Kim ve ne olduğunu ben biliyordum ve bunu ifşa ettiğim için linç yedim zamanında. Senin iftiralarına da maruz kaldım.
Sen pişman olmayacak kadar yüzsüz bir düzenbazsın. Esas biz pişmanız sana destek verdiğimiz için. Senin gibi tek doğru tarafı olmayan birine gidip oy verdik. Ve siyasi hayatımın en büyük hatası sana gidip oy istemektir!
Yasa keyfiyete bırakılamaz! Kobani kumpas davasında istinaf mahkemesi Anayasa'yı çiğnemeye devam ediyor.
Anayasa Mahkemesi Başkanı "gayret ediyoruz" diyor. Oysa hukukta "gayret" olmaz, yasa uygulanır! AİHM kararlarına rağmen Demirtaş, Yüksekdağ ve Güven hâlâ tutsaksa bu bir "gayret" meselesi değil, açık bir hukuk tanımazlıktır.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık:
"Biz Kürtler valla bu olup bitenleri büyük bir hayretle izliyoruz. Öyle oldu ki, bu ülke suç üretmekte o kadar yetenekli ki; bir saç örgüsünden kocaman bir suç örgütü yaratmaya başladılar.
Şam'da katlettikleri kadının saçını kesti diye kadınlar örgütlü bir şekilde saçlarını örmeye başlayınca Türkiye'de felaketler başladı. Oysa ki o katil Şam'da, Şam yönetimi onu aldı yargıladı, 'insanlığa karşı suç işliyorsunuz' dedi.
Ama ne hikmetse benim ülkem saç örmeden bir suç örgütü yaratmaya başladı ve masum insanları gecenin geç saatinde operasyonlar yaparak gidip evlerinden aldılar.”
Maraş Katliamı’nı 47. yılında, acımızı ve süren adalet talebini unutmadan anıyoruz.
Barış, hakikatle yüzleşmeyi ve eşit yurttaşlık iradesini gerektirir.
Bu ülkede kimliği ve inancı nedeniyle kimsenin hedef olmadığı bir gelecek mümkündür.
Maraş’ın hafızasıyla adaleti ve demokratik bir toplumu inşa etmekte kararlıyız.
#MarasKatliami @DemPartiHalklar
Bursaspor Taraftarlarının Tepki Çeken Terbiyesizliğine Öfke Çığ Büyüyor
Batman’da DEM Parti il binasına, Kürt siyasetinin simge isimlerinden Leyla Zana’nın fotoğrafının yer aldığı pankart asıldı.https://t.co/c3Tjk9iTwl
Leyla Zana şahsında kadınlara yönelik cinsiyetçi saldırıyı ve nefret söylemini en sert biçimde kınıyoruz.
En son örneğini tribünlerde gördüğümüz bu nefret diline karşı ilgili bakanlık ve kurumları sorumluluk almaya davet ediyoruz.
Tribünlerden yayılan bu zehirli dil erkek egemen, ırkçı ve faşizan bir zihniyetin dışavurumudur.
Cinsiyetçi küfür suçtur, nefret söylemi suçtur, hedef gösterme suçtur! Sessiz kalan herkes bu suça ortaktır.
Bursaspor yönetimini, Türkiye Futbol Federasyonunu ve müsabakadan sorumlu tüm birimleri derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.
Ayrıca, Türkiye'nin acilen bir ayrımcılıkla mücadele mevzuatına ihtiyaç duyduğu bu son örnekten de açıkça görülmektedir.
Ayrımcılık ve nefret söylemi ceza hukuku içinde ayrı bir bölüm halinde düzenlenmelidir.
İfade özgürlüğü sınırının dışında bulunan nefret söylemine karşı cezai yaptırımlar ağırlaştırılmalıdır.