Bugün 3 Mayıs 2026
FATİH Sultan MEHMET HANIN VEFATININ 545.YILI
Bugün çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmed’in Vefatının 545.Yılı.
Hatırlatalım.
Ayasofya Cami olarak açıldığında küplere binen Türk düşmanları,
AK Parti iktidarı İstanbul’da seçimleri kaybettiğinde
“Konstantinopolis kurtuldu!” manşetleri atmıştı.
Batı bugünkü AB,Hristiyan dünya için İstanbul’un elden çıkmasını hiç unutmadı!
Tekrar almaları da artık imkan dışı olduğundan,
geriye tek seçenekleri kalıyor: Fatih Sultan Mehmed’in zihniyetini,
dünya liderliğine soyunan donanımını ve en önemlisi Müslüman kimliğiyle büyük devlet adamlığı örnekliğini bize unutturmak!
Hatta zihinsel kodlarımızı Hristiyanlaştırmak da en sistematik planları. FETÖ elebaşı terörist “Haçlılar hep Müslümanlara iyi davrandı!” derken bu planın parçası olarak söylüyordu.
Hadi içimizdeki hain ve taşeronların sloganını da hatırlayalım: “Zulüm 1453’de başladı!..
“Kim bunu söyleyenler? “Erdoğan gitsin!” diyen muhalefet bloğunun bir parçası.
Dünya şunun farkında: Fatihin her kul gibi bedeni öldü!...
Misyonu ve dünya vizyonu yaşıyor!
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaşta bu ufka sahip milyonlarca Fatih var.
Emperyalizmin uşaklarına da 15 Temmuz gecesinde onları boğduğumuz bir ayrıntıyı hatırlatalım: İstanbul’un fethiyle Asyayı Avrupaya bağlayan köprü kurulurken; buradaki köprü işgal ettiğiniz köprü değil; Fatihin tarihi misyonudur.
Onun için o köprüyü ABD’nin taşeronu FETÖ’nün elinden Fatihin torunları almak konusunda bir dakika düşünmedi!...
Zaten düşündüğü zaman da küresel terörizme “One Minute!” diyor.
Çok şükür.
Hakikat, insanın dünyasını damlaya damlaya deryaya çevirir. Söylediklerimizdeki ihlas, aklımızdaki idrak ve zekânın dinamizmiyle varlık arasında kurulan ilişkinin adresi, yazmak…
Üç kitaptan oluşan “Velev Kâne Yüz Seksen” serisi, akıllarınızda var olmak üzere 📌online kitapçılarda ve 📌raflardaki yerini aldı.
İnsanımıza, milletimize ülkemiz ve insanlığa faydalı olması duasıyla…
🎙️ AK Parti Eski Milletvekili Metin Külünk: Bütün futbol kulüplerine ve federasyona çağrımızdır: Tüm kulüpler için güvenlik soruşturmaları talep ediniz. Güvenlik soruşturmalarında FETÖ unsurlarının kulüp yönetimlerinde bulunduğu tespit edilirse, kulüpleri uyarınız ve bu kişilerle ilişiklerini kesmelerini sağlayınız.
Bahis çetesi soruşturmalarında gösterdiğiniz kararlılığı burada da gösteriniz. Kaç futbolcu, kaç teknik direktör,kaç yönetici FETÖ ile iltisaklıysa bunu açıkça ilan ediniz ve futbolu bu kamburdan kurtarınız.
Hakemler üzerinde bu yapılanmanın etkisi var mı yok mu araştırınız, sorgulayınız. Çünkü tribünler bıktı; ekran başında tek hobisi futbol olan insanlar bıktı. Hakemlerin verdiği kararların sürekli tartışmalı hale gelmesinden herkes rahatsızdır.
Uluslararası Ceza Mahkemesinin İsrail Başbakanı Netanyahu ve Eski Savunma Bakanı Gallant hakkındaki tutuklama kararını destekliyoruz.
Alınan bu cesur kararın sözleşmeye taraf tüm ülkelerce uygulanmasını insanlığın uluslararası sisteme güvenini tazeleme adına önemli buluyoruz.
Bilhassa yıllardır dünyaya hak, hukuk, adalet ve insan hakları dersi veren Batılı ülkelerin bu noktada sözlerini yerine getirmeleri mecburidir.
