“Annene, babana sor.”
“Öldüler efendim.”
“Komşularına sor.”
“Onlar da öldü efendim.”
Ergün Kırlıkovalı, Balkan Savaşları sırasında bir yaşında yetim kalıp Selanik’ten İstanbul’a gönderilen babasının trajik hikâyesini anlatıyor.
Soyadını bile kaybettiği köyünden almış: Kırlıkova
Uzun zamandır bir kitap incelemesi yapmadım. Özel bir istek geldi; Rus Genelkurmay Belgelerinde II. Abdülhamid ve Osmanlı Ordusu. Öncelikle şunu söylemek lazım moral bozucu bir çalışma. Tarihi anlamda moralinizi bozmak ve düşünmek isteyenler için ibretlik tabii.
Belgeleri incelediğinizde bir ifade hep geçiyor "Kağıt üzerinde kalan reformlar" daha doğrusu bunu anlıyorsunuz. Raporlarda en sık tekrarlanan tespit bu. 1882'de gelen Alman heyetinin başı Kachler Paşa altı ayda 500 sayfalık bir yeniden yapılanma raporu hazırladı. Sultan övdü, komisyon onayladı. Ama Filippov’un 1884'te yazdığına göre “bütün projeler kağıt üzerinde kaldı.” Peşkov 1896'da yeni kolordu düzenlemesini anlatırken şu cümleyi belirtmişti “Türklerdeki hiçbir zaman hiçbir şeyi sonuna kadar yapmama özelliğini bu projede de görmek mümkün.” Bu, düşman gözünde bir genelleme..
Raporlara göre en derin sorun teknik değil, siyasi ve tuhaf ayrıntılar var. 1882'de saray ajanları Galata Köprüsü’nün başında duruyor ve Pera’ya geçen subayları tek tek kaydedildiği belirtilmekte. Yine bu raporlara göre Avrupalılarla görüşmek bile subayın “güvenilmez” damgası yemesine yetiyor.. Goltz Paşa derste Yıldız Köşkü’nden örnek veriyor ve İstanbul haritalarını topluyor. Bunun üzerine evi Sultan’ın emriyle basılmış. Bu olayları Rusların çok yakından takip ettiğini anlıyoruz. Peşkov'a göre "Hayatının özü askerlikten oluşan ve hayatını askeri vazifesine adamış bir genelkurmay başkanı yoktur. Hükümdar ise ordudan korkmaktadır" diyerek iç dinamikleri aslında gördüklerinden bahsetmekte.
Rus raporlarına göre ordunun kâğıttaki gücüyle gerçek gücü arasındaki farkın en büyük sebebi para ve lojistik. Türk Ordusunun her şeyi neredeyse ifşa olmuş ve /veya çözülmüş. Kitapta bu anlamda detaylar var. Ruslar 1884'te ordunun 11.929 atının eksik olduğunu ya da topçu ve süvarinin "atsız" olduğunu veya ikmal için araba katarı olmadığını biliyorlar. Kendi iddialarına göre bu istihbarat bilgilerini Türk subaylarından öğrenmişler.. Hatta bir bilgi inanılmaz; 1885 seferberliğinde bazı taburların 45. günde hâlâ tamamlanamadığını ve askerlerin 80 saati aşan yürüyüşlere çıkarıldığını bahsediyorlar. Bu arada üniformalar ancak gemiye binerken dağıtılabilmiş. Bu onların raporlarında yazmakta.
Rus raporlarına göre avcı düzeni yalnızca kâğıt üzerinde var. Barış zamanında taktik eğitim yapılmadığı için ordu için "savaş alanında herhangi bir düşman safındaki askerlerin düşük düzeyde de olsa sahip olduğu eğitim seviyesiyle ezilecektir." ifadesi yer almakta. Ordunun başında savaş görmemiş, hatta manevra bile yönetmemiş isimler bulunduğundan bahsediyorlar. Şu çok açık Rus ordusu Türklerin bölünmüşlüğünü maalesef biliyor. Bu raporlarda 4.499 piyade ve süvari subayından yalnızca 464'ü okul mezunu, gerisi alaylı. Filippov’a göre "yaşlı ve işe yaramaz" bu generaller mektepli ile alaylı arasındaki güvensizlik disiplini aşındırmakta.
Belgelerde silah alımına dair uzun bir liste var. Osmanlı Bankası’nın aracı olduğu ve hükümete en az %12'ye mal olan siparişler, Bakanlık yerine saraydaki “Alman paşalar” eliyle yürütülen sözleşmeler dahilinde ilerlemekte ( Krupp anlaşmaları vs yani) hatta cayma tazminatı bile koyulmamış sözleşmeler.
Aslında Rus raporlarının vardığı sonuç şu; Osmanlı ordusunun sorunu cesaret ya da silah eksikliği değil, sistem ordunun kendisine güvenmiyor. Güvensizlik komutayı zayıflattı şeklinde bir sonuç var burada. Zayıf komuta reformları da her şeyin kâğıtta kalmasına yol açtı.
Bu anlamda kitabı tavsiye ederim arkadaşlar. Birçok belge de var mutlaka okumanız gereken gerçekten ibretlik bir çalışma
Türk Dış Politikası üzerine kapsamlı ve güncel bir derleme kitap yayınlandı. Ben de Osmanlı mirası üzerine bir bölüm yazdım. Daha önce ayrıntılı olarak yazmadığım bir meseleydi. Buyrunuz. 👇
@merrtiyem@TekYolFener dormund napoli liverpool psg ile oynamış villarreal yine burdan 3 çıkartması iyi bizim maçta 3 puan almaları lazım köpek gibi saldıracaklar gibime geliyor
@TekYolFener dormund napoli liverpool psg ile oynamış villarreal yine burdan 3 çıkartması iyi bizim maçta 3 puan almaları lazım köpek gibi saldıracaklar gibime geliyor
@dolandedektoru@patosipek Alakası yok Latife Hanım çok eğtimli ve entelektüel biri ayrıyeten güçlü bi karakteri var lafını sakınmadan söyleyen biri bundan dolayı gayette seviyor Atatürk ancak işte bu dominant olmaya çalışması huzursuzluk çıkmasına sebep oluyor ve Atatürk ayrılmaya karar veriyor.
@xingyuelvr ya hadi propaganda yayınlarını objektif tarih sanarak okudun inandın sözde soykırımı kabul ettin. Atatürk'ün desteklemediği uydurmasına nasıl inandın direk Nutuk'ta diyor Atatürk uydurma diye
🔖 Dünya'nın bugünkü koşulları, yüzyılların kafalarda ve karakterlerde yerleştirdiği gerçekler karşısında hayalperest olmak kadar büyük yanılgı olamaz. Tarih'in dediği budur. Bilimin, aklın, mantığın dediği böyledir.
🇹🇷 Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK - NUTUK