Öğretim üyelerine sallayan öğrencilerin tweetlerini görünce aklıma geldi. İstisnalar kaideyi bozmaz tabii ki ama tüm hocaların, öğrencilerin verdikleri ödevlerle profesör olduğunu falan sananlar var 😀
19-21 Haziran arası konferans düzenlemişler. 7000 TL katılım ücreti. Son başvuru tarihi de 15 Haziran. 3 günde onaylayıp kabul edecekler, üstelik doçentlik kriterlerine de uygunmuş:) 3-5 birsey atın gelin bir çay kahve içelim konferansı desek daha doğru
https://t.co/Qdcf8eZEfs
İran milli takımının, Dünya Kupası için Amerika Birleşik Devletleri'ne sadece maçlarının olduğu gün giriş yapabilecekleri ve aynı gün ayrılmaları gerektiği söylendi.
-Tasnim
#MilliTakim bu Dünya kupasında pek birsey yapamayacak sanki. Oyuncuların gereksiz yere kahraman gibi uğurlanışı, haddinden fazla ilgi ve boşa hamaset. Bazı video ve fotolarda, kampa katilan gereksiz insanlar ve oyuncuların tavırlarını vs görünce sonu hüsran olması yüksek olasılık
Bana kalırsa bir nevi IQ testi olarak değerlendirilebilir. Bildiğiniz gibi zekanın da çeşitleri var; bence parasını ya da zamanını buna ayıranlarda, en azından birkaçında eksiklik bariz.
Traves Scott diye bir rap sanatçısı Türkiye’de konser veriyor.
Sahneye 1 saat geç çıkıyor.
Sahnede 20 dakika kalıyor.
Yüzünü bile göstermiyor.
Bilet fiyatları 30 bin TL ile 80 bin TL arasında değişiyor.
📌Akıl büyük nimet.
🚀Cross-Domain Generalization Limits of Vision Foundation Models in Facial Deepfake Detection!
You can easily test deepfake faces classifier in your baseline.
Read the full preprint on arXiv: https://t.co/CnCMj6TZx0
Check out the Products:
1/ Motion Surveillance based on background modelling and camera motion compensation.
No YOLO or heavy model overhead.
2/ Deep Tracking & Occlusion Handling for small targets
Vision Lab is live: https://t.co/Rce0jRM4jL
#EdgeAI#DefenseTech#ObjectTracker
Hadi biz yine çok bilmişlik yapmayalım, sadece kendi alanım yani "Bilgisayar Bilimleri" özelinde konuşursam böyle birşey mümkün değil. İtibar etmeyiniz. A-B-C yöntemlerini kıyaslayan basit çalışmalar için mümkün olabilir tabi ki, ama akademisyenlik de bu değil zaten.
Akademisyenlik öldü.
16 yaşında hiçbir alt yapısı olmayan bir çocuk, bir iki saat uğraşmayla muhtemelen piyasadaki bilimsel makalelerin %90’ından daha iyi makale yazabilecek.
Galatasaray ligin en kötü takımlarından Antalyaspor'u yener de bizi bu eziyetten kurtarır diye beklerken, vasat altı oyun devam ediyor. Şu son aylardaki performansın hiçbir açıklaması yok, rehavetle açıklanacak durumu artık çoktan geçtik.
#GSvANT
İnstagram'da son 4-5 yıldır bilgim dışında beğeniler yapılmış, temizlemesi saatlerimi aldı ve hala daha bu durum devam ediyor. Şifreyi değiştim, herhangi bir uygulama izni vs de yok ama durum hala devam ediyor.
@instagram#instagram
Benzer şekilde bilgisayar bilimlerinde de NeurIPS,ICML, CVPR, AAAI gibi üst seviye konferansların hiç bir kıymeti yokken, bazı çok ta iyi olmayan Q2 ve Q3 yayınlarla puanlar toplanabiliyor.Tek yazar şartında öğrenci yayınını sayıp, makaleden haberi bile olmayanlar başka bir konu.
Doçentlik kriterlerinin düşündürdükleri ve temel bir soru: bu kriterler uluslararası yayın yapmayı gerçekten destekliyor mu?
Hukuk doçenti olmak için diğer şartlar bir yana temel bir şart var: makale yazmak. Burada da ikili bir yol öngörülmüş. 6 adet TR dizin makale yazabileceğiniz gibi 2 adet uluslararası makale de yazabilirsiniz. Uluslararası çalışmalarla da doçent olma imkanının sunulması uluslararasılaşma olarak görülebilir; fakat maalesef ki öyle değil. Neden?
İki adet Q1/2 seviyesinde makale yazmak, 6 adet Türkçe makale yazmaktan daha zor. Bunu Q1 yayını olan ve yayının çıkması iki sene süren biri olarak söyleyebilirim sanırım. Aynı seviyede olsa da bir problem var. O da uluslararası yayın yolunu seçseniz dahi Türkçe yayın yapmanızın gayri resmi bir şart olması. Ben herhangi bir idare hukuku profesörünün Türk literatürüne katkı sağlamayan bir kişiyi idare hukuku doçenti yapacağını sanmıyorum. Bunu olumsuz bir yerden de söylemiyorum. Bence de Türk idare hukuku literatürüne katkı yapmadan doçent olunmamalı. Peki bu ne demek? Uluslararası makale seçeneğinin tercih edilmemesi demek.
