insanlara hele ki yaşça bizden büyüklere hayatımızla ilgili çok detay vermemek gerektiğini özetler nitelikte, çünkü onların gerçekleşmemiş hayallerini gerçekleştirme ihtimalimiz bile onları çıldırtır bu nedenle sizi vazgeçirmeye çalışırlar destek oluyor gibi görünürler ama değil
Bu yılın şimdiye kadarki izlediğim en iyi Türk filmi.
Film, gökten düşen taşları adeta "ilahi bir rahmet" gibi gören giderek açgözlü hale gelen köylülerin, parayı buldukça nasıl değiştiklerini anlatıyor.
Bizim bütün sıkıntılarımızın temelinde yıkılan monarşiyi şu şekilde anacak kafa yapısından uzak olmamız yatıyor. Fransızlara Marie Antoinette’in kellesini almak dahi yetmezken biz Vahdettin’in kendinden kırk yaş küçük dördüncü bir karısı neden olamadı diye kederleniyoruz.
Dans La Maison (2012)
Yön: François Ozon
François Ozon'un bana göre en iyi filmi. Filmdeki gerilim ve gizem filmin sonuna kadar seyircinin ilgisini ve merakını üst seviyede tutuyor. Sinema ile edebiyatın muhteşem uyumu da denebilir bu film için.
Favori filmlerimden biridir.
Bu filmin Miyazaki filmleri kadar neden konuşulmadığını anlamadım o kadar ağladım ki izlerken yönetmen İsao takahata'nın anlatım tarzı beni çok etkiledi.Her şey çok derinden ve samimiydi, geçip giden hayatın içinde sanki bir aralik bulmuşsunuz ve dünyanın en huzurlu alanı gibi
A TALE OF TWO SISTERS was released 23 years ago today.
The film became the highest-grossing Korean horror movie of its time and helped introduce a new wave of Korean horror to international audiences years before the global rise of Korean cinema.
Tunç Okan’ın yönettiği 1974 yapımı “Otobüs” filminde, 9 Türk işçisinin hurda bir otobüsle Stockholm meydanına terk edilişi ve sonrasında yaşananlar anlatılıyor. Filmin en çarpıcı sahnelerinden biri işçilerin yürüyen merdivenle ilk tanışma anı... 🎥
yetimhanede büyüyen iki eski arkadaşın, yıllar sonra bir manastırda yeniden kesişen hayatlarını konu alan Beyond the Hills (2012) yönetmeni Cristian Mungiu'ya büyük saygı duysam da, bayağa bayağa sıkılarak tamamladığım bir film oldu.