🔴"MESLEKTAŞLARIMIN ATILI SUÇLARLA HİÇBİR İLİŞKİSİ YOK"
📌Şehir Plancıları Odası Başkanı Akif Burak Atlar Cumhuriyet TV'de: Mesleğinde 20 yılı geride bırakmış üst düzey bir bürokrat günümüz ekonomik koşullarında sadece bir araba alabiliyor....
#İBBDavası'nda 57. Gün
İBB Genel Sekreter Yardımcısı, Şehir Plancısı #GürkanAkgün beyanda bulunuyor.
🔴 "Bakın şunu çok net ve açıkça belirtmek isterim ki, 2019'dan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne bizim tarafımızdan herhangi bir kişiye, gruba, şirkete ayrıcalıklı imar hakkı düzenleyen, planların bütünlüğünü bozan tek bir plan değişikliği dahi teklif edilmemiştir.
🔺️İncelenip, bakılabilir. Hepsi açık, şeffaf. Bütün kararlar, bütün onaylı imar planları internette yayında.
⚫️ Oysa ki ben dilerseniz 2019 öncesinde, hangi kamu arazilerinin, sosyal donatı alanlarının, yeşil alanların ve afet toplanma alanlarının nasıl imara açıldığını; birilerinin parsellerine kişiye özel düzenlemelerin nasıl yapıldığını parsel parsel anlatabilirim.
🔺️İşte biz, bu rant odaklı eşitsizliklerle dolu yaklaşımı değiştirdik.
🔴 Ortada çıkar amaçlı bir suç örgütü olsa; benim de bu örgütün üyesi olduğum iddiası doğru olsa, tüm bu süreçler bu kadar lekesiz yürütülebilir miydi sanıyorsunuz?
🔴 Bakın bu çok önemlidir. 2019 sonrasında İstanbul'un meydanlarında, kamusal alanlarında, kıyılarında yılların ihmalini, artık mafyatik ilişkilerle iç içe geçmiş, birilerinin rant kapısı haline dönüşmüş işgal alanlarını; yoğun imar denetimlerimiz sonucu temizledik, yıktık, halkımıza geri kazandırdık.
🔺️Beşiktaş'ta, Kadıköy'de, Üsküdar’da, Maltepe'de, Büyükçekmece'de, Fatih'te...
İlçe fark etmeksizin; halkın olanı yine halka verdik.
🔺️İstanbul meydanlarına kavuştu. İstanbullu; parklarında, kıyılarında özgürce gezip dolaşabileceği, nefes alabileceği tertemiz alanlara kavuştu.
🔺️Bu söylediğim baştan aşağı cesaret isteyen bir iştir.
Tehditler, şantajlar, ahlaksız teklifler aldık.
🔺️Arkadaşlarımız yıkımlarda şiddetle karşılaştı, üzerlerine silah çekildi.
🔺️Vazgeçtik mi? Hayır!
Hepsini elimizin tersiyle itip, İstanbul halkı adına İstanbul'u işgalden kurtardık.
🔺️İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mülklerini birtakım ayrıcalıklı vakıflara derneklere yıllardır kullandırtan anlayıştan İstanbul’u kurtardık.
🔺️Bu mülkleri gerçek sahibine, İstanbul halkına geri verdik. Belediye hizmeti sunmak için kullandık.
Ortada çıkar amaçlı bir suç örgütü olsa ve iddia edildiği gibi ben de bu örgütün üyesi olsaydım şayet, neden böyle bir zahmete katlanacaktım ki?
Yıllardır böyle gelmiş, böyle gitsin derdim.
Kimin çıkarına ne uygun düşüyorsa, işler öyle yürür giderdi.
Ama yapmadım! Yapmadık!
🔴 Maddi tekliflere, araya sokulan insanlara, baskılara boyun eğmeden, kamusal sorumluluğumuzu cesaretle yerine getirdik.
🔺️İstanbul'un muhafızlığını yaptık Sayın Başkan,
⚫️ İstanbul'un bomboş Askeri Alanları lüks konut için imara açılmasın,
⚫️ Sazlıdere çevresi gibi su havzaları betona boğulmasın,
⚫️Kuzey Ormanları’na daha fazla yapılaşma baskısı gelmesin, diye mücadele ettik.
