Daha önce defaeten ifade ettik yine edelim;
Sorun Peres, Netenyahu, Ben-Gvir ya da bugüne kadar gelmiş ve bundan sonra da gelecek başbakanlar, siyasiler değil.
Sorun Filistin topraklarını işgal eden Yahudi varlığının bizzat kendisidir.
Kendisi ile mücadele edilmesi gereken dahası topraklarımızdan bütün pislikleriyle birlikte sökülüp atılması gereken işgalci varlıktan başkası değildir.
Neteyahu'yu asıl suçlu görmek ve gasıp Yahudi varlığı 'İsrail'e, varlığına, bölge için başlı başına bir tehdit oluşuna tek bir kelime etmemek asıl sorunu kişiselleştirerek örtbas etmektir.
Acaba Neteyahu'yu asıl cani ve suçlu gösteren, 'İsrail'i bir nevi aklayan böylesi bir açıklama ile; Netenyahu'nun gitmesi ile birlikte başlaması muhtemel normalleşme sürecinin taşları mı döşeniyor?
Tali Tartışmalar ve Öncelikli Mesuliyetlerimiz
🖋️"Allah'ın hükümlerinin ihya edilmesi gerektiğini haykırmak varken tali meselelerle vakit kaybetmek ne kadar elzemdir?"
🖋️"Hakikate karşı güç birliği yapmış batıl karşısında vahdet olmak gerekirken tefrikaya neden olacak tartışmalar ancak Allah düşmanlarını sevindirir."
#Gazze
https://t.co/b69NXm8M4B
Basın Açıklaması
Mekke Anlaşması Ümmetin Değil ABD’nin Çıkarlarını Korumaktadır
"Bu ülkelerin yönetimleri, ortak tarihi bağı, Müslümanların kardeşlik ilişkisini ve İslami dayanışma ruhunu gerçekten önemsemiş olsalardı Gazze’yi yüzüstü bırakmazlardı. Elbette biz onları bir araya getiren şeyin Allah rızası olmasını isterdik, ittifakı kurduran iradenin kendilerine ait olmasını, böylece bu güçleriyle Gazze’yi işgal eden Yahudi varlığını mübarek topraklardan söküp atacaklarını söylemelerini beklerdik. Ama ne anlaşmada ne de yaptıkları açıklamalarda böyle bir şey görmedik, aksine bu ittifakın NATO’nun bir alternatifi olmadığını ve ABD’nin menfaatleriyle de çelişmeyeceğini söylediler..."
Basın Açıklamasını okumak için yorumdaki linke tıklayın 🔻
Emrolunduğun gibi dosdoğru olmak ancak ve ancak bütün hayatta İslam'ın hakim olması ile mümkündür.
Allah'ı ve İslam'ı hayatın dışında bırakan laik düzen emrolunduğumuz gibi dosdoğru olmanın önündeki en büyük engeldir.
#Emrolunduğungibidosdoğruol Hûd Suresi
Birlikte "Ordular NATO'ya" sloganını atmaya hazırlanıyorlar.
Biz sözü muhatabına söylemeye Külliye'ye gidip "Ordular Aksa'ya" dediğimizde, Erdoğan'dan Gazze'ye asker göndermesini istemiştik. Bugün öğrendik ki Trump'ta Erdoğan'dan savaşa girmemesini istemiş
Ne Trump Ne NATO
Kafirle İşbirliğine VETO!
Türkiye, askeri gücünü, nüfusunu, stratejik konumunu ve savunma sanayi alanındaki başarısını, Batılı kafirleri korumak için değil! Müslümanlara ve İslam coğrafyasına liderlik etmek için kullanmalıdır.
#NATOyaVETO
Basın Açıklaması
Ne Trump Ne NATO Kâfirle İşbirliğine Veto
- Trump ve NATO’yu topraklarımızda asla istemiyoruz, kâfirle iş birliğini ise veto ediyoruz.
- NATO’nun Bosna, Kosova, Afganistan, Irak, Libya, Somali ve diğer İslami beldelerde yaptığı askeri operasyon ve işgaller, varlık amacının somut göstergesidir.
- Türkiye, askeri gücünü, nüfusunu, stratejik konumunu ve savunma sanayi alanındaki başarısını Batılı kâfirleri korumak için değil Müslümanlara ve İslam coğrafyasına liderlik yapmak için kullanmalıdır!
Basın Açıklamasını okumak için
🔗 https://t.co/47mc6cM2LK
Tedriciliği Savunanlara Soruyorum!
