kendini yetiştirme sancısı. yirmilerinin başıyla sonu aynı olmasın diye çırpınış. kendini kendine karşı kanıtlama sorumluluğu. ait olmadığın yerden kurtulma çabası. bitmeyen bir büyüme ağrısı.
valla dostlar yaşamak umrumda ya. birkaç kişi bize kötülük yaptı diye hayata küsecek değiliz ya. ne yapalım yani kötülüğü onun çirkinliğinden kaynaklı. biz iyilikten güzellikten sevgiden yana olacağız. düşersek kalkacağız ağlarsak sonra güleceğiz. öyle ki yaşam bizden yana olacak
hayatımda en hazmedemediğim şey vefasızlık. vefasız insana tahammülüm yok. bu nezaketsizliğin en uç noktası benim için. bir teşekkürü, bir tebriği, bir hoşçakalı çok gören insanlarla paylaşacak bir şeyim olamaz. inceliğin olmadığı yerde kalın bir duvar örmek kendime saygımdan.
‘kaygı ertesi gündür’ der, kierkegaard. insan çoğu zaman henüz gelmemiş günlerin ihtimallerini düşünür, akıbeti zihninde kurar. böylece yarına ait bir endişe gelip bugünün huzurunu gölgeler. belki de yapılması gereken yarının yükünü bugüne taşımamak ve elimizdeki günü yaşamaktır.
sorunlu ailelerde büyüyen kızların büyük hayalleri olmaz onlar sadece kendi ayakları üzerinde durup kimsenin ellerinden alamayacagi huzurlu bir yuva ister