Dünya Para Yüzme Şampiyonası'nda rekor kırarak 5 altın madalya kazanan Defne Kurt:
— Ülkemi en iyi şekilde temsil ettiğimi düşünüyorum.
— 10 ay boyunca yatıp kalkıp bunun hayalini kurdum. Sabah akşam bunu düşündüm.
— Zordu ama başardım, mutluyum.
İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi’nin ölmeden önce son kez dinlemek istediği şarkı 'Nobahari' ,
"Bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra. Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik."
PowerPoint devri kapandı.
Artık sunum hazırlamak için 35 yıl öncesinin teknolojisine ihtiyacınız yok.
ChatGPT gibi prompt girerek nasıl birkaç dakikada sunum oluşturulabileceğini gösterdim:👇🏻
20 yıldır öğrenemediğim İngilizce’yi 11 günde nasıl öğrendim? Gelin anlatayım. Abartı yok, tamamen kişisel deneyimim. Çalışma programı, kullandığım mobil uygulamalar ve diğer püf noktalarla birlikte. Bu flood’u sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim. 34 tweet.
- Ama oğlu Kuran-ı Kerimleri toplattı.
Evet toplandı. Çünkü yabancılar tarafından değiştirildiği devlet tarafından fark edilince ne kadar Kuran-ı Kerim varsa hepsi toplatıldı. Düzeltildi. Mühür vuruldu ve tekrar iade edildi. O dönemki Kuran-ı Kerimlerde hala mühür vardır.
- Ama oğlu İskilipli Hoca gibi hocaları, şapka takmadığı için astı.
Evet asıldı. Ama şapka yüzünden değil. Hoca olduğu için hiç değil. Osmanlı zamanında da 31 Mart'a karıştığı için askeri mahkeme tarafından yargılanan, 'Kudurmuş haydutlar' dediği Kuvayi Milliyecilere karşı Yunanlıları tutmasına hatta bildirileri Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılmasına rağmen affedildi. Ama ne zaamanki çeşitli şehirlerde çıkan isyanlar sonucunda, hükümet konakları basılıp görevliler öldürülünce ve bu olaylarda onun da etkisi olduğu anlaşılınca idam edildi. O dönem yargılanan Tahirül Mevlevi, Hafız Osman, Ömer Rıza gibi hocalar beraat etti, 'hoca' oldukları halde!
- Ama oğlu camileri ahır yaptı.
Evet camiler ahır da oldu. Sinan Meydan, İtalyan arşiv belgelerinde Yunan ordularının camileri tahrip ederek, Kuran-ı Kerimin ayaklar altında çiğnenmesi gibi maddi-manevi baskılar yapıldığını, Milli Mücadele sonrasında Atatürk'ün emriyle yakılan, yıkılan camiler konusunda bir rapor hazırlandığını ve 1 yıl içinde 126 cami ve mescidin onarıldığını, Atatürk'ün Eskişehir Mihalıççık Camii için cebinden 5000 lira vererek yeniden yaptırdığını, İnönü'nün Ankara Bükteş Sokak' ta bir caminin yapımı için 2500 lira bağışladığını, 1924-1935 arasında yüzlerce tarihi camiyi tamir ettirdiğini yazar.
Yalanlar, yalanlar, yalanlar...
İnsanları böyle kandırdınız. Atatürk düşmanlığı henüz Atatürk'ün sağlığında başlamadı mı zaten?! Ölmesi de etkilemedi.
İşin tuhafı mesela çoğu içkiye bağlı nedenlerden ölen Osmanlı padişahları umrunuzda olmadı. Abdülhamit'in torunu 'Dedem rom içmeyi severdi.' demesine rağmen o 'cennetmekan' oldu, ama Atatürk'ün rakısı battı... Alfabe Osmanlı'da 70 yıl tartışıldı ama
70 yılı konuşmayıp bir gecede değişti yalanını yaydınız ve size inanan safi koyunları bu yalanlarınıza inandırdınız!
Abdülhamit döneminde Türkiye'nin iki katı olan, 1 milyon 592 bin 806 kilometre karelik toprak kaybedilmesine rağmen, bunu hiç sorgulamadınız. Ama Londra ve Uşi anlaşmalarıyla çoktan kaybedilen 12 Adaları,bu adalar 26 ada olarak da söyleniyor .. yıllarca Lozan'da kaybettik yalanını yüzünüz hiç kızarmadan söylediniz. Üstüne atılan birçok iftiraya gözünüz kapalı inandınız. En çok da din üzerinden vurmaya çalıştınız, bağımsız bir ülke hediye etmese dini sanki çok yaşayabilecekmişsiniz gibi...