🔴Son 6 yılda kamusal alanların daha fazla özelleştirilip İstanbulluların ihtiyacı olan okul, park, hastane gibi sosyal donatılar için kullanılması yerine, birilerine rant yaratma aracına dönüştürülmemesi için, kamu yararı adına, 266 adet dava açtık.
⚫️ Açın bakın inceleyin, 2019 öncesi bu yönde açılmış 1 tane bile dava yoktu.
⚫️ Plan bütünlüğünü bozan, kişiye özgü yapılan plan değişiklikleri ile hem hukuki hem de kamuoyu nezdinde mücadele verdik.
⚫️Tüm bunları yaparken; "aman buraya da dava açmayın, burayı da görmezden gelin" gibi teklifler hiç gelmedi mi sanıyorsunuz?
🔺️Tek birine bile prim vermedik.
Kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı nerede bir işlem yapılmışsa, kimin parseli olursa olsun, ayrım gözetmeksizin karşısında durduk.
Biz, en ufak bir kişisel menfaat veya örgütsel çıkar peşinde olsaydık, takdir edersiniz ki bu şekilde davranmazdık.
⚫️ Ama görüyorum ki, o dava açtıklarımız, hukuki mücadele yürüttüklerimizin bazıları bugün bu iddianamede iftiralarıyla karşımızda duruyor. Herkes neyin, neden olduğunu görüyor."
#İBBDavası'nda 53. Gün
"Ben, gecemi gündüzüme katarak bu kentin daha yaşanabilir olması, insanların daha iyi koşullarda yaşaması için çalıştım."
🔺️İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı ve Şehir Plancısı
#RamazanGülten beyanda bulunuyor.
"Son olarak ifade etmek isterim ki; detayıyla açıkladığım üzere bu dosyada hakkımda ileri sürülen iddiaların hiçbirinin beni işaret eden somut bir delile dayanmadığı artık bütün açıklığıyla ortadadır.
Hakkımda anlatılan olayların hiçbirinde doğrudan tarafı olduğum bir eylem ortaya konulmamış; isnatlar yalnızca görev unvanım ve yürüttüğüm idari süreçler üzerinden kurulmaya çalışılmıştır.
Bir kamu görevlisinin, sadece yaptığı görev ve taşıdığı unvan üzerinden suçla ilişkilendirilmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Hemingway’in İhtiyar Balıkçı’sında Santiago, içindeki umutla okyanusun azgın sularına karşı mücadele eder.
Günler süren çabanın ardından yakaladığı dev balığı teknesine bağlayıp limana doğru yola çıkar. Ancak yol boyunca köpek balıkları saldırır; balıktan parçalar koparır, emeğini yok etmeye çalışırlar.
Santiago pes etmez ve limana ulaşır.
Limanda insanlar, parçalanmış ve geriye büyük ölçüde iskeleti kalmış balığı hayranlıkla seyreder.
Çünkü herkes bilir ki o, köyün gördüğü en büyük ve en güzel balıktır.
Bugün de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız.
Belediyeciliğin yalnızca beton, kaldırım ve asfalttan ibaret sayıldığı bir dönemde; kreşlerle, kent lokantalarıyla, engelli kamplarıyla, halk süt, askıda fatura uygulamalarıyla, meydanlarla ve yaşam vadileriyle dayanışmayı, eşitliği ve adaleti büyüten bir anlayış ortaya konmuştur.
Bu anlayış, ulusal ve uluslararası ölçekte de yerel yönetimlere örnek olmuştur.
Nasıl ki Santiago’nun balığından yol boyunca parçalar koparılmışsa, bugün de bu büyük emeğin bütününden iftiralarla ve suçlamalarla parçalar koparılmaya çalışılmaktadır.
Ancak dosya kapsamındaki hususlar bütün olarak değerlendirildiğinde, ortaya konulan emeğin ve hizmetlerin değeri varlığını korumaktadır.
Ben, gecemi gündüzüme katarak bu kentin daha yaşanabilir olması, insanların daha iyi koşullarda yaşaması için çalıştım.
