On Twitter or any social media, share only truth, nothing more than the truth. And always have virtues & good manners
Don't forget, every soul deserves clean water, enough food to survive, freedom of travel, and the opportunity to get healing.
Social media is not a battleground
İstanbul'da 158'i tarihi olmak üzere 219 aktif kilise var.
Atina'da 250 bin Müslüman var ama cami sayısı 0 (sıfır).
Kim medeni, kim barbar?
"Camilerinizi yok ettik" diye gurur duyarak paylaşım yapanlar da bunlar. 🤡
Bu kişilerin derdi Kilise ya da Hristiyanlık değil.
Dertleri, saldırgan Yunan milliyetçiliğini meşru zemine oturtmak için "Hristiyanlığı" bir mağduriyet kalkanı olarak kullanmak ve Turkofobi yaymaktır.
Sultan II. Mahmud’un yaptığı da cidden akıl alır gibi değil! Sen tut ok at, sonra da rekorumun anısı kalsın diye git o koca nişan taşını milletin balkonunun tam dibine daya!
5 gündür düğün için geldiğimiz Kuzey Makedonya’dayız.
Geri dönmeden önce dünürlerle vedalaşmak için Üsküp’ten Ohri’ye gidiyorduk.
Akşam olmuştu. Yolun kenarından, tepenin en ucunda bir minare gördük.
“Burada bir cami var, hadi akşam namazını burada kılalım.” dedik ve yönümüzü minareye doğru çevirdik.
Köyün adı Jance’ymiş.
Köy öyle dik bir yamaçtaydı ki arabayla yukarı çıkamadık. Arabayı bırakıp yürümeye başladık. Daracık sokaklardan geçerken hayran kaldık.
Her yer tertemizdi. Taş evler, dar sokaklar, eski yapılar…
Sonradan öğrendik ki burası eski bir Osmanlı köyüymüş.
İnsan yürürken bunu zaten hissediyordu. Sanki Anadolu’nun yıllar önceki köylerinden birine gelmiş gibiydik.
Caminin yanına vardığımızda şadırvanı ve tuvaleti gördük. Tertemizdi. Her şey özenle korunmuştu.
Cami de eski caminin temelleri korunarak yeniden yapılmış. Küçük ama tepenin en ucunda öyle güzel ve ihtişamlı duruyordu ki…
Namaz vakti geldi.
Bizden başka iki kişi daha geldi. Namazdan önce biraz sohbet ettik.
Köyde yaşayan insanların çoğunun gurbette olduğunu öğrendik.
Kocaeli’nde, İzmir’de, İtalya’da…
Çalışmak için gitmişler.
Ama köylerini hiç unutmamışlar.
Gurbette kazandıklarıyla köylerine sahip çıkmışlar.
Caminin yapımına destek olmuşlar. Belki artık burada yaşamıyorlar ama gönülleri h��lâ bu köyde.
Ezanı bize bıraktılar. Talha Bilal de isminin hakkını verircesine ezanı okudu. Yer gök, “Allahu ekber!” nidasıyla adeta inledi.
Akşam namazımızı kılarken cemaate 9 yaşında bir çocuk geldi.
Adı Eymen’miş.
Anneannesinin cenazesi için ailesiyle birlikte köye gelmiş.
Çocuk işte…
Ama öyle güzel, öyle kocaman bir yüreği vardı ki…
Bizimle konuşmaya başladı. Sonra hiç tanımadığı insanlara:
“Müsaitseniz bize gidelim, sizi misafir edelim.” dedi.
Daha dokuz yaşında…
Ama misafirperverliği, koca insanlara ders verecek kadar güzeldi.
Bir taraftan bizimle konuşuyor, bir taraftan daracık sokaklarda koşturuyordu.
Birden annesine doğru bağırmaya başladı:
“Anne! Türkler gelmiş!”
O an gerçekten çok duygulandım.
Çünkü o çocuğun sevincinde başka bir şey vardı.
Bizi tanımıyordu.
Biz de onu tanımıyorduk.
Ama Türkleri görünce, sanki yıllardır beklediği insanlar gelmiş gibi seviniyordu.
O an düşündüm…
İnsan bazı şeyleri kitaplardan okuyarak değil, yaşayarak anlıyor.
Üsküp’ten Ohri’ye giderken yol üzerinde uğradığımız küçük bir Osmanlı köyüydü.
Ama o köyde gördüğümüz şey çok daha büyüktü.
Tepenin ucunda bir minare…
Eski Osmanlı camisinin temelleri üzerine yeniden yapılan bir cami…
Gurbette yaşayan insanların köylerine sahip çıkması…
Ve 9 yaşındaki Eymen’in bütün sokağı inletircesine:
“Türkler gelmiş!”
diye sevinmesi…
İşte o an şunu hissettim:
Türk beklenenmiş.
Bunu bir yerden okumadım.
Birinden dinlemedim.
Gördüm.