BİZ OĞLUNUZU ÇOK SEVDİK,
Ve öyle bir evlat yetiştirdiğiniz için, bu yıl 'da' saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz sizi..., Zübeyde Annemizi.
ENES KANTERDEN DÜNYA TARİHİNE ALTIN HARFLERLE GEÇECEK İFADELER:
Abartılı buluyorsanız buyurun okuyun!
''50 milyon dolar kaybettim ama birisinin dünyanın her yerindeki masumları savunması gerekiyordu...
Basketbol kampından sonra çocuklarla tek tek fotoğraf çektiriyordum.
Bir çocukla fotoğraf çektirdiğim sırada ailesi herkesin önünde bana “Çin’deki toplama kamplarında Müslüman kardeşlerin işkence görürken sen kendine nasıl İnsan Hakları Aktivisti diyebiliyorsun” dedi.
Arkamı döndüm ve ona “Söz veriyorum bu konuda sana geri döneceğim” dedim. O gün her şeyi iptal edip otelime döndüm ve neler olup bittiğine dair araştırmaya başladım.
İnternette her türlü haberi bulabileceğinizi biliyorum, bu yüzden menajerimi aradım ve bana toplama kampından sağ kurtulan birini bulmasına ihtiyacım olduğunu söyledim.
Birkaç hafta içinde hayatta kalan bir bayan buldu. Ben onunla tüm işkence yöntemleri, toplu tecavüz, zorla kısırlaştırma ve kürtaj yöntemleri hakkında bir saat konuştum. Kulaklarıma inanamadım.
Konuşmamızın sonunda ona “sana yardımcı olmak için ne yapabilirim? diye sordum. “hiçbir şey” diye cevap verdi.
“Ne demek hiçbir şey, ne demek istiyorsun, yani bu 1 saatlik konuşmayı sebepsiz yere mi yaptık? diye sorunca bana, “dinle, ben Amerika’da yaşıyorum, ne istersem yaparım, ne istersem söylerim, ne istersem yerim, özgürüm, burada özgürlüğüm var. Siz asıl, her gün toplama kamplarında işkence gören, tecavüze uğrayan 2-3 milyon Uygur’a yardım edin” dedi.
O an kendi kendime dedim ki, ne olursa olsun, ben bu insanlara yardım edeceğim.
Bunu benzersiz bir şekilde yapmak istedim, çünkü çocukken bir NBA maçı izlerken ilk baktığım şey NBA oyuncularının ayakkabılarıydı. Rengine, markasına, rahat olup olmadığına bakardım ve ertesi gün babamdan bana almasını rica ederdim. Her çocuk ayakkabıları sever, bu yüzden dikkat edeceklerini bildiğim bir şeyle genç nesle ilham vermek istedim.
Dünyanın dört bir yanındaki, rejimleri tarafından ezilen sanatçılara ulaştım ve onlara tüm mücadeleleri, acıları ve hikayeleri ayakkabılara resmetmelerini istedim. Bu ayakkabıları bu şekilde tasarlattım.
Celtics için oynadığım ilk maçta Ayakkabımdaki konu “Özgür Tibet” idi ve bu, Madison Square Garden’da New York Knicks’e karşı sezonun ilk maçıydı. Garden’da açılış gecesi olduğu için herkes o maçı izlemek için oradaydı. Knicks ve Celtics maçları her zaman iyi bir rekabettir, bu yüzden tüm ülke ve dünya o maçı izliyordu.
“Özgür Tibet” yazan ayakkabılarımı giydim ve takım arkadaşlarımla ısınmaya başladım. Ulusal Marşı söyledik, maçın başlamasına 1 dakika kalmıştı. Celtics’ten iki beyefendi yanıma gelip “Ayakkabılarını hemen çıkarmalısın” dediğinde yedek kulübemizin önünde toplanmıştık.
Onlara nedenini sordum, “ayakkabılarınız uluslararası alanda çok ilgi görüyor ve çok fazla telefon alıyoruz, lütfen onları hemen çıkarın” dediler.
Benim için mükemmel bir andı çünkü vatandaşlık sınavıma hazırlanıyordum. Ben de gözlerimi kapatıp kendimle konuştum; Enes 27 değişiklik var ve 1. değişiklik ifade özgürlüğü. Sonra gözlerimi açtım ve “Hayır, ayakkabılarımı çıkarmıyorum” dedim. Onlar da bana tekrar ayakkabılarımı çıkarmamı söylediler. Ben de “ceza alsam bile onları çıkarmayacağım” dedim.
