Teknoloji Çılgın bir seviyede ilerliyor:
1) Yapay Zeka AGI seviyesinden Super Zeka'ya geçmek üzere.
2) İnsansı Robotlar bir insanın yapabildiği her şeyi yapacak.
3) Hücre seviyesinde tedaviler çıkmaya başladı. Yapay Zeka bir çok kanserin tedavisini bize sunmak üzere.
4) En üst Düzey Matematik problemleri birer birer çözülmeye başlandı.
5) Biliminsanları ilk defa CANSIZ maddeleri kullanarak CANLI bir hücre elde etme arifesinde.
6) İnsan Ömrü daha önce hayal edemediğiniz şekilde uzayacak.
7) Tek bir Amerikan şirketi aklınıza gelebilecek HER TÜRLÜ gelişmekte olan ülkeden daha BÜYÜK seviyeye geldi.
O sırada Dünyanın bazı yerlerinde çocuklar okula hangi kıyafetle gitsin tartışması yapılıyor.
Türkiye'de bu tartışmaları yaşadı ve yıllar kaybetti.
Bu konuda ÖZGÜRLÜKÇÜLERİN duruşu çok net.
İsteyen istediğini giysin,
İsteyen giymesin,
İsteyen istediğine inansın,
İsteyen inanmasın,
İsteyen istediği mezhepte olsun,
İstemeyen olmasın...
Bu konular 1000 YIL önce halledilmesi gereken konulardı.
Dünyada geride kalmış olan ülkelerin asıl enerjisini yukarıda madde madde sıraladığım konulara ayırması gerekiyor.
Bırakın kim nasıl giyinirse giyinsin.
Önemli olan okulda ne giydikleri değil, ne öğrendikleri ve ne ürettikleri.
https://t.co/gXaIsQsL8b
DÜNYA BİR KEZ DAHA TÜRK HEKİMLERİNİ AYAKTA ALKIŞLIYOR! 🇹🇷
Son hamlesiyle dünya tıp literatürüne bir kez daha damga vurdu:
Ankara’da gerçekleştirdiği çok kritik bir beyin ameliyatını, canlı yayında Kahire’deki 450 doktora izleterek adeta bir ders verdi. Kahire'deki salon onu ayakta alkışladı!
Kayseri’den çıktı, dünyayı dolaştı ve sonunda tüm dünyaya Türk tıbbının gücünü gösterdi. İşte gurur duymamız gereken bir başarı hikayesi: Prof. Dr. Erhan Türkoğlu.
Erciyes Üniversitesi’nden mezun olduğunda elinde sadece büyük bir azim vardı.
Önce Amerika’ya gitti: Wisconsin Üniversitesi’nde beyin ve sinir cerrahisi eğitimi aldı.
Sonra Japonya’ya geçti: Sendai’de nöroendovasküler cerrahi üzerine uzmanlaştı.
Dünyanın en prestijli tıp merkezleri kapısını açmış, ona bütün dünyayı teklif etmişti. Ama o ne yaptı? Seçtiği yer yine bu topraklar, Anadolu oldu.
Bugün kendisi Hacettepe Üniversitesi’nde Beyin ve Sinir Cerrahisi Profesörü. Dünyanın en prestijli tıp dergilerinde 55 uluslararası yayını var.
Onun elinden geçen bir hastasının şu cümlesi, aslında her şeyi özetliyor:
"Allah'ın izniyle beni yaşama bağladı."
Sadece bir cümle... Ama içinde onlarca yıllık emek, uykusuz geceler ve bu ülkeye duyulan sonsuz bir inanç var.
Bu ülke hala böyle değerler yetiştiriyor. Kayseri'den çıkıp dünyanın iki ucuna giden, sonra dönüp Anadolu'nun beynine dokunan hekimlerimizi görün, bilin ve paylaşın.
Çünkü bu başarı hepimizin. 🇹🇷
Bu ülke hala böyle değerler yetiştiriyor. Kayseri'den çıkıp dünyanın iki ucuna giden, sonra dönüp Anadolu'nun beynine dokunan hekimlerimizi görün, bilin ve paylaşın.
Çünkü bu başarı hepimizin.
Başbakan Tansu Çiller'in Atatürk'ün sözünü değiştirerek "Ne mutlu
Türkiye vatandaşıyım diyene" demesi üzerine, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel şöyle yanıt vermişti:
Biz Eğer kendimizi ‘Türkiyeli’ olarak ifade edersek, ulus kavramı zayıflamaz mı?
Atatürk’ün ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözü yanlış yorumlanmamalıdır. Dikkat ederseniz, Atatürk ‘Ne mutlu Türk ırkından olana’ demiyor; ‘Türküm diyene’ ifadesiyle vurgulanan şey bir ırk değil, bir ulus bilincidir. Yani burada kastedilen etnik köken değildir.
Ortada bir ulus gerçeği vardır ve bu ulus anlayışını yok sayamayız.
Bu ulusun adı Türk ulusudur, ülkenin adı Türkiye’dir. Bu devleti kuran insanların hangi kökenden geldikleri önemli değildir; biz hiçbir şekilde etnik temelli yaklaşımlara değer vermeyiz.”
#millitakım #deprem
🔴 1️⃣ Cihat Yaycı : Türkiye'ye yönelik olası bir saldırıda NATO 5. maddeyi devreye sokar mı?
Sözde müttefiklerimizin cevabı net: “Hayır.”
İsrail saldırırsa NATO sessiz kalır. Çünkü ABD veto eder.
🔴 2️⃣ Trump ne dedi?
“5. madde gönüllülük esasına bağlıdır.”
Yani Türkiye'ye saldırı olursa, diğer üyeler isterse yardım eder, istemezse bakar!
🔴 3️⃣ Rubin ne öneriyor?
“İsrail Türkiye’ye saldırmak istiyorsa açık açık değil, üstlenmeden vursun.”
Yani İsrail’e diyor ki; Akkuyu'yu vur ama resmî olarak sahiplenme. Ne kadar kurnazca değil mi?
🔴 4️⃣ Peki tesadüfe bakın…
Bir hafta önce NATO zirvesinde bu sözler edildi,
Bir hafta sonra Akkuyu NGS’nin %49'u satılığa çıktı!
Zemin hazırlanıyor, oyun büyük!
🔴 5️⃣ Dikkat edin!
ABD Başkanı bile perde arkasında diyor ki:
“Türkiye ile Yunanistan arasında savaş olursa 5. madde işletilmez.”
Peki neden NATO'dayız o zaman?
🔴 6️⃣ Asıl soru şu:
Türkiye’nin hayati tesislerine saldırı planları konuşulurken, iç kamuoyu neden hâlâ suskun?
Tahran’ı vuranlar, İstanbul’u niye vurmasın?
🔴 7️⃣ Rubin’in yazısı açık tehdittir!
Bu adam Türkiye’ye girememeli.
Çünkü bu şahıs, açık şekilde Türkiye'yi hedef gösteriyor.
Ve evet: FETÖ = MOSSAD
15 Temmuz’un arkasındaki akıl hâlâ iş başında.
🔴 8️⃣ İçimizde hâlâ FETÖ’yü aklayan, Mossad’ı savunan gazetecimsiler var!
Benimle uğraşıyorlar.
İtibarımı, ismimi, ailemi hedef alıyorlar.
Ama unutmasınlar: Ben Cihat Yaycı’yım. Titrimle değil, adımla buradayım!
🔴 9️⃣ FETÖ temizlenmeden, Mossad’ın uzantıları da temizlenemez.
FETÖ’yle mücadele aynı zamanda Türkiye’nin ulusal bağımsızlık mücadelesidir.
Türkiye bu tehditlerin farkına varmak zorundadır!
🔴 🔟 Artık uyanmalıyız.
Türkiye’ye karşı açıkça hedef gösterilen, stratejik tesisleriyle tehdit edilen bir sürece giriyoruz.
Bu bir milli güvenlik meselesidir.
Susmak ihanettir!
Fay Hattının Üzerindeki Kanser Barajı ve Türkiye’de Tarımın Yok Olma Tehlikesi !!!
Dosya Adı: Erzincan-İliç
Anagold ( %80'i Rotschild - Rio Tinto'ya ait) Kanada - ABD ve (%20 ‘si Çalık Holding) Türk ortaklığı olan bir firma. Anagold, Erzincan’ın İliç ilçesinde altın arama faaliyetinde bulunmaktadır.
Anagold’a ortak olmakla beraber, 2010 yılında 50 bin tl ödenmemiş sermaye ile kurdukları Lidya Madencilik, 2020 yılında sermaye artırımına giderek sadece 10 yılda 332 milyon 400 bin tl değere yükseliyor...
2015 yılında köyün tamamı madene itiraz dilekçesi veriyor!
Şirket, 10 yıl boyunca siyanürle ve 10 yıldan sonra hem siyanür hem sülfürik asitle yaptıkları altın ayrıştırma işlemi için oluşturdukları atık barajı İliç ilçe merkezine sadece 650 metre mesafede. İlçenin 2 bin olan nüfusu kısa sürede 10 bine ulaşmış durumda.
Madenin ömrü, 2019-2044 arası 25 yıl. Şirketin yayınladığı 2020- 2027 arası 8 yıllık bilançoya göre 86,2 ton, 25 yılda ise 269 ton altın çıkartacaklar. (ÇED Raporu sayfa 199) Çıkarılacak gümüş ve bakır bu rakama dahil olmayıp, çıkarılacak altının değeri 23 milyar dolar iken şirketin maden ömrü boyunca Türk devletine ödeyeceği miktar 198 milyon dolar gibi komik bir rakam! Ancak devlet ayrıca %40 vergi indirimi de uyguluyor ve rakam 117 milyon dolara düşüyor !!!
TÜRKİYE’DE TARIM BİTEBİLİR !
Erzincan -İliç altın madeni, siyanür atık havuzu AKTİF FAY HATTI üzerinde!
ÇED Raporuna göre Çöpler- Munzur Kireç Taşı doğrultusunda iki ana fay hattı tarafından sınırlanmış durumda. Sabırlı Deresi bu fay hattı boyunca akmakta ve Prof. Naci Görür burada 7,4 büyüklüğünde bir deprem beklemektedir. Prof . İsmail Duman buradaki bir yarılma bu siyanürlü atıkların Fırat Nehri’ne ulaşması ve Atatürk, Keban, Karakaya barajlarına karışarak Türkiye’nin tarımını bitirmesi 10 saniye alacaktır uyarısında bulunuyor.
Atık havuzunun Fırat Nehri ile arası 350 ve İliç ile arası ise sadece 650 metre mesafededir!
Mevcut siyanür havuzu 66 milyon ton kapasiteli olup 640 futbol sahası büyüklüğündedir. Fırat nehrine sıfır mesafe yeni atık havuzu yapılmakta olup yerleri belirlenen 7 tane ile siyanürlü havuzların sayısı 9’a çıkacaktır!
STRATEJİK MADENLERİMİZ (TORYUM, SELENYUM, TİTANYUM...) BEDAVAYA PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR!!!
Altın elde edilirken içinde olduğu tespit edilen, ayrıştırılan soy metaller toryum, titanyum, selenyum, osmiyum gibi gramının 10 binlerce dolar olduğu bilinen stratejik metallerin nereye gittiği, kimler tarafından alındığı, nerede kullanıldığı ise belli değil!!!
İliç altın madeni 39 çeşit kimyasalın kullanıldığı dünyadaki tek projedir. 23 kimyasalın akciğer, karaciğer ve cilt kanseri ile doğrudan bağlantısı vardır! Bölgede son 1,5 yıldır ölenlerin tamamı kanser hastasıdır!
Devlete taahhüt olarak 122 bin ton kimyasal kullanacaklarını taahhüt etmelerine rağmen sadece sülfürik asit girişi bile günlük 300 ton olarak tespit edilmiştir. Sülfürik asit dumanını doğrudan havaya salmaktadırlar ki bu ağır kanserojen maddedir.
VE EN ACISI HİÇ BİR DENETİM, HİÇ BİR KAMUOYU İTİRAZI OLMAMASIDIR!
İtiraz edin! Türk milleti kanser oluyor ve daha da çok olacak! Sadece İliç halkı değil Edirne’deki insanımız da kanser olacak! Çocuğumuz da torunumuz da olacak ! Ve ne uğruna bütün bu talan ve soygun? 25 yılda 100 milyarlarca dolar, altın, gümüş, bakır, selenyum, toryum’u alıp Türkiye’ye bırakacakları sadece 117 milyon dolar uğruna!
PKK’YA, FETÖ’YE GİDEN BOMBALARIN PARASINI İLİÇ ÖDÜYOR!!!
NEDEN BU MADENİ BENİM DEVLETİM TEMIZ ŞEKİLDE ÇIKARMIYOR DA MİLYARLARCA DOLAR YERİNE 117 MİLYON DOLAR VE KANSER, ÖLÜM BİZE KALIYOR?
UYANIN VE VATANINIZA SAHİP ÇIKIN!!!
#CumhuriyetçiVatanseverlerHareketi #SedatCezayirlioğlu #İsmailHakkıAtal
#Erzincan #İliç #ÖlümBarajı #YüzYılınİhaneti
#altınmadeni #Toryum #TürkiyeyiÖldürecekProje #6AralıktaİliçeGel