Sırrıcığım bazı noktalarda hak vermemek elde değil. Haklısın da!
Ama sorun şu ki; artık biz geliyoruz! Ve biz bizden öncekilerle mukayese edebileceğin tipler değiliz. Biraz deliyiz. Kendine iyi bak. 2028'de bol bol görüşeceğiz.
Şu konuşmada dile getirilen anlayış yaşadığımız coğrafyada yaşanan tüm hak ihlallerinin tüm çözümsüzlüklerin temelinde yatan aklın ürünüdür. Kibirli ama yarı cahil üstencilik.
İzmir Barosunun yeni yönetimi Kürt halkına saldırmış, Gültan Kışanak’ı ve Selahattin Demirtaş’ı sahiplenmeyi suç ilan etmiş. Bakın size ne diyeceğim!
Sizin en kallavi elemanınız, ulusalcılığın prensi, ülkenin başına getirmeye çabaladığınız TBB başkanınız, kendisine Kıbrıs’ta elçilik verilince taklalar atarak taraf değiştirdi. Önünde asker selamına durduğunuz, gönlünüzün teğmeni iktidar saflarına geçtiği gün, bin yıldır oradaymış gibi size salladı. Duayen gazeteci ve televizyoncularınız bir parmak şıklatmasıyla taraf değiştirdi. “Ben belediyenin kapısına Kürt komayacağım” diyen belediye başkanlarınız saraya maraton koşusu yaptı. Şu ara büyükleriniz birbirini ihbar etme yarışına girmiş.
Varmı “güveniyorum” diyebileceğiniz tek Allah'ın kulu? Sizin önünüze atılan ilk oltaya atlayıp biat edeceğiniz yer yine belli.
Gültan Kışanak, 12 Eylül cuntasının Diyarbakır zindanlarında en ağır işkencelerden geçerken saçının bir teli bile eğilmedi. Seçildiği belediyeye kayyum atandı, 8 yıl tutulduğu zindandan çıkalı daha 2 yıl oldu. Çıktığında da “Bu benim madalyamdır” dedi.
Selahattin Demirtaş, on yıldır zindandaki hücresinde iradesinden milim sapmadı. Onun direnişi, bugün ona suç isnat edenlerin hepsine ders olacak niteliktedir. Sevgili Demirtaş’ın avludaki tek voltası, sizin fırıldak hayatlarınızın tamamına bedeldir.
Biz boyun eğmeyen bir geleneğin takipçileriyiz, ağa babalarınız bizi iyi tanır. Gidin ötede oynayın.
Şunu hiçbir ilerici destekleyemez. Ucuz yemek veya ücretsiz okul yemeği koyunların mücadelesidir.
Bir insan yemek parası karşılayamayacak kadar aşağıysa öncelikle Boğaziçinde okumamalı. Maddi sorunlarını aşmadan bir insan nasıl entelektüel özgürlüğe ve özgünlüğe kavuşabilir?
yemekhaneden üç öğün yemek yesen ayda 7500 lira ediyor. devletin hem barınma hem beslenme hem de eğitim için verdiği toplam burs miktarı 4000 lira. kim neyden çalıyormuş bir anlat bakalım?
JİTEM’ci oğlunu anıp, mektubunda kendisinden söz eden Selahattin Demirtaş’ın adını bile anmadı… Abartılı bir coşkuyla parlatılıp hızla popülerleştirilen isimlere karşı bu yüzden mesafeliyim.O büyük heyecanın ardından çoğu zaman gerçekten kayda değer bir şey çıkmıyor..
Helikopterden atıldıktan sonra linç edilerek katledilen Servet Turgut’un ölümüne dair ATK raporu 6 yıl sonra ortaya çıktı.
İşkencenin boyutunun gözler önüne serildiği raporda, Turgut’un vücudunda neredeyse kırılmadık kemiğin bırakılmadığı kaydedildi.
Raporda, Turgut’un vücudunda kafa, yüz, kaburga dahil neredeyse tüm kemiklerin kırıldığı, beyin kanaması geçirdiği, akciğer sönmesi, doku ölümleri ile bunların yol açtığı organ yetmezlikleri sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. https://t.co/HHFWEF1hnr
Yapılacak çok yorum var ama bence boktan bir yazı, okuyan herkes yazının kendi kendini çürüttüğü bir çok noktayı çok rahat fark edecektir, fark etmek için entelektüel olmaya siyaset bilimci ya da başka zırvalar olmasına da gerek yok.
Akademisyen Yektan Türkyılmaz: Jeopolitik vizyon yok, 'Öcalan fırsatı' var
@yektantyilmaz: "Burnumuzun dibinde, mutlak bir önderlik kültü geliştirmiş, kendisini İsviçre gibi tanıtan bir Kuzey Kore var.
Şehitlerin, Öcalan için verildiği bir anlayış… Öcalan bir, kalan yapının tamamı sıfır; sıfır nokta beş bile değil."
Arda Ekşigil'in söyleşisi
https://t.co/JLZh50QplS
Adil Mahkeme! Ve insandan Paspas Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesinde Kürt tutuklulara silahların nişangahında konuşabiliyorlardı. Askeri Mahkemeler zulümü onylamak için yargı yapıyordu. We Strane Beje filminden kalan sahnelerhttps://youtu.be/mwDhNTJXhTc?si=TV7irZPE5Fss440M @YouTube aracılığıyla
Deniz Zeyrek, Numan Kurtulmuş'un "Türkler ve Kürtler bir ve beraber yoluna devam edecek" sözlerine ilişkin:
▪️"Madem Kürtlerle Türkler eşittir, hadi o zaman anayasaya 'Kürtler ana dilde eğitim alma hakkına sahiptir' diye bir cümle koyun. Hadi koyun.
▪️Biz okullarda nasıl Türkçeyi öğreniyorsak Kürtler de okullarda Kürtçeyi ana dil olarak bir eğitim alanı olarak öğrenebilirler mi mesela?
▪️Yarın da diyecekler ki, 'Hadi o zaman ana dilde eğitim, Kürtçe resmi dillerden biri olsun.' Ne diyeceksiniz?"
Türevleri bunlar provakatör, bölücü yok şucu yok bucu diye dem i ve seçmenini hedaf tahtasına koymayacağını görememek siyasetten gram anlamamak , politik okuma yapamamaktır asıl.
-İktidarın özel gücü olarak kullandığı kolluk kuvvetleri için polisimiz kutsaldır el kaldıracak değiliz diyen genel başkan ve partisi için Dem ve seçmeni neden sokağa dökülsün.
-Diyelim ki yaptı ve dem seçmeni sokağa çıktı ki her türlü çıkar çağrıdan sonra ilk önce CHP ve
CHP’ye yapılan mutlak butlan darbesini
salt bir siyasi partiye yönelik “yargı”meselesi olarak okumak siyasetten gram anlamamaktır.
Butlan darbesini CHP içi çekişme ya da siyasi partilerin iç meselesi olarak tanımlamak siyasi körlüğün daniskasıdır, apolitizmdir.
Demokrasinin kırıntısının bile olmadığı yerde faşizme dört nala koşulurken,
darbe yapanlara karşı sarayın çıkarları için faşist darbeye sürüklenen yurttaşları siyasete, sokağa, tarih sahnesine davet etmek yerine statükocu bir sağduyuya ve uzlaşıya davet etmek, nesnel Türkiye gerçekliğinde hiçbir karşılığı olmayan DEMOKRAAAASİ Eyyamcılığı yapmak ise Allah akıl fikir versin denilecek cinsten bir gafletin ta kendisidir.
Devletin polisi milletin vekilini yerlerde sürüklüyor, parti genel başkanlarını darp ediyor halkı eziyor ama siz devleti ve aygıtlarını kutsallaştırma peşinde koşun bunlar bile iyi günleriniz
#CHPÖzgürÖzel
Özgür Özel'den açıklama
🗣️"Buradan çıkmayacağız, ne kadar direnebiliriz bilmiyorum. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak halimiz yok ama delegenin oturttuğu koltuktan delegeden başkası kaldıramaz. Bizi buradan atarlarsa yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz."
https://t.co/SI9KWHHyLh