@KaanEminoglu “Neden” mimli sözcüktür. 12 eylülde “neden” sözcüğü yasaklanmıştı. TRT’de bir görevli okunacak metindeki “neden”leri silip “sebep” yazmış. Şöyle bir cümle duyuldu:
“Sen sebep gelmedin?”
📢 Yeni sayımız yayında! Uluslararası Etnopedagoji Dergisi (UED) Cilt: 6, Sayı: 1 (2026) yayınlanmıştır. Katkı sunan editör, hakem ve yazarlarımıza teşekkür ederiz.
ℹ️ Dergimizin bu sayısına aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
-https://t.co/ExEdHBjD45
@BarisBahceci@Serhan_Asker@halktvcomtr@gorkemli_htrlr Abartıyorsunuz. Maden sahalarını işlettikten sonra tabiatın kısa sürede kendini toparladığı biliniyor. Türkiye bir köyden ibaret değildir ve yeşil alanlarımız bol miktarda vardır. Görüşümü saklatırmak da haddin değildir!
Koç başlı mezar taşı Gürcistan'ın başkenti Tiflis'ten.
Gürcistan'da Hristiyan Kıpçaklar: Birleşik Gürcistan Krallığı'nı kuran bundan dolayı kurucu Kral IV. David (1073 -1125), olarak bilinen IV. Davit, Kıpçak komutan Atrak Han'ın ile Rusları mağluk ediyor. Sonra onun kızı ile evlenip Kıpçaklarla akraba oluyor.
14.000 Kıpçak aileyi Gürcistan içlerine yerleştiriyor. Her evden bir Kıpçak erkek alarak alarak 40 bin kişilik ordu kuruyor.
IV. Davit'in Tiflis girişindeki kuyruğu bağlı atı ile heykeli var.
Gürcistan'da Hristiyan Kıpçaklar için bakınız: M. Kıldıroğlu, “XII. Yüzyıldan Osmanlı Hâkimiyetine Kadar Gürcistan Kıpçakları”.
Batılı namuslu bir bilim adamı Justin Mccarthy çıkıyor ve dile getiriyor ölüm ve sürgün kitabında, tarihin bu en büyük insanlık trajedisini...
Balkanlar'da Türkler insanlık tarihinin en ağır katliamına uğradı diyor!
Milyonlardan bahsediyor!
Biliyor musunuz?
Anılarına bıraktık anıtı bir taş diktik mi?
Bir zamanlar onlar da sizin gibi mutlu bir yaşam sürüyorlardı.
Ve Osmanlı'nın son döneminde, iyi yönetilemeyişin sonucu büyük bir soykırıma uğradılar!
Ve çoğumuz, bir asırdan biraz fazla süre önce yaşanan bu büyük acıları bilmiyoruz bile...
En azından şimdi izleyiniz ve PAYLAŞINIZ lütfen!
Ve dua ediniz o canlarımız için!
Vehbi Koç:
“Türkler askere giderdi ölmeye, hasta olmaya. Katolikler, Ermeniler, Museviler bedel öder askerlik yapmazlardı. Büyük paralar kazanır, en güzel yerlerde yaşarlardı. Biz de onlara hayran hayran bakardık.”
Ne kadar tanıdık geldi…
@cengizozakinci Kazakistan bağımsız bir ülkedir. Her ülkenin ayrı jeopolitiği vardır. Kardeşlerin bile bazen çıkarları ters düşebilir. Anlayış göstermek ve küsmemek lazım. Kazakistan, içindeki ayrılıkçı Ruslara karşı AB’nin desteğini almak istiyor. Siyaseten doğrudur.
Siyasi Partiler Yasası’nın, etnik, dil, din, mezhep vs. ayırımcılığını, bölgeciliği, ırkçılığı yasaklayan ve ayrıcalıksız yurttaşlığı koruyan 81., 82. ve 83. maddelerinin göz göre göre çiğnenmesi ve partilerin bu maddeleri çiğnemekte yarışması, bütün siyasi sorunların anasıdır.
1898 yılında Kars ve Ardahan Rusya'ya dahildi. Çarlık rejimi 1897 nüfus sayımından sonra bir de 100 yaşını geçmiş olanları kayda alıp uzun ömürlülük sırlarını öğrenmek istemiş. Bu amaçla 38 soruluk bir anket formu hazırlamış. Ardahan'ın Ölçek köyünden Ali Dursunoğlu'nunki ilginç.
@OnurCaymaz NFK’dan ne bir düşünür çıkar ne de ideolog. Kişilik, gençlere örnek olamayacak kadar sıkıntılı. Geriye “iyi şair” kalıyor. Emin değilim. Velev ki öyle, iyi şair kıtlığı mı var?
Çin, Alibaba ve DeepSeek gibi özel şirketlerde çalışan yapay zeka uzmanlarının yurtdışı seyahatlerini kısıtlamış.
Aslında Çin’de birçok kamu çalışanı (öğretmenler, doktorlar, hemşireler de dahil) ve devlet şirketi çalışanı için yurtdışına çıkış yasağı bulunuyor. Özellikle ABD, Tayvan ve Japonya’ya seyahat konusunda çok hassaslar.
Amaç yabancı istihbarat faaliyetlerine karşı koyma. Şimdi bunu yapay zeka çalışanları için de genişletmişler.
Çin’de devlet memuru genç bir arkadaşım vardı. Çocuk tam bir anime hayranıydı. O kadar çok Japonya’ya gitmek istiyordu ki bir gün Japonya’ya gitmek için istifa edeceğim diyordu her seferinde. Bu da benim küçük bir anım.
Hesapsızca açılan üniversiteleri doldurmak için liseleri zorunlu hale getirerek, barajları kaldırarak, yabancı öğrenci peşinde koşarak, yurt dışında okuyan öğrencilere denklik vermeyerek yükseköğretimdeki sorun çözülemez.
Sonuçta nitelik daha da düşer, talep daha da azalır.
@cengizozakinci@leventydz Bakü’de 1926’da Türkoloji Kurultayı düzenlendi. Bu kurultay Türk dünyasının sorunlarını konuştu. Dilde sadeleşme ve alfabe değişikliği de konuşulanlardandı. 100. yılında sadece ortak alfabe konuşuluyor, dilde ise 1920’lere dönüş!