Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı. Eyüpsultanlı bir gazeteci olarak, kendisine aylardır AKP'ye geçmesi yönünde baskı vardı. Balon haberlerle korkutulmaya çalıştı. Sonunun böyle olacağını bile bile transfer olmadı. Bugün şafak operasyonuyla gözaltına alındı
Stefanie Stahl, Bağlanma Korkusu kitabında kolları olmayan bir insanın sarılamayacağını görüp bu durumu kabulleneceğimizi söylüyor. Ama söz konusu kişide mevcut olan bir tür bağlanma yetersizliği ise bu kişiler aramızdalar ve onları ilk aşamada görüp tanıyabilmemiz mümkün değil. Bağ kurmuş taklidi yapıyorlar, ama çıkarları bittiyse ya da gözleri önünde değilseniz o kişiler için artık yoksunuz.
Böyle kişilerin ruhlarının kolları yok. Kimseye asla sarılamazlar. En trajiği de yalnızken kendilerine de sarılamazlar. Kalabalığa muhtaç oluşları bu yüzden. Yeni çağın vebası, ruhunun kolları olmayan bu insan.
Gözlemlediğim kadarıyla kötü insanlar sosyal hayatta oldukça arsızlar.
Mobbing, baskı, yalan, iftira, özel hayat müdahalesi gibi her tür kötü eylemi herhangi bir yüz kızarması göstermeden yürütüyorlar.
Dolayısıyla iyi insanların bazı savaşları kazanması için utangaç veya mahçup yönlerini dondurmaları ve mutlak saldırı pozisyonuna geçmeleri gerekiyor.
Sizi ısrarla kontrol etmeye çalışan insanlara kendinizi çaresizce savunmak yerine, “ne olduysa oldu, o da bunca harikalığım içindeki tek kusurum olsun” ya da “sen o konuda sorunluysan ben de bu konuda sorunluyum, bundan şikayet etme sebebin idare edilmesi gereken tek taraf olma özgürlüğünü elinden sökerek almam” tavrını göstermeleri gerekiyor.
Unutmayın, tek taraflı mutlak ahlak beklentisi felsefede “moral blackmail” (ahlaki şantaj) olarak adı konulmuş, bağımsız bir şekilde teorize edilmiş adaletsizlik türüdür. Bunu aşmanın yolu, size karşı ısrarla kötü davranan kimselere karşı tek taraflı erdem göstermek zorunda olma yükümlülüğünü reddetmeniz ve felsefenin güç ve sömürü ilişkilerini meşrulaştıran yönünü kökünden kesmenizdir.
Felsefem şu:
“I am good to everyone, but I owe no obligation to act virtuously toward those who try to exploit my kindness.”
(Ben her insana karşı iyiyim, ancak iyiliğimi istismar etmek isteyenlere karşı hiçbir ahlak ve erdemli davranış borcum yok.)
Bunun benim ahlak felsefem olduğunu açıkça beyan ederim. Eğer yazılarımdan memnunsanız belirtin, sizin için derinleştirmek isterim.
Her insana, insan olduğu için asgari düzey saygı duyarım. Tek istisna grubum var: zayıf gördükleri insanlara zorbalık diliyle konuşan, güçlü ve yüksek statüde olanlara ise kelimelerini tartarak, dikkatle ve görgülü insan rolüyle konuşanlar. Bunları alt insan formunda görüyorum.
