Yeni sayıları çıkan iki derginin dosyaları ilgi çekici olduğu için özellikle edinip okuma ihtiyacı duydum. Teori ve Eylemin yeni sayısı, Cumhuriyet'teki son yazımda sınırlı alanda tartışmaya çalıştığım konuya ayrılmış. Toplum ve Bilim ise Burawoy dosyası yapmış.
İlgilisi için
Son 3 günde yaşanmış iş cinayetleri...
Çorum’un İskilip ilçesine bağlı Yerliköyü’nde, pancar toplama makinesinin altında kalan tarım işçisi Lokman Tülek hayatını kaybetti.
Olay dün akşam saatlerinde İskilip ilçesi Yerliköyü’nde meydana geldi. Lokman Tülek, tarlada çalıştığı sırada M.G.’nin kullandığı pancar toplama makinesinin altında kaldı. Ağır yaralanan Lokman Tülek, Bayat Devlet Hastanesine kaldırıldı. Tülek, hastanede hayatını kaybetti.
İstanbul Maltepe’de bulunan
Lamer Dragos rezidansında cam temizleyen Umut Çal isimli işçi, henüz nedeni bilinmeyen bir nedenden ötürü 24’üncü kattan düşerek, yaşamını yitirdi.
29 Eylül gününde de Zonguldak’ta maden ocağında siloya düşerek ağır yaralanan Ufuk Demir, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Gaziantep’te çalıştığı inşaatın 6. katından düşen 17 yaşındaki Halil Yağız ile Başpınar 5’inci OSB’de kolunu silindir makinesine kaptıran 25 yaşındaki Şerif Özkaya yaşamını yitirdi. Kentte Pazartesi günü de Karafiber fabrikasında çalışan Uğur Arpacı elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmişti
Canım Kardeşim, Dava Arkadaşım, Mavi Vatan fedaisi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet Donanmasının saygın ve vatansever Amirali Soner Polat’ı vefatının 7. yılında rahmetle anıyorum. Ruhu şad olsun.
Osmaniye Farabi Anadolu Lisesinde görev yapan Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili’nin, okul bahçesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiğini derin bir üzüntüyle öğrendik.
Bu saldırıyı en güçlü biçimde kınıyor; Mehmet Öğretmen’in ailesine, öğrencilerine, meslektaşlarına ve bütün eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.
Okullar, çocuklarımız ve eğitim emekçilerimiz için en güvenli kamusal alanlar olmalıdır. Öğretmene yönelen şiddeti, denetimsiz silahlanmayı ve okulları güvencesiz bırakan anlayışı kabul etmiyoruz.
Şiddet kader değildir.
Hoşgeldin Deniz!
Komedyen arkadaşımız Deniz Göktaş 88 günlük hak gaspının ardından bugün tahliye edildi.
Fon vurguncularının serbestçe dışarıda dolaştığı ülkemizde onlarca sıra arkadaşımız NATO protestolarına katıldığı için cezaevlerinde tutulmaya devam ediyor.
Tüm arkadaşlarımız tahliye edilene kadar mücadeleye devam edeceğiz.
@Birilerivarbro Çok emek verdim. Çok para verdim. Çok dinledim. Çok yanıldım. Çok yanıltıldım. Kedime kızdığım kadar kimseye kızmıyorum. Orası bir siyasi parti değildir. İktidarın uzantısıdır.
@BiliciFerhad Hayır. Hala Bezirgan Despotizmini sanki anti emperyalistmiş gibi muamele yapmasını eleştiriyorum. Aslında üzülüyorum da. Nasıl buralara geldiler. En yakın en fedakar insanları ayıklayarak nasıl bu tuzakların içine düştüler.
Perinçek "Atlantikçiler Erdoğan'ı devirmek için fon olayını kullanıyorlar"
Buna inanan var mıdır? BOP Eş Bakanı diyen de kendisiydi.
Tükenmek böyle bir şey olsa gerek.
Foncuya Vurgun Emekliye Ölüm
AKP döneminde kurulup büyüyen şirketlerin hızla yükselen finansal gelirleri, yıllar içinde, Türkiye'nin büyük sanayi kuruluşlarını geride bırakacak seviyeye getirildi. AKP iktidarı uzun süre boyunca bu şirketlerin finansal spekülasyonlarına göz yumdu. Yeni kurulmuş, en küçük şirketlerin finansal getirilerinin dahi akıl almaz rakamlara ulaşmasına müdahale edilmedi. Fonların hisseleri satın almasıyla getirilerinin yükselmesi yeni yatırımcılar kazanılmasını sağladı, fiyatlar hızla yukarı tırmandı ve iktidar-sermaye ortaklığıyla devasa bir çark kuruldu.