Bizi yetiştiren Cumhuriyet’e, vergileriyle maaşımızı ödeyen halkımıza ve beni bugünlere getiren aileme karşı sorumluluğumu yerine getirmeye gayret ettim.
Hiçbir zaman kişisel menfaat gözetmedim.
Hakkımda yapılan incelemeler de bunu açıkça ortaya koymaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki altı yıllık görevim ve toplamda 17 yıllık kamu hizmetim boyunca edindiğim mal varlığım ortadadır."
gezi.
belki de hayatımızın en mutlu günleri.
birçok şey öğretti, yaşayanlar için hiçbir zaman unutulmayacak.
hiç görmeyen genç kuşak için de güzel özet.
8 Kasım Dünya Şehircilik Günü 50. Kolokyumu | 10. Türkiye Şehircilik Kongresi bu sene "Miras, Mücadele, Umut" teması ile 6-7-8 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecektir.
Tüm meslektaşlarımızı, akademisyenleri, öğrencileri ve kent hakkı mücadelesi veren yurttaşları planlamanın kamusal, bilimsel ve demokratik niteliğini büyütecek söz, bilgi, deneyim ve tartışmalarla bu sürece katkı sunmaya davet ediyoruz.
Kolokyum kapsamında bildiri hazırlayanların, bildiri özetlerini son gönderim tarihi olan 9 Ağustos 2026, 23.59'a kadar iletmeleri gerekmektedir.
Detaylı bilgi için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz. https://t.co/VbNXT0bhcf
Bu yıl "Kentsel Tasarımın 70 Yılı ve Geleceği" teması ile gerçekleşecek olan 33. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu`nun Bildiri Özetleri Kitabı yayımlandı! Yayına https://t.co/m0SsW404D1 adresinden ulaşabilirsiniz.
33. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu, 13-14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul`da düzenlenecektir.
Tüm üyelerimizi, öğrencilerimizi, meslektaşlarımızı ve ilgi duyan herkesi bekleriz.
Herkese selamlar,
Arkadaşlar dijital teknolojiyi kullanarak böyle bir video hazırlayabileceklerini söylediler. Biraz da ısrar ettiler, ben de kabul ettim.
İzlediğiniz bu görüntü Silivri Cezaevi’ne ait değil. Zaten ben de aradan geçen dört yılın ardından artık buradaki gibi görünmüyorum.
Her ne olursa olsun, dört yıl sonra yeniden aranızdaymış gibi konuşma fikri bana da iyi geldi.
Hakkımın, hukukumun ve adil bir yaşam umudumla sözlerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Özgür günlerde buluşmak üzere…
İktidar Hırsınızın Bedelini Şehir Plancılarına Ödetmeye Son Verin!
Basın açıklamasının tamamı için: https://t.co/CJ6dgFBjCi
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Pırlanta gibi, işinin ehli, insanlığıyla, mesleğine ve etik değerlere bağlılığıyla herkese örnek olacak, 36 yıllık devlet memuru yüksek şehir plancısı başkan yardımcımız Filiz Deveci Başkanımızı da dün gece adliyeden cezaevine uğurladık. Tertemizsiniz!
HAKLIYIZ, BURADAYIZ, ALIŞMIYORUZ!
Tutuklu meslektaşlarımız arasına bugün iki meslektaşımız; Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı ve 34. Dönem Onur Kurulu Üyemiz Filiz Deveci eklenmiştir. Ayrıca 34. Dönem Denetleme Kurulu Üyemiz Teoman Tekkökoğlu ile üyemiz Hülya Tekkökoğlu’nun oğlu Mimar Barkın Ege Tekkökoğlu da tutuklananlar arasında yer almaktadır. Yaklaşık bir yıldır sistematik hale getirilen, her sabah bir başka arkadaşımızın özgürlüğünün kısıtlandığı bu sürece alışmıyoruz.
Şehir Plancısı Nuri Cem Ceylan'a, Kanal İstanbul'un nasıl devasa bir rant projesi olduğunu deşifre etmesinin cezası çektiriliyor:
"İddianamenin hiç bir yerinde yokum!"
Hiçbir zaman fiiliyata geçmeyen bir uygulamada, sadece görsel tasarım için fikir veren müvekkil Nuri Cem Ceylan, dosyaya zorla dahil edilmesinin sonucunda 6 aydır tutuklu.
6 aydır müvekkilin bu uygulamanın, iddianamenin hiçbir yerinde olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Yokluğu anlatabilmek da ayrı bir sabır işi.
#ibbdavası
Cem Ceylan'ın cezaevi koşullarına dair anlattıkları çok çarpıcı:
-Cezaevinde şöyle bir durum var; ilk tanıştığımız şey keneler zaten. Maalesef 2026 yılında hala kenelerle mücadele etmeye çalışıyoruz.
-Koğuşta zaten 60 kişi yatıyoruz, ben günlerce bedenimin yarısı ranzanın altında yattım.
-Şimdi mesela benim mahkememe geliyor olmama en çok sevinen bir arkadaş var; o yerde yatıyor; sabahları benim yatağıma yatıyor. O sayede en azından onu o ranzanın altından bu şekilde kurtarmış olduk.
-Zaten yemekler soğuk geliyor. Bir kettle'ımız vardı onu da aldılar. Son 2-3 aydır yemeğimizi de ıslatamıyoruz. -İlaç talep ediyoruz, o gelmiyor.
- İlaçlı sularda duş almaya çalışıyoruz, vücudumuzun her yeri yara.
Bu davada çok sayıda şehir plancı var. Bir başka şehir plancı Nuri Cem Ceylan'ın anlattıkları iddianame dair çok şey anlatıyor:
-Uygulamanın herhangi bir yerinde yokum. Çalışmanın herhangi bir yerinde yokum.
-Projenin yöneticisi değilim, yazılımcısı değilim, sosyal hizmet uzmanı değilim, teknik bir sorumlusu da değilim. -Çalıştığım kurumda da bir idari görevim yok. Yani en altta bir personelim.
-O yüzden herhangi bir kim kimi görevlendirmiştir, kim kimi yetkilendirmiştir bununla ilgili bir karar verici değilim, bununla ilgili bir bilgimin olması da mümkün değil.
-Uygulamanın teknik altyapısı, veri akışı, veri tabanı veya kullanıcı bilgilerine ilişkin hiçbir işlem yapmam mümkün değil, yapamam da. Böyle bir bilgi birikimim de yok
-Ben hiçbir kişisel veri görmedim, paylaşmadım, saklamadım. Herhangi bir suç kaydım bulunmamaktadır. -Cihazlarımın şifreleriyle birlikte teslim ettim; biz zaten bu konunun benim cihazlarımla bir alakası yok.
-Buna rağmen delil karartma şüphesiyle tutukluyum; hakkaniyetli olduğunu düşünmüyorum
Bu sabah yeni bir şafak operasyonu ile karanlığa uyandık. Bu sefer karalanmaya çalışanlar Üsküdar Belediyesi’ndeki arkadaşlarımız. Nazım Akkoyunlu üniversite sıralarından beri saf ve temizliği her tanışan kişi tarafından bilinen benim için dosttan öte kardeş, Filiz Deveci sadece bir meslek büyüğüm değil, ablamdır. Ege Tekkökoğlu ve Özgür Ceylan ise idealist ruhlarını her şeyin önüne koymuş meslek insanlarıdır.
Bu insanların her biri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ve Üsküdar Belediyesi’nde halk için çalışmış insanlardır. Yaptıkları iş onlar için hiçbir zaman bir görevden ibaret olmadı. Kamu yararından başka bir hesapları olmadığına, hiçbir zaman kişisel menfaat peşinde koşmadıklarına gönül rahatlığıyla kefilim. Çalışkanlıklarına da, niyetlerine de şahidim.
Adalet terazisinin doğru dartacağına inanma istiyor arkadaşlarımın serbest kalacağına inanıyorum.
Kamu Hizmeti Suç Değildir!
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan meslektaşlarımızın yanındayız.
Hukukun siyasi bir araç olarak kullanılmamasını, sürecin şeffaf yürütülmesini ve arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
Kent hakkı ve kamu yararı mücadelesi veren tüm meslektaşlarımızın yanındayız!