Tek bir kelime hakaret etmeden sadece eleştiriyor, hemen orada gözaltına alınıyor.
Kendini gözaltına alanlara kimlik soruyor, göstermiyorlar.
Kendi kimliğini veriyor, aranıyor muyum bakın ona göre işlem yapın diyor, hayır diyerek götürüyorlar.
Türkiye’nin bugün darbe dönemlerinin bile gerisinde olduğunun adeta kanıtı gibi olan video.
Suudi Lideri Prens Selman AKP'ye nazire yaparcasına Arap alfabesini terk ediyor, laikliğe geçiyor, Atatürk Türkiyesi'ni kendine rol model yapıyor.
İşte Prens Selman'ın devrim kararları:
1-Arap alfabesinden 10 sene içinde Latin alfabesine geçişi başlattı.
2-Halk rahatsız oluyor diye Ezanların sesini kıstı.
3-Ramazanda gösterişli iftarları yasakladı.
4-Kendisini dinlemeyen yüzlerce imamı görevden aldı meslekten attı.
5-Kadınlar sokakta istediğini istediği gibi giyer dedi, kıyafeti serbest bıraktı.
6-Güzellik kraliçesi seçip, yarışmaya yolladı.
7-Kadınlar sinema, tiyatro ve maça vb yerlere kendi başlarına gidebilirler dedi.
8-Kadınlar tek başlarına araba kullanabilirler dedi.
9-Kadınlar tek başlarına yurtiçi-yurtdışı seyahatlare çıkabilirler dedi.
Veeee esas bomba "ben Suudi Arabistan'ın Atatürk'ü olacağım"* dedi.
Ayrıca kara çarşaf giymek isteyen Erdoğan'ın Türkiye’sine gitsin demiş.
Haberin detayı için link:
https://t.co/45kbQsI2iQ
Vatandaş: “Mansur Yavaş'ı, Ekrem İmamoğlu'nu neden desteklemiyorsunuz?"
Meral Akşener: "Biz sizin için mi parti kurduk? DEM'e teşekkür ediyorsunuz, bize küfrediyorsunuz. Hadi be!”
Ağzından salyalar akarak, Kurtuluş Savaşı kahramanımız Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e çatallı dilini uzatan soysuza tek kelime edemeyen okul arkadaşım, 15 Temmuz darbe girişimi için asılsız bir iddianın peşine düşmüş ve hemen savunmaya geçmiştir. Oysaki bir zamanlar ne kadar cesur konuşurdu, suda ateşin nasıl yanmayacağını, balda tuzun bulunmayacağını ve kimden Cumhurbaşkanı olmayacağını söylerdi. Şimdi Atatürk'e dil uzatanlara dahi bir şey diyemiyor...
İyi dinleyin, Köhne Bizans'ın Yıldız burcunda ikamet eden baykuş özentilerine ve kalıntılarına söylüyorum; Türkiye’nin yönetim şekli ile ilgili tartışmalar 29 Ekim 1923'de ebediyen son bulmuştur!
Aklınızdakini kursağınızda bırakırız!
📌TÜİK Eski Başkanı Birol Aydemir, “Şimşek’in göreve gelmesiyle birlikte TÜFE’deki bazı manipülasyonlara son verildi. Ancak hala yanlış yapılıyor. Doğalgazın hesaplanmaması büyük bir yanlış, bunu yaparak yıllık enflasyonu en az yüzde 15 az hesapladılar. Sayın Nebati döneminde kasıtlı olarak hata yapılıyordu. O dönemin mercek altına alınması ve yapılan tüm işlemlerin incelenmesi gerekiyor. Sorumlular hakkıda yargıya başvurulmalı, mahkemelerde yargılanmalılar. Halkın haklarına girdiler, ne yaptıklarını biliyorum. Mehmet Şimşek de bu konuda adım atmayarak suçlara ortak oluyor” dedi.
ŞEYH SAİT İTTİFAKI!
Gericilik ve etnik bölücülük, Atatürk'ün kurduğu "üniter" ve "laik" Cumhuriyet'e karşı öteden beri müttefiktir. Bu nedenle gerici ve bölücü siyaset, 1925'ten beri Türkiye Cumhuriyeti düşmanı Şeyh Sait de birleşir. Ham hayele kapılmadan bu gerçeği görmek gerekir. Özellikle, "Ben Atatürk'ün izindeyim, Cumhuriyetçiyim, laik devletten yanayım, tam bağımsız, çağdaş, demokratik bir Türkiye istiyorum" diyen herkesin bu gerçeği çok iyi görmesi gerekir.
"Şeyh Sait İttifakı"nın niteliği anlamak için Şeyh Sait İsyanı'nın niteliğini bilmek gerekir.👇
https://t.co/Ez6sZvffJ4
https://t.co/MalsNGGYV0
Sorunlar arttıkça Erdoğan'ın oy oranı nasıl ve neden artıyor?
Örnek deprem illeri
Örnek emekli maaşları
Örnek gelir dağılımı ve fakirlik artışı
Veya verilen ekonomik sözlerin-vaatlerin tutmaması seçmende neden karşılık bulmuyor?
Sorun nerede?
https://t.co/dOPOeNt40K
Sorunlar arttıkça Erdoğan'ın oy oranı nasıl ve neden artıyor?
Örnek deprem illeri
Örnek emekli maaşları
Örnek gelir dağılımı ve fakirlik artışı
Veya verilen ekonomik sözlerin-vaatlerin tutmaması seçmende neden karşılık bulmuyor?
Sorun nerede?
https://t.co/dOPOeNt40K
Kahve köşesinde pişpirik oynayarak ülkenin iyi okumuşlarına meydan okuyan seçmen ile ülkenin geleceği kurtulmaz. Olsa olsa ülkenin geleceği yıkılır.
İbrahim Kahveci
Tarih 21.asrın ilk çeyreğini
* Dindarların en çok egemen olduğu,
*Bir dediklerinin iki edilmediği,
* Devasa diyanet bütçesi,
* Yüz binleri bulan din görevlisi ordusu,
* Onca İlahiyat Fakültesi,
* Sayısız İmam-Hatipler,
* Sınırsız Merdiven altı-üstü Kuran Kursları,
* Devlet eliyle semirtilen onca tarikat, dcemaat, dernek ve vakıf gibi dini yapılara rağmen,
* Dinin en çok irtifa kaybettiği
* En çok tüketildiği
* İnsanların camiden-cumdan ve dinden en çok uzaklaştıkları
* Gençler arasında deizmin en çok yaygınlaştığı
* Dindarların kendi elleriyle dini bitirdikleri
bir dönem olarak kaydedecektir
Bu onur! kendisini dindar zannedenlerin başarısıdır
İşin tuhafı; yandaş havuz medyası elemanları tvlerde ve köşelerinde, trolleri sosyal medyada bunun aksine kendi kitlelerini inandırmaya çalışıp ekonominin "çok eyi" olduğunu söyleyip yazarken, Merkez Bankası başkanları gerçeği açık açık söylüyorlar. Gülmekten ölürsün yani :))
Yeni göreve getirilen TCMB Başkanları çok büyük bir tahribatla karşılaştıklarını ve sistemin çalışmadığını açıklıyorlar.
Bu tahribatı bilerek, isteyerek yapanlar/yaptıranlar kimlerdi? Kendileri, yani akp ve başındaki ekonomist!
Biz demiyoruz, kendileri diyor!
#HesapGünü31Mart