“Mülkün asıl maliki Allah’tır!
Bunu dilediğine verir. Dilediğinden de söküp alır.
Dilediğine İzzet verir. Dilediğine zillet verir.”
Mehmet Görmez:
Buradaki mülk, mal manasındaki değil, iktidardır.
Mülk verir ama İzzet vermez.
Eğer mülkte adalet olmazsa o zillet olur, İzzet olmaz.
Eğer mülkte emanete riayet, ehliyet ve liyakat olmazsa, torpil olursa orada zillet olur.
O mülk hiçbir mümine hayır getirmez.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 2010-2016 yılları yöneticilerinin hesap vermesi gerekir. Bir kişinin yoğun bir tıp fakültesi sürecini aktif bir siyasi hayatla tamamlaması imkansızdır. Stajlar,nöbetler ve sınavlar konusunda ayrıcalık tanınmışsa bu suçtur. Kisinin mecburi hizmete gitmeden doktor ünvanı kullanmasıda yasal değildir.
@iu_cerrahpasa
@apple133113@balina_avcisi Haklı çıktığın konuda pervasizca oraya buraya cevap yazmaya devam edebilirsin. Pblk konusunda bile biseyler diyorsun. Umarım bir gün bu konuştuklarından ötürü sen de bu kanunsuzlugu tatmazsın. Ne demiş atalarimiz. Çok konuşan çok yanılır :)
Hz. Peygamber, Mekke’de zulüm gören Müslümanları Habeşistan’a gönderirken, “Orada namazını kılan, abdestini alan, orucunu aksatmayan bir kral var” demedi.
“Orada adil bir hükümdar var.” dedi.
Çünkü mesele sadece ibadet göstermek değil, adaletli olmaktır.
Artık şu abdest, namaz, oruç üzerinden siyaset yapma alışkanlığından vazgeçin.
Din Allah ile kul arasındadır; devlet yönetiminin ölçüsü ise ADALETTİR.
🗣️ Av. Mustafa Kocamanbaş:
"Kanser hastası çocuğu için yardım toplayan Doğu Türkistanlı Akide İsmail tutuklanarak cezaevine gönderildi
Fatma Betül Sayan 2 milyar lira halkın parasına çöktü, keyfini sürüyor.
İşte mülkün temeli olan adaleti böyle yerle bir ettiniz.
Eserinizle övünün."
TOPYEKÛN ARINMA VE TEMİZLİK ŞART!
Türkiye “arpalıklar”dan ve “arpacılar”dan temizlenmediği sürece belini doğrultamaz!
Adam aynı anda “kırk” yerde yönetim kurulu üyesi, danışman, CEO, başkan, şirket tefecisi, makam tepeleyicisi, arpalık yiyicisi…
Bu nedir yahu!
Bulunmaz Hint kumaşı!
Açgözlülük, sefahat, yatlar, katlar, jetler, uçaklar sadece sefalet ve felâket getirir: Ahlâk’ı bitirir, insanı kapitalizmin kölesine dönüştürü, hayatı çölleştirir...
Topyekûn arınma ve temizlik şart!
TEFLON TAVA
Fonzi'nin Ak Parti'de bir dönüşüme yol açacağını düşünenler üç günde yanıldıklarını gördüler.
Düzen yine öyle işliyor.
Kimsenin bir sorumluluğu yok.
Bu olanlar da dünyada bile değil, başka bir galakside oldu zaten.
Verilen hava bu.
Asrın yolsuzluğu uzayda bir yerde olmuş gibi.
Kadın istifa etmese de olurmuş.
Cumhurbaşkanı'nın sağ kolu dedikleri bir kişinin yaptıklarından hiç haberi olmamış.
Öyle ya Fatma Betül Sayan Kaya yardımcısıydı.
Bakanların da haberi yok.
Partililerin de.
İlgili kurumların da.
Dünyaya düzen verenler, sağ taraflarındakinin ettiği işleri görecek durumda değiller.
