Bu kadar din düşmanı Erdoğana saldırırken, elbet benim yerim Erdoğan yanı olacak.
"Fitne zamanı hakkı nasıl buluruz" diye sordular İmam Şafi'ye, Düşman oklarını takip ediniz, diye buyurmuş. Tüm düşman okları Erdoğanı gösteriyor.
"Bizler Gazze topraklarındayız... İnsanlara yemek sunmak için önayak olan ve destek verenleri çok iyi biliyoruz. Gazze Şeridi'ndeki mazlum kardeşlerinize yemek ulaştırırken taşıdığınız niyetlerin samimiyetine şahidiz.
Bu yüzden, Gazze Şeridi'ndeki mazlum kardeşlerimize 4 büyük kazan yemek sunabilmek için birkaç kez çağrıda bulunmuştuk. Yüce Allah’tan bu çağrımıza karşılık vermenizi niyaz ediyoruz. Zaten manzaraları görüyorsunuz; insanların nasıl gelip bu aşevinden yemek aldıklarına şahit oluyorsunuz. Bu aşevi, onların acılarını hafifletmeye ve açlıklarını gidermeye bir vesile oldu.
Bu sebeple, kendinizden bir hayır ortaya koyun ve Gazze Şeridi'ndeki bu sığınma kamplarında yaşayan insanlara birer yardımcı olun. Allah sizleri ve tüm Müslümanları hayırla mükafatlandırsın.
Bugün **18 Temmuz 2026 Cumartesi**. Önce Allah'ın izniyle, sonra da sizlerin desteğiyle yolumuza devam ediyoruz. Sizlerin bu mübarek çalışmaya olan bağışları, samimiyeti ve katkıları sayesinde bu hizmeti sürdürüyoruz.
* **Türk halkı kardeşlerimize** teşekkür ederiz.
* **Abdurrazzak Ildiz** kardeşimize teşekkür ederiz.
* Tüm **bağışçılara** ve bu işe katkıda bulunup emeğini esirgemeyen herkese şükranlarımızı sunarız.
İnşallah bu yaptıklarınız amel defterinize birer hasene (sevap) olarak yazılır ve Yüce Allah katında derecelerinizin yükselmesine vesile olur. Gazze Şeridi'nden selamlar. Sağlıcakla kalın, Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun."
Suudi Arabistanın başkenti Riyad'da meydana gelen patlamada, 4 hataylı vatandaşımız hayatını kaybeti.
Kendilerine Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilerim.
Videoda konuşan kişinin sözlerinin Türkçe çevirisi şu şekildedir:
"Haberiniz var mı? Cuma namazı sırasında, sadece bir saat içinde Gazze Şeridi'nde 4'ten fazla saldırı düzenlendi... Eş-Şabiye, Deyr el-Belah, Nusayrat ve diğer yerlerde... Gazze Şeridi'nde sadece bir saat içinde kaç can gitti...
Savaşın en zor dönemini yaşadığımızdan haberiniz var mı? Ölüyoruz ama sessizce, çıt çıkarmadan; kimse bizi duymuyor, kimse bizden haberdar değil... Sarı hattın her geçen gün genişlediğinden haberiniz var mı? Gazze Şeridi'nin %70'i...
Garantörlere selam söyleyin, durumdan haberi olmayan arabuluculara selam söyleyin... Tek dertleri kendilerine ait olanı almak ve bizi ölüme terk etmek... Arap ve Müslüman kardeşlerimizin bile sesini duymuyoruz; ne bir kınama, ne bir ayıplama, ne de zalim tarafın varılan anlaşmalara uyması yönünde bir talep... Hiçbir şeyi uygulamadılar, hiçbir şeyi! Tek duyduğumuz: 'Haydi Gazze, sen uygula...' Peki ya diğer taraf? Kimse onlara bir şey demiyor, güçlü olan üste çıkıyor dedikleri gibi...
Bizden kimsenin haberi olmadığından, bizi kimsenin sormadığından haberiniz var mı? Bizimle acımızı, yorgunluğumuzu günbegün, anbean paylaşan, bizi her zaman soran insanlar bile artık durumumuzdan habersiz. Onlara ölüyoruz, yerimizden ediliyoruz, yoruluyoruz dediğimizde şaşırıyorlar... Haberleri yok.
Bizim sorunumuz şu an eskisi gibi oldu; bir ya da iki yıl önceki eski videolardan herhangi birini açın, aynı ölüm, aynı acı, aynı bombardıman, aynı yıkım... Tek fark, artık sesimizi duyan kimse kalmadı, kimse bizden haberdar değil... Allah yardımcımız olsun."
2013 yılında, derneğimşzin Suriyedeki işleri takip için, izinli olarak Suriyeye gittim, sınırda bir ilçede bulunan Kuran Kursumuzu ziyaret ettim, ziyaretim esnasında, hoca ile sohbet ederken,Esedı devirip, islami bir devlet kuracaklarını söyledi, ben kendisine biraz zaman alır siz kuramazsın, orada bulunan 10, 11, 12, 13 yaşlarındaki çocukları işatet ederek işte bunlar kurur, siz değil dedi, neden diye sordu, bende Allahu tarlanın Hz Musanın Kavmine Filistini nasıl 40 yıl haram kıldığını anlattım, evet o çocuklar, Esed den korkusuz bir şekilde büyüdü ve Suriyeyi özgürlüğe kavuşturan işte o çocuklar,.
