@samiltayyar27 Eski yapılanı affedelim bidaha yapılmasın mantığı yanlış. Öyle bir af olmalı ki ileride yapmak isteyen de aynı şartlarla yapabilsin yapanın yanına kalmasin
Ak parti hükümetleri tarım ve hayvancılık sorununu bir türlü çözemedi!
Yıllar geçti, hükümetler değişti, bakanlar değişti ama milli tarım ve hayvancılık anlayışı geliştirilemedi.
Sebep sadece beceriksizlik değildi kuşkusuz, işin içinde küresel tarım ve hayvancılık politikalarına entegre olmak gibi çok yanlış bir temel politika vardı.
Nihayet bütün batıda olduğu gibi Türkiye’de de tarım ve hayvancılık büyük ölçekli endüstriyel çiftliklerin eline geçti.
Belki ilaç ve hormon desteği ile verim artışı oldu, inek başına alınan süt arttı, dekar başına alınan verim arttı. Ancak halkın temel gıdaları kartellerin oyun alanına terk edildi, pahalı ve sağlıksız fabrikasyon mamüller halka dayatıldı.
Güç bela üç beş dönüm tarla eken, bir iki ineği, koyunu olan köylü de bu dev çiftliklerle rekabet edemedi ve neyi var neyi yok satıp savdı.
Şimdi bu şirketler çok büyük sermaye aktardıkları tarım ve hayvancılığı haliyle karlı bir sektör olarak görmek istiyor.
Aksi halde çekilir sermayemizi daha karlı alanlara taşırız diye tehdit ediyorlar.
Bir bakıma haklılar, devletin teşviki ile yatırım yaptılar ve karşılığını almak istiyorlar.
Bu kavga dövüş ortamında içeride fiyatlar artıp, enflasyon kontrolden çıkınca devlet ucuz ithalat silahını çekiyor.
Zar zor kurulan iç dengeler bir anda altüst oluyor. Bir bakmışsınız süt sorunu çıkmış, süt sorunu damızlık sorununa dönüşmüş, o da et sorununu doğurmuş.
Günübirlik palyatif tedbirlerle yaraya pansuman yapılıyor ama sorun kökünden çözülemiyor.
Oysa tarım ve hayvancılık milli güvenliği ilgilendiren bir beka meselesi olarak ele alınmalı.
Savaş koşullarında bile tarım ve hayvancılık en az silah kadar hatta daha fazla vazgeçilmezdir.
Öylesine önemlidir ki, halkın açlık krizine yenik düşmesi halinde cephede kazanılmış savaşlar bile masada kaybedilebilir.
Oysa Anadolu’da köyler, meralar, tarlalar boş, bomboş!
Tarlalar ekilmiyor, meralar orman olmuş, hayvancılık yapılmıyor.
Köylerde sadece emekli yaşlılar kalmış, onlar da ekmeği fırından domatesi manavdan almanın konforuna teslim olmuş.
Köylerde geçimini sağlayamayan gençler şehirlere göç edip asgari ücretle iş kovalıyor.
Sonunda şehirlerde de iş, aş bulamayan eğitimsiz gençler, umudunu kaybediyor, suç örgütlerine maşa oluyor.
Oysa devlet tarım ve hayvancılığı milli güvenlik politikası olarak ele almalı.
Gençlerin ata topraklarını yeniden ihya edeceği bir teşvik ve destek programı oluşturulmalı.
Uzun soluklu, sabır isteyen bir süreç bu. Devlet elini taşın altına koymalı, küçük ölçekli aile işletmeleri zarar etse bile ayakta kalması için uzun süre desteklenmeli.
Şehirlerde kaybolup giden gençler, köylerinde kendi işinin patronu olarak milli tarım ve hayvancılığın motor gücü olabilir.
Andolunun bereketli toprakları, köylüyü de şehirliyi de beslemeye yeter de artar bile.
@sakallimaco@ServetBayindir Paranın değer kaybettiğini var sayarsak dediğiniz gibi. Ya para değer kazanırsa nasıl olacak? Aldığımız dan daha azını mı ödeyeceğiz
İki dünya arasında araftayım üstadım, birine sığamıyorum, ötekine gidemiyorum, ne olacak benim bu kıyametlerim böyle, bir mahşerimi bile bulamıyorum üstadım.
Vahap Çalışkan.
#KurbanBayramı2025
@calmanmuratali Deprem konutları teslim edilip, sığınmacıların bir kısmı geri döndüğünde bakmak lazım bir de manzaraya. Ayrıca faizlerin düşmesi çok da yakın ihtimal değil. Ama bu fiyat düşecek demek değil. Bir süre sabit kalması bile büyük bir düşüş anlamına gelir.