Bir Gecede Yazılan Asırlık Destan: 15 Temmuz
15 Temmuz, yalnızca bir darbe girişiminin değil; milletimizin istiklaline, demokrasisine ve devletimizin bekasına yöneltilmiş kapsamlı bir işgal teşebbüsünün adıdır. Yıllarca devletin en mahrem kurumlarına sızan FETÖ, küresel vesayet odaklarının taşeronluğunu üstlenerek o gece milletin silahını yine millete doğrultmuş; Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, Emniyet Teşkilatı'ndan Özel Harekât Başkanlığı'na kadar devletimizin stratejik kurumlarını hedef almıştır.
Hainlerin hesap edemedikleri bir gerçek vardı: Bu millet, tarih boyunca olduğu gibi 15 Temmuz gecesi de istiklalinden ve istikbalinden vazgeçmeyecekti.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla milyonlar meydanlara koştu; tanklara, uçaklara ve kurşunlara karşı yalnızca cesaretiyle, inancıyla ve vatan sevgisiyle direndi. 250 şehidimiz ve 2 bin 193 gazimiz, bu destanın en kıymetli nişaneleri olarak milletimizin hafızasında müstesna yerini aldı. 15 Temmuz, millet iradesinin her türlü vesayet girişimine üstün geldiği tarihî bir dönüm noktası olarak tarihe geçti.
Memur-Sen ailesi olarak bizler de hain kalkışmanın ilk dakikalarından itibaren Genel Başkanımız Ali Yalçın'ın çağrısıyla meydanlardaydık. Türkiye'nin dört bir yanında teşkilatlarımız ve üyelerimizle milli iradenin yanında saf tuttuk. Çünkü biliyorduk ki böylesi zamanlarda sessizlik tarafsızlık değil, sorumluluktan kaçmaktır.
Bu kutlu direnişte gönüldaşlarımızı şehit verdik. Aziz şehitlerimizin fedakârlığı, Memur-Sen ailesinin hafızasında olduğu kadar milletimizin ortak vicdanında da daima yaşayacaktır.
https://t.co/gIKKmb6iBx
#15TemmuzDestanı #15TemmuzDemokrasiVeMilliBirlikGünü
15 TEMMUZ’DA VATAN VE MİLLET DÜŞMANLARINA İZİN VERMEDİK, VERMEYECEĞİZ
15 Temmuz 2016 tarihi, bin yıldır millet varlığımızı imha etmeyi başaramayan derin emperyalist yapıların, içerideki işbirlikçi uşakları olan Fetullahçı Terör Örgütü’nü (FETÖ) harekete geçirerek bir darbe girişimiyle başlattıkları hain saldırıların, milletimizin canı pahasına ortaya koyduğu destansı bir direnişle bozguna uğratıldığı zorlu ama istiklalimiz ve istikbalimiz adına o kadar şanlı, şerefli bir direnişin tarihe altın harflerle yazıldığı gündür.
Eğitim-Bir-Sen olarak, temsil ettiğimiz asli mesuliyetimizin gereği, zorbalığın karşısına sadece sosyal medyada değil, alanlara, sokaklara inerek fiilen karşı çıktık. Söz konusu vatan olunca hiçbirimiz bir saniye bile tereddüt etmedik; sağımıza solumuza bakınmadık, bahane üretmedik, tereddüt etmedik, ihanetin üzerine üzerine yürüdük.
Ses beklemedik, ses olduk.
Yol aramadık, yol olduk.
Topyekûn vatan savunmasında her üyemiz yüksek bir heyecan ve hareket kararlılığı ile özgürlüğün, inancın aşılmaz cephe hattını oluşturdu.
Ulaşabildiğimiz tüm medya imkanlarını ve sosyal iletişim ağlarını hızlı, etkin, kararlı kullanarak Anadolu’nun her karışını direniş hattına dönüştürdük. Fedakar, imanlı milletimizle birlikte zulmün ve zalimlerin karşısına Anadolu’nun aşılmaz sıradağları gibi dikildik.
O gece meydanlardaydık.
Bugün de aynı inanç ve kararlılıkla milletimizin hizmetinde devletimizin yanındayız.
Açıklamamızı okumak için: https://t.co/e0RJIhajeu
#15Temmuz
#MilliBirlikGünü
Şanlıurfa’da görev yaptığı köy okulunda öğrencilerine karnelerini verip tatilini geçirmek üzere baba ocağı Gümüşhane’ye dönerken PKK’lı teröristler tarafından Tunceli/Pülümür’de kullandığı araçtan indirilerek alçakça katledilen Necmettin Yılmaz Öğretmenimizi şehadetinin 9’uncu yılında rahmetle anıyoruz.
Milletimize eğitim, sağlık, güvenlik ve bayındırlık hizmetleri sunan kamu görevlilerimizi ve işçilerimizi hedef alıp katleden PKK terör örgütünü ve destekçilerini bir kez daha lanetliyoruz.
#NecmettinYılmaz
Tüm ünvan, sınıf ve kademedeki eğitim çalışanları için mücadeleye devam ediyoruz
Şube müdürleri ve eğitim müfettişlerine yeni mali haklar getiren düzenlemeleri olumlu buluyor ama düzenlemenin kapsam olarak dar ve miktar olarak yetersiz olduğunun altını çiziyoruz.
Eğitim-Bir-Sen olarak tüm eğitim çalışanlarını içine alan düzenleme ve uygulamalar için mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.
🎙️TBMM’DE GÖRÜŞÜLECEK KANUN TEKLİFİ MEMUR EMEKLİLERİNİ GÖRMELİ VE GÖZETMELİDİR
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na gelecek Kanun Teklifi ile en düşük emekli aylığı %17,76 oranında artırılacak.
Kamu görevlisi emeklilerimiz seyyanen ödemenin emekli aylıklarına yansıtılması ve 1. Dereceye 3600 Ek Göstergenin hayata geçirilmesi konularında haklı beklenti içindeler.
İlk çıktığında 8.077₺ olan ve bugünkü rakamı 25.150₺’ye ulaşan seyyanen ödemenin emekli aylıklarına yansıtılmaması mağduriyetlerinin boyutunun daha da ağırlaşmasına neden olmuştur.
Toplu sözleşme masasından etkilenen fakat yasada hak arama mücadelesinin zeminini bulamayan memur emeklilerimiz hem sendikal örgütlenme hem de kayıplarını telafi etme mücadelesini sürdürüyorlar.
Kamu görevlisi emeklilerimiz Komisyona gelen teklif içerisinde kendilerini bulan, emekli aylığı ile görev aylığı arasındaki uçurumu kapatan düzenlemeyi bekliyor.
Memur-Sen olarak; Komisyon görüşmelerinde özellikle 3 konu başlığını gündeme getireceğiz.
▪️Emekli memurlarımızın sendikal örgütlenme hakkı,
▪️Seyyanen ödemenin emekli aylıklarına yansıtılması,
▪️1. Dereceye 3600 Ek Göstergenin hayata geçirilmesi konularını Komisyonda ifade edeceğiz.
Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi vekillerimizden ve siyasi iktidardan beklenti açık ve nettir. Çalışanın “nasıl emekli olacağım” emeklinin ise “nasıl ayakta duracağım” sorularına cevap, sorunlarına çözüm üretecek Kanun Teklifinin getirilmesi ve mağduriyetlerin bitirilmesidir.
Biz Memur-Sen olarak o gece nasıl ki darbenin ilk anından itibaren teşkilatımızla, üyelerimizle birlikte meydanlarda ihanete “Dur!” dediysek, nasıl ki demokrasiyi, millet iradesini, vatanı muhafazada öne atıldıysak bundan sonra da milli iradenin, demokrasinin, hukukun, tam bağımsız Türkiye’nin yanında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.