Bir diğer problem de yabancı yayının Anlgo-Amerikan dünyanın dayattığı yayın anlayışına indirgenmesi. Benim kişisel olarak bununla sorunum yok; zira yabancı dilim İngilizce olduğu için ben o dünyada yayın yapmaya çalışıyorum. Fakat Q listelerine girmeyen ama idare hukuku literatürü bakımından çok önemli olan Kıta Avrupası dergileri de var. Onlara verilen puan da maalesef ki çok düşük. O dergilerde yayın yapmak da eminim TR Dizin bir dergide ve hatta Q1 dergide yayın yapmaktan zordur.
Peki bunlar ne demek? Doçentlik kriterleri yabancı yayın yapma motivasyonu olan öğretim üyelerini cezalandırıyor demek. Benim motivasyonum kayboldu mu? Yabancı bir yayında ismimi görünce milliyetçilik duyguları kabaran ya da unvanları pek önemsemeyen bir insan olarak hayır. Benim motivasyonumdan bağımsız eğer yabancı yayın yapılması isteniyorsa farklı bir yaklaşım belirlenmeli.
Çözüm ne? Ulusal makalelerin ve uluslararası literatüre hakim hocaların gerek Anglo-Amerikan gerek Kıta Avrupası hukuku dergilerine ilişkin görüşleri de alınarak belirlenecek uluslararası makalelerin bir arada değerlendirilebileceği bir sistem.
Çiçeği burnunda bir öğretim üyesinden naçizane bir öneri.
2025-2026 Türkiye Süper ligi Yasin Kol sezonu. Liyakatsizlik ve adam kayırmanın sınırlarını zorluyor TFF. Amatör maç yönetemeyecek adama tüm derbileri verdiler.
Dizi izlemeyi yıllar evvel bıraktım ama önüme düşen videolardan saçmalıklarını az çok gördüğüm onlarca diziyi yıllarca izlettiniz. Gençlere mekan basma, kabadayılık, mahalle kavgası,her pisliği yapan ‘iyi mahalle abisi’ saçmalıklarını aşıladıktan sonra mı geldi aklınıza başınıza?
Yaşanan okul saldırılarının ardından dizi senaryolarının revize edilmesi kararı alındı.
Özellikle Eşref Rüya, Yeraltı, Teşkilat, Uzak Şehir, A.B.İ ve Taşacak Bu Deniz gibi dizilerde şiddet ve silahlı sahneler daha dikkatli işlenecek. (Birsen Altuntaş)
Fransa hükümeti Windows'tan Linux'a geçişi planlıyormuş. Darısı başımıza, bizde hala Üniversitelerde, ve bilhassa Mühendislik Fakültelerinde bile Windows kullanılıyor.
https://t.co/3RAgCpMpMd
Kıskançlık, çekememezlik vs sadece akademi değil her yerde olabiliyor ama bu nasıl bir genellemedir böyle. Kimse dost değil, herkes kötü ...vs, siz hangi dünyada yaşıyorsunuz bilemem ama şuna emin olun ki böyle mutlak bir kötülük yok.
Hiç kimseye yaptığınız ve beklediğiniz şeyleri söylemeyin. Akademide birlikte çalıştığınız kimse sizin gerçek dostunuz değildir. Biz bu bilgiye bir günde erişmedik maalesef. İnsanlar sizin tahmin ettiğinizden daha kötü niyetli, mesleki derneklerden sizin göremediğiniz jürilerinizi bulup insanları etki altında bile bıraktıkları olur. Özellikle doktora/tıpta uzmanlık hocalarınızın çoğu Doçentlik başvurunuz için “icazet” almanızı bekler ama ne alaka yani kendi emeğiniz için birinden izin almak saçmalık.
@srkninci Memur kimseye bağımlı olmasın işini rahat yapsın diye iş garantisi var, hiç denetlenmesin demiyorum ama sizin bu mantığınızla arkası sağlam olan birileri birçok memuru tehdit edip her istediğini yaptırabilir. Örnek: gümrük memuru, maliyede vergi uzmanı, ...vs.
Bu çocuklar her gün aç susuz uyanıp bugün ne yeriz diye düşünürken, siyonistler tarafından zevk için öldürürken ülkemizdeki birçok insan Coca-Cola içmeyi boykot etmek gibi yapabilecekleri en basit şeyi bile yapmıyor. Yazıklar olsun tüm İslam alemine ki şu zulmü engelleyemiyoruz.
Müslümanların çektiği eziyetleri görüp de biz sıradan vatandaşlar gibi üzülmekten öteye gidemeyen tüm İslam alemi yöneticilerine de yazıklar olsun. Bu bebekleri bu hale koyan terör organizasyonunda askerlik yapıp, ülkemizde gezip yaşayanlar varken, bunun hesabını nasıl vereceğiz.
They stole the baby. Tortured him with cigarettes and metal nails—in front of his father—to force a confession.
Ten hours later, they handed him to the Red Cross. Said he was 'walking, talking, happy'. Walked off.
This is life under jewish occupation.