Seyrederken yürek kaldırmıyor😥😥😥
Şehit Ailelerimize sonsuz sabırlar diliyorum....
Tüm Şehitlerimizin yattıkları yer nur olsun 🙏⚘️🇹🇷🤍❤️
Sebep olanlar, destek verenler, ses çıkarmıyanlar, Şehit ailelerimizin ahında yanıp kavrulun...
#pazar
"Terörsüz Türkiye", Türkiye Yüzyılı, Federalizm tuzağı, devlet aklı, CHP'ye yapılan "tedbirli mutlak Butlan" operasyonu konularını, merak eden herkese 20 dakikada anlatıyorum.
Bana bir 20 dakikanızı ayırın lütfen pişman etmeyeceğim😎🎬
👇🏻
https://t.co/HUX9ZFsd3i
“Devletin TV’sindeki Payitaht Abdülhamid dizisi, tarihin o kadar ırzına geçti ki…
Hayatı boyunca sarayından çıkmayan Abdülhamid, elinde silahla düşman kovalıyor.
İngiliz elçisine tokat atıyor. Hâlbuki İngiltere’den ödü kopuyordu.”
— Hüseyin Çelik (Eski Millî Eğitim Bakanı)
Çok enteresandır…
Anneler, evlatlarının bir gecelik ateşi için günlerce uykusuz kalabilirler. Yaşlandıklarında ise birçok evlat, anneyle geçirilen bir saati bile uzun görür.
Babalar, evlatlarının geleceği için yıllarca kendi isteklerinden vazgeçerler. Yaşlandıklarında ise aynı fedakârlığı gösterebilen evlat sayısı oldukça azdır.
Anne baba, evladının en küçük başarısıyla dünyaları kazanmış gibi sevinir. Evlatların bir kısmı ise anne babasının varlığını, onları kaybedinceye kadar sıradan bir şey zanneder.
Çocuk yürümeyi öğrenirken yüzlerce kez düşer; anne babası her defasında elinden tutar. Anne baba yaşlanıp yürümekte zorlandığında ya da hastalandıklarında aynı sabrı göstermek herkesin harcı değildir.
Anne baba, evladının kusurlarını örter, hatalarını telafi etmeye çalışır hatta yutkunur, kırılmasın diye yüzüne söylemekten imtina eder. Yaşlandıklarında ise evlatlar, onların bir zayıflığını bile tahammül edilmez bir yük gibi görür.
Hayatın en büyük imtihanıdır bu…
Hele de şu zamanlarda.
Bizi karşılıksız sevenlere, güçten düştüklerinde aynı vefayı gösterebilmek. Çünkü merhamet, en çok kendisine muhtaç olana yöneldiğinde değer kazanır.
AKP'nin 24 yıldır nasıl iktidarda kaldığının en net özetidir bu video...
Yoksa bu kadar yoksullukla, işsizlikle, krizle, hukuksuzlukla, adaletsizlikle, liyakatsizlikle bu düzen nasıl sürerdi?
HEYHAT…
Hani…
Toprağa düşen tohumca düşmüştük dünyaya ya!.
Hani…
Aç kalsak, açıkta da olsak uç verecek yitirmeden istikametimizi olup bir meyveli ağaç, taşlanacaktık kendimizi âleme ya!.
Heyhat…
Taş olup taşladık âlemdeki tüm istikametli meyveli ağaçları hoyratça!