15 Temmuz'un bizlere yüklediği sorumluluk; birlik ve beraberliğimizi korumak, vesayetin ve ihanetin her türlüsüne karşı uyanık olmak, şehitlerimizin emanetine ve gazilerimizin fedakârlığına sahip çıkmaktır.
Bu nedenle 15 Temmuz'u yalnızca anmak yetmez, doğru anlamak da gerekir.
O geceyi doğru okumak, milletimizin yazdığı destanın hangi bedellerle kazanıldığını unutmamak ve bu şuuru gelecek nesillere aktarmak zorundayız.
Millet olarak, sivil siyaset ve sivil toplum olarak 253 şehit verdiğimiz o gece, sadece darbe ve işgalin önüne geçmedik, aynı zamanda vatanımızda ve irademizde gözü olan küresel vesayete ve onun yerli devşirmelerine de ibretlik bir ders vererek tarihe şanlı bir kayıt düştük.
15 Temmuz'da ihanete, darbecilere boyun eğmeyip canını ortaya koyan şehitlerimiz ve gazilerimiz başta olmak üzere darbeyi çıplak elleriyle önleyen aziz Milletimize, kutlu direnişe önderlik eden Sayın Cumhurbaşkanımıza, siyasi iradeye, sivil toplum örgütlerine şükranlarımı sunuyor, kahraman şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.
İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.” duasını hatırlatarak “Allah bir daha bu millete 15 Temmuz gibi ihanetler yaşatmasın” diyor,
aziz Milletimizin birlik ve beraberliğinin, devletimizin bekasının daim olmasını diliyorum.
🔎https://t.co/fQX2GYhuz6
#15Temmuz #DemokrasiVeMilliBirlikGünü #İradeBizimZaferBizim
ÖZEL HİZMET TAZMİNATI DÜZENLEMESİNDE GİHS KÖKENLİ ŞUBE MÜDÜRLERİNİN UĞRADIĞI MAĞDURİYETİ YARGIYA TAŞIDIK
Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin 11 Temmuz 2026 tarihinde Resmi Gazete ile duyurulan düzenlemenin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (GİHS) kökenli şube müdürlerini mağdur eden hükümlerinin iptali istemiyle Danıştay’da dava açtık.
Eğitim-Bir-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığında il milli eğitim müdür yardımcısı, ilçe milli eğitim müdürü ve şube müdürü kadroları ile üniversitelerin fakülte sekreteri, yüksekokul sekreteri, enstitü sekreteri ve şube müdürü kadrolarına atananlara 120 puan tutarında eğitim hizmeti tazminatı ödenmesi yönündeki teklifimizi toplu sözleşme masasına taşımıştık.
Bu teklifimizin kabulü halinde aynı işi yapan aynı ünvana sahip kamu çalışanlarının özlük haklarında önemli ölçüde eşitlik, adalet ve hakkaniyet sağlanacaktır.
Eğitim ve bilim çalışanları arasında özlük hakları yönüyle eşitlik ve adaleti tesis edecek kapsayıcı düzenlemeler için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Haberimizi okumak için: https://t.co/y60PzuBdYe
🔴 Bazı ünvanlara ‘Özel Hizmet Tazminatının Ek Olarak Ödenmesine Yönelik Düzenleme’nin genele uygulanmasına engel teşkil eden ibarelerinin iptali için Danıştay nezdinde dava açtık.
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN YEDİ TEPE UZAKTA
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde bir öğrencinin taşıdığı “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” yazılı ayet mealine yönelik müdahale, inanç ve ifade özgürlüğü açısından son derece vahimdir.
Kısa süre önce Yeditepe Üniversitesinde öğrencilerin Gazze’ye destek eylemlerinin engellendiğine, ibadet imkanlarının kısıtlandığına, mescit taleplerinin görmezden gelindiğine, Ramazan ayında iftar programlarına zorluk çıkarıldığına, haklı taleplerini dile getirdiklerinde disiplin soruşturmalarıyla tehdit edildiklerine dair iddialara dikkati çekmiş, üniversite yönetimini şeffaf, tatmin edici ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etmiştik.
