AK Parti ailemize katılan Tuzla Belediye Başkanımız Sayın Eren Ali Bingöl'ü İl Başkanlığımızda ağırladık. Tuzla için, Tuzlalı hemşehrilerimiz için hep birlikte çalışacağız. Aslolan İstanbulumuzun geleceği, milletimizin refahıdır. Bu uğurda omuz omuza verip İstanbul için durmadan, yorulmadan üreteceğiz. Yeniden hayırlı olsun.
Amcam senin konumunda çalışan işçilerimiz burada emin ol senden daha fazla çalışıp memleketine gidemiyor. Her hafta sonu tatilde olan insanlar seninle aynı statüde değil. Almanya’da ne iş yapıyorsun onu söyle önce!!!
Almanya'dan Türkiye'ye gelen gurbetçi:
"Biz 1 ay tatil yapmak için 11 ay çalışıyoruz. Buradaki insanımız her hafta sonu tatilde.
Memleketinizin kıymetini bilin desem belki bilemezsiniz. Ancak yurt dışında yaşayınca anlaşılır."
Sevgili Tuzlalı Komşularım,
Öncelikle bugüne kadar bana verdiğiniz her türlü destek için sizlere gönülden teşekkür ederim.
Genç yaşta bana güvenerek, Tuzla gibi çok güzel ama aynı zamanda da büyük sorunları olan bir ilçenin yönetilmesi görevini emanet ettiniz. Ben de güveninize layık olabilmek için var gücümle çalıştım. Göreve geldiğim günden bu yana tek bir gayem oldu: Tuzla’nın kronikleşmiş sorunlarını çözmek ve siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, her bir komşumun hakkını, hukukunu korumak.
Ne yazık ki bazen siyasi hesaplar, halkın ihtiyaçlarının, umutlarının ve haklarının önüne geçebiliyor.
Yaklaşık iki yıldır, önce yetkililere, sonra da sizlere anlatmaya çalıştığım gibi, ilçemiz tarihinin en büyük barınma ve mülkiyet kriziyle karşı karşıya.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Teftiş Kurulu tarafından gönderilen rapor doğrultusunda; yaklaşık 50 bin vatandaşımızın evlerinin yıkılması riski ortaya çıkmış, 16 bin dairenin elektrik, su ve doğal gazının kesilmesi talimatı verilmiştir.
Ortada geçmişten gelen hukuki bir problem olduğu doğrudur; ancak söz konusu olan sadece hukuki ve teknik bir imar meselesi değil, insani bir krizdir.
Üstelik, yıllar boyunca İmar Kanunu açısından sorunlu uygulamaların hayata geçirilmesini sadece seyretmekle yetinen ve meselenin içinden çıkılmaz hale gelmesine müdahale etmeyen İBB’nin de büyük sorumluluğu vardır.
İdarelerin yaptığı hataların bedelini 50 bin masum Tuzlalının, çocukların, ailelerin ödemesini kabul etmemiz hukuken de vicdanen de kabul edilemez.
Bu büyük felaketi önlemek, temel insan hakkı olan barınma ve mülkiyet sorunlarını çözerek, Tuzla’nın geleceğini kurtarmak için mevcut siyasi çatımız altında ve İBB nezdinde, konudan haberdar olduğumuz ilk günden itibaren her türlü girişimde bulunduk. Çözüm modelleri ürettik, rızaya dayalı alternatifler sunduk.
Maalesef, tüm çabalarımıza rağmen çözüm noktasında bir arpa boyu yol alamadık.
Bu düzeyde insani ve toplumsal bir meselede gösterilen duyarsızlığa şahit olmak büyük bir hayal kırıklığı yaşamama neden oldu. Eğer siyaset, halkın barınma hakkının önünde engelse, artık bir karar vermem gerekiyordu. Ben bugün o kararı veriyorum.
50 bin insanın evsiz kalma riskini, çocukların geleceğinin kararmasını sessizce izleyip "parti disiplini ve sadakati" kavramlarının arkasına sığınmayı reddediyorum.
Bugüne kadar mevcut siyasi zeminde çözüm üretmek için tüm girişimleri yaptım. Geldiğimiz noktada sorunun çözümü için karar verici iradeyle aynı zeminde çalışmak Tuzlalılar adına daha doğru bir karardır.
Çünkü benim asıl sorumluluğum, bana oy veren ya da vermeyen bütün Tuzlalılaradır.
Bu nedenle, benim için çok zor ama vicdanımın doğru olduğuna inandığı bir karar aldım. Bugünden itibaren yoluma Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında devam edeceğim.
Bu kararın merkezinde siyasi ikbalim değil, Tuzla'nın geleceği var. Eğer mesele siyasi ikbal olsaydı, en kolay yol mevcut düzeni sürdürmekti. Kolay olanı değil, Tuzla için doğru olduğuna inandığım yolu seçiyorum.
Biliyorum, kararımı eleştirenler olacaktır. Farklı düşünen herkese saygı duyuyorum. Ancak inanıyorum ki zaman içerisinde bu kararın sebepleri ve Tuzla için doğuracağı sonuçlar daha iyi anlaşılacaktır.
