✅ Kişi başına en az doktor düşen ülke: Türkiye!
✅ Doktor başına en çok hasta düşen ülke: Türkiye!
✅ OECD ülkeleri arasında en fazla yük altında çalışan hekimler: Türkiye’de!
✅ En iddialı olduğunuz alan: Sağlık hizmeti kalitesi!
✅ Tüm bunlara rağmen yoksulluk altında çalışan hekimler: Türkiye’de!
💬 Şimdi soruyoruz:
Sınırlı kaynaklarla mucizeler yaratan hekimleri neden sahipsiz bıraktınız?
6 yıl tıp + 5 yıl asst + 4 yıl yan dal yapmış uzman doktorun, saatlerce ameliyat yapan cerrahın diğer sağlık çalışanlarından fazla ek ödeme alması haksızlık değildir ama bunu bile haksızlık olarak görüp kıyaslama yapmak şımarıklıktır, hadsizliktir
Hekime yaraşır 'kök maaş' konusunu bakan kasıtlı olarak çözmek istemiyor. Teşvik ise tam bir fecaat;Bazı hastanelerde iyi dağıtılıyor diye ses çıkarılmıyor,çoğu hastanede sadaka gibi dağıtılıyor yine cılız sesler. Sendikaların ilk ve tek derdi bu 'kök maaş' olmalı
#HekimeEnaz7800
2 hafta önce Sırbistan’dan Türkiye’ye dönerken havaalanında yaşlı Sırp karı kocayla tanıştım. Adam bastonla yürüyor, ağır hareket ediyordu. Onlar da benim gibi İstanbul uçağına binecekti. Sırpçayı nereden bildiğimi sordular. Bosna göçmeni olduğumu söyledim. Sonrasında adam bana, beni olduğum yere çakacak o cümleyi kurdu; ‘’senin Sırpçayı bildiğin gibi ben de Türkçeyi bilmek isterdim, sırf o doktora kendi anadilinde teşekkür edebilmek için’’ dedi. Sonrasında da anlattı. Büyük bir trafik kazası geçirmiş. Bütün Sırbistan’ı hastane hastane dolaşmış. Bacağının kesileceğini söylemişler. Oğlu kredi çekmiş, Slovenya’ya gitmişler. Orada da bacağının kesilmesinden başka şansı olmadığı söylenmiş. Ancak Sloven doktor, İstanbul’da Türk bir meslektaşı olduğunu ve bir de onun muayene etmesinin iyi olabileceğini söylemiş. Her şeyi göze alıp, eldeki son parayla İstanbul’a gelmişler. Ve o sırf teşekkür etmek için Türkçeyi bilmeyi arzuladığı doktor kurtarmış onun ayağını. 2 ameliyat olmuş. O gün de kontrol için İstanbul’a gidiyorlardı. ‘’Türkçeyi bilmeyi isterdim’’ dediğinde gözlerindeki o pişmanlığı gördüm. O minneti hissettim. Uçaktan indiğimizde bekledim onları, pasaport kontrolüne kadar eşlik ettim. Ayrılırken, ‘’bu ülke yetiştirdiğini nasıl güzel yetiştiriyor, ülkenize rahat yürüyebilme özgürlüğüm adına minnettarım’’ dedi. Bu anı hiç unutmayacağım. Doktorlarımızın kıymetini bilmeliyiz. Çünkü bizim bilmediğimiz kıymeti başkaları, bize adeta değer dersi verecek kadar onların kıymetini biliyorlar.
Hakkında hastayı darbetti haberleri yapılıp, sonrasında tam tersi olduğu ortaya çıkmıştı.
İftira atılan doktor: “Mesleğimden soğudum, Doktorluk yapmak istemiyorum.”
@HaberReport Hekim arkadaşımız sahipsiz zannediyorsanız yanılıyorsunuz‼
Sendikası,"gerçek" hastaları,"gerçek" basın ve çalışma arkadaşları susmayacak siz rahat olun.
Gerçeklerin ortaya çıkma gibi bir huyu vardır‼
Gazeteci Şafak Coştu: “Tıp bu ülkede cogunlukla şanslı aileden doğmayan çocukların büyük emekler karşılığında kazandığı ve bitirdiği bir bölüm olmuştur. Bu nedenle de başarısız insanlar geldikleri torpilli yeri kullanarak doktorları aşağılamaya çalışıyor.”
✒️ Neden olmasın ! Bir çocuk gülümser dünya değişir! ( @GalatasaraySK )
- Emin, Hatay’da depremde enkaz altından 78 saat sonra sol bacağını kaybederek kurtuldu.
- Babasını ve abisini maalesef depremde kaybetti,.
Emin koyu bir Galatasaray taraftarı.
- Emin engelinden dolayı akülü araba, laptop ve Galatasaray'ın bir maçına gitmeyi hayal ediyor.
- Emin'in sesini Galatasaray'a duyurma vakti !
İnsanımızın anlamak istemediği şey şu “Herhangi bir devlet memuru 3-4 yılda yetişebiliyor; ancak bir uzman doktorun yetişmesi 13-15 yılı buluyor.”Doktorlar hem yetişmesinin zorluğundan hem de insan canı ile uğraştığından değerli.Bu bütün dünyada böyle.Bizim doktorlar bir şey beğenmiyor götleri kalkık diye düşünmesin kimse.13-15 yıl emek verip bir yerlere geldikten sonra kimse kira/yemek/yol/çocuğun okul parası vs düşünmek istemez. Biz gidip de yat alalım villa alalım demiyoruz ki. Sadece asgari giderlerimizi düşünmek istemiyoruz. Yoksulluk sınırı 34.000 lira bu ülkede!
Tıp fakültesinde her zaman hastalık yoktur , hasta vardır denilir , çünkü çok saçma ve değişik şikayetlerin ardından farklı şeyler çıkabiliyor , yapay zekayı psikiyatriye davet ediyoruz 😂
Almanya'ya giden doktor için "hakkım haram olsun" diyen trollere tek bir sorum var: 4 yerden maaş alanlara da hakkınızı haram ettiniz mi? Depremzedelere çadır satanlara da hakkınızı haram ettiniz mi? Mülakatta torpille gençlerin hakkını yiyenlere de hakkınızı haram ettiniz mi?
Hekime atılan iftiraymış. Serbest bırakılmış. Yüzlerce kullanıcı bu kişiye bunu söylemiş… Düzelt demiş, özür dile demiş. Tık yok! Düzeltme yok… Neden? Özür dilerim desen ne kaybedersin? Şimdi bu hekimin çektiği ıstırap nasıl telafi edilecek? Sosyal medya tehlikeli bir linç silahına dönüştü. Çok canlar yanıyor bu şekilde… “Onur Savaşı” diye bir filmi bu tipe birileri seyrettirsin. Masumiyet karinesini yerle bir eden bu tweet için umarım iftira atılan hekim ve hekim örgütleri harekete geçip iftira davası açar…
Olayın aslı şöyle olmuştur
Acil olmayan şikayet ile acile gitmiştir. Oradaki doktor hanım hastaya bakıp acil olmadığına karar vermiştir. Ki bu barizdir. Poliklinik kontrolü önermiştir. Polikliniğe gidip beklemek istemeyen acil serviste herşeyine bakılsın mantığındaki ayrıcalık bekleyen bu insanlar şiddete başvurmuştur. Hatta doktor hanıma özel gününde misin diyebilecek ve hakaret edebilecek kadar ileri gidilmiştir. Acil servisteki doktor hanım -ki kendisini duruşu nedeniyle tebrik ediyorum- bu şımarık terbiyesize pabuç bırakmadığı için aşağıdaki iğrenç hakaretli boş yeşil alan şımarıklığı olan video çekilmiştir.
Bu ameliyatı yapabilmek için
6 yıl tıp
2 yıl mecburi
5 yıl kvc asistanlığı
2 yıl uzman mecburisi
3 yıl çocuk kvc yan dal
El kadar çocuğun kalbini ameliyat ediyorlar. Hiçbir meslek grubu ile karşılaştırmıyorum bile, bu kadar zorlu eğitim görüp, bu kadar riskli bir ameliyat++_
Devlet Tıp fakültesinde beni okutsaydı, param olmadığı dönemde bir süre okula ara vermezdim,
Babam para vermeseydi..
yurtta kalamazdım,
Ev kirasını ödeyemezdim,
Yemek yiyemezdim,
Otobüse binemezdim,
Kitap defter alamazdım.
Yani devlete değil babama borçluyum. nokta
Kriter şu olmalı!
En düşük memur maaşı, en yüksek işçi maaşından düşük olmamalı!
Memurlar arasında ise en yüksek doktor, daha sonra akademisyenler, mühendisler öğretmenler ve diğer memurlar şeklinde kademeli olarak devam etmeli...
Gelişmiş ülkelerde bu böyledir!