O gün bu iddiaları reddetmekle yetinenlerin, bugün doğruluğu emreden bir Kur’an ayetinin hukuk fakültesinin mezuniyet töreninde mesaj olarak paylaşılmasına dahi tahammül edilmemesi ve öğretim üyelerinin bu tahammülsüzlüğü “İşte Yeditepe Üniversitesi ruhu” sözleriyle yüceltmesi karşısında atacakları adımı görmek istiyoruz.
Aynı sahnede siyasi içerikli dövizlere alan açılırken, bir ayetin engellenmeye çalışılması tam anlamıyla şuursuzluktur. Bu tablo, her defasında özgürlük söyleminin arkasına saklanmaya çalışan yasakçı, tek tipçi ve İslamofobik zihniyeti bir kez daha deşifre etmiştir.
Hukuk fakültesi öğrencilerinin mezuniyet töreninde hukukun, özgürlüğün ve insan onurunun ayaklar altına alınması göstermektedir ki bu üniversite, hak ve özgürlüklerden yedi tepe uzaktadır.
Yeditepe Üniversitesi yönetiminin olayla ilgili inceleme başlattığını duyurması yetmez. Zira kamuoyuna yansıyan iddialar ve mükerrer hadiseler göstermektedir ki mesele münferit bir taşkınlık değil, kampüs içinde dindar öğrencilere yönelen sistematik bir tahammülsüzlük iklimidir. Yeditepe Üniversitesi yönetimini üniversite içinde dindar öğrencilere dönük baskı ortamını sonlandırmaya, çağ dışı İslamofobik eylemlere karşı açık ve net tavır alarak ağır yaptırımlar getirmeye ve mağdur edilen öğrenciden ve kamuoyundan özür dilemeye davet ediyoruz.
YÖK’ün konuya ilişkin soruşturma başlatmasını önemli buluyor, soruşturmanın ivedilikle, titizlikle ve şeffaf biçimde sonuçlandırılmasını, sonucunun da kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz.
Bu hadisenin üzerinin kapatılmasına, “münferit” denilerek geçiştirilmesine ve geride bıraktığımız 28 Şubat’ın karanlık dehlizlerinin yeni örneklerinin sergilenmesine ve İslamofobik dayatmaların normalleştirilmesine müsaade etmeyeceğiz.
İnancına, değerlerine ve ifade özgürlüğüne sahip çıkan her bir gencimizin yanındayız.
MEMUR-SEN HEYETİNDEN BAŞKAN BAYRAKDAR’A GEÇMİŞ OLSUN ZİYARETİ
Memur-Sen Hatay Şube Başkanvekili ve Bayındır Memur-Sen Hatay Şube Başkanı @_huseyintutar68 , Memur-Sen Hatay İl Başkanı @smailBayrakdar9 ’a geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.
https://t.co/h2kLLEZDRN
📍 Sendikalılıktan Sendikacılığa Eğitim Programımızın bu dönemin finalini gerçekleştirdik.
Konuğumuz:
HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı ve aktivist Fatma Zengin Gümrah
Konumuz: “SUMUD Filosu”
* Gazze’ye yönelik abluka,
* uluslararası dayanışma ve
* SUMUD Filosu’nun taşıdığı insani sorumluluk ..
*
Kıymetli katkıları için Fatma Zengin Gümrah’a, 6 yıldır aralıksız eğitimlerimize katılım gösteren teşkilatımıza teşekkür ederiz.
#GücümüzÖrgütlülüğümüz
#ÖrgütlüKadınGüçlüToplum
@Fatma__Zengn@Sdka_Aydin@MemurSenKonf
İnsanlık tarihinde derin izler bırakan önemli hadiselerin ve büyük acıların hatırlandığı Aşure Günü, aynı zamanda hissiyatta ortaklaşma ve gönülleri birbirine yakınlaştırma günüdür.