İlk devre 0 dakika oynadım ve soyunma odama geri dönünce telefonumu kontrol ettim. Binlerce bildirim vardı ve menajerimin bana gönderdiği bildirime tıkladım, “Çin televizyondaki Boston Celtics’in tüm maçları yasaklandı.
Çin’in Celtics’in bütün maçlarını yasaklaması kelimenin tam anlamıyla 24 dakika (1 çeyrek 12 dakika, 2. çeyrek 12 dakika) sürmüştü. Biz o maçı kaybettik.
Ondan önceki her maçta oynadıktan sonra o maçta hiç süre alamadım. Karşılaşmadan sonra her tüm medya kuruluşları benimle konuşmak istedi. Menajerime kabul etmeyeceğini söyledim çünkü takım arkadaşlarımın bunu dikkat çekmek için yaptığımı düşünmelerini istemiyordum.
@CanAnl Atlamamis polisler dövmüş, ve 2 polis tutuklanmis. Böyle bir durumda da insanın kendine hakim olması zordu zaten profesyonel iş etiği falan filan da bi yere kadar..
sayın kılıçdaroğlu’nun babala tv’deki konuşması mutlaka izlenmeli.
miting, kürsü vb. platformlardaki performansının tam da aksine içtenliği ve doğallığı çok etkileyici idi, rasyonel liderliğe özgü zeka, birikim ve samimiyet ancak diyalog ve tartışma sırasında -hem de tüm görkemiyle- ortaya çıkar. bu tür karşılıklı konuşmalarda kimse kendisini (narsisizmini) saklayamaz.
miting alanlarında zekaya ihtiyaç yoktur, nara atmak, bağırıp çağırmak yeterlidir. oysa eşit koşullarda yapılan tartışmalarda zeka, birikim ve içtenlik herşeydir.
zeka zayıf olunca kişi nara atar, bağırır çağırır, eğer zeka güçlüyse konuşur.
siyasal yaşamımız diyalogu unuttu, siyaset iyice ucuzladı, artık herkes bağırıp çağırmayı beceri sanıyor.
bu ülkede biraz olsun düşünmeye, konuşmaya yer açmak mı istiyorsunuz, o halde bağırıp çağırmaktan vazgeçin.
babala tv’ye aferin!
⛳️Eski Mısır devlet başkanı Enver Sedat'ı suikast sonucunda öldüren adama hakim sorar:
⛳️"Neden öldürdün?"
⛳️Katil: "Çünkü laikti"
⛳️Hakim: "Laik ne demek?"
Katil: "Bilmiyorum!!"
⛳️Mısır'ın en iyi edebiyat adamlarından Necip Mahfuz'u öldürmeye çalışıp başarısız olan sanığa hakim sorar:
⛳️"Neden vurdun?"
⛳️Sanık: "Sokak çocuklarının hayalleri adlı kitabı yazdığı için"
⛳️Hakim: "Peki sokak çocuklarının hayallerini okudun mu?"
⛳️Sanık: "Hayır!!"
⛳️Hakim, yazar Faraç Foda'yı öldüren üç teröriste sorar:
⛳️"Neden Faraç Foda'ya suikast düzenleyip öldürdünüz?
⛳️"Suçlular: "Çünkü kafir"
⛳️Hakim: "Onun kafir olduğunu nereden anladınız?"
Suçlular: "Onun kitabından"
⛳️Hakim: "Hangi kitabından anladınız onun kafir olduğunu?"
⛳️Suçlular: "Biz okuma yazma bilmiyoruz"
✅"Her kötülüğün anası her dönemde CEHALET olmuştur!
Şimdi Celal Şengör aradı. Sosyal medyada oyunu Sinan Oğan’a vereceği şeklindeki paylaşımı görmüş ve çok sinirlenmiş. “Oyumu Kemal Kılıçdaroğlu’na vereceğimi lütfen duyur. Oyum Kemal Beye” diye yazmamı rica etti. Geçen hafta da Canan Kaftancıoğlu’na sandık görevlilerinize kumanya yollayayım mı diye sormuştu.
30-40 yaş arası arkadaşlarla sohbet ediyoruz.
Konu malum seçim ve vaatler..
Farkettik ki yaş grubuna iktidarin da muhalefetin de vaadi yok.
Ne ilk arabayı alırken vergiden muaf oluyoruz ne işsiz kalınca 2.500 maaş alıyoruz ne de EYT'den faydalanıyoruz.
Sonra biri dedi ki 22 yıl gençliğimiz gitti be.
Bari bize ücretsiz terapi versinler. 😊
Kolektife önemli bir duyuru ve
5 KİŞİYE PİN KODU HEDİYESİ
✨“Sayfanıza tesadüfen geldim” diyenler! Tesadüfen gelmediniz…
✨Üst benliğiniz sizi buraya yönlendirdi.
Burada şifa bulacağına inanarak bir şekilde sayfayı karşınıza çıkardı…
Kişisel algoritmanız evrensel algoritma ile uyumlandığı için buradasınız…
✨Sizden ricam “Danışmanlık ve Nümeroloji Analizi” öncesi tüm floodları okuyun… Emin olun çok iyi gelecek… Ve belki danışmanlığa ihtiyacınız da kalmayacak…
(DM floodları okuyup iyileşenlerin teşekkürleri ile dolu hamd olsun )
✨Yazılar benim kalbimden ve kalemimden çıkıyor evet. Ama ana kaynak ben değilim. Kalbime gelenleri bazen olduğu gibi bazen de akıl süzgecimden geçirerek paylaşıyorum. Çünkü kalbe gelen her hatırat doğru olmayabilir. Vahiy değil sonuçta. İçine vehim yada farklı frekanslar da karışabilir… Kusur görürseniz bendendir. Üzerinize alınmayın…
✨Onun ilmi sonsuz. (cc) Ama bizim kabımız ne kadarsa o kadar alabiliyor o kadar istifade edebiliyoruz…
✨Bu yazıları okuduğunuzda istifade ediyorsanız lütfen bir yerlere bağış yapın ve sadaka verin. Sahipsiz hayvanlara mama alın ve özellikle istirhamım ağaç fidanı bağışı yapın.
Yoksa dengeniz bozulur… Verdiğinizde ise daha fazlası ile ödüllendirilirsiniz…
✨Eskiden hak ediş, fedâkarlıkla hizmetle ve zamanını ayırmakla olurdu. Şu anda bunu yapamıyorsunuz.
Feda edeceğiniz en değerli şey sadece paranız… Bu yüzden hak edişi bu şekilde sağlayabilirsiniz. Bunu öğrenmek zorundayız.
Ben kolektif yazılar ile taşıdığım yükün zekatını veriyorum.
Analiz almış olan ve “filan çakramı nasıl iyileştirebilirim?” diyenlere de bir yol göstermiş olayım…
☀️Yazılarımda sürekli doğru köklenmekten, kendi hayatının sorumluluğunu almaktan bahsediyorum…
1. Çakra
☀️En fazla Dişil Enerjiye ve alma verme dengesine, empatiye vurgu yapıyorum
2. Çakra
☀️İfade etmek, kendi hukukunu çiğnetmemek ve eser koymak üzerine yazıyorum
3. Çakra
☀️Sabır Sebat Samimiyetin önemini gösteriyorum
4. Çakra
☀️Özgürlüğün, dürüst olmanın ve yeniliklere, yeni düşüncelere açık olmanın altını çiziyorum
5. Çakra
☀️Aile, ilişkiler, aşk, farkındalık, eril dişil dengesi ve baba-ata figürünü çokça dile getiriyorum (hatta yaşıyorum)
6. Çakra
☀️Maneviyat ve Güven sol beyin analizi bilim, felsefe, akıl ve kalp bütünlüğünü bolca işliyorum
7. Çakra
☀️Maddi manevi zenginlikten, bolluk bereketten dünyayı terk etmeden dünyada kalabilmekten, Onun verdiği zenginliği güzelce paylaşmaktan bahsediyorum.
8. Çakra
☀️Bütünlük ve bilgelikten, kolektife hizmetten, şifa kapısı olmaktan ve İlahi sırlara erişmenin bir yolunun da şifa kanalı olmaktan geçtiğini anlatıyorum.
9. Çakra….
✨Eğer yazılanları beğeniyor ama tesir göremiyorsanız lütfen gönülden ve niyetinizi zikrederek daha çok bağış yapın…
“Akaşadan öğrendiğim okuduğum bilgilerin şifa olmasına niyet ediyorum. Bu bağışım onun kolektifteki emeğine destek içindir” diyerek verin…
✨Gücünüz yetmiyorsa karşılıksız iyilik yapın… Sadece kendinize edindiğiniz bilgi size yük olur. Altında kalırsınız…
Tüm öğretmenleriniz, istifade ettiğiniz kişiler ve yerli yabancı yazarlar için de yapabilirsiniz…
✨Son olarak Tüm yazıları istediğiniz platformda ~akaşa~ ve @akasatwinflame şeklinde etiketleyerek paylaşabilirsiniz.
Ve ne olur ne olmaz @akasatwin yedek hesabımı da takibe alın…
Bu yazıyı RT yapan takipçilerimden seçeceğim 5 kişiye NUMEROLOJİK PİN KODU analizi hediye edeceğim…
Sevgilerimle 🤍
~akaşa~