Zalime karşı direnişi, haksızlığa karşı adaleti temsil eden Muharrem ayındayız.
Kerbela’nın acısını ve Muharrem yasını tüm canlarımızla birlikte gönlümüzde hissediyoruz.
Bu yas bize; geçmişin zalimlerini unutmamayı ama çağın zalimlerine karşı da mazlumun safından ayrılmamayı öğütlüyor.
Muharrem ayının ülkemize ve tüm insanlığa adalet, sağlık, huzur ve bereket getirmesini; tutulan oruçların, paylaşılan lokmaların, edilen duaların Hakk katında kabul olmasını diliyorum.
Bin defa mazlum olsa da bir defa zalim olmayan tüm canları selamlıyorum.
Ankara’dan İstanbul’a dönüş yolundayım, İl Başkanlığımıza geçiyorum.
Haksızlığa boyun eğmemizi kimse beklemesin.
İstanbul’un iradesini sonuna kadar savunacağız.
Örgütümüzü ve partimizi savunacağız.
Halkımız için, ülkemiz için, Cumhuriyet için,
Görevimizin başındayız.
⚠️ DESTEĞİNİZİ VE DAYANIŞMANIZI BEKLİYORUZ!
Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun yol arkadaşlığını yapan, butlanlara karşı mücadele veren tüm herkesi SAYFAMIZA FAV, RT, TAKİP YAPARAK DESTEK VERMEYE DAVET EDİYORUZ.
Kurtuluş yok tek başına,
Ya hep beraber ya hiçbirimiz.
FLAŞ...FLAŞ...
ÖZGÜR ÖZEL FETÖ'NÜN DARBE GİRİŞİMİ SIRASINDA NEREDEYDİ?
"15 Temmuz 2016…
O gece saat 21.00 civarında, olağan dışı hareketlenmeler olduğunu televizyonlardan öğrendik. Çok geçmeden bunun darbe girişimi olduğunu yine televizyonlardan duyduk. Olaylar başlar başlamaz telefonlaşarak Genel Merkez'de buluşmaya karar verdik. Bizi ilk arayanlardan biri Uğur Dündar oldu. Bunun hain bir kalkışma olduğunu, CHP'nin bu darbeye karşı direnmesi ve demokrasinin yanında durması gerektiğini söyledi.
★★★
Saat 22.30'a geldiğinde, Genel Merkez'de buluştuk.
Genel Merkez'e ulaştığımızda, Ankara'da birçok noktada çatışmalar yaşanıyor, açık camlardan içeri keskin bir barut kokusu doluyordu. O gece bizimle birlikte 20 kadar parti yöneticimiz ve milletvekilimiz Genel Merkez'e geldi.
Çatışmalar yoğunlaşınca tüm parti çalışanlarını, danışmanlarımızı ve şoförlerimizi evlerine gönderdik.
Parti yöneticilerimizle ayak üstü yaptığımız toplantıda; darbe girişimi kimden gelirse gelsin açık, aktif ve cesur tavır almaya karar verdik.
★★★
Bu sırada birçok AKP'li üst düzey yönetici bizleri arıyor ve darbenin bastırılması için yardım istiyordu. Genel Başkanımız uçaktaydı. İstanbul'a iner inmez görüştük kendisi de bizlere “darbeye karşı direnme” talimatı verdi.
Hemen TBMM'ye geçerek direnişi buradan yürütmeyi kararlaştırdık. Ancak tüm şoförlerimiz ve danışmanlarımızı can güvenliklerini düşünerek evlerine gönderdiğimiz için, ne aracımız ne de bir sürücümüz vardı!..
Aykut Erdoğdu, Veli Ağbaba ve ben, üniversite yıllarındaki hayallerimizi gerçekleştirmek amacıyla birlikte 1973 model bir volkswagen kaplumbağa araç almıştık. Elimizde bir tek bu araç vardı. Ona binip TBMM'ye doğru yola koyulduk.
İnönü Bulvarı üzerinde çatışmalar yaşandığı için Dikmen üzerinden TBMM'ye ulaşmaya çalışıyorduk.
(Bu sırada Aykut Erdoğdu başımıza bir şey gelmesi ihtimalini düşünerek vasiyet niyetine bir kısa video çekti.)
★★★
Aracı ben kullanıyordum.
Dikmen'den aşağı inerken yolda kimseler görünmüyordu.
Ancak TBMM'ye yaklaştığımızda yol üzerine taş yağıyormuş hissi veren küçük toz kümeleri oluşmaya başladı. Bunların helikopterden atılan mermiler olduğunu fark edince, Aykut'un vasiyet videosu çekmesine hak verdik!..
Mermi yağmuru altında TBMM'nin Dikmen kapısına ulaştık. Aykut silahlı gelmişti. Araç durduğunda hemen atlayıp, duvar dibine siper aldı. Bulunduğumuz yer, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın yanında, Genel Kurmay Başkanlığı'nın ise tam karşısındaydı. Çevreden sürekli çatışma sesleri geliyor, havadaki kesif bir barut kokusu giderek artıyordu.
Aykut, TBMM kapısında bekleyen polis memurlarına Milletvekili olduğumuzu bağırdı. Ben bu sırada aracı park ettim. Hatta doğru park etmiş miyim diye, aracın etrafında dönüp dururken Aykut seslendi: “Çatışma var çabuk ol!..”
Doğrusu hepimizin gençlik hayali “vosvos”umuz çok kıymetliydi ve onu yolun ortasına bırakıp gitmeye gönlüm el vermiyordu. Bu sırada Aykut silahı ile siper ala ala iç kapıya kadar ulaşmıştı. Benim sakin ve yavaş yürüdüğümü görünce, koşarak geldi ve kolumdan çekerek “Çabuk ol yoksa burada vuracaklar bizi!” diyerek çekmeye çalıştı. Sanki koşarsam darbecilerden korkuyormuşuz gibi anlaşılacak diye, inadına yavaş ve sakin yürüyordum.
Neyse ki Aykut beni çeke çeke TBMM'ye soktu!..
★★★
3 No'lu kapıdan girip, Genel Kurul'a giden koridoru geçtik. Genel Kurul'un kapısında bizi AKP ve CHP'den bir grup milletvekili karşıladı. Hemen yanımıza dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman geldi. Bana ve Aykut'a sarılıp “Bunlar demokrasi öpücüğü” diyerek yanaklarımızdan öptü. İsmail Kahraman'ın bu tavrı bana hem tuhaf hem de komik gelmişti. Genel Kurul'un kapıları kapalı olduğu için hep birlikte kapıları kırıp içeri girdik ve salonun ışıklarını yaktık. Toplantıyı açmak için Başkanlık Divanı'nın oluşması gerekiyordu. Ancak katip üye yoktu. Bu yüzden birinden ceket alıp giydim ve “Başkanlık Katibi” koltuğuna oturdum. Hatta İsmail Kahraman'ın bulup verdiği ceketi giyerken “Milli Görüş ceketi” diyerek şaka yapmayı da ihmal etmedim!..
★★★
TBMM Başkanı resmi açılışı yaptı ve orada, CHP adına, darbe girişimine karşı olduğumuzu çok açık bir şekilde söyledim.
Meclis'e gelmeden önce de TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat ile telefonla görüşerek, ‘Biz yanınızdayız, ne yapmak gerekiyorsa birlikte yapacağız, karşı çıkalım' dedim. Meclis Genel Kurulu olağanüstü toplandı. Bir tarafta AK Parti adına Mehmet Muş, diğer tarafta partim adına ben, MHP adına Erkan Akçay…
Divan'da katip üyelerin bulundukları koltuklarda biz görevdeydik o gece.
Tepemize bombalar yağarken Meclis kürsüsünde tarihe not düştüğümüz konuşmalar yaptık. Genel Kurul Salonunu 10 metre ile ıskalayan bombanın ardından, sığınağa inme kararı alındı.
★★★
TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve bazı milletvekilleriyle sığınakta bir odaya girerek, 16 Temmuz günü TBMM Genel Kurulu'nda okunan ve altında 4 partinin ortak imzası bulunan tarihi bildiriyi hazırladık. O günkü bildiri, bombardıman altındaki Meclis'in ertesi gün açılıp, çalışma ve darbeye karşı koyma iradesi açısından çok önemliydi…”
★★★
Değerli okurlarım,
Sizlere CHP Lideri Özgür Özel'in ağzından, 15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ'nün hain darbe girişiminde yaşananları aktardım.
O gece Özgür Özel ve arkadaşları kurşun ve bomba yağmuru altında Meclis'e gelerek, diğer partilerin milletvekilleriyle birlikte, bir demokrasi ve kahramanlık destanı yazdılar.
Ben de tarihe not düşmek için, bu çok önemli bilgileri köşemde paylaşıyorum…
🖊️ Oyuncu Şebnem Sönmez'in Kılıçdaroğlu'na mektubu:
Siz ne istiyorsunuz? Bu ülke için ne istiyorsunuz? Bu halktan ne istiyorsunuz? CHP'den ne, devletten ne istiyorsunuz?
78 yaşındasınız, kalan yaşamınız nasıl olsun istiyorsunuz?
Bugün ülkemin canını neye feda ettiğinizi merak ediyorum.
Bugün bir milletvekili bile değilken Genel Başkanlığını yıllarca üstlendiğiniz CHP'nin devlet tarafından "atanmış" başkanı olmayı kendinize yakıştırıyor musunuz?
Devletin kolluk gücüyle zorla, zorbalıkla -sözümona ele geçirdiğiniz CHP Genel Merkezi'ne adım atamamanızı nasıl açıklıyorsunuz?
Seçilmiş Genel Başkan, Milli Egemenlik Parkı'na yağmurdan sırılsıklam yürürken, Genel Merkez binanızda servis edilen çikolatalar afiyet olmasın. Olamaz zaten.
Siz siyasete selam verdiğiniz ilk günden bugüne arınmak istediğim, istediğimiz her şeyin sembolüsünüz.
Sizden arınmış bir ülke istiyorum.
Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyet ve edimlerinizden arıtmak boynumuzun borcudur.
Fatih Altaylı, Kemal Kılıçdaroğlu’nu adeta gömmüş
*2017 referandumunda 2,5 milyon mühürsüz oyu sen nasıl geçerli kabul edersin
*Senin yüzünden ülkenin rejimi değişti
*Şimdi yenildiğiniz kurultayın peşine mi düştün?
*Bırak artık bu işleri, seni istemiyoruz neden anlamıyorsun
Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in özel ricasıdır:
— Otobüslerimiz yok
— Sosyal medya hesaplarımız alındı
— SMS sistemi kayyumun kontrolünde.
Güvenebileceğimiz,sesimizi duyurabileceğimiz bir tek sizler varsınız!
Duyuralım
📅 30 Mayıs Cumartesi
⏰ Saat 14.00 - Güvenpark
🔴Acil 🔴
Çok az vakti kalmış
Elden ele paylaşalım lütfen
Değerli sanatçımız Ufuk Özkan için karaciğer için acil donör çağrısı yapıldı.
Kan grubu 0 veya B olan gönüllüler aranıyor. Sanatçılar kampanyayı hızla yayıyor
Paylaşarak sanatçımıza destek verebilirsiniz.
#ufuközkan