Defalarca dile getirdiğim gibi, bedeli ne olursa olsun 50 bin insanı evsiz bırakmanın vebalini asla boynuma almayacağım.
Saygılarımla
Eren Ali Bingöl
Tuzla Belediye Başkanı
Sevgili Komşularım,
Bir süredir sizlere anlatmaya çalıştığım gibi, 50 bin Tuzlalının evlerinin yıkılması riskiyle karşı karşıyayız. İki yıldır mesele bu noktaya gelmesin diye büyük bir çaba harcadık ama maalesef sorunun çözümünde hiç mesafe alamadık.
Tüm Tuzlalıların ilçemizin geleceğini tehdit eden bu sorun hakkında her şeyi bilmeye hakkı var! Bundan sonra susmayacağım ve bütün gerçeği olduğu gibi sizlere anlatacağım.
Benim öncelikli görevim ve sorumluluğum Tuzlalının hakkını ve hukukunu korumaktır. Sorun çözümsüz değildir; çözülmesini istemeyenlerin dayatmalarına da boyun eğmeyeceğim.
Tuzlalılar müsterih olsunlar, 50 bin insanı evsiz bırakmanın vebalini asla boynuma almayacağım… #TuzlalınınHakkı
Şu kibire bakın hele!
Gazetecileri küfürle azarlaması,
Savcıları küçümsemesi! Savcılar aramışlar ‘Hayko bey gelin ifadenize danışacağız’ demişler meğerse!
Öyle bir hava var ki adam adliyeye hesap sormaya geliyor sanırsın !
‘Nasıl olsa bana bir şey olmaz’ kafasının zirvesi!
Özgüven patlaması!!!
Kılıçdaroğlu bugün İstanbul’da kapalı salon toplantısında önce konuştu sonra yeni üyelere rozet taktı.
Ben de yerinden izledim. Sarıyer Belediyesi’ne ait Rauf Denktaş Kültür Merkezi tamamen doluydu.
Kemal bey salondaki kalabalığın karşısında moralli ve coşkuluydu.
Konuşmasında ısrarla yolsuzluk vurgusu yaptı.
“ Hiçbir Cumhuriyet Halk Parti’li yolsuzluk yapanla malı götürenle yan yana duramaz. “
Tatil için Marmaristeyiz. Akşamları işlek(?) caddelerde dolaşıyoruz. Mekanların çoğu bomboş. Dolu olan sadece bi kaç gece kulübü var (baba parası ezen 18/25 yaş arası arkadaşlarla dolu)
Önceki senelerde gündem olan üstü çıplak dar kot pantolonlu arkadaşlar ve fahiş fiyat çeken esnaflar buradaki turizmin içine etmişler.
Her zaman cıvıl cıvıl olan güzelim sahil kenti içler acısı durumda. Yazık..
Ülkemizde geri dönüşümün desteklenmesi ve kaynakların verimli kullanılması amacıyla plastik, cam ve metal ambalajlı içeceklerde uygulanan depozito katılım payının güncellenmesi sonrasında, çeşitli üretici ve satıcılar tarafından maliyet artışını aşacak şekilde tüketici fiyatlarına artışlar yansıtıldığı görülmektedir.
Bu kapsamda Ticaret Bakanlığımızca konu derhâl incelemeye alınmış; ulusal ve yerel marketler ile ilgili sektör temsilcileri, maliyet artışı dışında yapılacak fiyat artışlarının haksız fiyat uygulaması olarak değerlendirileceği hususunda açık şekilde uyarılmıştır.
Ticaret Bakanlığımızca, ambalajlı su başta olmak üzere, ilgili içecek ürünlerinde üretici, tedarikçi ve perakende satış noktalarına yönelik denetimler başlatılmıştır. Maliyet artışını aşarak tüketiciyi mağdur eden her türlü fiyat artışı, haksız fiyat kapsamında değerlendirilecek ve gerekli idari yaptırımlar kararlılıkla uygulanacaktır.
Ticaret Bakanlığı olarak, çevre politikalarımızla uyum içinde; tüketicilerimizin haklarını, piyasa düzenini ve adil rekabet koşullarını korumak için gerekli tüm idari ve hukuki tedbirleri almaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
2.Samos Seferi..
(İlki Kaptan-ı Derya Piyale Paşa tarafından 1566’da yapıldı.)
Şaka bir yana bu insanlar neden Yunan adalarına gitmeyi tercih ediyor?
Turizm sektörü bu sorunun cevabına çalışmalı…
Bu arada… Türkiye’nin en lüks, en güzel tatil beldelerini Yunanistan’ın sıradan tatil beldeleri ile kıyaslamak da doğru değil.
DUYURU! 📢
Kamu-Özel Sektör İş Birliği kapsamında işletilen otoyol ve köprü ücretleri 1 Temmuz 2026 Çarşamba saat 00.00’dan itibaren (30 Haziran’ı 1 Temmuz’a bağlayan gece) geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmiştir.
Araç sınıflarına göre detaylı tarife bilgilerine https://t.co/o1l2SjJV6W adresinden ulaşılabilir.