Sen memurların maaş artışı enflasyon altında kalırken bir şey yapamamışsın.
Şimdi kalkıp seyyanen zam deyip duruyorsun.
Bilmeyenler için…
Emekli maaşlarının düşük olması hep bu seyyanen ücret artışları nedeniyledir. Çalışırken aldıkların emekli olunca silinir.
@LibertGenclik@SteveGardner88@Bolsevik_D Asgari ücret isterse 100k olsun, ben neden takılayım buna? Herkes insanca yaşanabilecek ücreti kazansın.
Kudurma konusunda ise senin memur maaşlarına kudurduğun gerçeği var sadece.
8bin TL'lik zamla birlikte müfettişlerin ve uzmanlarının aldığı oransal zam erimiş,maaş hiyerarşisi yerle yeksan olmuştur.İşin en trajikomik yanı haklı zam talebine taşralılar gibi kesimin itiraz etmesi.Çoğunluğa göre şekillenen bu politika son bulmalı ki adalet yerine gelsin.
Sürekli olarak Müfettiş ve Kariyer Uzmanların mali haklarının düzeltilmesi gerektiğini ifade ediyorum. Ancak Meclis Genel Kuruluna kadar gelen düzenleme sendikaların müdahalesi sonucunda geri çekilerek kadük kalmıştı.
Ayrıca toplu sözleşmelerde ilave hiçbir hak elde edemeyen kesimin de Müfettiş ve Kariyer Uzmanlar olduğu herkesin malumudur.
Bu nedenle sendikaların yaptıkları blokajı kaldırmalarını tavsiye ediyorum. Kim ne kadar engel olmaya çalışırsa çalışsın eninde sonunda bu düzenleme çıkacaktır. Çünkü kamunun en nitelikli kesimi bu muameleye maruz bırakılmamalıdır diye düşünüyorum. @_cevdetyilmaz@memetsimsek@NumanKurtulmus
@cryptoaty Ayrıca İtalyadaki memur maaşları ile ilgili algı amacıyla yanlış veriler paylaşmışsın. Memur maaşının 2200-2800€ arasında olduğunu gördüm araştırma yaptığımda. Tek haneli IQ’ya sahip kitlen hiç araştırmadan bu tabloya inanacaktır.
@cryptoaty En düşük memur maaşının Türkiye’de olduğunu kanıtladığın için teşekkürler. Asgari ücretliler de kendi haklarını savunsun bu tabloyu göstererek.
@ulvisaran En son ne zaman bir meslek lisesini ziyaret ettiniz? Fanusunuzdan çıkıp ahlaki çöküşü gözlerinizle görmeniz lazım. Eğitimin yetersizliği öğretmen yüzünden değil, öğrencilerin davranışları yüzünden.
Memura maaş ödeyebilmek için devletin birilerinden vergi toplaması gerekmiyor.
Tıpkı emekli maaşlarının ödenebilmesi için o ay çalışanlardan aynı miktarda prim toplanmasının zorunlu olmaması gibi…
Kendi parasını çıkaran devlet, maaş ödemesini teknik olarak gerçekleştirebilir.
Peki devlet neden memurun maaşından vergi kesiyor?
Bir cebine koyup diğer cebinden geri alıyor.
Üstelik para çoğu zaman memurun hesabına tam olarak girmeden, bordro üzerinde ödenmiş ve geri alınmış sayılıyor.
Yapılan şey, bütçe kayıtlarında devlete gelir yazmaktır.
Bugünkü sistemde devlet, harcamalarının vergilerle karşılanmayan bölümünü (büyük kısmı) tahvil ve bono çıkararak borçlanmayla finanse ediyor.
Bankacılık sistemi ise kredi verirken yeni kaydi para yaratabiliyor.
Sonuçta toplumun parasını yaratma gücü, büyük ölçüde faiz karşılığında çalışan özel bankaların elinde bulunuyor.
Devlet kendi para birimi üzerinden borçlandığında teknik olarak parasız kalıp iflas etmez.
Fakat bunun maliyeti başka yerde ortaya çıkar:
Faiz gideri,
gelir dağılımı bozukluğu,
kur baskısı
ve enflasyon…
Burada sorulması gereken şudur:
Enflasyonu yalnızca memur maaşları mı oluşturuyor?
2026’da Türkiye ekonomisinin tahminî büyüklüğü yaklaşık 77,3 trilyon TL.
Merkezi yönetimin personel gideri yaklaşık 4,9 trilyon TL.
Yani memur maaşları Türkiye ekonomisinin yalnızca yaklaşık %6,35’i.
Peki enflasyonun geri kalan kısmı nereden geliyor?
Bankaların şirketlere ve kişilere açtığı kredilerden,
kur artışlarından,
enerji ve ithal girdi maliyetlerinden,
faiz giderlerinden,
rantlardan,
tekelleşmeden,
fiyatlama davranışlarından
ve üretimin yetersiz kaldığı alanlardan…
O hâlde mesele memurun aldığı maaş değil.
Asıl mesele, paranın kim tarafından, kimin için ve hangi bedelle yaratıldığıdır.