İç saha-dış saha performansları arasında bu kadar uçurum olan bir takımın sonraki yıllarda da belirli limitleri olacaktır. Okan Buruk'un her sene ikili eleme maçlarındaki deplasman karnesi ileride de düzeleceğe benzemiyor. Bu seneki “başarı”nın dahi tekrarlanması zor gibi.
Timeline’da hakem diye ağlayanlar mı dersin, “neden kendi oyunumuzu oynamadık” diye sorgulayanlar mı dersin, herkes yine ayrı saçmalıyor. Barcelona, Barcelona gibi oynayamıyor Anfield’da. Senin sığır presin işler mi sence burada?
Liverpool deplasmanında son 16 maçında 4-0 yenilmek utanç verici değil ama bu sezonki Liverpool'a karşı oynanan ikinci yarı da kabul edilebilir değil. Uğurcan'ın üst düzey performansı olmasa ve sonda aslında onun hatasıyla yenilip sayılmayan gol sayılsa 7-8 olması işten değildi.
Kulüp kimliğinin bir anlamı yok. Kulüp kültürünün bir anlamı yok. Sadece başarı var. Ve başarı için her yol mübah. Siyasetin kucağına otursun kulüplerimiz. En çok zıplayan bizim kulübümüz olsun. En çok bizim yanağımız okşansın. Yeter ki kimliksiz müzemize bir kupa daha koyalım.
İstiyorlar ki kulüp 800 milyon Euro kazansın, o parayı Kerem'lere bir senelik Duran'lara Maximin'lere harcasın. İstiyorlar ki stat 100 bin kişi olsun, performansından memnun olmadıkları oyuncuları daha güçlü ıslıklayıp kendi takımlarına daha fazla zarar verebilsinler.
Avrupa'da başarı hedefi yok hiçbirinin. Kendi kendilerini eğliyorlar burada. Edirne'nin ötesine geçince kimsenin umrunda olmayacak lig şampiyonluğu için birbirlerini yemeye devam ediyorlar. Bunun için kulüplerinin kimliğini, tarihini, karakterini satmaya her daim hazırlar.
Hayır ne yapabilirsin amına koyayım mesela? İnsanlar neden kendilerini bu kadar önemli görüyorlar? Bir insan hiç mi "Ben kimim amk?" diye sorgulamaz? Bir de neler neler yapılmış bu lig tarihinde, her iki takım oyuncuları tarafından da. Çizgi bununla mı aşılmıştır yani?
Her zaman şampiyonluğa oynayan ama hiç şampiyon olamayan. Hedefi hep en yüksekler olan ama oraya hiç ulaşamayan. Hayallerde Fenerbahçe dünyanın en büyük spor kulübü. Gerçeklerde futbolda Türkiye'nin şamar oğlanı. Diğer branşları zaten kendileri bile umursamıyor.
Geleceğe yatırım iyidir hoştur ama Fenerbahçe gibi her zaman şampiyonluğa oynayan hedefi hep en yüksekler olan büyük camia ali koç dönemi gibi “gelecek” adı altında saçma transferler yapamaz. Saran kısacası biz büyük camiayız en iyi oyuncuyu en iyi zamanında alırız demiş.
Mükemmel anlatım beklemiyoruz. Vasat hatta kötü bir spiker de olabilirsin, hiç sorun değil. Ama ne maçta olanlarla anlatım uyuşuyor ne dünyanın en büyük takımlarından ikisinin oyuncularının isimlerini doğru dürüst telaffuz edebiliyor. Yavrum sen hangi milletvekilinin yeğenisin?