gladio’nun tr’deki uzantıları 7 tip’linin öldürülmesinden 1 mayıs 1977’ye, aydın cinayetlerinden maraş'a sayısız kanlı hadisenin faili oldular. o uzantılardan biri 7 tip’linin katili h. kırcı idi, kırcı talimatı a. çatlı’dan alıyordu, çatlı’nın kimden aldığı ise malum.
Suriye'de Alevi soykırımı açlık, tehcir ve her türlü yaşamsal tehditle devam ediyor. Aşağılık Emperyalist dünya sessiz, adi kapitalistler sağır, sözde insan hakları örgütleri kör...
En acısı, dünya genelinde sayıca milyonları bulan Alevilerin duyarsızlığı... Korkudan ya da bencillikten... Bu duyarsızlığı analiz etmek, araştırma tezlerine konu olacak vahimliktedir.
Gerçekten çok yazık...
Gerçekten Suriye'de şu anda Aleviler asrın en büyük soykırımına maruz kalırken, asırlar boyu etkisi sürecek ve hep konuşulacak bir duyarsızlık yaşıyoruz. Aleviler, şu anda bireysel ve kurumsal olarak tarihin en kötü sınavını veren Topluluk olmaya aday...
Aleviler olarak: Öldürülüyoruz,
soykırımdan geçiriliyoruz, tecavüze uğruyoruz,
Aşağılanıyoruz,
Köle pazarlarında satılıyoruz...
Yediğimiz lokma,
Başımızı soktuğumuz yuva,
Emekle, bilimle, eğitimle edindiğimiz mesleğimiz, maaşımız elimizden alınıyor..
Geçimlik Defne yaprağı için öldürülüyoruz... Defnelerimiz bile yakılıyor, zeytinlerimiz, ağaçlarımız yok ediliyor...
Soykırım yani...
Tam anlamıyla soykırıma uğradık ve devam ediyor..
Bu süreçte herkese bir görev düşmeliydi...
Soykırımı duyurmak
Soykırımı durdurmak için ses çıkarmak
Daha çok kamuoyu oluşturmak için sokağa çıkmak, haykırmak, çığlık atmak, dünyaya çığlığımızı iletmek...
Bütün bu eylemler yapılabilir...
Kiminin gücü, kiminin cesareti, kiminin duyarlılığı..
Kim nereye yeterse...
Korku da anlaşılabilir... İsteyip de yapamayan, yapıp da yetersiz kalan olur, olabilir...
Hepsine EYVALLAH!...
Lakin, şu anda açlıktan kırıma uğrayan Suriye'deki Alevi kardeşlerimize bir lokmayı çok gören, umursamayan, "bir ekmek bir umut" Dayanışmasını gündemine dahi almayan bütün Alevilere sitemimiz ve mesajımız var...
Aşağıdaki mesaj, Suriye'den geldi.
"Bir ekmek, bir umut" şiarıyla yürüttüğümüz yardım organizasyonunda sahada cani-gönülden yardımcı olan bir kardeşimiz bana bu mesajı yolladı.
Yaptığı durum tespitini hem Arapça hem Türkçe olarak sizinle paylaşmak istedim.
