Fay hatlarını tespit ettik. Şimdi de güzel İstanbul'un derelerini keşfediyoruz. Bu bilgi birikimiyle de sonra gidip Kanal İstanbul yapıyoruz. Herkes de kredi oranı düşse de bölgeden bir ev kapatsam diyor. Bilgiden ölesiye yararlanıyoruz anlayacağınız.
İzmir hadisesini artık kanıksanmış alelade bir el değiştirmeden farklı görüyorum. Kendi koşullarına rağmen (ki birçok İzmirli şehri yönetenlere de hiç bayılmıyordu) 25 sene tercihini başka bir yönde kullanmış, deyim yerindeyse duruş sergilemiş bir şehir. Kimsenin "ama günün koşulları" deme, durumu böyle yorumlama hakkı da yok. Böyle yorumlayanların karşısında koskoca bir Dedetaş örneği var.
@yvzah Ben de bir hesap almıştım. Sanırım orayı kullanmaya başlamak daha mantıklı olacak. Dijital otoriterlik orayı ne zaman vurur onu da bilmiyoruz tabii...
Bilenler bilir, bu zaten benim yeni hesabımdı. Önceki bu furyadan üç ay önce butlan vakti engellendi. Yeni hesap açmak da mavi işaret almak da hataydı. Maviyi iptal ettim. Hesap dursun burada ama işin açığı bu mecranın sansürden işe yarar bir yanı da kalmadı.
Yaz başından beri inceleme fırsatı bulup tavsiye etmek istediğim bazı kitaplar var. Barış @brsbhcc Hoca'nın eseriyle başlayayım. Elinize zihninize sağlık.
Sevgili dostlar; dün görülen karar duruşmasında kolon kesen şahıslar tahliye edildi.Mahkeme heyeti tutuklu kaldıkları süreyi yeterli görmüş. Bu şahıslar 2 yıl boyunca firariydi ve bir villada tatil yaparken yakalanmıştı sadece 13ay hapis yattılar ve SUÇLU olmalarına rağmen tahliye edildiler. Ezgi apartmanında evlatlarım dahil 35 kişi hayatını kaybetti, bu hesapla her bir can için 11 GÜN hapis yatmışlar.Yazıklar olsun; suçluların alkışlarla sevinç çığlığı attığı , mağdurların ağladığı bu karara yazıklar olsun.Adalet mücadelem devam edecek ; bu kararı veren heyetten şikayetçiyim.Bu heyet davamızın görüldüğü mahkemeye yeni atandı ,göreve başlayalı bir ay oldu, savcılığın 3 yıldır takip ettiği ve olası kast talep ettiği ,sayfalarca delil olan dosyayı katıldıkları ilk duruşmada bu tahliye kararı ile sonlandırdılar.Diyecek çok söz var fakat adalet mücadeleme devam edebilmek için susuyorum, benim yerime sizler konuşun gönderilerimi paylaşın sesime ses olun lütfen.
Kurtuluş ve Kuruluş Savaşı: Türkiye’nin Uzun Bir Yılı
✒️ 30 Ağustos 1922’den Mart 1924’e kadar geçen süre, Türkiye için Kurtuluş Savaşı’nın ardından gelen bir Kuruluş Savaşı niteliğindedir. Bu, sonraki on yıllarda da tartışılacak cumhuriyetimiz için en kilit safhayı, en uzun yılı ifade etmektedir.
Hazal Papuççular (@hpapuccular) yazdı.
https://t.co/RSZTDFYrEz
@hpapuccular hocamın kaleminden okuduğum ikinci kitap. Adalar konusunda okuduğum en iyi kaynaklardan biri gerçekten. İlgisi olan olmayan herkes okumalı bence 👏👏
Büyük Zafer’in 104. yıldönümünde Yönelim yine arşivlik bir sayıyla çıkıyor.
“Kurtuluş ve Kuruluş” temalı bu sayımıza katkıda bulunan Sayın Hazal Papuççular (@hpapuccular), Emin Nedret İşli (@SahafTurkuaz), Seçkin Çelik (@_Turchino_), Emrah Maraşo (@EmrahMaraso) ve Barış Doster’e teşekkürlerimizle.
Tabii konunun özüne ilişkin bir şey dememişim onu da söyleyeyim. Bilimin iletişimi vb gibi bir sürü yeni kavram girdi hayatımıza. Böyle bir devirde "gelir elde etme ihtimali"nden kısıtlanacaksa akademisyenler bir kere daha vay halimize.
Akademisyenlerin sosyal medya içeriği üretmemesi konusunda YÖK'ün bir açıklaması var mı? Bir yazışma var okuyabildiğim buralarda dünden beri önüme düşen ama o da karar gibi değil. Ayrıca, "akademisyenler" konusu biraz açıklamaya muhtaç. Malum her akademisyen 657 sayılı kanuna tabi devlet memuru değil.
Haftasonu X'te ortaya çıkan "gaz ekipmanı alımı" tartışması bana bizim alan üzerine yazdırdı. Buyrunuz: Tarihin 'Demokratikleşmesi' tezinden kurmaca tarihe @12puntocomtr https://t.co/zzhhW51Fdc