Bu çarkın dişileri ise ilk fırsatta eldeki avuçtaki birikimini bu fonlara yatıran yurtaşları ezdi. Borsa vurguncuları kurulan çarkın kazananları oldu. AKP döneminde yoksullardan zengin kesime akan para transferinin finansal boyutunu oluşturan fon gündemi, her ekonomik krizde olduğu gibi yine emekçileri hedef aldı.
Bugün, Ankara'da Bakanlık önünde "geçinemiyoruz" diye haykıran emeklilerin feryatları bu gerçekliği haykırmaktadır. Emekliler arasındaki bir yurttaşımızın içinde bulunduğu zor koşullara dayanamayıp canına kıymak istemesi ise fon vurgunculuğuyla köşeyi dönen kaymaklı tabaka ile emekçi halkımız arasındaki uçurumu göstermektedir.
Emeklilerin şakağına dayalı silahın tetiğini çeken iktidar-sermaye ortaklığı ve onların yarattığı fon vurgunculuğudur. Aynı günlerde yaşanan bu iki gündem, birbirinin neden-sonuç ilişkisini oluşturmaktadır.
Sosyalist Cumhuriyet Partisi; vurgunculara ve talancılara, halkın kanını emen bu kirli düzene karşı tüm emekçileri kendi hayatlarını kazanmak için mücadeleye çağırmaktadır.
Kahrolsun Vurguncuların İktidarı!
Yaşasın Emekçilerin Devrimci Cumhuriyet Mücadelesi!
Bir yazar kasa atıldı…
Seçim oldu…
Emekli “geçinemiyorum” dedi intihar etti.
Okulda, pazarda,sokaklarda çocuklar, kadınlar katledildi,
Otelde aileler yok oldu,
Depremde onbinlerce kayıp verdik,
Milyarlarca dolar fonlarda yok oldu,
Ama seçim zamanında diyorlar.
Seçimi bekliyoruz
İstifası yetmez, haksız kazançla elde ettiği tüm mal varlığına el koyulsun!
Emekli geçinemiyor diye intihar ediyor ülkemizde, yatacak yetiniz yok!!!!
#FonMağdurlarıAçıklamaBekliyor
KAMİL DEDE’NİN BAYRAĞI YERE DÜŞMEDİ!
Bazı insanlar yaşar ve geçer.
Bazı insanlar ise bir ömür boyunca bir mücadelenin yükünü omuzlarında taşır.
Kamil Dede, mücadelenin yükünü yaşadığı süre içerisinde omuzunda taşıdı.
Doğru bildiği yoldan dönmedi.
Yalnız kalmaktan korkmadı.
Sonucu hesap etmeden, inandığı doğruların gereğini yaptı.
Hac yolundaki topal karınca gibi…
Yol uzun, yük ağır, varılacak yer uzak olsa da yürüdü.
Onun hayatında memleket sevgisi bir söz değildi.
Bağımsızlık bir slogan değildi.
Özgürlük bir temenni değildi.
Bunlar, uğruna ömür verilen değerlerdi.
Ve Kamil Dede, uzakların yoluna düşse de
doğduğu topraklarda hayata veda etti.
Ardında büyük sözler değil,
büyük bir hayat ve tamamlanması gereken bir mücadele bıraktı.
Bugün onun ardından bir kez daha aynı sözü söylüyoruz:
Bağımsızlık ve özgürlük bayrağı yere düşmeyecek.
Kamil Dede’yi aramızdan ayrılışının 4. yılında
saygıyla, özlemle ve mücadele kararlılığı ile anıyoruz.
Bazı insanlar ölmez; bıraktıkları mücadelede yaşamaya devam eder
Fon soygununda, soruşturmanın, çok geniş tabana yayılarak, iş sulandırılarak yol alınacağı anlaşılıyor.
İşin içine asgari ücretlileri, kapıcıyı, şoförü, itfaiyeciyi, muslukçuyu koyarsan, bu iş sulanmış olur. Bu soruşturmada, gerçek 'suçlu siyasileri' gizlemeye yönelik diye yorumlanır.
Dilerim böyle olmaz. Asrın soygununa asrın soruşturması yakışır. Yabancı futbol hakemi gibi yabancı savcı elbet olmaz.
Millet çocuklarını piskopatlar yaralasın öldürsün diye büyütmüyor!
Aile önemli, ama devletimizin çocukları koruması çok daha belirleyici!😔😡
@mustafaciftcitr#manisa#saldırı
Yaşananlar; derdi eğitim ve öğretim yerine gerici ideoloji ve kurumlarını Milli Eğitim Bakanlığına yerleştirmek olan liyakatsiz bakanın o koltukta hala oturmasını sonucudur.
#YusufTekinİstifa