Yakın körlüğünün bu derecesine herhangi bir göz hastalığı teşhisi konamaz.
Ak Parti seçmenlerindeki hayal kırıklığı da baskılanıyor.
Seçmen bu kadar açık bir yolsuzluğu kabul etmez.
Bu da bir kenarda duracak ama iş başındakilerin motivasyonu demek ki başka.
Girdikleri yanlış yoldan seçmene rağmen dönmeyecekler mi?
Bana kalırsa bu kadarını göze alamazlar.
vatandaş susmadıkça birilerini feda edecekleri kesin de, "sonu nereye varacaksa.." söyleminin doğruluğunu bu zamana kadar birçok olayda görmedik.
Bu konuda henüz göreceğimize dair işaretler de görünmüyor.
Memleketin insan çürüme derdi bir kere daha böyle kabak gibi açığa çıkıyor.
Ekranlara bir adamın hırsızlık sonrası Emniyet'e götürülüşü düştü.
Adamı bir arabanın arkasına tıkarak getiriyorlardı.
Memleketin şu an itibariyle 25 milyar dolarına, etkisi itibariyle borsada kaybettirdiğine bakarsak 90 milyar doların uçmasına sebep olanlarla ilgili henüz hiçbir şey yok.
Kadın, sadece partisindeki görevlerinden istifa etti.
Seçilmişlerden kalabalık bir siyasetçi ve bürokratın durumu da belli değil.
2.2 milyar lirayı yatırdığı da yanlış çıktı.
Bile bile kamuoyunu böyle de yalan söyleyerek torpilledik.
Simit çalan yaka paça içerde.
455 bin kişinin birikimine göz diken bu kadar rahat.
Ziya Paşa merhum,
"Milyonla çalan mesned-i izzetde ser-efrâz,
Bir kaç kuruşu mürtekibin câyı kürekdir."
diyor.
Tam öyle.
Devletlülerimiz teflon tava.
Hiçbirşey bulaşmıyor.
Olan memlekete oluyor.
Soyuluyoruz.
Bir yel eser, giden gider, gelen gelir.
Ekonomi düzelir de biz nasıl düzeleceğiz?
Bülent Arınç'ın utanmasını değerli buluyorum.
Hiç olmazsa utanıyor.
Bir de her kötülüğü sahiplenen ve gurur duyanlar var.
Bunlar Türkiye'de görülmemiş işlerdir.
Bu nasıl bir yüzsüzlükse âhir ömrümüzde bunu da gördük.
Bir gerçek açık:
Bunlara biz yol verdik.
Bunlar bizim aramızdan çıktı.
İnsanlar çürüyor.
Toplum çürüyor.
Böyle böyle çürüyoruz.
Bu son olanlar tam bir sosyal çürüme görüntüsüyle geldi.
Beni en çok düşündüren de bu.
Devlet yönetim yapımızda, meselelere bir bütünlük içinde bakabilen en önemli kurum Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) idi. Başkanlık sistemiyle beraber DPT’yi kapattılar.
O günden bu yana, planlama yapamayan, ileriye doğru perspektif ortaya koyamayan, el yordamıyla yönetilen bir ülke haline geldik.
Ali Babacan: “Bu işte adı geçen kim var kim yoksa bir şekilde iktidar partisinin orasına dokunuyor, burasına dokunuyor, onla iç içe, onla aynı fotoğraf karesinde şu, bu.
Zaten bu kadar büyük çaptaki dolandırıcılık, iktidar içerisindeki bağlantılar olmadan yapılmaz, yapılamaz. Bu kadar büyümez iş.
Bir şekilde bunlar ‘Bizim sırtımız sağlam, arkamızda şu var, bu var’ demişler. Onun için bu cesaretle, bu kadar büyük bir dolandırıcılığa soyunmuşlar.
Ama onlar kimdir, nedir yargı inşallah ortaya çıkarır ya da Devlet Denetleme Kurulu veya dediğim gibi Meclis'te kurulmasını önerdiğimiz araştırma komisyonu.”