çağrı
“Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz!”
Herkese selamlar,
Uzun yıllardır Beyoğlu'nda işletmecilik yapıyorum. Bu süre içinde hiçbir işletmem adli bir olayın konusu olmadı. Geçtiğimiz haftalarda ben ve işletmelerim sosyal medyada hedef gösterildik. Bunun ardından bir cumartesi akşamı Narkotik Şube ekipleri işletmemi aradı; çalışanlarım ve müşterilerim de arandı. Aramada hiçbir suç unsuru bulunmadı. Buna rağmen gözaltına alındım ve "uyuşturucuya yer sağlamak" suçlamasıyla tutuklandım. Üstelik ifadem sırasında bu suçlamaya ilişkin tek bir soru dahi sorulmadı.
Fon dolandırıcılığı soruşturmasında 84 kişi tutuklandığı söyleniyor ama sayı 85; fon dolandırıcılığa ilişkin sorular soran TİP Milletvekili Ahmet Şık'ın arkadaşı olmam sebebiyle ben de tutukluyum.
Fon dolandırıcılığı iddialarında "lekelenmeme hakkı" gözetiliyormuş, masum bir insanın onurunun ve saygınlığının lekelenmemesi gerektiği kuşkusuz. O zaman ben de sorayım: hiçbir suç unsuru ile ilişkilendirilemeyen benim lekelenmeme hakkım yok mu? Ben neden suçlu olarak gördüğüm insanların arasındayım? Ya ağzımızı açmayacağız yada uyuşturucu tacirlerinin arasına mı atılacağız?
Yaşadıklarımı ve cevabını aradığım soruları Medyascope için yazdım:
Son 1 ayda 5 mahkeme kararı ile engellendim. En sonunda fiiliyata geçirdiler
Bu hıza ne kadar dayanabilirim bilmiyorum ama yeni hesabımla yola devam ediyorum
Elden geldiğince ekonominin “politik tercih”ler toplamı olduğunu yazmaya devam
@inanmutlu11@mhakankocak @ooencueueonur
İBB davasında yargılanan Ekrem İmamoğlu, savunmasını tamamladı:
"Devriniz bitmiştir. Türkiye geçmişte de ara dönemler yaşadı. Bu dönem de tarihe bir ara dönem olarak geçecek. Zorla ayakta kalmaya çalışan, yorgun, gözünün feri bitmiş, muhakemesi zayıflamış, yürümekte zorlanan bir ara dönem
Halktan, sokaktan, meydandan, pazardan, camiden, milletten kopuksunuz. Milletin dışındasınız. Kendinize uygun bir muhalefet inşa etmeye çalışıyorsunuz. Rakibinizi sandıkta değil, adliyede yenmeye çalışıyorsunuz. Diplomamı iptal ediyorsunuz, kurultayı iptal ediyorsunuz, partiyi kapatıyorsunuz. Sonra yaptığınız millî irade hırsızlığını kutluyorsunuz
Bu bir bitiştir. Bu, sandıktan korkan iktidarın milletten korktuğunun daniskasıdır. Allah kimseyi sizin düştüğünüz bu acınası duruma düşürmesin. Hz. Ali’nin sözünü tekrar ediyorum: 'Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır'" (ANKA)
“İleride tarihçiler bu karanlık dönemi biraz şaşkınlıkla, biraz dehşetle yazacaklar” diyen Ekrem İmamoğlu, “Bir belediye başkanını metro yaptığı için, borcunu ödediği için, ihaleyi iptal edip daha ucuza yaptırdığı için yargılandığını okuyan çocuklarımız inanmayacak, akıllarına şaşacak. Bunu nasıl yaptılar diye utanacak. Bunu yapanların çocukları okuyacak, utanacak. Ar edecekler. Babasından, amcasından, dedesinden utanacak. Allah kimseyi utanılacak dede, baba yerine düşürmesin. (Amin.) Ve o gün herkese hesap soracak. Bu dosyayı kim kurdu, kim imzaladı, kim sustu? O soruların cevabını bu salon verecek, tarih verecek. Ve o tarih çok yakındır” ifadelerini kullandı.
