Cihat Yaycı :
“YENİDEN KURULUŞ GÜNÜ” MÜ?
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, çerçeve yasanın oylanacağı bugün için “yeniden kuruluş günü” ifadesini kullandı.
Daha önce İmralı’dan da “Demokratik Cumhuriyet” ve Cumhuriyetin kuruluşuyla kıyaslanan yeni bir süreç söylemleri gelmişti.
Şimdi soruyorum:
NEYİ YENİDEN KURUYORSUNUZ?
Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923’te kurulmuştur.
Kurucusu bellidir.
Kurucu iradesi bellidir.
Kurucu unsuru Türk Milletidir.
Demek ki mesele yalnızca “terörün bitmesi” ve “silahların bırakılması” değil!
Kendi sözleriniz, daha büyük bir siyasi dönüşüm hedeflendiğine ilişkin endişelerimizi güçlendiriyor.
Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden kurmayacağız!
Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğiz!
HER AKŞAM MİLLÎ MÜCADELE'DEN BİR FOTOĞRAF
Sakarya Meydan Muharebesi'ne sayılı günler kalmıştır. 9 tümen, yaklaşık 75.000 tüfekle gelen düşmanın karşısına çıkarabilmek için yurdun her yanından tasarruf edilebilen bütün kuvvetler cepheye sevk edilmektedir. Samsun'dan 48nci Alay (atlı jandarmalar), Giresun'dan gönüllü 42nci ve 47nci milis alayları, Antep ve Adana bölgesinden 5nci ve 9ncu tümenler...
Ankara'da toplanan birliklerinse Haymana-Polatlı cephesine sevki öncesi TBMM önünde halkı ve mebusları selâmlaması aslında bir anlamda ateşe yürüyen Mehmet'in Türk Milletiyle helâlleşmesi geleneğidir.
Bu fotoğrafta gördüğünüz her 6 yiğitten biri Haymana Ovası'nda vatana eklenecek, evine dönmeyecektir.
Fotoğraf: ATASE Arşivi
#SakaryaZaferi105Yaşında
@MurettepMufreze
#TürkBittiDemedenBitmez
🔴 Cihat Yaycı :
“KATİLLER YARARLANMAYACAK” DENİLEREK TÜRK MİLLETİ RAHATLATILIYOR. PEKİ GERÇEKTEN ÖYLE Mİ?
Teklifin 3 ve 6’ncı maddelerinde “kasten öldürme” kapsam dışında bırakılıyor.
Peki 20 teröristin bastığı, ateş açtığı ve askerlerimizin şehit edildiği bir karakol baskınında hangi teröristin hangi mermisinin kimi şehit ettiğini yıllar sonra nasıl ispatlayacaksınız?
Karakolu basmış, pusuyu kurmuş, ateş açmış; fakat hakkında “kasten öldürme” mahkumiyeti kurulmamış terörist bu kanundan yararlanacak mı?
Millete “öldürenler çıkmayacak” demek yetmez.
Kanuna açıkça yazın: Şehit verilen terör eylemlerine iştirak edenler de bu düzenlemeden yararlanamayacaktır.
Aksi halde “katiller yararlanmayacak” sözü hukuki güvence değil, milleti rahatlatmaya yönelik bir kandırmacaya dönüşür.
Şehidin hukukunda kelime oyunu olmaz!
📅 10 Ağustos 2026 Pazartesi
🕑 Saat: 14.00
📍 Birinci Meclis Binası Önü, Ulus / Ankara
İl ve ilçe teşkilatlarımızı, üyelerimizi ve vatandaşlarımızı birlik ve kararlılığımızı göstermek üzere programımıza davet ediyoruz.
Sevr’e geçit yok, teröre af yok!
#İhanetYasası
Tek kişi kalsam da, ihanet kol geziyor olsa da, Cumhuriyetten, kurucu ideolojiden, Atatürk’ten ve Türk ulus kimliğinden vazgeçmem.
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.”
Türk Milleti yok sayılarak, kapalı kapılar ardında oldubittiye getirilmeye çalışılan ve sağdaki gülen tarafından ilk adım kabul edilen ve soldaki evladın şehit babasının katillerinin serbest kalmasıyla sona erecek bu adımı, bu yasayı; pek çok acı ölüm görmüş, şehit naaşı kaldırmış ve ömrünü ülke için mücadele ile geçirmiş, bu uğurda kahır çekmiş bir yurttaş olarak reddediyorum!
Yarın oylama olacakmış!
Açık yapılsın!
Evet diyenler elleri havadayken fotoğraf çektirip görüntüyle tarihe geçirsinler kendilerini!
