Ben Gaziantep Şehir Hastanesinde yoğun bakımda çalışan bir hemşireyim. Sabahın erken saatlerinde yangın merdiveninde arkadaşla oturup muhabbet ederken doktor Ss burda sigara duman konusunun geldiğini söyleyerek bizimle yüksek sesle ve parmak sallayarak konuşmaya başladı bizde
@MehmetSult14494@abdullahnaci@ironikutopya Tamam eleştirin de yani bu adamın sesini başka biriyle kıyaslamayın ayıptır ferdide dinledik müslüm de ama hakkını verin adamın. Bu adam müziğe değil müzik buna eşlik ederdi.
Memur ben bu parayı neden almıyorum diye sorgularsa o zaman hakkını alabilir.
Sendikadan bile istifa etmeye korkanlara 1 kuruş vermezler.
İşçi alır memur bakmaya devam eder.
Kurumda kendi aranızda konuşur ,moralinizi bozarsınız sadece.
#memur
#MemurDiyorki
2023'te Hak-İş Genel Kurulunda Sn. Cumhurbaşkanı @RTErdogan:
"En düşük memur maaşı,en düşük kamu işçisi maaşından (ikramiye-tediye-yemek-yol ek ödemesinden) düşük olmayacaktır"
2026 Ocak Ayı:
En düşük memur maaşı 57.400 TL,
En düşük kamu işçisi geliri 84.000 TL.
Yoksulluk sınırı 97159 TL, açlık sınırı 29828 TL’yi aşmışken;
#Memur ‘a %11 zam + enflasyon farkı diyerek toplamda %19’u “müjde” gibi sunmak gerçeklerle alay etmektir.
Bu oran ne geçimi sağlar ne emeğin karşılığıdır.
Memur sabır değil, adalet istiyor.
#MemurDiyorki
Yoksulluk sınırı: 97.547 TL.
1200 TL teşvik ek ödemeyle sağlık çalışanına sadaka verir gibi davranıp yoksulluğa mahkûm edenlere hakkımız helal değildir!
Sağlık çalışanının bir saatlik emeğine 116 TL değer biçenlere hakkımız helal değildir!
Devletin memuru, devletin itibarıdır.
Devletin memuru yoksul olamaz!
Bu adaletsizliği kabul etmiyoruz.
Bu düzeni reddediyoruz.
#MemurDiyorki
🟥 Gaziantep Şehir Hastanesi’nde Mücadele Kazandı: Hemşirelere Verilen Cezalar Geri Çekildi!
Gaziantep Şehir Hastanesi’nde (@gantepsehirhst) görev yapan yoğun bakım hemşirelerinin yaşadığı ve sağlık camiasında büyük yankı uyandıran olayda örgütlü mücadele sonuç verdi. Görev başında emniyete götürülen hemşireler hakkında tesis edilen uyarı cezaları, sürecin ısrarla takip edilmesi ve geri adım atılmaması sonucunda tamamen geri çekildi.
Yaşananlar, yalnızca bir disiplin süreci değil; sağlık hizmetinin sürekliliği, yoğun bakım hastalarının yaşam hakkı ve sağlık çalışanlarının mesleki onuru açısından kritik bir eşik olarak kayıtlara geçti.
Habere git: https://t.co/fKSaqrkhkI
Olayın Başlangıcı: Görev Başındaki Hemşire Emniyete Götürüldü
Süreç, Gaziantep Şehir Hastanesi’nde görev yapan hemşireler ile aynı hastanede görevli bir hekim arasında yaşanan sözlü tartışma sonrası başladı. Tartışmanın ardından yapılan şikâyet üzerine, yoğun bakımda 24 saatlik nöbetini sürdüren bir hemşire, görev başında emniyete götürüldü.
Hemşire, yaklaşık dört saat boyunca karakolda ifadesi alınmak üzere bekletildi. Herhangi bir suç unsuruna rastlanmamasına rağmen, bu süre zarfında yoğun bakımda hemşireye bağımlı hastalar doğrudan mağdur edildi. İfade işlemlerinin ardından hemşire tekrar hastaneye getirilerek nöbetine devam etmek zorunda bırakıldı.
Bu tablo, sağlık çalışanları ve kamuoyunda ciddi tepkiye yol açtı.
Olayla ilgili daha önce yaptığımız haber için tıklayınız: https://t.co/vxUIPZfB5u
Tepkiler ve Sürecin Sahiplenilmesi
Olayın duyulmasıyla birlikte, konu yalnızca bireysel bir şikâyet olarak ele alınmadı. Süreç; hasta güvenliği, kamu hizmetinin kesintiye uğraması ve görev başındaki sağlık çalışanının itibarsızlaştırılması başlıklarıyla tartışılmaya başlandı.
Bu aşamadan sonra Hep-Sen (@hepsen_2020), olayın tüm boyutlarıyla takipçisi oldu. Sendikanın tüm yöneticileri, yaşananları anlık olarak izledi; sahadan gelen bilgilerle sürecin seyrini değerlendirdi ve geri adım atılmaması yönünde ortak bir irade ortaya koydu. Ayrıca bu kazanım; Hep-Sen Gaziantep (@hepsen_gantep) Şube Başkanları Ayşe Kılınç (@aysekilinc27) ve Gülnaz Beklen (@gulnazbeklen01) başta olmak üzere, tüm şube yöneticilerinin ve sendika yöneticilerinin yoğun, eşgüdümlü ve kararlı çabaları neticesinde elde edildi.
Olayın unutulmasına, normalleştirilmesine ya da “rutin bir işlem” gibi sunulmasına izin verilmedi.
