Dün Ankara'da emekli bir yurttaşımız, onurlu bir yaşam sürebilecek geçimi sağlayamadığı için yaşamına son verdi.
Bugün, Tayyip Erdoğan'ın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı emanet ettiği kişi hakkında fon vurgunundan 2 milyar TL’den fazla para kaldırdığı iddiası ortaya çıkıyor ve kendisi bunu henüz yalanlamış değil.
Kimse yaşadıklarımıza münferit, tesadüf ya da kader diyemez.
Bunların hepsinin hesabı sorulacak ve halktan çalınan ne varsa hepsine el konulacak!
Türkiye'de neredeyse sıradan sayılan klima Almanya'da hâlâ birçok evde bulunmuyor
Yüksek maliyet ve eski bina yapısı bunun başlıca nedenleri arasında
https://t.co/S1eIFXt9Tr
In #China, summer usually means air conditioners humming almost everywhere, namely in apartments, offices, shopping malls, restaurants and even university dormitories. Here in #Europe, however, summer often means opening the windows, pulling down the shutters and praying for a breeze.
Most years, that strategy works, but not this week, as Western Europe has just experienced a record-high heatwave. https://t.co/m7k740AcBf
💡AKP Sözcüsü,
📍Terör örgütü PKK’nın elebaşına ve teröristlere getirmek istedikleri afla ilgili;
➖"Bu yasanın çıkmasıyla birlikte terör örgütünün silah bırakmasını temin edecek zemin ortaya çıkacaktır." demiş.
📍Yola çıkarken;
➖"Kayıtsız şartsız silah bıraksınlar" dediler.
📍Şimdi ise;
➖"Biz affedelim, onlar zemine baksınlar" diyorlar.
➖Bir devlet "terör örgütüne zemin hazırlayıp, sonra ondan medet umar mı?"
💡Ülkeyi düşürdükleri hale bakın!
#HainsizTürkiye
DEPREM DİRENÇLİ YERLEŞİM ALANLARI
1-Önce bir bakanlık kurulmalı. Afet Bakanlığı. Teşkilatlanmalı, bütçelenmeli ve deprem zonlarında çaiışmaya başlamalı.
2-Yerleşim alanının mikro-bölgleme çalışması yapılmlı
3-Kentin bileşenleri deprem dirençli hale getirilmeli
4-Bileşenler olarak zemin , jeoloji , jeofizik, vb doğal bileşenler ele alınmalı. Yerleşim alanının yönetim, halk, altyapı, yapı stoğu, eko sistemi, çevresi ve ekonomisi incelenmlidir.
5-Kentsel dönüşüm depreme hazırlık değildir. Yalnız ev yaparak bir kentte yaşanmaz.
6-Bir kent 15-20 seneden önce depreme hazırlanamaz.
7- VENEZÜELA’YI unutmayın.
Deniz Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinin X'teki paylaşımlarına erişim engeli kararı geldi
Gösteride konu edilen siyaset, din ve toplumsal olaylara ilişkin göndermeler yankı uyandırdı
Göktaş'ın gösterisini YouTube'da iki günde 3 milyon kişi izledi 👉https://t.co/SXEv1u0Bb6
Eğer bir uzay gemisine binip ışık hızına çok yakın bir hızla seyahat ederseniz zaman sizin için yavaşlar ama korkunç kısım bu değil. Diyelim ki bu gemiye bindiniz ve uzayda sadece birkaç ay süren bir yolculuğa çıktınız. Sizin için her şey normal, saçınız biraz uzadı, birkaç kitap okudunuz, kahvenizi içtiniz. Ama Dünyaya geri döndüğünüzde burada yüzlerce yıl geçmiş olduğunu göreceksiniz. Fizik kuralları son derece nettir, sadece geleceğe doğru zamanda yolculuk yapabilirsiniz, geçmişe dönmek evrenin kodlarında yoktur. Sizin için geçen o kısacık 3 ayın bedeli, Dünyada bıraktığınız herkesin yaşlanması, ölmesi ve toza dönüşmesiydi.
Şimdi şunu düşünün, bu videoyu izlerken kafamda bir şey patladı çünkü hepimiz birer zaman yolcusuyuz ve bazı insanlar kendi kişisel uzay gemilerinde ışık hızına ulaşmış durumdalar. Kariyer, başarı, statü veya daha fazla para uğruna o kadar hızlı yaşıyorlar ki, kendi zamanlarını kelimenin tam anlamıyla büküyorlar. Sabahları erken kalkıyorlar, maillere saniyeler içinde dönüyorlar, toplantıdan toplantıya koşuyorlar ve her şeyi optimize ettiklerini sanıyorlar.
Ama olayı kaçırıyorsunuz, tıpkı o uzay gemisindeki astronot gibi, onlar hızlandıkça etraflarında sabit duran herkesin zamanı acımasızca akıp gidiyor. Başarıya ulaşmak için kendi ışık hızlarına çıktıklarında, çocuklarının ilk kelimelerini, eşlerinin yüzündeki yeni çizgileri, anne babalarının yavaş yavaş sessizleşmesini kaçırıyorlar. Onlar için aylar geçiyor gibi hissederken, sevdikleri için yıllar devriliyor.
Günün birinde o geminin motorlarını kapatıp tamam başardım, artık sevdiklerimle vakit geçirebilirim diyerek Dünyaya döndüklerinde karşılaştıkları manzara tam bir enkaz oluyor. Çünkü geride bıraktıkları herkes ya çoktan geçmişte kalmış ya da aralarındaki bağ yüzyıllar öncesine aitmiş gibi kopmuş oluyor. Sırf gelecekte bir yere varmak için kendi zamanını büküp etrafındaki herkesi yaşlandırmaya değiyor mu emin değilim. Ama bildiğim tek bir şey var, hızlandıkça yalnızlaşırsın ve o gemiden indiğinde başarını kutlayacak kimseyi bulamazsın. Sadece evrenin bize söylediği o acımasız yalanla baş başa kalırsın.
Avrupa’da güneş çitleri yaygınlaşıyor; haneler, İran’a karşı süren savaş ortamında yenilenebilir enerjiye yatırım yapmayı sürdürüyor. https://t.co/V83nYjPMbM
💡Şubat 2025’te Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, BYD için;
➖“Şu anda yatırıma başladı, hızla ilerliyor. Herhangi bir aksaklık yok” demişti.
🇨🇳Çinliler on binlerce araç getirdi Türkiye’ye, kendilerine 25 milyar TL’den fazla vergi avantajı sağlandı.
🚗Meğer bu arada adamlar fabrikalarını Macaristan’a kuruyormuş.
☀️Meclis’te Çinlilere bu imtiyazlar verilirken uyardık, "yapmayın" dedik, "yerli sanayinin desteklenmesi" gerektiğini ifade ettik.
👉Dinletemedik!
🤔Kim bilir kimin nasıl bir hesabı, ne tür bağlantıları vardı!
🇹🇷Olan Türkiye’ye, yerli sanayiye oldu.
👉Peki kim hesap verecek?
Kandırıldık