Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Gazi Mustafa Kemal #ATATÜRK
Saygı, rahmet ve özlemle...
📚 GELECEĞE AÇILAN KAPI: UZEM!
Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanlığı olarak, Uzaktan Eğitim Merkezi (UZEM) Platformumuzun tanıtım çalışmalarına Ankara’mızın dört bir yanında aralıksız devam ediyoruz.
Gençlerimizin akademik başarılarına katkı sunmak, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek ve ücretsiz eğitim imkânlarını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
🇹🇷 Eğitime yapılan her yatırımın geleceğimize yapılan yatırım olduğu bilinciyle, Türk gençliğinin eğitim yolculuğunda yanında olmaya devam ediyoruz!
Ankara'da meydana gelen askeri araç kazası sonucu şehit olan İstihbarat Albay Sayit GÖKGÖZ'e Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz.
Bu yolculukta en büyük gücüm, aynı inançla yanımda duran, iyi günde de zor günde de desteğini esirgemeyen kıymetli yol arkadaşlarım oldu.
Her birinizin emeğini, fedakârlığını ve samimiyetini yüreğimde taşıyorum. Kimi zaman yorulduk, kimi zaman zorlandık ama birbirimize olan güvenimizi ve muhabbetimizi hiç kaybetmedik.
Bu süreçte benimle yol yürüyen, gece gündüz demeden emek veren, bir güzel sözüyle dahi güç katan tüm ekip arkadaşlarıma ve kıymetli meslektaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.
Bu anlamlı videoyu hazırlayarak bizlere güzel bir hatıra bırakan kıymetli basın ekibime de ayrıca gönülden teşekkür ediyorum.
İyi ki varsınız, iyi ki yollarımız kesişmiş.
Makamlar gelip geçer; dostluk, vefa ve gönülden verilen emek baki kalır.
Hepinizden Allah razı olsun.
Liderimizin çağrısı, gönlü Türk milleti için çarpan ülküdaşlarımızadır. Bu çağrıyı fırsat bilip Liderimize dil uzatanlar, kendi siyasi hesaplarını ülkücülük diye sunmasın. Davanın adresi de bellidir, sancağı da: Milliyetçi Hareket Partisi!
Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi Milliyetçi Hareket Partisidir. Milliyetçilik bayrağı da hür ve bağımsız bir şekilde Milliyetçi Hareket Partisi’nin burçlarında dalgalanmaktadır.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Bazı insanlarla yalnızca yol yürümezsiniz; çok şey öğrenir, güzel hatıralar biriktirir ve aranızda kolay kolay tarif edilemeyecek bir gönül bağı kurarsınız.
Gökhan Başkan’la geçirdiğimiz bu süreçte güzel günlerimiz de oldu, yorulduğumuz ve zorlandığımız zamanlar da… Ama her şeyden önemlisi, samimiyetin, güvenin ve vefanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük.
Kimi zaman kameranın arkasında, kimi zaman çalışmaların tam ortasında, verilen emeğe ve gösterilen gayrete yakından şahit oldum. Bugün geriye dönüp baktığımda benim için en kıymetli olan, yalnızca ortaya çıkan işler değil, kurduğumuz dostluk ve biriktirdiğimiz hatıralar.
Makamlar değişir, görevler gelip geçer. Ama bazı insanların hayatınızda bıraktığı yer hiç değişmez.
Verdiğin emek için de gösterdiğin samimiyet için de Allah razı olsun Başkanım. Daha yürüyecek çok yolumuz, paylaşacak çok güzel günümüz var.
#SeninleyizBüyükBaşkan
Kızıl elmamızın dünyaya bakan yönü ila-yı kelimetullah için nizam-ı alem iken, kalplere bakan yönü insanlık için şuur ve şahsiyettir.
Ötüken’de alp idik, Horasan’da erenlik hırkasını giydik, Anadolu’da Alperen olduk.