Disiplin Süreci ve Verilen Cezalar
Yaşanan olayın ardından hemşireler hakkında uyarı cezaları tesis edildi. Bu durum, sağlık çalışanları açısından ikinci bir mağduriyet yarattı. Görevini yapan hemşirelerin, yaşanan olayın sonuçlarından sorumlu tutulması adalet duygusunu derinden zedeledi.
Bu noktada süreç yeniden ve daha güçlü biçimde ele alındı. Dosya, yalnızca sonuç odaklı değil; usul, ölçülülük ve kamu yararı çerçevesinde değerlendirildi. Olayın başından itibaren yapılan uygulamaların yanlışlığı ve doğurduğu sonuçlar net biçimde ortaya konuldu.
Sonuç: Geri Adım ve Cezaların Kaldırılması
Yapılan değerlendirmeler ve sürecin kararlılıkla takip edilmesi sonucunda, hemşireler hakkında verilen uyarı cezaları geri çekildi. Böylece, görevini yapan sağlık çalışanlarının haksız şekilde cezalandırılması engellenmiş oldu.
Bu gelişme, yalnızca bireysel bir kazanım değil; sağlık hizmetinde görev başındaki personelin keyfi uygulamalara karşı korunması açısından önemli bir emsal niteliği taşıdı.
“Bu Süreçte Yalnız Değildik”
Olayı yaşayan yoğun bakım hemşiresi İbrahim Altıntaş (@ibrahm02_), sürecin ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Zor bir dava süreci geçirirken yanımda olan, emeğiyle ve duruşuyla bana güç veren Hep-Sen ailesine; başta Hep-Sen Genel Başkanı Sayın Yunus Şimşek olmak üzere sürecin her aşamasında destek olan tüm sendika yöneticilerine ve emeği geçen sendika arkadaşlarıma gönülden teşekkür ederim.”
Link: https://t.co/zJddHKxO4I
Bu açıklama, sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani ve vicdani bir dayanışma süreci olduğunu da ortaya koydu.
İbrahim Altıntaş’ın açıklamaları: https://t.co/pFz0z4knSx
Yunus Şimşek: “Bu Olay Sıradan Değildi”
Hep-Sen Genel Başkanı Yunus Şimşek (@ynsmsek), olayın ilk gününden itibaren yaptığı açıklamalarda şu vurguları öne çıkardı:
- Görev başındaki bir hemşire hangi gerekçeyle emniyete götürülebilir?
- Yoğun bakımda, hemşireye bağımlı hastaların saatlerce mağdur edilmesi nasıl görmezden gelinebilir?
- Bu uygulama, yarın tüm kamu görevlileri için olağan bir yönteme mi dönüştürülecektir?
Link: https://t.co/MLW77JnYi2
Şimşek, bu soruların cevabının yalnızca bu dosya için değil, kamu yönetiminin geleceği açısından da belirleyici olduğunu ifade etti.
Değerlendirme: Takip Edilen Dosya Kapanmadı, Çözüldü
Gaziantep Şehir Hastanesi’nde yaşanan bu olay, bir kez daha göstermiştir ki; haklı olmak yetmez, hakkın sonuna kadar takip edilmesi gerekir.
Sürecin başından sonuna kadar sahiplenilmesi sayesinde hemşireler adına ciddi bir haksızlık giderilmiş, sağlık hizmetinin bütünlüğü korunmuş ve önemli bir geri adım sağlanmıştır.
Bu kazanım, yalnızca Gaziantep için değil; Türkiye genelinde görev yapan tüm sağlık çalışanları için güçlü bir mesaj niteliği taşımaktadır.
Zor bir dava süreci geçirirken yanımda olan emeğiyle duruşuyla güç veren HEPSEN ailesinden başta HEPSEN Genel başkanı YUNUS ŞİMŞEK ve sürecin her aşamasında özveri ile destek olan değerli Av.SAMET ÖZTÜRKERİ olmak üzere emeği geçen tüm sendika arkadaşlarıma gönülden teşekkür ederm
Meslektaşımızın yaşamış olduğu bu olay kamuda görev yapan ve her meslek grubunu içine alan... 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na uygun mudur?
Yoksa kamu kurumları kamu düzenini itibarsızlaştırmaya çalışanların, anayasayı değil kendi yasalarını işletmeye çalışanların dediğine yönelik mi hareket etmektedir?
Hak var! Hukuk var! Adalette Olmalı!
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Ben Gaziantep Şehir Hastanesinde yoğun bakımda çalışan bir hemşireyim. Sabahın erken saatlerinde yangın merdiveninde arkadaşla oturup muhabbet ederken doktor Ss burda sigara duman konusunun geldiğini söyleyerek bizimle yüksek sesle ve parmak sallayarak konuşmaya başladı bizde
@minaedanur_ Mina boş yapma sen mi temizsin? Doktorlara değil o doktora söyledik iyi iyidir yasak dersin geçersin neyi takip ediyorsun bide izmaritten dudak izi alalım. Ben nerde çalıştığımı biliyorum ben senin kardeşin değilim
@mem_akgndz Aynen çok eksik var sana yazacak çok şey var ama eksik kalıyor işte ne yazsam eksik.. Seni ilgilendirmez sessiz yada yüksek konuşurum sigara içerim yada içmem işine bak klasik boş beyin seni
@ayseorbaycan Doktorları mı hedef almışım okuma yazman mı yok konunun hastane içinde hallolması gerekiyorken savcılığa taşımak mı hak aramak yalan beyanda bulunmak mı. Tamam sen olunca yaparsın