Lütfen sonuna kadar okuyunuz🙏 (devamı yorumda)
"Necm, Mukhtariya ve Kafr Abd köyleri Talbiseh bölgesine yakın konumda olup, Homs Valiliği için bir savunma hattı oluşturuyordu. Bu köylerin sakinlerinin büyük çoğunluğu yerinden edilmiş durumda ve kalan küçük bir kesim de temel ihtiyaçlardan ve güvenlikten yoksun. Dün benimle birlikte olan Necm'li bir arkadaşım, yaklaşık yirmi aileden oluşan Necm'deki Alevi sakinlerinin, ev kiralayacak paraları olmadığı için Homs Valiliğine veya başka güvenli bir bölgeye gidemediklerini söyledi. Dahası, ayrılmak isteyenlerin sırtlarındaki kıyafetlerden başka bir şey almalarına izin verilmiyor. Silahlı gruplar daha sonra evi ve eşyalarını ele geçiriyor. Köyde kalmak isteyenlerin ise tarlalarında çalışmaları yasaklanıyor. Elbette, veresiye çalışanlar, kendilerini Genel Güvenlik güçlerinden olduklarını iddia eden kişiler veya silahlı Bedevi grupları tarafından sık sık soyuluyor; bu kişiler tezgahların içindekileri alıp ödeme yapmadan ayrılıyorlar. Bazıları ise tüm tezgahı ele geçirip, sahibini dövüp bölgeden kovuyor. Köylüler sürekli hakaretlere, küfürlere ve zorluklara maruz kalıyor. Zavallı yaşlı arkadaşım bana bunu anlattı ve konuşmamızın büyük bir kısmı, bu son derece zor durum ve köylülerin çektiği büyük haksızlık yüzünden dökülen gözyaşlarıyla doluydu. Her kız çocuğu olan ailenin karşılaştığı iğrenç mezhepçilik ve sürekli taciz ve zorbalık... Tanrı'ya inanan bu kardeş, hissettiği haksızlık, baskı ve yoksulluktan titreyen bir sesle konuşuyor. Bana, tarif edilemez bir sesle ve her türlü acıyı hissettiren bir şekilde, köylülerin artık bir somun ekmek bile alamayacaklarını söylüyor. Tek hayalleri çocuklarına bir öğün yemek yedirmek, hatta sadece bir parça tavuk bile olsa. Tüm yiyecekleri artık ebegümeci, karaağaç ve yabani kekik gibi yabani otlardan oluşuyor. Kapari... Elbette, bu köydeki ve Homs kırsalının doğusundaki birçok diğer köydeki durumu anlatıyorum.
Çünkü ++
Sevgili arkadaşlar çocuk hakları uzmanı değilim ama çocukların internet kültürüyle ilişkilenişi başta olmak üzere bu konuda bazı haber çalışmalarım oldu. Gerçekten emek verdiğimiz ve duyurmaya çalıştığımız çalışmalar. Burada sıralıyorum, umarım işe yarar:
🚩 Suça sürüklenen çocuk dosyamız. Dünyada ceza uygulamaları nasıl, hangi uygulamadan nasıl sonuç alınıyor ve dünya bu olguya nasıl yaklaşıyor?
https://t.co/A7qwWuGBFL
🚩 Incel toplulukları araştırmamız. Incel sınırları belli bir kavram mı? İlla kız arkadaş mevzusu mu? Neden saldırılara hep erkekler karışıyor? Online toplulukların bu saldırılarla ilişkisi ne?
https://t.co/S3bmnhGdgp
🚩 Online şantaj ve nefret grupları neden Discord ve Telegram'da yoğunlaşıyor? Bunları yasaklamak çözüm mü?
https://t.co/TEATJnVX6w
🚩 Bilimsel araştırmalar okul saldırganları hakkında ne söylüyor? Ortak paternler neler? Bu saldırılar önlenebilir mi?
https://t.co/2V6AjWv8wa
🚩 Son olarak eski bir dosya. İntiharlar bulaşıcı mıdır? İntiharı nasıl haberleştirmeli?
https://t.co/3kR5McpL5q
Suriye sahil dağlarında insanlar kurbanlarını sadece gömmez, onları toprağa eker; her bahar yeniden solmaya direnen taze menekşeler olarak geri dönsünler diye...
7 Mart katliamlarının üzerinden bir yıl geçti, menekşeler dünyaya hâlâ şunu söylüyor:
“Bu sahil toprağının kimliği kanla kutsanmıştır.”
#7Mart2025
#KaraCuma
#7MartAleviSoykırımGünü ilan edilsin...
7-9 Mart 2025 Alevi soykırımını unutmadık. Geçen yıl bu saatlerde sahile akan cihatçıların barbarca saldırılarının üzerinden 1 yıl geçti, katliamlar devam ediyor.
