Turkey really waited 24 years to get back to a World Cup and had all the hype and arrogance in the world, just to show up like that and get dumped out without scoring a goal. 🇹🇷
Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler;
Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.
22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir.
2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik.
Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir.
Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik.
Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi.
Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı.
Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir.
Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik.
Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır.
Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir.
Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
Buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim.
Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!
Paraguay maçı ve Kemal Kılıçdaroğlu röportajından dolayı bu mevzu araya kaynadı.
Dün gece çıkan Resmi Gazete’deki Cumhurbaşkanı Kararı’na göre; 15 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük Cezayir vatandaşları için vize muafiyeti getirildi!
Peki biz Cezayir’e gitmek için ne yapıyoruz?
30 günlük için 40 euro, 90 günlük için 100 euro ödeyip vizeye başvuruyoruz. 1 hafta da vizenin çıkmasını bekliyoruz. Tabi çıkarsa! Bize vize, onlara muafiyet!
YAZIKLAR OLSUN!
Belki de sıfır çekeceksiniz Dünya Kupası’nda.
Sırf turnuvaya katıldıkları için 500’er bin euro primi indirdiniz cebinize.
Villalar falan üstüne cabası.
En güzel evlerde yaşayıp en güzel arabalara binip güzel kızlarla gününüzü gün ediyorsunuz.
Türkiye’de yaşayan hiçbir ekonomik, siyasi, hukuk krizi hayatınızı en ufak derecede etkilemiyor.
Çocuklarınız en iyi okullarda eğitim görüyor.
Bunların karşılığında yapmanız gereken tek şey top oynamak. Oyun oynamak.
Ama siz en ufak bir eleştiride nazlanıp çocuk gibi etkileniyorsunuz.
Kepazesiniz, utanç vericisiniz. Bu milletin size verdiği değerin tozunu bile hak etmiyorsunuz.
İşine gelince genel başkan oldum diyor, kurultay yap deyince tedbir var mahkeme kararı daha kesinleşmedi diyor.
Bu millet senin Erdoğan'ın piyonu olduğunu gördü, boşa debelenme...
Soru: Siyasallaşmış bir yargı, yolsuzluk davalarını kullanıyor olamaz mı?
Kılıçdaroğlu: O zaman bu davaları tamamen kapatalım, Türkiye'de hiç yolsuzluk yoktur diyelim.
Soru: AKP'li belediyelere dava açılmamasında bir gariplik yok mu?
Kılıçdaroğlu: AK Partili belediyelerle ilgili dilimde tüy bitti.
Soru: Aynı yargı neden sadece CHP'ye operasyon yapıyor?
Kılıçdaroğlu: AK Parti, Cumhurbaşkanlığını garantilemek için yapıyor. Bunu zaten söylüyoruz.
Soru: O zaman o iddianamelere inanarak neden arınmadan bahsediyorsunuz?
yeşil pasaport eşitlik ilkesine aykırıdır. bir taraf vize alabilmek için birçok süreçten geçmek zorundayken diğerinin sırf annesi babası memur diye hiçbir şeyle uğraşmadan gidebilmesi vatandaşlar arasında ayrımcılık yapıldığını gösterir. sağcılık senin bakış açın oluyor