Gücünü koltuklardan değil, sokaklardan ve haklılığından alan bir gelenek!
Eğitim Sen; ilkeli mücadelenin, bitmeyen dayanışmanın ve aydınlık bir geleceğin teminatıdır. Biz birlikte güçlüyüz!
@egitimsen@egitimsenantlya
"İlkeli Duruş, Kesintisiz Mücadele, Sarsılmaz Dayanışma!"
Eğitim Sen,kurulduğu günden bugüne gücünü sadece üyelerinden ve haklılığından aldı. Baskılara karşı direnerek, haksızlıklara karşı sesini yükselterek büyüyen bu çınar, hepimizin ortak evidir.
Gücümüz birliğimizden, sesimiz haklılığımızdan gelir!
@egitimsen
Eğitim, siyasi ve ideolojik müdahalelerin değil; bilimin, özgürlüğün ve eşitliğin alanıdır. Öğretmenlerin mesleki özerkliğini hedef alan, eğitimi tek tipleştiren uygulamaları kabul etmiyoruz. Nitelikli, demokratik ve kamusal eğitim istiyoruz.
Anadilin Kürtçe olsa ne fayda, akıl,bilgi, zeka yok. Bak sana örnekler 1932 de Sovyetler de kullanılan Kürtçe Matematik ve Fizik kitabı örnekleri. Bugün Irak Kürdistan'ında ve diğer yerlerde kullanılan modern kitap örneklerini vermeye gerek dahi duymuyorum. Sana kim toplamışke, çıkarmışke olur dedi acaba, a be saftirik
2 yıldır ATK raporlarından dönemin Valisi ve Emniyet Müdürü’nün açıklamalarına kadar soruşturmanın her aşamasında, Rojin’in ölümünü karanlıkta bırakacak adımlar atıldı. Rojin’in telefonu hâlâ açılmadı, deliller hâlâ toplanmadı.
Rojin’in ölümü için adalet arayan babası Nizamettin Abi ve Rojin’in ailesi hakaret ve ölüm tehditlerine maruz bırakıldı.
Rojin’in ölümünü aydınlatmakla yükümlü tüm kurumlar Rojin için hemen şimdi harekete geçmelidir. Bu hareketsizliğin karşısında her gün “Rojin’e ne oldu?” diye sormaya devam edeceğiz. Rojin’in adalet mücadelesi veren ailesi asla yalnız yürümeyecek. Rojin’in ölümünü aydınlatacağız.
Rojinİçin HemenŞimdi
Şimdi söz vakti
Şimdi hareket vakti :)
Biraz Rock,
Biraz halay,
Biraz da aşk...
Yeni şarkım:
Mêvan | Misafir
Söz-Müzik: R. Kılıç
https://t.co/v2IvchPTrk
Öyle 2 Ağustos Roman soykırımını analım yeter demekle olmuyor ilkesellik değil mi? Özel günlerde görünelim sonrasına susarız? Bu zulme susuyorsanız, orda da susacaksınız! Öyle taşın üzerine el koymak yok! Mücadele mış gibi olmaz!
Konuyu kendisinin uğradığı haksızlık üzerinden değil, milyonların derdi ve geleceği üzerinden bakan birisinin, soruna yaklaşımı ve dili nasıl çarpıcı oluyor değil mi? Resul Bey bunu yapmış.
Barış ve çözüm erdemi, hakikati eğip bükmez çünkü. Sorunu kişilerin mağduriyetine indirgemez. Yarına dair konuşur ve tutum geliştirir.
Resul Bey'in cümlelerini olgun kılan da bu.
2 Ağustos Roman Soykırım Hafızası…soykırım sadece Nazi almanyasında başlamadı. 1500’lü yıllardan 2 ağustosa kadar sadece almanyada 350 Roman/Çingene soykırım yasası vardı.
Unutmuyoruz.
#2AğustosRomanSoykırımı
Seyyid Nesîmî'nin derisi, Hurûfîlik inancını benimseyip şiirlerinde "Tanrı'nın insan yüzünde tecelli ettiğini" (Yaratıcıyı insanda gördüğünü) savunması nedeniyle yüzüldü. Bu görüşleri, dönemin din alimleri ve Memlük Sultanlığı tarafından şeriata aykırı bulunarak hakkında ölüm fetvası verildi. ve 15. yüzyıllarda yaşayan büyük divan şairi Nesîmî, Allah sevgisini ve vahdet-i vücud felsefesini o kadar merkeze almıştı ki, geleneksel dini otoriteleri karşısına aldı. Şiirlerindeki insan merkezli ve yaratıcıyı doğrudan insanda gören fikirleri, Halep uleması tarafından sapkınlık olarak değerlendirildi.Nesîmî, düşüncelerinden asla geri adım atmadı ve 1417 yılında Halep’te diri diri derisi yüzülerek korkunç bir şekilde idam edildi. Rivayete göre derisi yüzülürken bile acı çekmemiş, şiirlerini okumaya devam etmiştir.
Kanalizasyon faresi, terörist Takaaki İshii, Japonya’da yalanlarla Kürt nefreti yaymaya çalışırken sıradan Japonlar tarafından böyle karşılanıyor.
Bu farenin maskesini düşürdüğün için teşekkürler @140journos
Roman toplulukları: Yoksulluk, eşitsizlik ve suç kıskacı
Cumur Ülker, Dom aktivist ve yönetmen Mehmet Kuyumcu ile değerlendirdi.
@BlacktoGypsy | @Mhmtkymcu7#Dokunulmayanlar |👇
https://t.co/szI6NxFDqz
🔴OHAL’in fiili olarak devam ettiği bir kez daha kanıtlandı. Aradan geçen 10 yıla rağmen hala binlerce KESK’linin yargı süreçlerinin devam etmesine ve hukuksuz ihraçlara bir kez daha dikkat çekmek, arkadaşlarımızın görevlerine iade edilmesi çağrısında bulunmak üzere yapmak istediğimiz nöbet eylemi polis zoru ve şiddetiyle engellenmek istenmektedir.
Konfederasyonumuz KESK'in binası önünde anayasal hakkımızı kullanarak devam ettirmek istediğimiz demokratik ve meşru eyleme saldıran güvenlik güçleri konfederasyon binamızın girişine de barikat kurarak giriş çıkışları kapattı. Bu uygulamayı şiddetle kınıyor, protesto ediyoruz. Hak arama mücadelesi gözaltılarla, copla ve şiddetle susturulamaz.
İhraçların yarattığı hukuksuzluğu örtmeye çalışanlar bilsin ki; emek, hukuk ve adalet mücadelemizden geri adım atmayacağız.
Gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın! Baskılar son bulsun! İhraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilsin!