@haskologlu Bu a... koydugumun bebesi ve bunun gibiler suç işlemeyi, adam öldürmeyi başarı olarak görüyorlar. Bunlara hapse girmek de ödül hissiyatı veriyor. Şakasız diyorum, kötü muameleye, türlü işkenceye maruz bırakmak bu ve ardından gelecek salyangoz beyinli zihniyet için en ideal çözüm
- Ceplerinde bıçak veya silah olmazsa olmazdır.
- Sokaklarda sürü halinde dolaşırlar.
- Sıfır Bir, Sokağın Çocukları gibi dizilerden esinlenirler.
- Kamu mallarına, çevreye zarar verirler.
- Yanlarından sessiz sedasız geçmeye kalksan bile bir bahaneyle (yan baktın) sataşmaya+++
- Kendilerine, diğer insanlara, doğaya hiçbir pozitif katkıları yoktur. Külliyen oksijen israfıdırlar.
- Sokağa sürüklenmiş değil, sokağa sıçılmış çocuklardır.
- Ve buraya yazmadığım daha birçok şey ile birlikte en önemlisi ELİ YÜZÜ DÜZGÜN, PIRIL PIRIL ÇOCUKLARIMIZI KATLEDERLER!
Ne kadar az konuşursan sözlerin o kadar değerli olur.
Çok konuşan boş konuşur.
Her şeyi kişisel algılama.
Senin kendini düşündüğün kadar insanlar seni düşünmüyor.
Problemlere odaklanırsan, daha çok problemin olur.
Enerjini verdiğin her şeyi büyütürsün.
Olasılıklara odaklan ve fırsatları görmeye çalış.
Şu an canını ne kadar acıtırsa acıtsın, bir gün geriye dönüp baktığında, zorlukların senin hayatını iyi yönde değiştireceğini göreceksin, şimdilik fark etmesen de.
Hiçbir insan hayatımıza boş yere girmez, insanlarla tanışmamızın bir sebebi vardır.
Ya senin hayatını değiştirmek için ona ihtiyacın var, ya da sen onların hayatını değiştireceksin.
Yeni şeyler denemekten asla korkma, bildiklerinin sınırında kalırsan hayat sıkıcı bir hal almaya başlar.
Bildiklerimiz okyanusta bir damla.
Bir anıya dönüşene kadar o anın, değerini tam olarak bilmeyeceksin. O yüzden yaşadığın her anın tadını çıkar.
Minnettar olduğun şeyleri not al. Bunu yaptıkça eksikliğini hissettiğin şeyleri görmemeye başlarsın, sahip olduklarının değerini farkına varırsın.
Ağzını kontrol edemezsen, geleceğini de kontrol edemezsin. Her söz bir büyüdür.
Hayat bir aynadır.
Düşünene, düşündüğünü geri yansıtır.
Kendin hakkında ne düşünüyorsun?
Sabah yüzleşmek zorunda olduğun tek kişi kendisin.
Yenilmez ol.
Kendini yenen, yenilmezdir.
Mevlâna'nın dediği gibi;
"İnsan suya düştüğü için değil, sudan çıkamadığı için boğulur."
Yapılan hatalardan sonra edilen samimi bir tövbe ve doğruya ulaşma azmi, insanı düştüğü sudan çıkaran güçtür.
Müslümanlık -imkânlar dahilinde- her türlü uzak durulması gerekenden uzak durmayı, her türlü yapılması emredileni ise yerine getirmeyi gerektirir.
Kişinin birçok yasaktan uzak dururken, bazı yasakları uygulamak ona zevk veriyor diye onlara bağlı kalması veya yapılması emredileni
ayıkladığı ve tabiri caizse emir ve yasaklar konusundaki tavrının kaynağını kendi keyfi iradesi olarak belirlediği sonucunu doğurur.
Kişi âdeta (Allah sakınsın) kendine özgü bir din oluşturmuş gibidir. Bu konuda söylenebilecek en doğru söz ise şudur: