Kılıçdaroğlu'nun bugünkü rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından çok sayıda figüran tutuldu.
Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
https://t.co/qCEs8mB9ME
Gencecik bir komedyen Deniz Göktaş…
Kimseyi öldürmedi, saldırmadı, hırsızlık yapmadı, milletin hakkını yemedi.
Ak Parti’nin kara düzeninde bir gösteri yaptı diye hakkında soruşturma açıldı. Ama kaçmayıp ülkesine dönen Deniz, bugün “kaçma şüphesiyle” tutuklandı.
Karşımızda, kendinden olmayana nefretle muamele eden bir rejim var. Halkın rızasından vazgeçmişler, dünyadaki tüm otoriterlerin yaptığı gibi zorbalıkla milleti sindirmeye çalışıyorlar.
Millette huzur da refah da bırakmadılar.
Deniz, bu kara düzenin mağdurlarından sadece biridir.
Ama artık bir dönüm noktasındayız.
Ya bu kara düzene kul olacağız ya da hep beraber Atatürk’ten miras Cumhuriyetimizin kazanımlarını savunacağız.
“Neşemizi çalamayacaklar” Deniz…
Ya otokrasi ya demokrasi!
Bugün Kastamonu'da bir bardak çayın yanında memleketi konuştuk.
Esnafın yüzünde geçim derdini, köylünün elinde emeği, analarımızın, çocuklarımızın yüzünde umudu gördük.
Milletin derdi uzakta değil.
Elini uzatınca tutuyorsun.
Biz o eli bırakmayacağız!
Değerli İzmirli Hemşerilerim ve Kamuoyumuzun Bilgilerine
Cumhuriyet Halk Partimiz’in maruz kaldığı “Mutlak Butlan” kararı ve takip eden süreçte yaşananlar herkesin malumudur. Bu sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş olan partimizde büyük zararlara yol açtığını görüyor ve anlıyorum. Özellikle son günlerde üst üste alınan ihraç kararları çok endişe vericidir. Dün, bir grup il başkanı ile birlikte İzmir İl başkanımızın görevden alınması İzmir’in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık ve kabul edilemez bir yanlıştır.
Partimizin üyelerinden ve seçmeninden gelen siyasi iradenin hoyratça gözardı edilmesi, gelecek günlerde alınacak benzer kararların habercisi niteliğindedir. Ardı ardına alınan bu kararların olağan görülmesi ve kabul edilmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında çıplak gerçeklerle yüzleşmemizin artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Partimizin normal demokratik yönetim ortamına en kısa zamanda kavuşması için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar elbette vardır. Bugüne kadar ki tavrımla, söylemlerimle ve olağanüstü kurultay için imzamı vererek bu sürece elimden geldiğince katkı vermeye çalıştım.
Ancak anlıyor ve görüyorum ki iyiniyetli çabalarımız beklediğimiz süre içerisinde sonuç vermeyecek, bunun yanında pek çok parti üyemiz haksız ve hukuksuz bir şekilde hedef yapılmaya devam edilecektir. Ülkemizin her türlü kurgu, vesayet ve manipülasyondan uzak, halkımızın hakları ve refahı için çalışan bir Cumhuriyet Halk Partisine ihtiyacı olduğuna yürekten inanıyorum. Yaşamım boyunca bu mücadelenin bir parçası olmaya devam edeceğim. Ancak “ Mutlak Butlan CHP’si” bu mücadelenin çatısı değildir.
Bu kanaat ve düşüncelerle, büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bundan sonraki süreçte bağımsız olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimi sürdürecek, şehrimize ve halkımıza tüm gücümle hizmet etmeye devam edeceğim.
Saygılarımla bilgilerinize sunarım.
Ankara’dan İstanbul’a dönüş yolundayım, İl Başkanlığımıza geçiyorum.
Haksızlığa boyun eğmemizi kimse beklemesin.
İstanbul’un iradesini sonuna kadar savunacağız.
Örgütümüzü ve partimizi savunacağız.
Halkımız için, ülkemiz için, Cumhuriyet için,
Görevimizin başındayız.
Halk sana en büyük cevabı sandıkta verecek . Yanarım yanarım Mustafa Kemal ATATÜRK'ün savaş meydanlarında kurduğu CHP'yi senin gibi bir işbirlikçi bitirecek.
Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı Yolüstü ve Çevrecik, Almus ilçesine bağlı Bağtaşı,
Yeşilyurt ilçesine bağlı Kuşçu, Gümüşhane'ye bağlı Tekke, Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldelerinde bugün yapılacak seçimde yarışacak başkan adaylarımıza ve meclis üyesi adaylarımıza başarılar diliyorum.
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde milletimizle yürüyüşümüze devam edeceğiz.
Bilimi makamın, demokrasiyi gücün önüne koyan; siyasette nezaketin, uzlaşının ve tevazunun da mümkün olduğunu gösteren saygıdeğer bilim insanı, merhum Genel Başkanımız Erdal İnönü’yü 100. yaş gününde saygı ve rahmetle anıyorum.