İsrail’in Filistin’deki soykırımını durdurmak için zorlayıcı tedbirlerin bir an önce alınmasını sağlamaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Netanyahu ve katliam şebekesi barbarlıkta Hitler’i çoktan geride bıraktı.
Avrupa’daki Holokost sürecinde dahi Gazze’deki kadar insanlık dışı görüntüler ortaya çıkmadı.
Her gün onlarca masumun bir lokma ekmek, bir yudum su bulamadığı için can verdiği bir acımasızlığı zerre kadar insanlık onuru taşıyan hiç kimse kabul edemez, buna sessiz kalamaz, bu cinnet haline rıza gösteremez.
Her kim Gazze’deki soykırıma sessiz kalıyorsa İsrail’in işlediği insanlık suçlarına ortak oluyor demektir.
Gazze’de insanlık ölürken, bebekler, çocuklar ölürken, insanlar bir çuval un alabilmek için ölürken hiçbirimiz buna sessiz kalamayız ve kalmayacağız.
O masum bebeklerin kopmuş kafalarını, o çocukların kopmuş ellerini, bacaklarını, köpeklerin açlıktan yemeye başladığı gömülmemiş cesetleri, o açlığı, o feryadı, annelerin yüreğimizi yakan o çığlıklarını hiçbirimiz unutamayız, hiçbirimiz unutmayacağız.
Açlıktan kitlesel ölümlerin başladığı bu kara günlerde uluslararası toplumu insanlık cephesinde birleşmeye davet ediyorum.
Gelin, bu caniliğe hep birlikte tepki verelim.
Gelin, bu zulme, bu vahşete artık yeter diyelim.
Gelin, gözünü iktidar hırsı bürümüş bir avuç insanlık düşmanının insanlığın adını daha fazla lekelemesine müsaade etmeyelim.
Netanyahu is the PM of an apartheid state that has occupied a defenseless people's lands for 60+ yrs in violation of UN resolutions.
He has the blood of Palestinians on his hands and can't cover up crimes by attacking Turkey.
Want a lesson in humanity? Read the 10 commandments.
Akşama doğru
Teşekkürler Sayın Fatih Dönmez
Çağlayan Cumhuriyet Başsavcısı
📌 İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez:
“Tarlada 5 lira, pazarda 400 lira olan fiyatları soruşturuyoruz. Tüm zinciri inceliyoruz, resen soruşturma başlattık📌
81 İLDEKİ SAVCILARIMIZIN
MİLLETİMİZİN HUKUKUNU KORUMAK İÇİN ATACAKLARI ADIMLARINDAN EMİNİZ
Milletin mutfağında, sofrasında, cebinde gözü olan tarım ve gıda tefecileri…
Bu milletin sofrasından, cebinden, mutfağından elinizi çekin!
Son beş yıldır aynı hikâyeyi dinliyoruz:
Önce pandemiyi mazeret yaptınız. Yetmedi.
Arkasından enerji maliyetlerini öne sürdünüz. Yetmedi.
Enflasyon dediniz, kriz dediniz, “kazanamıyoruz” dediniz…
Ama ne hikmetse hiçbir dönemde milletin cebinden elinizi çekmediniz!
Bugün gelinen noktada mesele artık fiyat artışı değil;
Bu, doğrudan doğruya milletin alım gücüne, sofrasındaki ekmeğe, çocuklarının rızkına yönelmiş sistematik bir baskıdır.
Siz ne yapıyorsunuz?
Bu ülkede bir sokak kalkışmasının ekonomik altyapısını mı hazırlıyorsunuz?
Bu milletin sofrasındaki ekmeği küçültmek, yumurtayı eksiltmek, bereketi yok etmek için mi görevlendirildiniz?
Açık konuşalım:
Türkiye’de son yıllarda gıda fiyatları, genel enflasyonun da üzerinde artış gösterdi.
Resmi verilere göre bile gıda enflasyonu birçok dönemde %70-90 bandına kadar çıktı.
Buna karşılık büyük perakende zincirlerinin ciro ve büyüme rakamları katlanarak arttı.
Hem fiyatları roket gibi yükseltip
hem de “kazanamıyoruz” demek, bu millete karşı açık bir akıl tutulmasıdır.
Buradan açık çağrımızdır:
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na sesleniyoruz;
Bu süreç artık rutin denetim sınırlarını çoktan aşmıştır.
Bu şirketler hakkında:
– Fiyat manipülasyonu,
– Piyasa bozucu faaliyetler,
– Olası kartel ve örgütlü yapı iddiaları
çerçevesinde Cumhuriyet savcılıklarının devreye girmesi bir zorunluluktur.
Bu mesele ticaret meselesi olmaktan çıkmıştır;
Bu, doğrudan doğruya millete karşı işlenen ekonomik bir baskı ve adalet meselesidir.
Gıda simsarları!
Bu milletin cebinden elinizi çekin.
Bu milletin sofrasından elinizi çekin.
Bu milletin mutfağından elinizi çekin!
Fiyatları çıkarırken gösterdiğiniz o “roket hızını”,
neden indirirken göstermiyorsunuz?
Çıkıp utanmadan “kâr etmiyoruz” diyorsunuz.
O zaman açıklayın:
Son beş yıldaki büyüme rakamlarınız nereden geliyor?
Bu millet her şeyi görüyor.
@tcbestepe@RTErdogan@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli
Daima Sırt Sırta,
Daima Omuz Omuza🇹🇷
Aziz milletimizin huzuru ve güvenliği için fedakârca görev yapan Türk Polis Teşkilatımızın 181’inci kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.👮🏻♀️🚔🚨
Neden bizim üniversitelerimizde “yapay zekâ ve ahlak”, “teknoloji ve insan doğası”,
gibi disiplinler arası çalışmalar güçlü şekilde yapılmıyor?
Neden biz geleceği okuyacak kadrolar yetiştirmek yerine dar alan tartışmalarının içinde boğuluyoruz?
Burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta şudur:
Gazze soykırım sürecinde ve İran’a yönelik saldırılarda görülmüştür ki ;Evanjelik ve Siyonist akıl, aslından koparılmış paklaştırılmış Tevrat ve İncili sadece bir inanç alanı olarak görmüyor.
Onlar Paganlaştırılmış Tevrat ve İncili aynı zamanda bir jeopolitik araç, bir psikolojik hazırlık ve bir hakimiyet stratejisi olarak görüp araçsallaştırıyorlar.
Mesih, Armageddon, Deccal gibi kavramlar sadece teoloji değil; aynı zamanda küresel güç mücadelesinin zihinsel altyapısıdır.
YA BİZ NE HAZIRLIĞIN SAHİBİYİZ?
Onlar yapay zekânın insanlığı nasıl yöneteceğini tartışırken, biz meselenin ana zeminde tartışılmasının çok uzaklarındayız
Onlar küresel krizleri fırsata nasıl çevireceklerini planlarken, biz günlük politik tartışmaların içine sıkışıp kalıyoruz.
Onlar ürettikleri Deccal senaryolarına dair teolojik ve stratejik olarak analiz ederken, biz kendi kaynağımız Kur’anı okumak ve anlamak ve yeni zamana anlamlandırmak anlam katabilmek için anlam üretme çabalarının çok gerisindeyiz.
Yeryüzünü yaşanmaz hale getirmek için ürettikleri bilgi ve teknoloji üzerinden insanlığı demir kafesin içerisine koymaya hazırlananlar, diğer taraftan Deccal senaryolarıyla insanlığı kendilerine diz çöktürmek odaklı stratejilerini adım adım gerçekleştiriyorlar.
Dikkat.
📌Özellikle Thiel, nükleer enerjiyi, yapay zekayı veya iklim kaynaklı felaketleri durdurma vaadiyle tek bir dünya hükümeti kuracak bir Deccal'in ortaya çıkmasından endişe duyduğunu söyledi.
Peter Thiel📌
Bugün dünya sahnesinde çok önemli bir tartışma yürütülüyor.
Tekno Faşizmin en güçlü isimlerinden biri olan Peter Thiel gibi figürler, kapalı kapılar ardında “Deccal”, “tek dünya düzeni”, “yapay zekâ” ve “küresel krizler” üzerine toplantılar yapıyor.
Yani sadece teknoloji üretmiyorlar; insanlığın geleceğinin felsefesini, dinini ve psikolojik zeminini de hazırlıyorlar.
Peki biz ne yapıyoruz?