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Büyük Türk halkı! Size çok teşekkür ediyor, ulaştırdığınız yardımlar için şükranlarımızı sunuyoruz. Ancak vallahi sizden bir talebimiz ve ricamız var: Lütfen bize verdiğiniz bu kazanların (yemek kazanlarının) sayısını artırın. Üç kazan vallahi yetmiyor. Sizin de gördüğünüz gibi insan sayısı çok fazla ve üç kazan kafi gelmiyor. Allah rızası için sizden bu insanlara dörd��ncü bir kazan daha eklemenizi rica ediyoruz. Size çok teşekkür ederiz, yaptıklarınız için Allah sizden razı olsun. Teşekkürler."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: *"Sadaka vermekle mal eksilmez."*
Her gün sunduğunuz bu yemekler... Vallahi Allah katındaki ecrinizden hiçbir şey eksilmeyecek, aksine Allah Tebâreke ve Teâlâ'nın izniyle daha da artacaktır. Bu sadakalarınız Allah katında sizin için çoğaltılacaktır.
Her gün üç büyük kazan yemek sunuyoruz. Hayırsever ve cömert insanlardan, göç edilen bu bölgelerdeki insanlara bu yemeği sunmaya devam edebilmemiz için dördüncü kazanı da üstlenmelerini talep ediyoruz.
Sürekli ve sonsuz gayretleriniz için Allah sizden raz�� olsun. Allah Teâlâ'dan sizleri her zaman hayrın anahtarları kılmasını niyaz ederiz. Allah'a kendinizden hayır gösterin ve Allah'ın size lütfettiği şeylerden cömertçe tasadduk edin ki, Allah katındaki bu büyük ecrin, Allah Tebâreke ve Teâlâ'nın izniyle yazıldığını bilesiniz.
Gazze topraklarından sizlere teşekkür ederiz.
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Keşke günlük 3 kazanı tamamlayabilseydik, ama elden bu kadar geliyor Rabim yardımcıları olsun
> "Selamün aleyküm ve rahmetüllahi ve berekâtühü. Biz Gazze halkındanız.
> İnşallah bize destek olursunuz; çünkü görüyorsunuz, burada çok büyük bir kalabalık var. Bize sadece üç kazan yemek getiriyorlar ve bu bize yetmiyor. Biz kalabalık bir aileyiz ve eve boş kaplarla dönüyoruz.
> Bu yüzden sizden ricamız, yardımları artırmanız; bize fazladan bir kazan daha yemek getirmeniz ya da Allah'ın size verdiği imkanlar ölçüsünde elinizden ne geliyorsa yapmanızdır. Allah sizden razı olsun, sizleri mükafatlandırsın."
>
Onlar yemeğin bir kazan daha artırmamızı istiyorlar, oysa gelen bağışların azlığı nedeniyle 2 gün aş evimizi kapatacağız, elden bu kadar geliyor,
Allah yardımcıları olsun.
**"Selamun aleykum ve rahmetullahi ve berekatuh.**
**Türkiye'deki kardeşlerim, Türk halkı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; hepinize selam olsun.**
Bizler size alışkınız, bize destek olmanıza alışkınız. Sizlere çok ama çok teşekkür ediyoruz. Ancak buradaki durumumuz o kadar kötü ki... Çok insan var, çok kalabalık, kitleler var... Yiyip içemiyoruz.
Mesela bu tencereyi görüyorsunuz; içine koydukları yemek bana ve çocuklarıma yetmiyor. Biz kalabalık bir aileyiz, yaklaşık 10 kişiyiz. Yetmiyor bize. Bize üç tencere (hak) belirlemişsiniz. Madem bize yardımcı oluyorsunuz —ki Allah sizden razı olsun— miktarını birazcık artırın. Bize dört tencere lazım, tamam mı?
Bir de, vallahi billahi bayram günlerinden beri et yüzü görmedik. Zayıfladık, tükendik... Artık hiçbir şey yapacak gücüm kalmadı. Yemek çocuklara yetmiyor. Aşevinde izdiham oluyor, kavga dövüş çıkıyor; bazen de eve yiyecek içecek hiçbir şey alamadan eli boş dönüyorum.
Yani rica ediyorum, lütfen miktarımızı birazcık artırın. Dördüncü bir tencere (hak) vermeniz size bir dokunmaz. Sevdiklerimiz, kardeşlerimiz; başımızın üstünde yeriniz var. Sizin için her şeyin en hayırlısını diliyoruz. Rabbim sizleri en güzel şekilde mükafatlandırsın."
* **"Gazze halkının su, yiyecek ve tüm temel ihtiyaçlar dahil her şeye ihtiyacı var."**
* **"Gazze halkı için tüm yollar kapalı; düşman önümüzde, deniz ise arkamızda."**
* **"Her sabah aşevini, suyu ve her şeyi düşünerek uyanıyoruz."**
* **"Hayatımız ve düşüncelerimiz sadece aşevleri ve su bulmak üzerine kurulu."**
* **"Bize ulaşan bu tatlı/temiz su olmasaydı, susuzluktan ölürdük."**
* **"Bu su, insanlar için Allah'tan bir lütuf ve ferahlık olarak geldi."**
* **"Tuzlu su bile bulunmuyor."**
* **"Bir haftadan uzun süredir ne tatlı ne de tuzlu suyumuz var."**
* **"Su durumu çok zor."**
* **"Suyu ancak gün aşırı alabiliyoruz ve oldukça tuzlu topraklarda yaşıyoruz."**
* **"Tuzlu topraklar..."**
* **"Ne diyeceğimi ya da bunu nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum."**
* **"İnsanlar su sıkıntısı çekiyor."**