sokakta görsek elini öpüp hayır duasını alacağımız teyzeler, tiktok'ta erotik pozlar veriyor. otobüste görsek yer verip nasihatını dinleyeceğimiz hacı amcalar, instagram'da at gibi kişniyor. sosyal medya, anlam ve değer verdiğimiz ne varsa yerle bir edip paçavraya çevirdi.
Erzurum'da bir sarhoş,
"Allah'ım bana cennet ver" diye dua edermiş. Bunu duyan biri,
"bu sarhoş halinle cennet mi istiyorsun?" deyince, sarhoş;
"sene ne oğlum, senden mi istirem?" demiş. herkesin kendini din zabıtası zannettiği dünyamızda, çok yerinde bir cevaptır bu.
meşhur hikâyedir. çölde bir bedevi,
devesinin üstünde giderken yolda bir adama rastlar. adam çok susadığını söyler ve bedeviden su ister. bedevi, susuz kalan adama su vermek için devesinden inince, susuz adam deveyi alıp kaçar. bedevi, adamın arkasından, "sakın bu olayı kimseye anlatma" diye bağırır. deveyi çalan adam, "neden?" diye sorar. bedevi, "eğer insanlar bu olayı duyarsa bir daha kimseye yardım etmez" der. işte deniz feneri ile başlayan ve ahbap'la devam eden yolsuzluk hikâyeleri tam da böyle bir tahribata yol açıyor. insanların birilerine yardım etme isteğini yok ediyor. en acısı da bu.