🇫🇷🇹🇷 -LA MOBILISATION DES LYCÉENS FRANÇAIS REÇOIT DU SOUTIEN DEPUIS LA TURQUIE
À Istanbul, le collectif militant lycéen Liseli Devrimci Mücadele a affiché une banderole en soutien aux jeunes mobilisés en France :
« Mille salutations aux lycéens qui résistent en France ! »
Alors que la mobilisation se poursuit dans les lycées français, des messages de solidarité commencent donc à arriver de l’étranger.
📸 Source : @lisdevmucadele
#Lycéens #Mobilisation #France #Turquie
NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan Berkay Ustabaş’a 6 ay görüş yasağı!
NATO Zirvesi öncesinde gözaltına alınan ve Silivri 2 Nolu Hapishanesinde tutuklu bulunan Berkay Ustabaş’a hücresinde yer alan ve 7/24 izleme yapan kameraları kapattığı gerekçesiyle 6 ay görüş yasağı verildi.
(Gazete Yolculuk)
Saldırıyı okulun önünde olduğu için okul saldırısı olarak görmeyen Yusuf Tekin’e Antalya sokaklarından sesleniyoruz:
YUSUF TEKİN İSTİFA!
Liseli sıra arkadaşlarımızı örgütlenmeye ve hesap sormaya çağırıyoruz! ⤵️
https://t.co/J9hSXSkwmn
Eskişehir sokaklarından sesleniyoruz:
Bizi öldüren bu düzenle hesaplaşacağız!
Eskişehir’deki liseli sıra arkadaşlarımızı Liseli Devrimci Mücadele saflarına çağırıyoruz! ⤵️
https://t.co/J9hSXSkwmn
NATO zirvesi bahanesiyle tutuklanan Berkay Ustabaş’a 6 ay görüş yasağı!
'NATO zirvesi öncesi güvenlik tedbirleri' bahanesiyle Marmara 2 Nolu Hapishanesinde tutuklu bulunan Devrimci Gençlik Dernekleri Danışma Kurulu üyesi Berkay Ustabaş’a hücresinde yer alan kameraları kapattığı gerekçesiyle 6 ay yakınları ile görüş yasağı verildi
https://t.co/G4HI5XPuC3
Dün Ege Üniversitesi'nde YÖK genelgesine karşı stant açıp bildiri dağıttığı için gözaltına alınan, aralarında 3 yoldaşımızın da olduğu 28 öğrenci serbest bırakılırken 1 mücadele arkadaşımız tutuklandı.
Üniversiteleri baskı ve denetim altına alarak birer hapishaneye çevirmeye çalışan YÖK düzenlemelerine karşı mücadelemiz sürecek. Baskılar bizi yıldıramaz, üniversitelerimizi savunmaya devam edeceğiz!
Niteliksiz eğitime, güvensiz okullara, rezil geleceğe mahkum değiliz.
Tüm liselileri bu rezil düzenden kurtuluş için Liseli Devrimci Mücadele saflarına çağırıyoruz!
Bize Katıl! ⤵️
https://t.co/J9hSXSkwmn
📍Ege Üniversitesi
İçişleri Bakanlığı'nın “Terörsüz Türkiye” söyleminin arkasına sığınarak yayımladığı genelgeye karşı ses çıkarmak için açtığımız standın etrafı ÖGB'ler tarafından sarıldı. Öğrencilerin örgütlü mücadeleye katılmasının yollarını bu şekilde kapatamayacaksınız.
Sesimizi kesmek isteyen, öğrencilerin örgütlenme hakkını gasp eden bu genelgeye geçit vermeyecek, mücadelemizi büyüteceğiz.
YÖK, Polis, Medya Bu Abluka Dağıtılacak!
Kampüslerde, KYK'larda öğrenciler katledilerken, arka kapılardan kayyım rektörlük emriyle faşist çeteler sokulurken ortalıkta olmayan polisler ve ÖGB'ler, söz konusu haklarını arayan öğrenciler ise işkenceden geri durmuyor.
