Leyla Alaton’un çok hoşuma giden bir sözü var:
“40 senedir evimde aynı koltukları kullanıyorum. Marka çantalara, lüks tüketime o kadar büyük paralar vermeyi abes buluyorum. 1 saatlik uçuşta business uçunca size ne veriyorlar, fazladan bir kahve mi? Statü insanın içinde olur; beyninde, görgüsünde ve bilgisinde.”
Bence gerçek zenginlik de tam olarak burada başlıyor.
Belirli bir servet seviyesinden sonra para, hayatınıza kattığı faydadan çok gösterişe harcanmaya başlıyor. 2 milyonluk araç da sizi aynı yere götürüyor, 20 milyonluk araç da. Kişi başı 1.000 TL’lik restoranda da midenizin kapasitesi belli, 10.000 TL’lik restoranda da. 20.000 TL’lik salonda da spor yapıyorsunuz, 100.000 TL’lik salonda da.
Üzerinde marka yazan bir tişörte, Saate, çantaya benzer kalitedeki ürünün 10-20 katını ödemek bana çok saçma geliyor. Fosil marka saatte aynı zamanı gösteriyor Roleks marka saatte.
Bence zenginlik algısı artık yavaş yavaş değişiyor.
Gerçek zenginlik; fit bir vücut, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, kaliteli zaman, sevdiğin insanlarla vakit geçirebilmek ve mesai kavramına bağlı kalmadan, stres altında olmadan çalışabilme özgürlüğüdür.
Zenginlik, sahip olduğun şeylerin çokluğu değil; ihtiyaç duyduğun şeylerin azlığıdır.
@trxhaber Aslında bana küfür edin yorum yapın ki Twitter'da ön plana çıkarayım demek istemiş. Söyleyebiliyor mu başka partiden birine bunları. Yok.
Yatacak yeriniz yok..
@bosunatiklama Planlı bir tetikçi işi sanki.. çok done var. Solak, adamı tanıyor muhtemelen, çevreyi biliyor. Yalnız lamba gibi kamera var önünde, tam gerizekalı bir cani.
106 yıl önce…
10 Ağustos 1920…
Sevr imzalandı…
SEVR imzalanmadı diyenler var.
Cehalet bilinçli bir tercih.
Sevr Antlaşması’nın görüşülmesi için Padişah Vahdettin, Saltanat Şûrasını toplar.
-22 Temmuz 1920’de toplanan Saltanat Şûrası’nda, emekli General Rıza Paşa dışında, Şûra’daki tüm üyeler Osmanlı’nın idam fermanı Sevr’in imzalanması yönünde kabul oyu verirler.
-Eğitim Bakanı Hadi Paşa, Danıştay Başkanı Rıza Tevfik ve Bern Elçisi Reşat Halis tarafından oluşan Osmanlı Heyeti, 10 Ağustos 1920’de Paris’te Sevr Banliyösünde Sevr Antlaşması’nı imzalar.
-Sevr’e göre Anadolu parçalanıyor, Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti, Güneydoğu’da özerk bir Kürdistan kuruluyordu. Osmanlı ordusu lağvediliyordu. Sevr ile Osmanlı Devleti tarih sahnesinden siliniyor, Türk Milleti’nin son yurdu da elden gidiyordu.
-Ankara’da Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu TBMM, 19 Ağustos 1920’de Sevr’i tanımadığını ilan eder. Antlaşmayı onaylayan Şûra üyeleriyle, imzalayan üyeleri vatan haini sayarak vatandaşlıktan çıkarır.
-Padişah Vahdettin, Sultan Alparslan’ın ve Fatih Sultan Mehmet’in emanetini hiç direnmeden işgalcilere teslim ederken, Mustafa Kemal Paşa vatanı işgalcilerden kurtarmak için mücadele ediyordu.
#Atatürk
İngiltere, Musul sorunu için Milletler Cemiyeti’ne başvurur.
Tesadüfe bakın, bir gün sonra 7 Ağustos 1924’te, Hakkari’de Nasturi Ayaklanması patlak verir.
İngiltere, Musul’u almak için Nasturileri silahlandırmış ve isyanın koşullarını hazırlamıştı.
Nasturi ayaklanmasından sadece dört ay sonra, 13 Şubat 1925’te Şeyh Sait isyanı çıkarılır.
Ve Türkiye, Musul-Kerkük’ü kaybeder.
"Terörsüz Türkiye Yalanı" ile geri getirilmek istenen rezil Osmanlı düzenini Türk halkına göstermek "farz"dır.
Ankara'daki tuzu kuruların süslü laflarla ambalajladığı "Terörsüz Türkiye" martavalı, jeopolitiğin kanlı ve acımasız çarkları arasında ezilmeye mahkûmdur. Kamuoyunun önüne konan senaryo ucuz bir tiyatrodan ibaret: Masalar kurulacak, yasal kılıflar uydurulacak, teröristler tıpış tıpış gelip silah teslim edecek... Bu tatlı rüyayı görenler ya zekamızı aşağılıyor ya da yaşadıkları coğrafyanın farkında değiller.
Açık konuşalım: Bu coğrafyada terörün ve bilumum Kürtçü yapının ipini tutan el Ankara değil; Washington, Tel Aviv ve Tahran'dır. Ortada resmen bir kan borsası işletiliyor. ABD ve İsrail'in İran'ı hedef alan geniş çaplı tecrit ve harp stratejisinde bu örgütler piyasanın en ucuz piyadeleridir. Büyük abilerinin ihtiyacı arttığı an bu yapıların "hisse değeri" tavan yapar, fonlar akar, tırlar dolusu mühimmat sınırlara yığılır. Sizin içeride atacağınız üç beş imzanın, yazacağınız süslü kanun maddelerinin bu kanlı borsadaki karşılığı koca bir sıfırdır. ( Devamı linkte)
https://t.co/9yLiwHEvMQ