ölüsü dahi reddedilen trans bir kadının meslektaşları tarafından sahiplenilmesi o kadar kıymetli ki. “yöneliminden ötürü bizden daha fazla mücadele etmek zorunda kaldı. arkadaşımız yaşamını yitirdiğinde cebinde 215 lira çıktı”
Halk arasında sığır kuyruğu, tozlu sığırkuyruğu ya da fos kulak olarak bilinen Verbascum pulverulentum.
Onu çoğu zaman kurak yamaçlarda, taşlı arazilerde, tenha yol kenarlarında ya da insanın pek uğramadığı açık alanlarda tek başına görürüz. İlk bakışta sade gibi görünür; fakat yakından tanıdıkça, zorlu şartlarda ayakta kalmanın ne kadar etkileyici bir örneği olduğunu fark ederiz.
Bu bitki iki yıllık bir yaşam döngüsüne sahiptir. İlk yılında enerjisini çiçek açmaya değil, hayata tutunmaya harcar. Toprağa yakın büyüyen geniş yapraklarıyla güçlü bir rozet oluşturur. O gümüşi tonlu, kadifemsi ve kalın damarlı yapraklar yalnızca estetik bir görüntü sunmaz; bitkinin en önemli savunma sistemlerinden biridir.
Yaprakların üzerini kaplayan yoğun beyaz tüyler, yakıcı güneşin etkisini azaltır, su kaybını sınırlar ve serin gecelerde bitkiyi koruyan doğal bir örtü gibi görev yapar. Zaten Latince “pulverulentum” sözcüğü de bu tozlu, un serpilmiş gibi duran görünümüne işaret eder.
İkinci yılında ise bu hazırlık yerini güçlü bir yükselişe bırakır. Bitkinin merkezinden kalın ve dik bir çiçek sapı uzanır; yaz aylarında bu sap, altın sarısı çiçeklerle süslenir. Beş taç yapraklı bu narin çiçeklerin ortasındaki tüylü yapılar, ona kendine özgü zarif bir görünüm kazandırır.
Ancak sığırkuyruğunun güzelliği sadece görüntüsünden ibaret değildir. Parlak sarı çiçekleri, arılar ve birçok tozlaştırıcı böcek için değerli bir nektar kaynağıdır. Böylece bulunduğu alanın canlılığına da katkı sağlar.
Kısacası Verbascum pulverulentum; kuraklığa sabırla direnen, suyunu dikkatle kullanan, çorak arazileri bile sarı çiçekleriyle aydınlatan gerçek bir güzelliktir.
“Her çocuk bir ebeveyni hak eder ama her ebeveyn bir çocuğu hak etmez” diye bir cümle okudum çok acı bir çocuk istismarı haberinin altındaki yorumlarda. Ne kadar doğru.
Klima kullanmayı öğrenemedik bir türlü.
Adam ofise giriyor klimayı 18 derece yapıyor.
Ya 18 dereceye ayarlamak demek. Bu oda 18 derece olana kadar çalış demek. Bunu anlamayacak ne var.
18 yapınca daha hızlı soğutacak sanıyor.
Yap 23 derece doğru zamanda kapansın ihtiyaç olunca tekrar çalışsın. Hem konfor hem tasarrufla bilinçli kullan.
Yok illa 18 yapacak.
Böyle bir aile tanıyorum. Adam kaymakam emeklisi, 5 tane çocuğu var, köşkte yaşıyorlar. Benzetmek gibi olmasın da… çok dikkat edin. Fazla taksi kullanmayın.