Twitterde 11 yıl olmuş
mutluluk twitleri atacağım güzel günler görme ümidimi hiç kaybetmedim
Protestolarda en güçlü silah olan müziği, hitap ederken en güçlü silah sevgi dilini seçtim
İnsanlar arasında dil din ırk ayırmadım sadece ATATÜRK’ü sevenleri biraz daha çok sevdim ‼️
AKP Yeni Genel Başkan Yardımcısı Hülya Terzioğlu: (Fon soruşturması hakkında)
“Bizim abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan şüphemiz olsun!”
İnsanlar cebindeki parayı kaybetmiş, bunlar hala işin içine “abdest, din, iman, namaz” gibi kelimeleri karıştırıyorlar.
İnsanları dinden soğutuyorsunuz, yapmayın!
Bir imam, mimberden cemaate sesleniyor; kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla diyor:
“Rüşvete işini halletmek, tefeciliğe yatırım, faize kredi, kamu malını sömürmeye fırsatı değerlendirme, hırsızlığa köşeyi dönme diyorlar..
Adalet devletin ruhudur. Adalet akrabalık ve yakınlık dinlemez.
Bugün de yöneticiler benim yakınım, benim partimden benim yandaşım diyerek zalimi, hırsızı, yolsuzu örtbas ederlerse o devlet hastalanır ve ölür..
İstişaresiz bir yönetim istibdat doğurur. İstibdat baskı ve zulümdür. Baskı ve zulüm geldiğinde devlet de, ümmet de, millet de boğulur ve gider.
Liyakat devletin direğidir. İşleri ehli olmayanlara vermek, kıyamet alametlerindendir.
Yöneticiler halkın hizmetkârıdır, efendisi değildir. Makam yöneticinin malı değildir, Allah’ın ve halkın bir emanetidir. Emaneti kötüye kullanan bir yönetici, mahşerde karşısında Allah’ı ve halkı bulacaktır..”
AKP'li siyasetçiler ve bürokratlardan Borsa İstanbul'da büyük vurgun haberleri Ağustos 2022'den beri zaman zaman gündeme geliyor.
Batuhan Mumcu o dönem KTB Özel Kalem Müdürü, sonra Bakan Yardımcısı, en son da BTK üyesi yapılıyor.
Haberlerde adı geçen isimler:
Batuhan Mumcu
Neslihan Mumcu
Enver Çevik
Kemal Akkaya
Kamu gücünü kullanarak haberlere erişim engelleri getiriliyor ve vurgunlar tam gaz sürüyor.
Böyle adalet olmaz.
Ortada tek bir delil yok!
Masumiyeti net olan Hakan Bahçetepe, 17 aydır hapiste tutsak. Mahkeme için bir meczup beyanı yeterli olmuş.
Gaziosmanpaşa’da makamına geri dönmesi gerekirken, verilen karar ev hapsi şartıyla tahliye.
Niçin?
Çünkü; hemşehrileriyle sokaklarda, caddelerde, pazarlarda buluşmasın.
Çünkü; AK Partili belediye başkanvekili haksız yere görevdeyken “aman ona zarar gelmesin” endişesiyle hareket.
Yazıklar olsun!
Parti bu şahsı dört dönem vekil de yapmış belediye başkanı da. Kişisel ikbal peşinde değilim diyor kurultay delegesi yapılmadığı için istifa ediyor. Millet dişini tırnağına takmış, tutsak edilmiş, tehdit edilmiş; hanımefendi delegelik peşinde. Hiç gelmeseydin keşke.
Fatma Betül’ün “Doktor” ünvanı ve tüm diplomaları geriye dönük olarak incelenmeli. Bakın burası önemli: LGS Türkiye 1. olan oğlunun girdiği LGS sınavı da enine boyuna incelenmeli!
Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanmasını değil Ömer Gönül’ün neden tutuklanmadığını konuşmak gerek.
Böylece diğer Fatma Betül Sayan Kaya’ların kim olduklarını ve bürokrasideki diğer Ömer Gönül’leri, görevden almaları Saray bürokrasisinden kimin engellediğini, o engeli çıkaranın fon soygunundan ne kadar vurgun yaptığını ve diğer suç ortaklarını da öğrenebilir ve hesap sorabiliriz.