Aralarında 3 arkadaşımızın da bulunduğu tüm gözaltıları geri alacağız.
Bu düzeni yıkacak, hesap soracağız!
Ege Üniversitesi'nde yeni dönemde bildirilerimizi sıra arkadaşlarımızla buluşturduk.
Özerk-Demokratik üniversite talebimizi her yerden haykırmaya devam ediyoruz.
Üniversiteleri genelgelerle, kayyım rektörlerle yönetmeye kalkanlara karşı kurtuluşumuz yalnızca örgütlü mücadelede!
Gençlik Devirecek 2026 Yaz Kampı Sonuç Metni
26-31 Ağustos tarihleri arasında Çeşme Alaçatı’da gerçekleştirdiğimiz 2026 Yaz Kampı’nı; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Eskişehir ve Muğla’dan üyelerimizin katılımıyla eğitimler, okumalar ve sosyal aktiviteler eşliğinde geçirdik.
Kampımızı gerçekleştirirken temel amacımız, yıl boyunca farklı kentlerde mücadele yürüttüğümüz arkadaşlarımızla yılın bir haftasını birlikte geçirmek, birbirimizin deneyimlerini paylaşmak ve yoldaşlık bağlarımızı güçlendirmekti. Bu açıdan kampımız, ortak bir yaşam deneyimi oluşturmak adına önemli bir adım oldu.
İşte 2026 Yaz Kampı, bu koşulları yaratmak açısından önemli bir adım oldu. Birlikte ürettik, birlikte tükettik, birlikte öğrendik. Rekabetçi düzenin bütün kirlerini üzerimize yapıştırmaya çalıştığı bir dünyada, kolektif yaşamın ve dayanışma kültürünün izlerini birlikte oluşturduk.
Ege Denizi Kararınca türküsünü yoldaşımla beraber icra ettik. @saintcunt_
“Kızıl yıldız parlayacak,
Emekçinin alnında.
Orak çekiç patlayacak,
Faşistlerin beyninde.”
Borsa İstanbul'da Yaşanan Krizin Anatomisi
Borsa İstanbul’da yaşanan sert düşüşün ve piyasaları sarsan fon krizinin arkasında, birkaç portföy yönetim şirketinin kurduğu yapay mekanizmanın çökmesi ve bu durumun zincirleme bir reaksiyona dönüşmesi yatıyor.
Belli fonların "rekor kazanç" vaadiyle topladığı milyarlarca lira bir anda buharlaşırken, binlerce vatandaşın birikimi çöp oluyor.
Peki, piyasayı altüst eden ve Türkiye'nin köklü sermayelerinin hisselerini bile aşağı çeken bu kriz nasıl yaşandı?
Sistem, bazı aracı kurum ve portföy yönetim şirketlerinin (özellikle Pusula Portföy ve Tera Portföy öne çıkıyor) kendi kurdukları yatırım fonlarını kullanma biçimiyle başladı.
Bu şirketler piyasada az bulunan hisse senetlerini (örneğin Katılımevim, Destek Finans Faktoring vb.) kendi fonları üzerinden sürekli alıp satarak fiyatlarını astronomik seviyelere çıkardılar.
Hisse fiyatları katlandıkça, bu hisseleri tutan fonların "getiri oranları" da kağıt üstünde rekor seviyede yüksek görünmeye başladı. Bu devasa kazançları gören binlerce yatırımcı, paralarını bu fonlara yatırdı. Fonlar yüz milyarlarca liraya ulaştı.
Sistem Nasıl Tıkandı?
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), fonların tek bir hisseye bu kadar yoğunlaşmasını engelleyen kısıtlamalar getirdi ve usulsüz işlemler için düğmeye bastı. Piyasada borçlanma araçlarının ödenmesinde yaşanan aksaklıklar ve mevduat/stopaj düzenlemeleri yatırımcılarda tedirginlik yarattı.
