@jesopd88d@tuslufistik Ayın başı listede 4 yeni prat başlatıp kidemlileri mavi kod ve sarıya verenler düşünsün bunu. Sıfır tecrübe ile yeşil alan dondurecekler. Triaj düzgün olsa bir derece. Yesilde mi, dvt, sak kacirirlarsa vebali kime? Gerçek hastalara yazık değil mi?
@DilekOzcengiz Çalıştığım kuruma daha yeni tusta 80. olmuş plastik cerrahi asistanı istifa ederek geri geldi. Pratisyenlik yapıyor. Önce mobingi konuşun! Önce nöbet ertesi mesaileri konuşun! Önce alt devrelere edilen küfürleri konuşun. Kıdem kirdiramam diyen hocaları konuşun.
@SCavun Peki büyük büyük konuşan sizler mobingden dolayı cerrahi branşlardan yapılan istifaların ve tercih etmeme gerekcelerinden birincisinin bu mobing olduğunun farkında mısınız? Önce o tercih edilmiyor dediğin branşlardaki mobingi engelle.
@hekim_birligi Denetim yok. Var olan denetimlerde bizzat mobingi uygulayanlar tarafından yapılıyor. Gencecik pırıl pırıl idealist gençler istifaya mecbur kalıyor. Hocaların kendilerini padişah ilan ettiği düzen değişmez ise daha çok okuruz böyle haberleri. Bu sayfa da o hocalara laf edemez.
@hekim_birligi Hepsi doğru ancak cerrahi branşlarda insanlık onurunu zedeleyen mobbingi de gündeme getirin. Şahsi hırs ve egolar uğruna ne idealist gençler istifa ve feragat zorunda kalıyor. Önce bunu çözün bakalım.
@st005500 Planlarında başarılar dilerim. Umarım "akademik kariyerinle" beraber empati yeteneğini, toptancı ve üstten yaklaşım tarzını da geliştirirsin. Zan ile hüküm vermek için ya cahil ya zalim olmak gerekir. "Akademik kariyerin" bu meziyetlerinin de gelişmesini sağlar umarım.
@st005500 Olamamışsın işte tıbbi sekreter. Takıntın ondan. Sıfır bilgi ile ahkam kesiyorsun. Sekreter çok meraklı şahsi telefonundan aramaya seni. Umurunda değilsin ister 2 saat önce git işte 15dk. Hekim ara demezse seni aramaz. Bu lafı yerse hekime söyle.
@ASALP9599 Önceki güm 4.5 metre tekne ile tekidag açıklarında motor arızası sebebiyle denizde kaldım. 112 yi aradım. Önce sağlığımı sorup sonrasında hemen sahil güvenliğe bildirdiler. Sahil güvenlik anında intikal etti. Hem bizi hem de teknemizi sağ salim limana bıraktı. Bu da bir örnek.
Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesinde görevli olan ve kadrosu temizlik personeli olan ve yılardır masa başı görevlerde çalıştırılan tün personellerin asli görevlerine geçmeleri için tebliğ de bulunulmuş tarafına tebliğ yapılan tüm personeller asli görevleri olan temizlik görevine geçmiş son olarak da Halil Bulmen isimli personelin hastanenin temizlik ihtiyaçları dolayısıyla asli görevleri olan temizlik görevlerine geçmeleri gerektiğini kendilerine tebliğ etmemiz üzerine;
Ak Parti ilçe Başkan Yardımcısı olan Halil Bulmen isimli personel ben ak parti İlçe Başkan Yardımcısıyım, ben temizlik yapmıyorum, bana temizlik yaptıramazsınız dedi.
Aynı gün akşam saatlerinde Şanlıurfa il Sağlık Müdürü olan Erhan Berk tarafından aranarak bu adam Ak Parti llçe Başkan Yardımcisi sana emrediyorum görevine geri ver, sen bunun Ak Partili olduğunu bilmiyor musun, benim başımı ağrıtma şeklinde söylemlerde bulundu. Bunun üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk' e yanlış birşey yapmadığımı, parti ve etnik köken farketmeksizin tüm personellere eşit davrandığımı söyledim.
Bu personeli görevine geri iade edemem, edersem hastaneyi yönetemeyeceğimi ve tün personelin kendilerine karşı adil davranılmadığı için baş kaldıracağını iletmem üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk şahsıma karşı görevine iade etmiyorsan, istifanı ver vermezsen ben oraya gelip seni o koltuktan nasıl kaldırıyorum görürsün şeklinde söylemlerde bulunmuş, ben de şahsına karşı eğer bir temizlik görevlisini asli görevi ve işi olan temizlik kadrosuna iade ettiğim için istifam isteniyorsa ben bu istifamı vermiyorum şeklinde kendisine ilettim bunun üzerine şahsıma karşı yine mobbing ve tehdit içerikli söylemlerde bulunuldu.
Olayların mobbing ve tehdit şiddetinin artması dolayısıyla can güvenliğimden endişe ettiğim için ben de istifamı verip şu aşamada ilçeden ayrılmış bulunmaktayım ayrıca yaşanan olayın devlet büyüklerimize ve tüm siyasi camiaya çarpıtılarak aktarıldığı bilgisini almaktayım kamuoyuna duyurulur
Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesi Başhekimi
Uzm.Dr.Meriç ARTAN*
📌YAZIKLAR OLSUN SİZİN ADALET ANLAYIŞINIZA
1965 yılında yürürlüğe giren ve bugüne kadar 1000’e yakın kez değişikliğe uğrayan bu kanun, adeta bir "yamalı bohçaya" dönüşmüştür. Parça parça yapılan düzenlemeler, sistemin bütünlüğünü bozmuş; memurlarımız arasında çalışma barışını zedeleyen adaletsizliklere yol açmıştır. Artık günü kurtaran pansuman tedbirlerle değil, çağın gereklerine uygun, adil ve sürdürülebilir bir reform ile bu kanunu yeniden inşa etme vakti gelmiştir.
Genel Başkanlığını yürüttüğüm Devlet Memurları Konfederasyonu adına, yeni düzenlemede kırmızı çizgimiz olan ve düzeltilmesi elzem görülen temel başlıkları şöyle sıralıyorum:
1. Ücret Adaleti ve Tek Tip Ödeme Sistemi
Memur maaşları bugün; ek ödeme, tazminat, taban aylık gibi onlarca farklı kalemden oluşmaktadır. Bu durum emekliliğe yansıyan haklarda büyük kayıplara neden olmaktadır. Talebimiz nettir: Tüm ek ödemelerin emekli keseneğine dahil edilmesi ve "eşit işe eşit ücret" ilkesinin lafta kalmayarak tüm kurumlarda tesis edilmesidir.
2. İstihdamda Tek Tip: 4/A Güvencesi
Kamu hizmeti süreklilik arz eder. Sözleşmeli, geçici veya farklı statüler altında çalışma modelleri memurun iş güvencesini tehdit etmekte, aile birliğini bozmaktadır. Kamu hizmetlerinin tamamı kadrolu ve güvenceli memurlar eliyle yürütülmeli; 4/B, 4/C gibi parçalı yapıya son verilmelidir.
3. Kariyer ve Liyakat Esaslı Yükselme
Kamu bürokrasisinde yükselme; sadakat değil, liyakat ve ehliyet temeline oturmalıdır. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları objektif kriterlerle periyodik hale getirilmeli; mülakat sistemi tamamen kaldırılarak, yazılı sınav puanı esas alınmalıdır.
4. Disiplin Hükümlerinin Demokratikleşmesi
1960’ların vesayetçi anlayışını yansıtan katı disiplin hükümleri, modern hukuk normlarına göre yeniden düzenlenmelidir. Memurun savunma hakkı genişletilmeli, disiplin kurullarında sendika temsilcilerinin ağırlığı artırılmalı ve keyfi yer değiştirmelerin önüne geçecek hukuki korumalar güçlendirilmelidir.
5. Yardımcı Hizmetler Sınıfının Sorunu
Mevcut kanunda yer alan "Yardımcı Hizmetler Sınıfı"ndaki personelin eğitim durumlarına uygun kadrolara geçirilmesi artık bir zorunluluktur. Bu sınıftaki kardeşlerimizin yıllardır beklediği GİH (Genel İdare Hizmetleri) sınıfına geçiş talebi, yeni kanun çalışmasının en öncelikli maddelerinden biri olmalıdır.
6. Sosyal Haklar ve Çalışma Koşulları
Yemek yardımından kira desteğine, kreş imkanından yol ücretine kadar memurun sosyal hakları güncel ekonomik gerçeklere (enflasyon ve kira artışları) göre revize edilmelidir. Uzaktan ve esnek çalışma modelleri, memurun hak kaybına uğramayacağı şekilde kanun kapsamına alınmalıdır.
7. Dijital Dönüşüm: "Memur E-Devlet" ve Dijital Özlük Dosyası
Hizmet içi eğitimlerden terfi tarihlerine, sendikal üyeliklerden disiplin kayıtlarına kadar tüm süreçlerin manuel yürütülmesi zaman ve kaynak israfıdır. Talebimiz; tüm memur özlük işlemlerinin entegre bir "Memur E-Devlet" sistemi üzerinden dijitalleşmesidir.
Bu sistem hayata geçtiğinde;
• Şeffaflık Artacak: Memur, puanlamasını, hizmet içi eğitim durumunu ve terfi sırasını anlık olarak takip edebilecek, hata payı ortadan kalkacaktır.
• Bürokrasi Azalacak: Kurumlar arası nakil ve atamalarda günlerce süren evrak trafiği son bulacak, işlemler saniyeler içinde tamamlanacaktır.
• Maliyet Tasarrufu Sağlanacak: Milyonlarca sayfalık kağıt israfı önlenecek, arşivleme ve postalama giderlerinden devletimiz tasarruf edecektir.
• Sendikal Haklar Kolaylaşacak: Sendika üyeliği ve çekilme işlemleri, tıpkı siyasi parti üyeliklerinde olduğu gibi e-Devlet üzerinden güvenli ve baskıdan uzak bir şekilde gerçekleştirilebilecektir.
Memurun e-Devlet üzerinden kendi sürecini yönetebildiği, kağıt yükünden kurtulmuş bir kamu düzeni, Türkiye Yüzyılı'na yakışan bir adım olacaktır."
Sonuç Olarak;
Bizler devletin asil evlatları, kamu hizmetinin fedakar neferleriyiz. 657 Sayılı Kanun değişmelidir; ancak bu değişim memuru korumasız bırakmak için değil, insan onuruna yakışır bir çalışma hayatı sunmak için yapılmalıdır.
Bir memur günde 8 saat çalışıyor.
Haftada 40, Ayda ise 160 saat görev yapar.
(Bazen ayda 168 saati bulur)
Bunun üstüne çıkan saatleri fazla mesai olarak ödenir.
Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda 130 saati aşkın fazla mesailerde, 130 saat üzeri olan kısım ödenmiyordu.
Anayasa Mahkemesi bunu iptal edip ödenmesine karar verdi.
Ayda 160 saat normal mesai
130 saat fazla mesai yapan biri ayda 290 saat çalışıyor demektir.
Haftasonları dahil etsek bile neredeyse günün yarısı çalışarak geçiriliyor.
Ne için? Ek bir ödeme almak için.
Peki 130 saat ek mesai yapsa hemde en riskli alanda çalışsa ne kadar ek mesai alacak?
Saatlik: 206,60₺
130 * 206,60 =26.858
Yani neredeyse aylık çalışma saatin kadar çalışacaksın, nihayetinde belki kiranı ödeyebileceksin.
Fazla mesai ücretleri sizce de oldukça yetersiz değil mi?
@DahiliyeDoktoru Yıllardır söylüyoruz 1. basamak 24 saat hizmet verecek hale gelmeli ve onun sevk etmediği hasta 3. basamağa gidememeli. Hasta nereye randevu alması gerektiğini bile bilmiyor. Gereksiz randevular ile sistem tıkanıyor. Tüm yuk acillere biniyor. Hizmet kalitesi de düşüyor.
Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde temsilcilerimizin saha yaptığı esnada önlerini kesen malum sendika temsilcileri, arkadaşlarımıza bağırarak tehditlerde bulunmuştur. (Videolar mevcuttur)
Yaşanan olayla ilgili yapılan soruşturma neticesinde Muhakkik, olayı çıkaran ve tehditlerde bulunan malum sendika temsilcisine Uyarma cezası, üslubunu bozmayan ve önü kesilen temsilci arkadaşımıza ise Kınama cezası uygun görmüştür.
Adalet herkese lazım, verilen bu kararı doğru bulmuyor ve yargıya taşıyoruz.
Kimse devletin şerefli makamını kendi şahsi ikbali için kullanamaz.
İlgili hastanesinin başhekimini göreve davet ediyoruz!
İstanbul il sağlık müdürlüğünün ilgili olayla ilgili soruşturma başlatmasını ve konuyu bütünü ile incelemesini rica ediyoruz. @ismgovtr@dr_aemreguner
#KosuyolundaNelerOluyor
@osmkya06 Eyvallah başkanım. Ama bu şekilde olmaz bu ceza iptal edilmeli ve bu cezayı verenler ile ilgili görevi kötüye kullandıkları için şikayetçi olunmalı. Dingonun ahiri mi burası. Binlerce yıllık devlet gelenegimizin geldiği nokta bu mu?
Kilis’te zaten 65.000 maaş alarak yoksulluk sınırı altında kalan sağlık çalışanı meslektaşımıza “Siperlik Temizlemediği” için maaştan kesme cezası verilmiş.. @kilisvaliligi