Gazetecilik yaptım diye ev hapsindeyim. Elektronik kelepçenin boşa çıkmasını bekliyorum, çok yoğunluk varmış. Bu süreçte sıklıkla resmi polisler gelip kontrol ediyor.
Son yazımı paylaştıktan bir saat sonra koşa koşa evime operasyon yapıldı. Tüm elektronik cihazlarıma el konuldu. İki gün TEM Şube’de gözaltında tutuldum. Beni, bu ülkeye 30 sene hizmet etmiş babamın silah arkadaşları gözaltına aldı. Nedenini bile anlayamadım.
“Yanıltıcı bilgi” dediler geçtiler. Kimi, hangi bilgiyle yanıltmışım, belli değil. Yanıltıcı bilgi iddiasıyla neden Terörle Mücadele ekiplerinin geldiği belli değil. Savcı talimatı oraya yazmış. Sorulan sorular ise bambaşka. Emniyette ifade alınmadı, doğrudan savcı beyin huzuruna çıktım.
Önce ifadeden sonra savcılık tarafından serbest bırakıldım. Sağlık raporumu aldım. Ek birkaç soru daha olduğu söylendi, koşa koşa tekrar gittim. Israrla telefon şifrem istendi. Haber kaynaklarımı korumak için veremeyeceğimi, Gazeteci olduğumu söyledim. Yapacak bir şey yok dendi, sevk edildim.
Koşa koşa sevk edildiğim mahkemeye indim. Huzura çıkamadan, kendimi savunamadan, “yoğunluk” gerekçesiyle elime tutuşturulan bir karar kağıdıyla ev hapsi aldım. Hala neyle suçlandığımı bilmiyorum.
Vatandaşın çalınan parasının peşine düştüm diye altın bilezik beklerken prangayla taltif edildim.
Canları sağ olsun…
Şeref madalyamdır.
Ben kimsenin başını öne eğecek bir şey yapmadım.
Gözaltındayken kendimi savunamazken 14-15 trol hesaba, “Dezenformasyonlarıyla anılan Yiğit Uzun gözaltına alındı.” şeklinde tweetler attırılarak itibarsızlaştırılmaya çalışıldım. Birileri bunu yaptı. Siz ise seslerini kestiniz, bana sahip çıktınız.
Ha, bu günler elbet geçecek. Susanı da konuşanı da gördüm.
İzzetbegoviç’in dediği gibi:
“Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.”
Devran döner, onlarla da yüz yüze geliriz.
Tutuklu bütün meslektaşlarıma selam olsun. İnşallah TCK 217 sopasından kurtulacağımız günlere…
Şu adamı 17 ay boşu boşuna, hiç bir suç bulunmadan zindanlarda yatırdılar...
Diyorum ya, dava adı altında büyük zulümler yapılıyor. Bunların hesabı ahirette de sorulacak. Gerçi şu anda dünyada da ilahi adalet sormuyor mu...
Zalimler için yaşasın cehennem derdik eskiden
Güya fon krizini çözeceğim diye kurduğu masadan üç kişi vurguncu çıktı.
Kediyi ciğere bekçi koymuşlar!
Sayın Erdoğan uzaktaki üç beş bürokratı feda ederek bu işten kurtulamazsın.
Biraz yakınına bakın!
Yandaş basın Trump’ın Erdoğan’a ittirdiği sandalyeye bakarken Trump, Türkiye’ye 250 Boeing ittirdi.
Fahiş fiyatlı doğalgaz ittirdi.
Amerikan mallarına vergi indirimini, Çin mallarına vergi bindirimini ittirdi!
‘Bunları verdin Türkiye’ye ne aldın?’ dersen; sıfır!
Bir tek kendisine meşruiyet aldı!
Yere batsın öyle meşruiyetiniz, yere batsın!
Dürüstlüğün siyasette, adaletin devlette, halkın iradesinin iktidarda esas olması gerektiğine inanan; emekçi dostu, Kıbrıs Fatihi, Karaoğlan Bülent Ecevit’in vefatının 20'nci yılında kabri başındaydık.
Büyük devlet adamı Bülent Ecevit’i ve kıymetli eşi Rahşan Ecevit’i saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.