Son 11 yıldan beri hiçbir öğretmen mezun olur olmaz atanamıyor. En son 2015 yılında bu gerçekleşti. 2016'da gelen mülakat ve güvenlik soruşturması sebebiyle öğretmenler bekletiliyor. Özellikle 2024 ve 2025 alımlarında son çeyrek yüzyılın en düşük atamaları olmasına rağmen en çok bekletilen atamalar. 2024 KPSS ile atanan kişiler 2026 Şubat'ta göreve başlarken 2025 AGS ile atananlar muhtemelen 2027 Nisan'da göreve başlayacaklar. 2015'te mezun olduktan sonra sınavda başarılı olan kişi 2 ayda atanabilirken şimdi mezun olduktan sonra en erken 22 ay sonra göreve başlayabiliyor. Bu plansızlığa acilen çözüm bulunmalıdır. @tcmeb
Manipüle edilmeyen insan karizması diye bir şey var. Gerçeğin farkında, kendi değerinden emin; dedikodu, kaos ve sahte kalabalık görüntülerinden etkilenmeyen; korkuyla yönlendirilmeyen, utançla yönetilemeyen insan gücü. Kitaplarda yazmaz ama sahibine çok büyük bir iktidar verir.
@hanaslhann Annem yapayalnız ameliyat olacakken refakat iznim kullandırılmadı. Bizzat ilçe milli eğitim müdürü arayıp hocam gidemezsiniz o mazeretler, refakatler kağıt üstünde dedi.
@hanaslhann çocuğu okula getirtmeyen müdür, anne olan öğretmenin ders olmamasına rağmen seminer haftası diye çıkışa izin vermediğini bilirim. Sen gidemezsin, çocuğunu okula getiremezsin. Allahtan baba öğretmen değil de izin alıp çıkıp çocuğu hastaneye götürebilmişti..
Bugün avm’de bi mağazadayken aşşşşırı tatlı bi kız çocuğu vardı (4 yaş ancadır), ikimiz de yüzüklere bakıyorduk ama o çok havalıydı. Ben bi tane çilekli yüzüğe uzandım “Bence onu almaaa” dedi Niye dedim “Hiç havalı değil” dedi djdjdj e almadım haliyle ama asıl mevzu burası değil, sevmek istedim ve çocuğa “Yanağına dokunabilir miyim sevmek için?” dedim bi düşündü beni baştan aşağı bi süzdü annesine baktı onay alınca “sev hadi” dedi. Annesi de “Dokunmadan önce kızıma sorduğunuz için teşekkür ederim çok hassastım bu konuda” dedi. Küçük çocuklara dokunmadan önce mutlaka çocuktan da izin alın. Onlar tanıdık- yabancı ayrımı yapmazlar fakat “Birisi bana dokunmadan önce izin almalı, izin vermezsem dokunmamalı” diye öğrenebilirler.
Bir bakan geliyor, birileriyle oturup toplaşıp konuşup ara tatil olsun diye karar veriyor, şöyle şöyle faydaları var diye açıklamalar falan...hop bakan değişiyor, birileriyle oturup konuşuyor kimse onlar artik, ara tatil kalkıyor, soyle şöyle avantajları var deniyor...yap boz tahtasına döndü egitim...
Ara tatil kararı alınırken; o dönem yararlanılan—hazırlatılan bilimsel rapor ve makaleler ile o dönem ki karar alıcıların ve eğitimde politika yapıcılarının hazırlamış olduğu rapor ve gerekçelere bakılmalıdır. Pedagojik yapboz öğretmenlerin akıl ve ruh sağlığına zarar veriyor.
Ara tatillerin kaldırılması
Eğitim sendikaları, öğretmenler, akademisyenler, eğitim uzmanları yapılan anketlerde çok yüksek oranda ara tatil kalkmasın derken
Çocuğunu bırakacak yer bulamayanlar, genel bir talep var diyerek algı yapıp bakana bu şekilde ifade eden gazeteciler, öğretmeni bakıcı olarak görenler ara tatil kalksın diyor.
Ve gidişat ara tatillerin kaldırılacağı yönünde...
Her şeyden öte yapboz haline gelen bir eğitim. Hiçbir uygulamada istikrar yok. Mesela bugün bu yeni müfredatı alkışlayanlar ile yarın kötüleyenler aynı olacak.