Milliyetçi/ülkücü hareket, mukaddes kitabımızda Cenab-ı Hakkın ilk emri olan “ikra” ile dünyayı okuyan, ilk yemini “kaleme ve satır satır yazdıklarına ant olsun” ayet-i kerimesiyle hayatı yazan cihanşümul gayeye ve gayrete meftundur.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Sevgili Gençler,
Ülkü Ocakları olarak Türkiye genelindeki ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik düzenlediğimiz “Ömer Seyfettin Öykü Yarışması” için başvurular başladı!
Türk edebiyatının usta kalemi Ömer Seyfettin’in aziz hatırasını yaşatmak, gençlerimizin edebî yeteneklerini geliştirmelerine destek olmak ve edebiyatımıza yeni kalemler kazandırmak istiyoruz.
Belirlenen konu başlıkları çerçevesinde duygularını, düşüncelerini ve hayallerini özgün öykülere dönüştürerek Türk edebiyatında iz bırakmak isteyen ortaokul ve lise öğrencilerimizi yarışmamıza katılmaya davet ediyorum. 🇹🇷
🗓️ Son Eser Kabul Tarihi: 12 Kasım
📌 Başvuru ve Detaylı Bilgi: https://t.co/PcuXQSdfby
TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI’NI HEP BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ
Ülkü Ocakları olarak Türk gençliğinin devletine, milletine ve ailesine faydalı fertler olarak yetişmesi için çalışıyoruz. Görüşü ve düşüncesi ne olursa olsun her gencimize sahip çıkmak sorumluluğumuzdur. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin “Gençlerimize sesleniyorum. Fransa’ya heveslenmeyin. Batı emperyalizmine kapılmayın. Türkiye’ye sahip çıkın. Türkiye sizin olsun.” sözleriyle yaptığı çağrı, Türk gençliğine verdiği değeri bir kez daha göstermiştir.
Ülkemizin huzurunu ve millî birliğimizi güçlendirmeyi hedefleyen Terörsüz Türkiye sürecinin, üniversitelerimizde güvenli eğitim ortamını desteklemesini önemsiyoruz. Gençlerimizin kaygı duymadan derslerine odaklanabildiği, bilim üretebildiği ve geleceğe hazırlanabildiği şartları güçlendirmeliyiz. Gençlerimizden beklentimiz, eğitimlerini başarıyla tamamlamaları, kendi alanlarında donanımlı bireyler olarak yetişmeleri, edindikleri bilgi ve birikimle; devletimize, milletimize ve ailelerine faydalı olmalarıdır.
Gençlerimizin huzur içinde eğitim almasını engelleyebilecek provokasyonlara karşı dikkatli olmalıyız. Gençleri yönlendirmek amacıyla ortaya atılan iddiaları ve bunlara dayanak gösterilen bilgileri titizlikle değerlendirmek gerekir. Gençlerimizin siyasi hesaplar uğruna şiddete sürüklenmelerine ve emniyet güçleriyle karşı karşıya getirilmelerine fırsat verilmemelidir. Gençlerimizin güvenliğini ve eğitim hayatını korumak, Türkiye’nin geleceğine karşı ortak sorumluluğumuzdur.
Doğrulanmamış bilgilerin hızla yayılması bu tehlikeyi artırabilir. Kaynağı belirsiz iddialar ve bağlamından koparılmış görüntüler, insanların kaygısını öfkeye dönüştürmek için kullanılabilir. Bilgiyi araştırmadan yapılan çağrılar, sonuçları düşünülmeden atılan adımlar, telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabilir. Siyasi alanda aradığı desteği bulamayan herhangi bir yapının, gençlerin tepkisini şiddete yönelterek üstünlük sağlamaya çalışması kabul edilemez. Kaynağı ve amacı ne olursa olsun, gençlerimizin geleceğini kendi çıkarlarına feda etmeye yönelik her türlü girişim karşısında duruşumuz nettir. Hiçbir siyasi hedef, bir gencin canından daha değerli değildir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, refah ve istikrarı esas alan Yağmur Stratejisini açıklarken, “Bununla birlikte, yağmurun yıkıcı etkiye sahip bir sele dönüşmesi de engellenmelidir.” uyarısında bulunmuştur. Refahı büyütürken yıkıcı sonuçları önleme sorumluluğunu ifade eden bu anlayış, gençliğe yönelik çalışmalarımızda da bize yol göstermektedir.
Gençlerin emeği ve yeteneği eğitimde, bilimde ve üretimde karşılık bulduğunda ülkemize bereket getirir; huzurumuzu ve refahımızı artırır. Aynı enerjinin provokasyonlarla şiddete sürüklenmesi ise hayatlara zarar veren bir sele dönüşebilir. Bizim sorumluluğumuz, gençlerin imkânlarını çoğaltmak ve onları bu tehlikelerden korumaktır.
Millî ve manevi değerlerine bağlı, düşünme ve problem çözme becerileri gelişmiş, donanımlı, bilinçli ve sorumluluk sahibi bir gençliğin yetişmesi temel hedefimizdir. Gençlerimizin bilimde, teknolojide ve üretimde ortaya koyacakları emek, ülkemizin huzurunu ve refahını güçlendirecektir. Bu anlayışla Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte gerçekleştireceğiz. 🇹🇷
Bazı insanlara duyduğunuz saygının temelinde makamları, unvanları veya bulundukları konumlar değil; insanlıkları, samimiyetleri ve ortaya koydukları emek vardır.
Gece gündüz demeden çalışmasına, kendi yorgunluğunu bir kenara bırakıp başkalarının derdiyle dertlenmesine, bir sorunu çözebilmek için gösterdiği gayrete şahidim.
Geride bıraktığımız süreçte hayata geçirilen projeler, atılan adımlar ve ortaya konulan çalışmalar da küçümsenemeyecek bir emeğin ve gayretin göstergesidir. Her çalışmanın ardında zaman, sorumluluk ve ciddi bir mesai olduğunu unutmamak gerekir.
Ama bütün bunların ötesinde, bir insanın başkalarının derdini gerçekten önemsemesi, onların mutluluğunu kendi mutluluğu gibi görmesi ve elinden geleni yapmaya çalışması benim için çok daha kıymetli.
Çünkü makamlar da unvanlar da gelip geçicidir. Asıl olan, o makamlarda bulunurken ortaya konulan emek, gösterilen samimiyet ve insanların gönlünde edinilen yerdir.
Ben bu emeğe de samimiyete de insanlığa da şahidim.
Biz senden razıyız Gökhan Başkanım. Saygımız da muhabbetimiz de daim.
@gokhanagdemir
KAMUOYUNA SAYGILARIMLA
Değerli meslektaşlarım, kıymetli kamuoyu;
Son günlerde, katıldığım bir canlı yayında kullandığım bazı ifadelerin, konuşmanın bütünlüğünden ve bağlamından koparılarak kamuoyuna yansıtıldığını; şahsımın, yürüttüğüm görevin ve temsil ettiğim Ankara 2 No’lu Barosu’nun hedef alındığı bir tartışma sürecinin içine çekildiğini üzülerek müşahede ediyorum.
Bir açıklamanın bağlamından koparılarak farklı anlamlara çekilmesinin, belirli ifadeler üzerinden bir algı oluşturulmasının ve iki yıldır verilen emeğin tek bir tartışmaya indirgenmesinin kasıtlı ve kötü niyetli çarpıtmalara sebebiyet verdiğini bu süreçte bir kez daha gördüm. Üzüntüm, yalnızca şahsıma yöneltilen eleştirilerden değil; avukatlık mesleğinin, barolarımızın ve genç meslektaşlarımızın başarılarının bu tartışmaların malzemesi haline getirilmesindendir.
Ankara 2 No’lu Barosu Başkanlığı görevini yürüttüğüm süre boyunca amacım; meslektaşlarımızın haklarını korumak, staj eğitimini güçlendirerek genç hukukçularımızın gelişimine katkı sunmak ve Baromuzu daha ileriye taşımak olmuştur. Bu doğrultuda ortaya koyduğumuz emeğin, yapılan çalışmaların ve kazanımların görmezden gelinerek şahsım üzerinden bir takım muhalif çevrelerce kurumumuza yönelik siyasi bir tartışma yürütülmesini kabul etmem mümkün değildir.
Bununla birlikte, kişisel haklılık iddiasının, temsil edilen kurumun itibarının önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü barolar, hiçbir kişinin şahsi meselesinden ibaret değildir. Avukatlık mesleğinin onuru, etik değerleri ve ahlaki sorumluluğu; kişisel beklentilerinden ve bazı çevrelerin siyasi hesaplarından daha büyüktür.
Eleştiriye açık olduğumu ifade etmiştim. Hiç kimsenin eleştiriden muaf olmadığını da biliyorum. Ancak eleştiri ile bağlamından koparma, taraflı değerlendirme ile peşin hüküm kurma, çarpıtmayla algı oluşturma çabaları arasındaki ayrımın iyi değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Kamu görevi ve yargı mensupluğuna ilişkin süreçlerde liyakat, eşitlik ve hukuka bağlılık ilkelerinin korunması gerektiği yönündeki inancım da sonsuzdur. Bu ilkelerin tartışıldığı bir ortamda, şahsım üzerinden yürütülen algı operasyonunun Baromuzun geleceğine zarar vermesine izin vermemek de yine benim sorumluluğumdur.
Bu nedenle, şahsıma yönelik kamuoyunda oluşturulan tartışmaların temsil ettiğim kuruma daha fazla zarar vermemesi, Baromuzun itibarının korunması ve avukatlık mesleğinin etik değerlerinin daha fazla ucuz siyaset malzemesi haline gelmemesi adına Ankara 2 No’lu Barosu Başkan adaylığından çekilme kararı aldığımı kamuoyuna duyuruyorum.
Bu süreçte yaşananların, meslektaşlarımızın ortak değerlerine zarar vermeden, sağduyu ve hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesini temenni ediyorum.
Görev sürem boyunca benimle birlikte çalışan, baromuzun gelişmesi için emek veren, desteğini esirgemeyen tüm meslektaşlarıma ve çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Ortaya koyduğumuz emeğin, gerçekleştirdiğimiz çalışmaların ve genç hukukçularımız için verdiğimiz mücadelenin zaman içinde hakkaniyetle değerlendirileceğine inanıyorum.
Şahsıma yönelik tartışmaların ötesinde, hukuk devletinin temel ilkelerine, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına, avukatlık mesleğinin onuruna ve Ankara 2 Nolu Baromuzun kurumsal saygınlığına bağlılığımın devam edeceğini kamuoyunun bilgisine saygılarımla sunarım.
Av. Gökhan Ağdemir
KAMUOYUNA SAYGILARIMLA
Değerli meslektaşlarım, kıymetli kamuoyu;
Son günlerde, katıldığım bir canlı yayında kullandığım bazı ifadelerin, konuşmanın bütünlüğünden ve bağlamından koparılarak kamuoyuna yansıtıldığını; şahsımın, yürüttüğüm görevin ve temsil ettiğim Ankara 2 No’lu Barosu’nun hedef alındığı bir tartışma sürecinin içine çekildiğini üzülerek müşahede ediyorum.
Bir açıklamanın bağlamından koparılarak farklı anlamlara çekilmesinin, belirli ifadeler üzerinden bir algı oluşturulmasının ve iki yıldır verilen emeğin tek bir tartışmaya indirgenmesinin kasıtlı ve kötü niyetli çarpıtmalara sebebiyet verdiğini bu süreçte bir kez daha gördüm. Üzüntüm, yalnızca şahsıma yöneltilen eleştirilerden değil; avukatlık mesleğinin, barolarımızın ve genç meslektaşlarımızın başarılarının bu tartışmaların malzemesi haline getirilmesindendir.
Ankara 2 No’lu Barosu Başkanlığı görevini yürüttüğüm süre boyunca amacım; meslektaşlarımızın haklarını korumak, staj eğitimini güçlendirerek genç hukukçularımızın gelişimine katkı sunmak ve Baromuzu daha ileriye taşımak olmuştur. Bu doğrultuda ortaya koyduğumuz emeğin, yapılan çalışmaların ve kazanımların görmezden gelinerek şahsım üzerinden bir takım muhalif çevrelerce kurumumuza yönelik siyasi bir tartışma yürütülmesini kabul etmem mümkün değildir.
Bununla birlikte, kişisel haklılık iddiasının, temsil edilen kurumun itibarının önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü barolar, hiçbir kişinin şahsi meselesinden ibaret değildir. Avukatlık mesleğinin onuru, etik değerleri ve ahlaki sorumluluğu; kişisel beklentilerinden ve bazı çevrelerin siyasi hesaplarından daha büyüktür.
Eleştiriye açık olduğumu ifade etmiştim. Hiç kimsenin eleştiriden muaf olmadığını da biliyorum. Ancak eleştiri ile bağlamından koparma, taraflı değerlendirme ile peşin hüküm kurma, çarpıtmayla algı oluşturma çabaları arasındaki ayrımın iyi değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Kamu görevi ve yargı mensupluğuna ilişkin süreçlerde liyakat, eşitlik ve hukuka bağlılık ilkelerinin korunması gerektiği yönündeki inancım da sonsuzdur. Bu ilkelerin tartışıldığı bir ortamda, şahsım üzerinden yürütülen algı operasyonunun Baromuzun geleceğine zarar vermesine izin vermemek de yine benim sorumluluğumdur.
Bu nedenle, şahsıma yönelik kamuoyunda oluşturulan tartışmaların temsil ettiğim kuruma daha fazla zarar vermemesi, Baromuzun itibarının korunması ve avukatlık mesleğinin etik değerlerinin daha fazla ucuz siyaset malzemesi haline gelmemesi adına Ankara 2 No’lu Barosu Başkan adaylığından çekilme kararı aldığımı kamuoyuna duyuruyorum.
Bu süreçte yaşananların, meslektaşlarımızın ortak değerlerine zarar vermeden, sağduyu ve hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesini temenni ediyorum.
Görev sürem boyunca benimle birlikte çalışan, baromuzun gelişmesi için emek veren, desteğini esirgemeyen tüm meslektaşlarıma ve çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Ortaya koyduğumuz emeğin, gerçekleştirdiğimiz çalışmaların ve genç hukukçularımız için verdiğimiz mücadelenin zaman içinde hakkaniyetle değerlendirileceğine inanıyorum.
Şahsıma yönelik tartışmaların ötesinde, hukuk devletinin temel ilkelerine, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına, avukatlık mesleğinin onuruna ve Ankara 2 Nolu Baromuzun kurumsal saygınlığına bağlılığımın devam edeceğini kamuoyunun bilgisine saygılarımla sunarım.
Av. Gökhan Ağdemir
Dünden beri çarpıtılan ve bağlamından koparılan cümlelerle bölücü sol zihniyetin hedefinde olan Ankara 2 No'lu Barosu Başkanı Gökhan Ağdemir'in yanındayız.
Avukatlara kazandırdığı özlük hakları ile tüm avukatların takdirini alan Baro Başkanımız yalnız değildir.
Bir konuşma kesiti yakalayıp, onun üzerinden Sn. Gökhan Ağdemir'in avukatlar için gecesini gündüzüne katarak yapmış olduğu çalışmaları yok sayamazsınız.
@gokhanagdemir 🇹🇷
Bakan olabilmek için PKK'lılarla ittifak yapıp, solcuların kucağında seçimlere giren Esad sevdalısı Ümit Özdağ, Ankara 2 No'lu barosundan rahatsız olmuş.
Türk milliyetçilerinin sahip olduğu barodan tam da senin gibi Türk düşmanları rahatsız olur Ümit..!