Tedirgin olan yatırımcılar paralarını geri almak için fonlardan çıkmak istedi. Ancak fonların elindeki devasa para, aslında yapay olarak şişirilmiş ve o an satmaya kalksalar kimsenin almayacağı hisselere bağlıydı. Fonlar satıp nakde geçemeyince "temerrüde" düştü (ödeyemez hale geldi) ve nakit çıkışlarını durdurdu/düzenlemeleri değiştirdi.
Sadece birka�� fonun tıkanması, domino etkisiyle tüm piyasayı salladı. Paralarını fondan alamayan ya da diğer fonların da batacağından korkan yatırımcılar, ellerindeki tüm normal hisse senetlerini hızla satmaya başladı.
Türk Hava Yolları, bankalar veya sanayi devleri gibi krizle hiçbir alakası olmayan dev şirketlerin hisseleri bile bu nakit bulma paniği yüzünden sertçe satıldı. Enseks bir günde %6’ya yakın düşünce borsa işlemleri otomatik olarak geçici süreliğine durduruldu.
Özetle olay, bazı fonların kırılgan hisseleri kendi aralarında döndürerek suni bir büyüme yaratması, işler tersine dönüp yatırımcı parasını geri isteyince sistemin kilitlenmesi ve oluşan paniğin tüm piyasadaki nakit ihtiyacını tetiklemesinden ibaret.
Devlet bu batan fonlara veya patronlarına bütçeden doğrudan para aktarıp kurtarmayacak, yani doğrudan "alın bu da sizin zararınız" diye çek yazılmayacak. Ancak bu durum halkın cebinden bir şey çıkmayacağı anlamına gelmiyor.
Piyasayı ayakta tutmak için kamu kaynaklarının riske atılması ve binlerce küçük yatırımcının birikimini kaybetmesi, faturanın dolaylı yoldan yine tüm topluma kesilmesine neden oluyor.
İKTİDARIN KAMPÜSLERDEKİ KORKU DÜZENİNE GEÇİT VERMEYECEĞİZ!
İçişleri Bakanl��ğı, “Terörsüz Türkiye” söyleminin arkasına sığınarak kampüslerde öğrencilerin örgütlenmesini, eylemlerini ve politik faaliyetlerini hedef alan, üniversitelerde kolluk denetiminin daha da artırılmasını amaçlayan genelgeyi yayımladı.
Genelgede öğrenci grupları ve eylemler hakkında istihbarat faaliyetlerinin artırılması, öğrencilerin her anının gerekçe farketmeksizin izlenmesi ve öğrenciler hakkında elde edilen bilgilerin Emniyet ve Jandarma ile paylaşılması isteniyor.
Eli palalı çetelerin kampüslerde devrimci öğrencilere saldırdığı, ÖGB’nin ise öğrencileri korumak yerine eli palalı faşistleri koruduğu bir ortamda, iktidar şimdi de kolluk gücünü üniversitelerin üzerine salarak tüm gençliği biat ettirmeye çalışıyor.
Ama bilsinler ki bu genelge, iktidarın gençliğin örgütlü gücünden ne kadar korktuğunun göstergesidir.
Bizi fişleyerek, takip ederek, saldırarak geri adım attıramazsınız. Baskılarınızı da yarattığınız korku iklimini de mücadelemizle yeneceğiz . Üniversiteleri sizin korku düzeninize teslim etmeyeceğiz!
Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek!
Hacettepe Üniversitesi’nde stant açan devrimci öğrenci kulüplerine özel güvenlik görevlileri saldırdı.
Bir özel güvenlik görevlisi Öğrenci Kolektiflerine ait bir stanta el koydu.
Dokuz Eylül Üniversitesi’nden sesleniyoruz!
Polis ve ÖGB’nin tüm baskılarına rağmen standımızı açtık.
Üniversitelerimizi sermayeye peşkeş çekenlere, fakültelerimizde tacizci akademisyenleri barındıran kayyım rektörlere; bizlere yoksulluktan ve ölümden başka bir şey sunmayan iktidara karşı hep birlikte örgütlenmeye çağırıyoruz.
Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek!