Dünyaca ünlü haber ajansı @Reuters'ın @KarsanTR ile ilgili haberi, genç gazeteciler ve iletişim fakültesi öğrencileri açısından mutlaka incelenmesi gereken çarpıcı bir örnek.
Başlığa bakıldığında, İsveç’te hizmete başlayan Karsan üretimi otonom otobüsün ilk gününde kaza yaptığı izlenimi oluşuyor. Okuyucunun zihninde oluşan ilk algı oldukça net: “Türk yapımı otonom otobüs daha ilk gün kaza yaptı.”
Oysa haberin detayına baktığınızda olayın bambaşka olduğu anlaşılıyor. Otobüsün kendi kendine bir kazaya sebep olmadığı, arkadan gelen bir tramvayın otobüse çarptığı yazıyor. Yani haberin en kritik bilgisi başlıkta yer almıyor.
Bu fark basit bir başlık tercihi ya da hatası olarak kabul edilemez ve Karsan'ın ticari itibarına yönelik olduğu için hukuki yollara başvurmak gerekir.
Gazetecilikte başlık, okurun haberle kurduğu ilk temas noktasıdır. Çoğu zaman haberin tamamı okunmadan zihinde oluşan yargıyı belirler. Bu nedenle hangi bilginin başlığa taşındığı, hangi bilginin haberin içine bırakıldığı son derece önemlidir.
Reuters’ın haberindeki başlıkta “Karsan”, “otonom otobüs” ve “hizmetinin ilk günü” ifadeleri öne çıkarılırken, “otobüse arkadan tramvayın çarptığı” bilgisi geri planda kalıyor. Bu da okurun olayı Karsan markası ve otonom araç teknolojisi aleyhine yorumlamasına yol açıyor.
Daha doğru ve daha etik bir başlık şöyle kurulabilirdi:
“İsveç’te Karsan’ın otonom otobüsüne hizmetinin ilk gününde tramvay arkadan çarptı.”
Bu örnekte net olarak gördüğümüz gibi manipülasyon her zaman açıkça bir yalanla yapılmıyor. Bazen doğru bilgiler arasından bazıları öne çıkarılabiliyor, bazıları geri plana itilebiliyor. Bazen olayın faili yerine mağduru başlığa taşınabiliyor.
Medya okuryazarlığı işte bu yüzden çok önemli.
Er soll zwei Jungen mit einem Hammer geschlagen haben: Ein 15-Jähriger ist wegen versuchten Mordes angeklagt. Mutmaßlich wollte er »Personen mit islamischer Religionszugehörigkeit und mit ausländischer Herkunft« töten. https://t.co/yYwnGarmry
BREAKING: Spanish PM Pedro Sánchez to Trump:
We are not going to be accomplices to something that is bad for the world and that is also contrary to our values and interests, simply because of the fear of reprisals from some.
We have absolute confidence in the economic, institutional and I would also say moral strength of our country.
Spanish Prime Minister Pedro Sánchez on Iran:
Today more than ever, it is essential to remember that one can be against a hateful regime, as is the case with the Iranian regime, as is the whole of Spanish society, and at the same time be against an unjustified, dangerous military intervention outside of international law.
That one must be against a war initiated without the authorization of the United States Congress or the United Nations Security Council and, as I have said before, one that violates international law.
And that there is always room for a negotiated solution, instead of being dragged along by the devastation of arms as the only possible way out.
Therefore, I would like once again, as we have done since the beginning, to appeal for immediate de-escalation, for full respect for international law in all the conflicts we are unfortunately suffering, and for the urgency of resuming dialogue as soon as possible.
That is where Spain will be, and that is where I believe the whole of the European Union should be.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, ABD-İsrail-İran savaşını yorumlamak için Al Jazeera’ya bağlandı.
Üzerinde pijama ve yerinde duramayan bir telefonla son derece ciddiyetsiz.
Kurumları getirdikleri hal tam olarak bu işte!
Demet Akalın'dan 'Ramazan' çağrısı:
“Ramazan’da TV’ye çıkaracağınız hocalara vereceğiniz yüz binlerce TL’yi dağıtın fakir fukaraya.
Ben razıyım geçen sene ki programları izlemeye. Nasıl olsa her sene yeni ayetler inmiyor.”
Gazeteci Alican Uludağ, Ankara’da ikamet etmekte; suçlama konusu olduğu iddia edilen sosyal medya paylaşımlarını da Ankara’dan yapmaktadır. Buna rağmen sürecin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesi ve tutuklama kararı verilmesi, yetki, usul ve ölçülülük açısından kamuoyunda soru işaretleri doğurmuştur.
Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklama tedbirine başvurulması istisnai olmalı; ifade ve basın özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı titizlikle gözetilmelidir.
Hukukun üstünlüğüne ve basın özgürlüğüne sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Gazeteci Alican Uludağ tutuklandı.
Geçmişe dönük sosyal medya paylaşımları bir anda “gündeme getirildi”; ramazanın ilk günü, iftar saatinde evinden gözaltına alındı.
Ankara’da gözaltına alınıp İstanbul’a götürüldü ve tutuklandı.
Yasa çıkarken “kesinlikle gazetecilere yönelik değil” deniyordu.
Bugün gelinen noktada ise uygulamanın neredeyse sadece gazetecilere yönelik çıkarıldığı görülüyor.
Gazetecilik suç değildir.
Journalist der @DeutscheWelle wurde in der Türkei u.a. wegen „Präsidentenbeleidigung“ festgenommen.
Die genauen Vorwürfe braucht man nicht zu thematisieren, denn es handelt sich um offensichtliche Willkürjustiz, die sich gegen unliebsame Berichterstattung richtet. @ReporterOG
Christliche Fastenzeit & muslimischer Ramadan beginnen in diesem Jahr nahezu zeitgleich. MP @HendrikWuest: „Für viele Menschen heißt das: innehalten, verzichten, Verantwortung übernehmen. Diese Gemeinsamkeit zeigt, wie wichtig Respekt & Rücksicht für unser Zusammenleben sind.“
🚨 EXCLUSIVE 🚨
Surprise before Nintendo Direct!
We reveal release dates for Switch 2 Physical versions of these Xbox titles:
🔹 Indiana Jones & the Great Circle
🔹 Fallout 4 Anniversary Ed
More details can be found on our latest report
https://t.co/UMRvlmz2N6
A Chinese modder has assembled PS5, Xbox Series X, and Switch 2 into a single console!
Switching between the systems takes about 3 seconds.
Only one platform operates at a time, and all components are powered by a shared 250-watt power supply.
Fenerbahçe taraftarları Kadıköy’de, eski galatasaray başkanı Özhan Canaydın'ı anmak için yapılan saygı duruşu bitene dek alkışlamıştı yıllar önce. Bu olaydan birkaç sene önce de galatasaray tribünlerinde "siktir git özhan canaydın" tezahüratları yapılıyordu bilen bilir. Gerçekten "insan" olan herkes Kadıköy'de güzel anılır. Biz başkanlarını güzelce anarken onlar ne yaptı peki? Kurşunlanan Fenerbahçe otobüsünün akabinde taraftar gruplarının sosyal medya hesaplarından "seni sevmeyen ölsün" tweeti attılar. Yöneticileri otobüslerde poz verip tişört bastırdılar. Tribünde gencecik bir kardeşimiz kalp krizi geçirip vefat etti, akabinde yine "seni sevmeyen ölsün" paylaşımı yapıldı. Okan Buruk denen arkadaş şampiyonluk kutlamasında Fenerbahçe'ye ağız dolusu küfür etti. İcardi denen herif sürekli aşağılayıcı twitler attı, kutlamada Ali Koç tişörtü giydi. Bunun gibi daha birçok şey. Bu yüzden Fenerbahçe’ye hiçbir şey söylemeye hakları yok, olamaz da. Ayrıca Gökmen Özdenak 31 Aralık'ta vefat etti. Sonrasında Trabzonspor maçı oynandı ve o maçta anmadılar adamı. Taraftarları tepki verdi diye bizim maçta andılar. Şimdi de çok önemsiyorlarmış gibi saygı duruşundaki ıslıklamaya, 3-5 kişinin ettiği küfürlere laf ediyorlar. Resmi hesaplardan atılan tweetlerden, yöneticilerinizin pozlarından çok daha masum emin olun. Siz busunuz işte. Kaybettiğiniz kupaya ölmüş adamı kalkan yapıp yine mağduriyet yaratıyorsunuz. Hep söylüyoruz yine söyleyelim: Galatasaray her şeyi yapar sonra hiçbir şey yapmamış gibi elini uzatır. Bu düşmanlık iklimini oluşturan kişiler Türk futbolundan el çekmediği sürece bizden dost falan olmaz. Herkese hakettiği gibi davranmaya devam.