Okulu, anne babaların çocuklarını oyalayacağı bir mekan olarak görürseniz elbette ara tatillerin kaldırılması gerektiğini düşünürsünüz.
Bu konu bilimsel çalışmalar, pedagojik araştırmalar ve deneyimli eğitimciler etrafında ele alınmalı.
@_ozknuck_@OdunHerif@egitimgucusen Çok iyi biliyorum hocam.Bize sendikasız dahi olsa tüm öğretmenlere itibarının teslim edildiği, bütün eğitim camiasını kapsayan kararlar lazm. Sendikanız yapabildi mi bunu? Halkın öğretmene bakışının “bakıcı”dan çok daha farklı konumlanmasıyla mümkün.Havanda su dövmeye gerek yok.
@OdunHerif Sendikalıydım. Çıktım. Hiçbir işe yaramadıktan sonra faydası yok. İşçi sendikaları gibi güçlü değiliz maalesef. Memur sendikaları çay içmekten ve yetkililerin gönlünü eğleyip danışıklı dövüş yapmaktan, üye sayısını artırıp üyelerini oyalamaktan başka hiçbir işe yaramıyor.
"Herkes okullar ve eğitim hakkında konuşuyor. Uygulanması mümkün olmayan yasaklar, cezâevlerine dönüştürülen okullar, sürekli anlamsız görevler yüklenen öğretmenler, diziler, oyunlar...
Ama işin en önemli kısmı umursanmıyor. Âileler... Çocuklarını prens ve prenses görüp, her söylediklerini kayıtsız şartsız doğru kabûl eden âilelerden söz eden yok. En önemlisi de âilelerin, öğretmenleri sürekli olarak saçma sapan konularda şikâyet etmesinden söz eden yok. Bu şikâyetleri engelleyecek, öğretmenler üzerinde sopa olmaktan çıkaracak bir sistemden kimse söz etmiyor. Kimse öğretmenlerin yetkilerinin genişletilmesinden söz etmiyor. Herkes zorunlu eğitimden söz ediyor ama zorunlu eğitimin süresinin indirilmesine dâir bir yasa teklifinden bahseden olmadığı gibi buna dâir çalışma yapan da yok. Hiçbir parti, sivil toplum kuruluşu... Zorunlu eğitimin olduğu yerde öğrenciye, kılık kıyâfetinden ötürü yaptırım uygulanamaz. Etkili bir disiplin cezâsı verilemez. Öğrenciyi derse almak zorundasın. Çünkü zorunlu eğitim, yasal bir zorunluluk ve eğitim hakkı da anayasal bir zorunluluk. Bunlar varken, bakanlık karârı ya da yönetmeliklerin önemi yoktur. Bu durumda okul kıyâfeti giymeyen öğrenci, öğretmeni hakkında suç duyurusunda bulunabilir. Peki, buna dâir öğretmene yasal bir güvence verilebilir mi? Hâyır... Zâten bu konudan da söz eden yok...
Dolayısıyla biz, kendi kendimizi eyliyoruz. Ama elbette, olması gerekeni söylemekten vazgeçmeyeceğiz. En azından ortaya bir fikir koymuş, bir yol göstermiş olmak için söyleyeceğiz. Bu gündem, birkaç gün daha konuşulacak, sonra yine unutulacak..."
@Gncozge@zlem_ozlem2014 olduğunu, bir daha bunu yapmamam gerektiğini söyledi. Sonrasında farklı konulardaki memnuniyetsizlikleri için benimle görüşmedi, okul idaresine beni şikayet etti.
@Gncozge@zlem_ozlem2014 herkesi etkilediği için ve ders anlatamadığım için bir daha bunu yapmamasını söyledim içeri aldım. 2 gün okula gelmedi. 3.gün annesi geldi ve 2 gündür okula gönderemediğini, öğrencimin kapı önüne çıkarılmasının arkadaşlarının önünde rencide olup gururunun zedelenmesine sebep+