bunu kim okuyorsa yüzüne gözüne yanaklarının ucuna can gelsin. güneş kalbine dokunsun göz bebeklerinden kalbine ulaşsın. içi ışıl ışıl parlasın. hayattan korkmasın, kendini akışa hop diye bıraksın. başından aşağı kova kova şans dökülsün. sevdikleri hep yanında olsun
Sabah akşam çocuk yapın diye kafa sikiyorsunuz burada . Benim binbir çabayla büyüttüğüm çocuğu elin piçi 0ldürecekse, çocuğum mesemlerde hayatını kaybedecekse, düzgün eğitim alamayacaksa, bu ekonomi de sürünecekse siz failleri cezalandırmadığınız için sokakta özgürce gezemeyecekse ben niye çocuk yapayım? Siz bu ülkenin var olan çocuklarını bile koruyamıyorken ne hakla kadınlardan çocuk istersiniz ? Ne Ahmet’i ne Atlas’ı koruyabildiniz size devlet diyene tüküreyim
Bu doğru ya. Annem korkunç zenginliğin içinden çıkıp ne arabası ne evi olmayan işçi babamla evlenmiş. Üstelik annem üniversite mezunu babam değil. Babamın tek meziyeti de korkunç yakışıklı olması ve çok iyi kalpli olması. Annem o kadar yokluk çekti 28 yaşındayım bir gün gık dediğini duymadım. Hatta babam bunun mahcubiyetini hep yaşadığı için arada sırada anneme eve bir şey almaya çalışırdı annem kızardı “gereksiz para harcama” diye. Babamdan tek bir şey istediğini bilmiyorum annemin ama ben şimdi istediği de istemediği de ne varsa alıyorum çünkü haketti. Tok evde büyüyen insan belli oluyor. Bende açlık var biraz mesela. Beğendiğim bir şey olursa alasım geliyor direkt ama annem çocukluktan itibaren çok iyi yaşadığı için sıfır heves. Sıfır takıntı.
izlerken en sevdiğim cümle şu olmuştu;
“Sen bana, gerçekten sevilmeye değer bir kadının sevgisini kazanabilmek için, daha başka erdemlere sahip olmam gerektiğini öğrettin.”
Bu ülkeye çok sert, suç işleyenlerin soyunu sopunu sikecek radikal bir iktidar lazım. Düzgün olduğum, hiçbir suç kaydım olmadığı için kendimde bir tuhaflık mı var diye düşünmeye başladım artık. Bu kadar namussuzluk, bu kadar utanmazlık olmaz be kardeşim. Allah belanızı versin ya.