Süreci kurgulayanlara seslendiğini belirten İmamoğlu, “Evet bugün elinizde bir devlet gücü var. Bir avuç militan bürokratla ülkeyi teslim aldığınızı zannediyorsunuz. Bir avuç danışmanla Türkiye'ye ayar verdiğinizi zannediyorsunuz. Seçim tarihi belirlediğinizi zannediyorsunuz. Kim olduğunu bilmediğimiz, geçmişinde hiçbir başarısı olmayan birkaç sözcünüzle bu ülkenin geleceğine karanlık mesajlar vermeye çalışıyorsunuz. Ama ne siz ne de o bir avuç militan bürokrat ne de o çevrenizdeki zavallılar, bana asla boyun eğdiremeyeceksiniz. Beni teslim alamayacaksınız” dedi.
İmamoğlu, şöyle devam etti:
“Beni hapse atabilirsiniz. Zindana tıkabilirsiniz. Avukatımı yanıma sanık olarak getirebilirsiniz. Sesimi, yüzümü, fotoğrafımı yasaklayabilirsiniz. Kitabımı toplatabilirsiniz. Babamın emekli maaşına el koyabilirsiniz. Oğlumun özgürlüğünü kısıtlayabilirsiniz. Aileme her türlü saldırıyı yapabilirsiniz. Ama benim irademe sahip olacak kişi anasının karnından doğmadı.
Ben milletimi temsil ediyorum. İnandığım ülküden, demokratik hukukun egemen olduğu özgür ve eşit bir Türkiye inancından asla vazgeçmeyeceğim. Baskılarınız, psikolojik operasyonlarınız, akşamdan sabaha geliştirdiğiniz stratejileriniz, daha dünden bugüne kurduğunuz mahkemelerle tutuklamaya çalıştığınız, tutukladığınız masum insanlarla yaptığınız bu operasyonlarla karalamalarınız, kampanyalarınız vız gelir tırıs gider.”
🔴 CANLI
Ekrem İmamoğlu, yaklaşık 4 gün süren savunmasını tamamladı:
📌Beni hapse atabilirsiniz, babamın emekli maaşına el koyabilirsiniz, oğlumun özgürlüğünü kısıtlayabilirsiniz, yüzümü gizleyebilirsiniz ama benim irademe engel olacak kişi anasının karnından doğmadı
📌Baskılarınız, psikolojik operasyonlarınız, stratejileriniz, tutukladığınız masum insanlarla, operasyonlarla, karamalarınız, vız gelir tırıs gider
📌Ben size çöp tenekesi muamelesi yapıyorum. Eskiden beni sürekli rüyanızda görüyordunuz. Şimdi kabusunuz daha da büyüdü. Bunu bilin!
Haberin tamamı:
https://t.co/hBOJqDUsTR
“Ya sen ne büyüksün Mehmet Akif ya! Sen neyi gördün de İstiklal Marşı’nı “Korkma!” diye başlattın? Sana kurban olurum Mehmet Akif!
Hani Kur’an-ı Kerim “İkra” diye başlamış ya, “Oku!” demiş ya. O kadar önemli, biliyor musunuz, bu millete emanet olan o İstiklal Marşı’nda Mehmet Akif’in “Korkma!” diyerek başlaması.
“Korkma!” demiş bize. Bunu hisseden var mı içinde? Ben hissediyorum. Diyorum ya, o dörtlüğü sanki benim için yazmış diye. “Korkma”yı da benim için yazmış diyorum ya.
87 milyon insan da bunu diyecek: “Benim için yazmış ‘Korkma!’”
Ekrem İmamoğlu
📍Silivri
Seninle gurur duyuyorum. ♥️
@kayhanayhann Bitecek bu günler eninde sonunda geriye sizin gibi halkın doğru haber alma hakkı için direnen gazeteciler kalacak ve sonunda basın tarihine isimleriniz altın harflerle yazılacak ✊ Annenize sağlık size de güç kuvvet dilerim 🙏
Türkiye’nin özeti bellidir!
Kurumlar ayakta ama işlevsiz.
Meclis var ama denetleyemiyor.
Mahkeme var ama bağımsız değil.
Basın var ama özgür değil.
Sendika var ama gücü kısıtlanmış.
Ekonomi var ama emeğin, üretimin değil, rantın ekonomisi.
Ve bütün bunların faturası, her seferinde, emeğiyle geçinen milyonlara kesiliyor.