Aşure Günü’nün milletimizin birlik ve kardeşliğini pekiştirmeye vesile olmasını temenni ediyoruz.
Bu müstesna gün vesilesiyle, cennet gençlerinin efendisi, şehadet mektebinin öğretmeni Hz. Hüseyin Efendimizi ve yol arkadaşlarını tazimle yâd ediyoruz.
Bugün 2025-2026 Eğitim ve Öğretim Yılının son günü yorucu bir çalışma döneminin ardından öğrencilerimiz karneleri ile buluşuyor.
Eğitim yılını tamamlayıp karnelerini alan çocuklarımıza iyi tatiller diliyor, daha da büyümüş ve güçlenmiş olarak önümüzdeki eğitim yılında yeni sınıflarında yerlerini almalarını temenni ediyorum
Öğrencilerimize rehberlik ve hizmet eden tüm öğretmen ve eğitim çalışanlarımıza da emek ve gayretleri için teşekkür ediyoruz.
#İyiTatiller #KarneSevinci
📍Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Şubemize bağlı Maltepe İlçe Temsilciliğimizin ev sahipliğinde, kadın okul yöneticilerimizle bir araya geldik.
İl Milli Eğitim Müdür Yardımcımız Neşe Vural,
Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürü Hale Bagce Özbaş,
Eyüp İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeliha Yıldız' ın da katıldığı programımızda,
Eğitim-öğretim süreçlerinde ve yönetim kademelerinde kadın temsiliyetinin güçlendirilmesi, iş-aile-sosyal yaşam dengesi, artan iş yükü ve yöneticilerin özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik talepler üzerine verimli değerlendirmelerde bulunduk.
Kadınların bilgi, emek ve liderliğiyle eğitim yönetiminde daha güçlü şekilde yer alması; adil, sürdürülebilir ve nitelikli bir eğitim sistemi için büyük önem taşıyor..
Kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığını güçlendirmek için çalışmaya devam ediyor,
Örgütlü mücadelemizi büyütmek için gayret sarfediyoruz..
Programı düzenleyen Şube Başkanımız Bilal Duran, Kadın Komisyon başkanımız Emine Erdoğan başta olmak üzere emek veren tüm ekibe hassaten teşekkür ediyorum..
@bilalduran07@Eminerdogan0@ebsistanbul4@ist4_ebs@halebagceozbas@ZelihaYldz@nese_v
2023 yılında eğitim ailemize katılan ve 1 Eylül 2023 itibarıyla göreve başlayan sözleşmeli öğretmenlerimiz, 7528 sayılı Kanun'daki çalışma süresi şartı gereği 2026 Yaz Dönemi Mazerete Bağlı Yer Değişikliği sürecine bu aşamada dâhil olamamaktadır.
Bakanlık olarak öğretmenlerimizin mazeretlerini ve aile bütünlüğüne dair taleplerini her zaman istişare kültürüyle, titizlikle ele aldık, bugün de aynı hassasiyetle değerlendirdik.
Bu doğrultuda, yasal çalışma süresini tamamlayacakları Eylül ayında, mazerete bağlı yer değişikliği talepleri için kendilerine özel ayrı bir duyuru yayımlanacaktır.
Öğretmenlerimize ve eğitim ailemize hayırlı olsun.
NORM KADRO FAZLASI MÜDÜR YARDIMCILARININ ATAMALARI ERTELENMELİDİR
Milli Eğitim Bakanlığına başvurarak, norm kadro fazlası olarak belirlenen eğitim kurumu yöneticilerinin atama ve yer değişikliği süreçlerinin bir yıl daha ertelenerek gelecek eğitim-öğretim yılı normu dikkate alınmak suretiyle yeniden değerlendirilmesini veya tercihlerine bırakılmasını talep ettik.
Haberimizi okumak için: https://t.co/p4xQQrHnPb