Bugün bazı yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında dolaşıma sokulan iddialar üzerine bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.
Siyasi bir manipülasyon uğruna yıllarca birlikte çalıştığım bir yol arkadaşımın haysiyetine yönelmiş açık bir itibarsızlaştırma kampanyasıyla karşı karşıyayız.
Emre Caner, 2018-2024 yılları arasında danışmanlığımı yapmış yol arkadaşımdır.
Kamuoyuna servis edilen metinlerde kurulan ilişkiler ağının, kullanılan ifadelerin ve özellikle seçilen sıfatların gerçekle hiçbir ilgisi yoktur.
Her şeyden önce açık biçimde ifade etmek gerekir:
1) Emre Caner, iddia edildiği gibi Veli Ağbaba’nın akrabası değildir.
2) İddia edildiği gibi Malatyalı hiç değildir. Ankaralıdır.
3) 2018 yılından önce Emre Caner’in Malatya Milletvekilimiz Veli Ağbaba’nın yanında gönüllü çalışmış olması gizlenen bir durum değildir. Kendisi yanından isteğiyle ayrılmış, bunun üzerine Veli Ağbaba ile aralarında soğukluk oluşmuştur.
4) Habere konu tarihte Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığım için Genel Merkez’de bir odam bulunmaktaydı. Danışmanım olan Emre Caner’in Genel Merkez’de olmasından daha doğal bir şey yoktur. Yani HTS kaydı iddiaları bu şekilde açıklanamaz. Aday adaylarının yoğun biçimde Genel Merkeze geldiği bir dönemdi. Başka bir ifadeyle yüzlerce HTS kaydını aynı anda Genel Merkezde tespit etmek olasıdır. Buradan suç çıkarılamaz.
5) Sosyal medyada dolaşıma sokulan “bankamatik memuru”, “çift maaşlı aparat”, “örgüt bağlantılı isim” gibi yakıştırmaların da gerçekle hiçbir bağı yoktur. Emre Caner benim danışmanlığım sonrası Çankaya Belediyesi’nde görev almış ve belediyenin en fazla proje üreten, çalışan ve bunu da herkesin bildiği isimlerden biridir.
6) Malatya Milletvekilimiz Veli Ağbaba da bu konuda bir açıklama yapmış ve “ne böyle bir para alındı ne de Emre Caner aldı” demiştir.
7) Bir insanın hayatını, emeğini, geçmişini ve itibarını; “çantacı, bankamatik memuru” gibi kirli ifadelerle ve isimsiz kaynaklarla parçalamaya çalışıyorlar.
Bu yöntem yeni değildir. Türkiye’de uzun süredir önce hedef seçiliyor, sonra ilişki üretiliyor, ardından manşet atılıyor.
Delil ortaya konulmadan insanlar suçlu ilan ediliyor. Bir fotoğraf, bir HTS kaydı, bir tanışıklık, bir görev geçmişi üzerinden büyük bir suç hikâyesi yazılmaya çalışılıyor.
Bu, insanların onurunu medya yoluyla infaz etmektir.
Bugün buradan yapay bir “örgüt şeması” çıkarmaya çalışanların amacı gerçeğe ulaşmak değildir.
Herkes bilmelidir ki bazen bir insanın onurunu korumak, en büyük siyasi mücadeledir.
Bugün yol arkadaşım Emre Caner hakkında yürütülen bu karalama kampanyasına karşı sessiz kalmak hukuk duygusunu, vicdanı ve insanlık onurunu savunmaktan vazgeçmek olurdu.
İnsanların hayatlarını siyasi operasyon malzemesine dönüştüren ve acımasızca ifadelerle toplum önüne atan anlayışı reddediyorum. Yazıktır, günahtır.
Hakikat er ya da geç ortaya çıkar.
Geride kalan ise insanların hangi dönemde nerede durduğu olur.
Bir üniversite öğrencisi ile yaptığım röportajda gelen soru: “Hiç vazgeçmeyi düşündünüz mü?”
Yorulduğum oldu ama vazgeçmedim. Çünkü bazı hikâyeler yarım bırakılmayacak kadar kıymetli.
#vazgeçme#yeterkiiste#kararlılık
İnsanların aileleri var, insanların evlatları, eşleri, arkadaşları var.
Nasıl bu kadar şerefsiz olup da bir bilgisayardan çıkan ve cinsel içerikli sitelerden alındığı aşikar olan görüntüler üzerinden bu ülkede ana muhalefet partisini tehdit edersiniz?
Bu yapanlar hiç mi bu gerçeğin ortaya çıkacağını düşünmedi?
Dün Şanlıurfa, bugün Kahramanmaraş…
Eğitim konuşulması gereken yerde artık silahlar konuşuyor.
Çocuklar, öğretmenler hayatını kaybediyor.
Okullar korunamıyorsa, bunun hesabı sorulmak zorundadır.
#Kahramanmaraş
İki yılın hesabını birlikte veriyoruz.
Yaptıklarımızı, sözlerimizi ve yolumuzu sizinle yüz yüze paylaşıyoruz.
Şeffaf, dürüst, açık bir belediyecilik için buluşuyoruz.
🗓️ 31 Mart Salı
⏰ 16.00
📍 Çankaya Belediyesi önü
Tüm komşularımız davetlidir.
Kişisel taşınmazlarımla ilgili olarak ortaya atılan, kaynağı ve hedefi belli olan yalan ve iftiralara son vermek adına tarafımca bir açıklama yapma ihtiyacı doğmuştur.