Yarın Samandağ’daki 1.yıldönümü mitinginden alandan saat 12.30'da canlı yayında olacağız > https://t.co/KzV3UjKq5U
Zeytinburnu'nda ölü bulunan anne Fatma Nur Çelik'e vakıf şubesinde tecavüz edip 2017 yılında evlendikten sonra, 3 yaşındaki öz kızına cinsel istismarda bulunan ve kuvvetli deliller olmasına rağmen TUTUKSUZ yargılanan Kuran'a Hizmet Vakfı sorumlusu Ayhan Şengüler.
Hatay’da konteynerde yaşayan binlerce insan karanlıkta, soğukta yaşamaya zorlanıyor.
Elektrik kesintileri saatler değil, günler sürüyor.
Konteynerde elektrik lüks değil, hayatta kalma meselesidir.
#34AydırHayatNormalleşmedi#HataydaElektrikYoksaHayatYok
186 TEDAŞ'ı arıyorum. Elektrik olmayan milyon mahalleyi ve sözde elektrik verilecek saatin anonsunu dinledikten sonra oturduğum mahallenin sayılmadığını fark edip arıza kaydı oluşturuyorum. Elektrik verilecek diye söylenen saati 3 saat geçince tekrar arıyorum. Milyon mahalle+benim mahallemi saydıktan sonra 3 saat önceki saatte elektrik verileceğini dinleyip küfrediyorum 🤦🏻♀️
Gerilim filmi gibi hayat...
#HatayKaranlıkta
#HataydaHayatYok
#HataydaElektrikYok
#34AydırHayatNormallesmedi
#HataydaElektrikYoksaHayatYok
Kendini bir bok sanan akademi soytarıları bilsin ki sizin o ukalalık soslu nobranlığınızı akademiden söküp atacağız, sizi de "başka türlü" atacağız. Sıçtığımın sonradan görme andavalları sizi.
Kendine gazeteci diyen şebekler Süveyda’da Dürzileri suçlayan hikayeler yazıyordu. Yeni çıkan hastanedeki kamera kaydına göre Işid armalı HTŞ unsuru katiller, sağlık görevlilerini infaz ediyor.
Dörtyol’da yangın hızla büyüyor. Yayla evlerinin boşaltıldığı bilgisine ulaştık. #HatayYanıyor tagine destek vermeniz rica olunur.
Hatay’ımızı da gündemde tutalım. 🙏🏻
Suriye'de bir kadının daha kaybolduğu haberi geldi.
Adı:Reem Baloul. Üç küçük kız çocuğu annesi.. Şam kırsalı Qatana kasabasından bugün (9 Haziran) sabah 08:00 civarı kaçırıldı.
IŞİD canileri Ezidi kadınları kaçırdığında hepimiz, bütün kadınlar, bütün kadın örgütleri dünyayı ayağa kaldırdık. Çünkü hemizin canı çok yandı. İsyanımız çok yakıcıydı....
Şimdi IŞİD uzantısı HTŞ aynısını Alevi kadınlara yaparken neden sadece bizim canımız yanıyor? Neden her siyasetin kadın birimlerinin, bağımlı-bağımsız bütün kadın örgütlerinin 6 aydır yürekleri soğuk.
Bu tarihsel yükün ağırlığı da, suskunluğun vebali de, hesaplaşması da çok büyük olacaktır...
Kimlerin neden sustuğu...
Bu susmayı kabul edenlerin neden herkesi susturduğu...
Kendilerinden susmaları istenen herkesin suskunluğu...
Ve herkesin taşıdığı yük...
Hatay Samandağ'daki dünyadaki en önemli kuş göç yolu üzerinde bulunan ve imar tehlikesi ile karşı karşıya kalan Milleyha Kuş Cenneti ne olacak? Çaylarınızı demleyin, bir saatten biraz fazla süren bir konuşma şimdi youtube'da. Paylaşmanız ricamızdır. https://t.co/mviWU547nl
Bu çocuk, sadece Alevi olduğu için Bayramın ilk gününde Banyas Katliamı'nda öldürüldü.
Fakirlikten dolayı kemer yerine siyah bir siyah pamuk ipliğiyle pantolonunu bağlıyordu.