Bu çok özel bir şampiyonluk. Euroleague’de bu bütçelerle şampiyon falan olamazsın. Hall’un mvp olduğu şampiyonluk mu olur? Marko’nun aldığı final maçı ne alaka? Dizi olmayan Birch böyle switch mi oynar? Melli var mesela, lider. McCollum, lider. Nasıl olur? SARAS VARSA OLUR!
Nigel Barcelona'da istenmeyen adamdı. Melli, Hall Milano'dan kötü ayrıldı. Birch dizi bitik olarak geldi. Guduric istikrarsızdı Tarık daha çok toydu. McCollum karşıyaka'dan geldi 38 yaşındaydı. Bu takım birleşti ve Sarunas önderliğinde aile oldu. 2017'den büyük bir tarih yazıldı.
Hukuk Devletinde Plaka Kapatılmaz, Polis Sicilsiz Görev Yapmaz!
Bugün Beyazıt’tan Saraçhane’ye yürümek isteyen öğrenciler ablukaya alındı.
Alan çevresine giren araçların plakaları kapatılmış, görevli polislerin ise kasklarında ve üniformalarında sicil numarası yer almamaktadır.
Hukuk devletinde;
• Plaka gizlenmez, çünkü her araç kamu denetimine tabidir!
• Polis kimliğini gizleyerek görev yapamaz!
• Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı Anayasa’nın 34. maddesiyle güvence altındadır!
• Valilik genelgesi ya da kolluk keyfiyeti Anayasa’nın üstüne çıkamaz!
Bu görüntüler anayasal düzene aykırıdır!
Delil karartmak, hesap vermemek ve cezasızlık zırhı için yapılan her hamle suçtur!
Demokratik bir ülkede:
• Polisin şeffaf olması zorunluluktur.
• Vatandaşın izinsiz izlenmesi, takip edilmesi, fişlenmesi de suçtur!
• Suçun şahsiliği ilkesi gereği, tüm yurttaşlar gibi kolluk da hukuka tabidir!
Devlete bağlı kolluğun hukuksuzluğu bu!
Gençlerin meşru ve anayasal taleplerine bu şekilde set çekmek, yalnızca otoriterleşmenin değil, hukuk devletinin çöküşünün de ilanıdır!
Ekrem İmamoğlu'nun ifadesinin PDF halinde 'duydum', 'duyduğum', 'duymuştum' ve 'bildiğim' anahtar kelimeleri ile arama yaptım. İmamoğlu ifadesinde bir defa 'bildiğim kadarıyla' demiş; geri kalanların tamamı tanıklara ait.
Sonuç şöyle:
Duydum: 6 defa
Duyduğum: 6 defa
Duymuştum: 1 defa
Bildiğim: 12 defa (13 defa geçse de biri İmamoğlu'na ait)
Yargının üç kurucu unsurundan biri olan bağımsız savunmayı, tüm hukuk dışı engellemelere karşın temsil eden tüm meslektaşlarımın ve onların meslek kuruluşları olan başta Türkiye Barolar Birliğinin ve baroların #avukatlargünükutluolsun.
KAMUOYUNA DUYURULUR
Bir ürünü almamak, bir markayı boykot etmek ya da bu yönde çağrıda bulunmak, hukuken suç değildir.
Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesi açıkça der ki:
“Kanunda yazılı olmayan bir fiil için kimseye ceza verilemez.”
Yani, ceza hukukunda keyfiliğe yer yoktur. Suç sayılmayan bir davranıştan dolayı kimse hakkında işlem yapılamaz.
TCK 26. madde ise, meşru hakkını kullanan kişiye ceza verilemeyeceğini güvence altına alır.
Bir kişinin, ekonomik veya vicdani gerekçelerle bir ürünü almaması ve bunu kamuoyuna duyurması, anayasal bir haktır.
Buna rağmen, bu meşru hakkı kullanan yurttaş hakkında, “suç işlemiş” gibi şikâyette bulunanlar veya işlem başlatılmasına neden olanlar, TCK 271. madde kapsamında “suç uydurma” fiilini işlemiş olur ve yargılanmaları gerekir.
Özetle:
Bir yurttaşın tüketim tercihi suç değildir.
Suç olmayanı, “suçmuş gibi” göstermek ise suçtur.
Hukuk devleti, kanunla yönetilir; yorumla, niyetle değil!
Kanunsuz suç olmaz, kanunsuz ceza olmaz!
YER: İSTANBUL ÇAĞLAYAN ADLİYESİ
KONU: YARGIYA MÜDAHALE!
Savcılığın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ettiği 8 kişiyi, S.C.H. M.Ü.Y. delil yetersizliğinden adli kontrolle serbest bırakıyor.
Ancak bu kararın ardından Hâkim M.Ü.Y. Sulh Ceza görevinden alınıyor! Yerine “istenen kararı” verecek başka bir yapı geliyor ve itiraz üzerine bu kez 4 kişi tutuklanıyor!
Burası adliye mi, talimat bürosu mu?
Bu kararları kim veriyor? Hâkimler mi, yoksa siyasi baskılar mı?
Anayasa 138. madde çok açık:
“Hâkimler, bağımsızdır. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar verirler.”
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na göre:
Hâkimler, verdikleri karar nedeniyle cezalandırılamaz, görevden alınamaz!
Hukuk güvenliği çökertiliyor.
Yargıya güven bitirilmek isteniyor.
Bu bir kişi meselesi değil, bu bir sistem krizidir!
Çağlayan Adliyesi’nde yaşanan bu skandal, sadece bir hâkime değil, tüm halka, adalete, Anayasaya darbedir!
Adaletin talimatla değil, hukukla işlemesini istiyoruz!
Bu suskunluk, bir gün hepimize dokunur!
#ÇağlayanAdliyesi
#YargıyaMüdahale
#Anayasa138
#HSK2802
#BağımsızYargı
#AdaletİçinSesVer
Kutsal olan vatandır.Devlet ise halkın bir araya gelip oluşturduğu hizmet kurumudur.Devleti yöneten siyasiler,bürokratlar ve memurlar devleti oluşturan ve para veren halka hizmetle yükümlüdür.Dolayısıyla bu kişilerin önünde eğilmeyiniz ve size efendilik yapmasına izin vermeyiniz.