Siz sağda gülenin, biz solda babası şehit bu güzel yavrunun gözyaşlarının yanında olacağız!
Sonucu mu?
Hep beraber göreceğiz!
Sevr Antlaşmasının yıldönümü...
Sevr Antlaşmasının ruhuna uygun nur topu gibi bir yasamız olacak bugün.
Lozan Antlaşmasını delmek için kazma, kürek, çekiç, halat her şey hazır.
Yeni Parti, tabanı ile yöneticileri arasında sıkışmış durumda.
Muhtemel ki bugün yasanın oylanmasında milletvekilleri serbest bırakan bir karar alabilirler.
Ara yol...
Durumu kurtarır mı?
Hayır!
TBMM ÜYELERİNE ÇAĞRI
Türk milleti, bundan 106 yıl önce dayatılan Sevr haritasına karşı, Gazi Meclis ve onun Başkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde, verdiği Millî Mücadele ile işgalcilerin kendisine uygun gördüğü çerçeveyi kırıp attı. Bugün TBMM'de, Türk milletinin iradesini temsil etmekte olan vekiller tarihî bir sorumluluk ile karşı karşıyadır.
Eli kanlı teröristlerin affedilerek her türlü siyasi hakka sahip olmalarının yolunu açacak Anayasa'ya aykırı “Çerçeve”yi, hem de Sevr'in yıl dönümünde kabul etmek, Millî Mücadele kahramanlarının, terörle mücadele şehitlerimizin kemiklerini sızlatacaktır.
Millet iradesinin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in, bu iradeye ve Anayasa'ya aykırılığı açık olan malum teklifi kabul etmesi, millî dayanışmayı güçlendirmeyecek, tam tersine bölücü söylem sahiplerini daha da azdıracaktır.
Türk Ocakları olarak TBMM üyelerini, tarihî bir anda, tarihin yüklediği sorumluluk bilinciyle Türk milletinin sesine kulak vererek bu yasaya “HAYIR!” demeye çağırıyoruz.
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler
Dumlupınar'dakiler de elbet
ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler,
siz toprak altında ulu köklerimizsiniz,
yatarsınız al kanlar içinde.
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
siz toprak altında derin uykudayken düşmanı çağırdılar,
satıldık, uyanın!
Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
kalkıp uyandırın bizi!
uyandırın bizi!
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!
[Nazım Hikmet]
10 Ağustos 2026
🇹🇷 Cihat Yaycı :
BUGÜN 10 AĞUSTOS…
Bundan tam 106 yıl önce, 10 Ağustos 1920’de, Türk Milletine Sevr dayatıldı.
Anadolu’yu bölük pörçük eden, Türk Milletini kendi vatanında sıkıştırmayı, egemenliğini parçalamayı ve Türkiye’yi etnik temelde bölmeyi hedefleyen o metin imzalandı.
Fakat Türk Milleti Sevr’i kabul etmedi.
106 yıl sonra bugün, yeni bir Sevr anlayışını “demokratikleşme”, “barış”, “kardeşlik” gibi kulağa hoş gelen kavramlarla Türk Milletine kabul ettirmeye çalışanlar varsa şunu iyi bilmelidir:
Türk Milleti dün kabul etmediğini bugün de kabul etmeyecektir. Unutmayacak, affetmeyecektir.
10 Ağustos 1920’de önümüze konulan Sevr’i Türk Milleti yırtıp tarihin çöplüğüne attı.
10 Ağustos 2026’da bize düşen görev ise Sevr’in ruhunun; hangi isimle, hangi kavramla, hangi siyasi söylemle ve hangi hukuki ambalajla olursa olsun yeniden bu topraklara sokulmasına izin vermemektir.
Sevr’in adı değişebilir.
Türk Milletinin cevabı değişmez.
ANKARA'DAN NOTLAR!
Bugün kamuda çalışan bir arkadaşımla
yaklaşık 3 saat sohbet ettik. Kendisi
sıkı bir Mhpli ve Erdoğancı idi. Konu
dönüp dolaşıp 'Terörsüz Türkiye'
projesine geldi..."Abi o Çetin Arkaş
denen terörist çıkıp 'bizde pişman
olmuş hal var mı?' dedi ve ona bir şey
yapılmadı ya, o günden sonra
kandırıldığımı anladım ve kendimi
affedemiyorum. Bunların artık kimden
talimat aldığını adım gibi biliyorum.
Allah beni affetsin" dedi...
Ben kendisini affettim, umarım Allah'ta affeder‼️