Başlarken, E-Devlet‘teki tapu kayıtlarımın ofisimdeki bilgisayarımda açık olduğunu, filtreleme cambazlığıyla mal saklama ucuzluğuna girmeyeceğimi de göstermek üzere, ilgi duyan herkesin gelip bu kayıtları kontrol edebileceğini belirtmek isterim. Ayrıca 2015 yılından beri düzenli olarak TBMM Başkanlığına mal bildirimi vermekteyim ve Meclis Başkanlığını tüm mal bildirimlerimi açıklamaya davet ediyorum.
Öncelikle belirtmeliyim ki Hacettepe Tıp Fakültesi mezunu ve 34 yıllık bir göz uzmanı olarak helali harama karıştırmadan çalışmış, bilimsel çalışmalar yanında, 2004-2011 yılları arasında göz hekimi olan iki arkadaşımla birlikte kurduğumuz küçük çaplı bir göz hastanesi sayılabilecek kliniğimizde, özellikle katarakt cerrahisi ve lazer teknolojilerinde birçok yeniliğin ülkemize kazandırılmasına öncülük yapmış hekimlerden birisiyim.
Mal varlığım hakkındaki iddia ve iftiralara gelince:
Yedi yıldır uluslararası bir bankada yatırım bankacısı olarak çalışan oğlumun, yurt dışında herhangi bir hesabı olmadığı gibi herhangi bir gayrimenkulü de yoktur.
Tapuda adıma kayıtlı toplam 14 taşınmaz bulunmaktadır.
Bunlardan üçü konut, biri dubleks meskendir.
Ayrıca Antalya’da 2004 yılında aldığım ve emekli annem ile babamın kullandığı mütevazı dubleks meskenimiz mevcuttur. Bulunduğumuz sitenin sosyal tesisi (market ve lokal olduğu iddia edilen) ve havuzunda sitede oturan onlarca kişiyle birlikte hakkımız olduğu için sistemde üç ayrı tapu gibi görünmektedir. Sitede hak sahibi olan herkesin sisteminde bu durum görülmektedir.
Ankara sınırları içerisinde bulunan ve toplam yedi ayrı tapu olarak görünen arsalardan, aynı parselde bulunan dört tanesi 2018 yılında edinilmiş olup, toplam büyüklüğü 567 metrekaredir. Aynı şekilde Mamak’ta aynı parselde üç tapu olarak görünen arsanın da toplam büyüklüğü 272 metrekare olup; bunun asıl arsaya ait olan kısmı 172 metrekaredir ve kalan miktar maddi değeri olmayan terkin alanlarından ibarettir.
Sonuç olarak yedi tapuda görünen ve "Ankara’nın emiri olmuş" diyecek kadar abarttıkları yer, toplam 840 metrekarelik arsadır. Bilenler için, bu arsaların iddia edilenin yüzde biri kadar bile değerli olmadığı aşikârdır.
Bu açıklamanın, trolleri ve vicdanını başkalarına teslim etmiş olanları tatmin etmeyeceğini biliyorum.
İftira atanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı ve hukuk davası açacağımızı da belirtmek isterim.
Ben buradayım. Alnım açık, yüzüm ak.
Unutmayın ki mert dayanır, namert kaçar...
Sevginin en saf halini, emeğin en renkli yansımasını gördük bugün…
Down sendromlu çocuklarımızın açtığı “Gülenyüzlerin Rengârenk Dünyası” sergisi; umutla, sabırla ve büyük bir yürekle ortaya konmuş bir başarı hikâyesi.
Malatyapark AVM'de sevgili çocuklarımız ve aileleri ile biraraya geldik,başarı dileklerimizi iletip,keyifli bir bayramlaşma gerçekleştirdik.
Sevdiğinize kavuşmanın lüks olduğu bu kara düzeni değiştirebilirsiniz.
Mutlulukların ertelenmesine, bayramların buruk geçmesine ve sevdiklerinizle aranıza giren maddi engellere #KatlanmakZorundaDeğilsiniz!
Bize katılabilirsiniz.
https://t.co/G9FpMVTT1C
Bugün iftar soframızda en özel, en kıymetli misafirlerimiz vardı…
Engelli derneklerimizin temsilcileri ve üyeleriyle bir araya geldik; onlar için hayatı nasıl daha da kolaylaştırabileceğimizi konuştuk, planladık.
Bugün bizlerle birlikte olan, gencinden yaş almış büyüklerimize; yüreği sevgi, gözleri mutluluk dolu tüm komşularımıza teşekkür ediyorum.
e-Nabız uygulaması son güncellemelerden sonra neredeyse kullanılamaz hale geldi.
Erişilebilirlik kriterleri gözetilmediği için ekran okuyucularla çalışmıyor, üstelik sorun sadece engelliler için değil, birçok kullanıcı uygulamayı düzgün kullanamıyor.
Kamu uygulamaları güncellenirken erişilebilirlik ve kullanılabilirlik göz ardı edilmemeli.
@saglikbakanligi
#ENabız #Erişilebilirlik
Bizim başımıza gelenler sizlerinde başına gelmesin diye yazıyorum bu satırları. Parayı hastaların hayatından değerli gören bu pespaye kurumları bilin yakınlarınızı emanet etmeyin diye yazıyorum.
Türkiye’nin düşünce ve tarih dünyasında derin izler bırakan, engin bilgi birikimi ve entelektüel duruşuyla her zaman saygıyla anılacak olan Prof. Dr. #İlberOrtaylı’nın vefatı büyük bir kayıptır.
Kıymetli hocamıza rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.