İslam beldelerindeki yöneticilerin İslam’ın hükümlerini tatbik etme noktasındaki zafiyetleri bilinmektedir. Ancak bazıları bu durumu “tedricilik fıkhı” ile meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Tedricilik anlayışı hakkında neler söylenebilir?
"Laiklikten Kurtuluş Beklenmez!" Abdullah İmamoğlu
Abdullah İmamoğlu hocamızın, “Çöküşten Kurtuluşa İslam’ın Çağrısı” başlıklı konferansta gerçekleştirdiği konuşmadan bir kesit.
https://t.co/bv3fhB51Zm
Yöneticiler dışarıdan kopyaladıkları kanunlarla gemimizin altını oyarken, biz insanlara ahlaklı olalım dürüst olalım falan diyoruz. Bu gemiyi batmaktan ne kurtaracak?
Today, the body of our neighbor was found buried and decomposed.
He had been wounded and left bleeding for three days during the last evacuation from northern Gaza.
When he realized he would not survive, and that no one could reach him, he made his final decision.
He covered himself with soil and buried himself while in prostration.
Now, his remains were found in that same position still in sujood.
His body was discovered beside a tree he chose as his final resting place.
He left a sign for his family… his ring tied above the soil with a thread, along with a small branch from the tree, so they could find him.
Even in his final moments, he thought of them.
Even in death, he left a message of dignity, faith, and farewell.
This is not just a story.
This is a life. A human being. A final act of strength in the face of unimaginable pain.
"Kendini düzelt toplum düzelir" dediler. Sen kendini düzeltmeye çalışırken topluma;
🔹Dizilerle şiddeti sürekli pompalayan medyayı
🔹 Medyanın reyting putunu cilalayan patronları
🔹 Patronların doyumsuz rant hırsını dizginlemeyen siyasi elitleri
🔹Ve bütün süreçlerde yer alan insanı değersizlik ve anlamsızlık çukuruna düşürerek bozan sistemi hep dikkatlerden kaçırdılar.
Devrin hokkabazları bermuda şeytan üçgeni gibi işleyen bu mekanizmayı dikkatlerden kaçırmak için sana yüklendiler kardeşim, seni suçladılar: Kendini düzelt toplum düzelir!
Bu büyük bir yalan!
Her doğan temiz bir fıtrat üzere doğar. İçinde doğduğu düzen-ek ne ise insan o kalıba o şahsiyete bürünür.
Suç ender görülüyorsa insan, sık görülüyorsa düzen bozuktur. Düzeni değiştirin insan değişir.
#Kahramanmaraş
#EğitimdeŞiddeteHayır
"4 Ölü"
Dün Şanlıurfa bugün #Kahramanmaraş yeter artık.
Her gün farklı yerlerinden yaralanan bir topluma dönüştük.
Sürekli kan kaybediyor, yaşadığımız acılarla hayata devam etmek zorunda kalıyoruz.
Bu yaşananları doğru anlamalıyız.
İnsan hayatı nasıl bu kadar değersizleşti?
Sokaklar niçin bu kadar güvensiz hale geldi?
Bize bunları kim yaşatıyor?
Ne yaralarımızı iyileştirebiliyor ne de yeni yaraların oluşmasını önleyemiyoruz.
Sorun nerde?
Asıl cevaplanması gereken soru bu.
Zira sorunu doğru tespit edemediğimiz için, bulduğumuz çözümler sorunu daha da büyütmekten başka işe yaramıyor.
Sorunun gerçek kaynağının bozuk sistem olduğunu anlamamakta niçin ısrar ediyoruz.
Anayasasıyla, kanunlarıyla, eğitim sistemiyle, ekonomisi ve hukukuyla, televizyon dizileriyle, sosyal medyasıyla, siyasi partileriyle, yönetim anlayışıyla bir bütün olarak içinde bulunduğumuz sistemin sorunun ana nedeni olduğunu artık görmemiz gerekiyor.
Yani sürekli kan kaybetmemize, toplum olarak çöküntüye uğramamıza yol açan bu bozuk sistemi değiştirmeliyiz.
Değiştirmezsek kan kaybından hepimiz ölüp gideceğiz.
Sorun sistemdir.
Değişmelidir.
Bu bozuk sistemin yerine kan kaybını önleyecek, yaralarımızı iyileştirecek ve bizi güven içinde yaşatacak yeni bir sisteme acilen ihtiyacımız var.
Bunu bize ancak Allah korkusu temelinde Allah'ın hükümlerini esas alan İslami bir yönetim sağlayabilir.