Duydum.
Yaşadım.
Bazen bir yolculuğun en güzel hatırası, gideceğin yerde değil…
Yol üzerinde, hiç planlamadan uğradığın; geçmişten bugüne Türk izlerini taşıyan küçücük bir Osmanlı köyünde saklı oluyor.
Geç olmuştu, yolumuz da uzundu. Ohri’ye doğru yolumuza devam ettik.
Ama aklımızda o köy kaldı.
Ve özellikle de Eymen’in:
“Anne, Türkler gelmiş…”
sözü.
O cümleyi sanırım uzun süre unutmayacağım.
خلال اليوم الوطني لإيطاليا، قنّاص مختبئ يفتح النار لإثارة الرعب... ثم يتم القبض عليه.
تم لاحقًا كشف هويته:
إيتان بوندي، 21 عامًا، عضو مسجل في المجتمع اليهودي في روما.
اعترف بما فعله، ومع ذلك جرى نفي أي صلة بينه وبين المجتمع اليهودي في روما.
ثم جاءت المفاجأة: تخفيف التهم الموجهة إليه إلى محاولة إحداث إصابة مشددة، ووضعه تحت الإقامة الجبرية.
وهنا السؤال الذي لا يمكن تجاهله:
ماذا لو كان مسلم��ا؟
In 2025, Turkish airports handled 247 million passengers
That’s roughly equal to the combined passenger traffic of six northern European countries on the map
That’s roughly equal to the combined passenger traffic of these six northern European countrie
Netherlands (78.4M)
Norway (53M)
Belgium (36.4M)
Denmark (36.5M)
Sweden (30.9M)
Finland (20.6M)
Note: All figures include domestic, international, and transit passengers
Tanrı’nın tek bir Tanrı olduğu, ancak üç kişide tecelli ettiği doktrini; bu üç kişinin her birinin ayrı ayrı tamamen Tanrı olduğu, fakat yalnızca bir Tanrı bulunduğu öğretisidir. Yani üç Tanrı değil, tek Tanrı vardır; fakat tek kişi değil, üç kişi vardır. Dolayısıyla bu, “üçü
Yes. Israeli historians Benny Morris and Benjamin Z. Kedar confirmed Operation Cast Thy Bread using declassified IDF archives and Ben-Gurion documents. In 1948 Haganah/IDF forces introduced typhoid (and some dysentery) bacteria into wells in Arab villages and towns including Acre to deter returns and impede Arab armies. Authorized at high levels. Limited impact; Gaza attempt failed when operatives were captured.
@alpertungaakkus Son bir sene boyunca ödediği kiraları toplayıp 12’ye bölüp bir değer elde edersiniz, o değer vermiş olduğu bir depozitonun karşılığı olacaktır
Mientras el resto del mundo intenta apagar los incendios forestales este verano, el ejército de "Israel" está usando los incendios como arma en Líbano, está usando armas incendiarias e incluso catapultas para iniciar los fuegos.
El sionismo es puro crimen al nivel medieval.
15 yıllık bir çalışmayı internete açtım: Kur'an Veritabanı.
Kur'an'da harften başlayan bir arama zinciri: harf → kök → gövde → ana kelime → kelime → ayet. Böylesi başka bir yerde yok.
Amacı, şu ana kadar bir arada bulunmayan arama ve sorgulama imkânlarını — kök, gövde, ana kelime, kelime ve ayet arasındaki bağlantıları veritabanı mantığıyla birlikte — kullanıma sunmak.
6.236 ayet; her biri harekeli, harekesiz ve Latin harfli okunuşuyla.
77.429 kelime; her biri kökü, gövdesi, ön eki ve son ekiyle çözümlü.
Bir harften başlayıp köke, kökten gövdeye, oradan ana kelimeye ve Kur'an'da geçtiği hâline inebiliyorsunuz. Ya da bir tamlamayı yazıp aynı veya benzer şekilde geçtiği yerleri bulabiliyorsunuz.
Ayetler Suûd eş-Şureym tilavetiyle dinlenirken okunan kelime işaretleniyor.
Çeviri hazırlığı ayrıca devam ediyor; sitede şimdilik yalnız onaylanmış olan görünüyor, zamanla artacak.
Ücretsiz, ticari değil (CC BY-NC 4.0).
https://t.co/wGSGZ6tU9I
"Una sola vida judía, vale 10 millones de vidas de los demás. Soy racista pero es la verdad porque dios nos eligió y vosotros nos envidiáis por eso. La biblia dice que la tierra es nuestra, no habla de derecho internacional, mi única ley es la biblia".
Yehuda Shimon, un colono sionista que admite ser racista y dice que la biblia les da derecho a robar las tierras de las familias palestinas, porque un "dios" los eligió y todos los demás les tenemos envidia.
Este es el nivel del colonialismo sionista, sectarios religiosos medievales que exterminarían a millones de personas si pudieran por la muerte de un solo colono.