Hoşçakal Abi (Biliyorum hoşçakalı ayrı yazmadığım için kızacaksın bana ama bildiğin üzere ben de senin gibi dikbaşlıyım),
Henüz küçücük bir çocukken, babamın çok sevdiği stajyeri olarak tanımıştım seni. Senin deyiminle “kısa pantolonla gezdiğim zamanlar”. Babam yeteneğinden,
"Partisinin" yönettiği belediyeler silkelenirken, belediye başkanları ve belediye görevlileri masumiyet karinesi ve adil yargılama hakkının en temel ilkeleri ayaklar altına alınarak tutuklanırken, suçlu ilân edilirken, nihâyetinde bir önlem olan tutuklama daha hüküm kurulmadan cezaya dönüştürülür iken, bir kez olsun ses çıkarmayan, adeta rehin alınmış olan "eski yol arkadaşlarını" bir kez olsun cezaevinde ziyaret etme ihtiyacı duymayan muhterem zat, hukuken yok hükmündeki bir adlî yargı kararına sığınarak eski koltuğuna oturduktan sonra "partisini" hırsızlardan, yolsuzlardan, "FETÖCÜLERDEN" arındıracakmış...
Sevsinler !
@gurseltekin34 Gerçekten akli melekeleriniz mi yerinde değil yoksa aklımızla alay etmekte seviye mi atlıyorsunuz her defasında? O kadar öfkeliyim ki, sözcükler yetmez anlatmaya. Yakamızdan düşün artık!
Girebiliyorsan, halk düşündüğün gibi seni destekliyorsa arkanı halkı gir bakalım girebiliyor musun?
Kaç kişi var ardında görelim, madem bu kadar doğrusun dürüstsün ya. İktidarın yargısından, polisinden, zorundan, baskısından medet uman, ellerini ovuşturan reziller.
@kilicdarogluk Sinirden aklımı oynatacağım. Ülkenin geleceğini, gençlerin hayatını, umutlarımızı bitirdikten sonra nasıl da dalga geçer gibi açıklamalar bunlar? İnsanda biraz izan, vicdan, karakter olur. Size inanmış tüm vatandaşların ahı üzerinizde olsun.
Soma Katliamı'nın 12. yılı.
Cezaevinde hiç sanık kalmadı.
En yüksek ceza alan sanıklar, ölen her madenci için sadece 6 gün hapis yattı.
Şu anda tek tutuklu, katledilen madencilerin avukatları olan Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay.
Medyanın yüzde 90'ının anlatmadığını hatta bizzat çarpıttığı, yalan haberler yaptığı ortamda bu gazeteciler sayesinde İBB davasında olanı biteni öğreniyoruz. Lütfen sosyal medyada da takip edin ve destek verin hepsine.
Onların emeği sayesinde bilgi sahibi oluyoruz.
Sağ olsunlar var olsunlar.
Kendinize bir iyilik yapmak istiyorsanız, Elisabeth Roudinesco'nun "Kendi Çağından Bizim Çağımıza Freud" kitabını okuyun. Roudinesco çok büyük bir psikanaliz tarihçisi. Yazdığı her şeyi okumak gerek. Türkçede çevirileri mevcut. Keşke Lacan biyografisi de çevrilse.
Bir kadın adalet isterken, bir çocuk korunması gerekirken, bir öğretmen görev başındayken. Ve başka bir coğrafyada savaşın ortasında çocuklar hayattan koparılırken…Dünya çok ama çok karanlık bir yer. Keşke bir çatlaktan sızacak kadar ışık olsa, gelecekten umut haber etse...
Şu fotoğrafa bakıp bakıp ağlıyorum. Bugün dünyayı kökünden değiştirip güvenli bir hale getirsek dahi onlar geri gelmeyecek. Ömrü zulümle istismarla sesini duyurmaya çalışmakla geçti ama o bile kısacık sürdü. Yavrusuyla birlikte hayattan kopardılar. Öfkem beni yok etmek üzere
Tecavüz ettiğin kadınla evlenmene izin verip, doğan çocuğunu da istismar etmene imkan sağlayan, tüm bunları yaparken de başına hiçbir şey gelmeyen bir yer. Hayır, Epstein adası değil. #FatmaNurÇelik
AVUKAT ÖMER KAVİLİ'NİN YANINDAYIZ❗️
Bir haber paylaşımı nedeniyle hakkında “kamu görevlisine hakaret” isnadıyla dava açılması hukuksuzluğunun ardından, meslektaşımıza yöneltilen “akıl sağlığı raporu” dayatmasını kınıyoruz.
Bu karar, hukukun değil; korkunun, bağımlılığın ve kifayetsizliğin ürünüdür.
Suç örgütleri arasındaki ilişkilere dair kamuoyunu bilgilendiren bir avukatı susturmak için başvurulan bu yöntem; yargı yetkisinin değil, çürümesinin tezahürüdür.
Kürsüyü işgal edenler bilmelidir: Avukatlar, gerçeği söylemenin “akıl hastalığı” sayıldığı bir düzene boyun eğmez.
Savunma susmaz.
Avukat susmaz.
Bu hukuksuzluğun karşısında, bugüne kadar hukuk ve avukat hakları mücadelesinin en önde gelenlerinden olan meslektaşımız Ömer Kavili'nin yanındayız.
#AvukatHakları
#AvukatlarınAvukatıyız
Kemal Sayar’ın çok anlamlı bir cümlesine rastladım; "Yas,sadece sevdiklerimizi kaybetmekle olmaz.Bir yaşama biçimini kaybetmek de yastır. Bir şehri bildiğimiz halde kaybetmek,rutinlerimizi kaybetmek de yastır. Hatta, dünyayla ilgili inançlarımızı kaybetmek de yastır." #6subat2023
PKK’nin Eski Avukatı H. Yıldırım:
Mumcu, Öcalan’ın MİT ilişkilerini araştırdığı için öldürüldü. 1988’de Şam’a gittim Ocalan’ı bir ay tahlil ettim. Ocalan’ın bir Kürdlük derdi, öyle bir amacı öyle bir duygusu, Kürdlerin kurtuluşu yönünde bir inancı yoktu.
Hayatımda beni en çok dehşete uğratan tesadüf nedir biliyor musunuz? 19 Ocak 2007 tarihinde Beyoğlu'nda TÜRSAK sinema vakfına giderken İstiklal'de bir Güvercin ölüsü görüp tramvay ezmesin diye kenara almıştım.
Öğleden sonra Hrant'ın öldürüldüğünü duydum...
#HrantDink
Cumhuriyet'in 100. Yılını göremeyen Ablam Ayşegül adına;
"1992 senesinde Adıyaman'da dünyaya geldim.
Ben zorla ve belki hatta para karşılığı henüz çocukken evlendirilmediysem, lisans yetmedi siyasal üzerine yüksek lisans yapabildiysem, saçlarımı rüzgarda savurup dans edebildiysem, bağlama çalıp türküler söyleyebildiysem bu senin kurduğun Cumhuriyet sayesindedir.
Ben, maalesef, senin çok değer verdiğin bilimsel değerlerden uzaklaşmanın sonucu olarak depremde yıkılan bir binada öldüm. Sana söylemekten utanıyorum ama uğruna can verdiğiniz bu topraklarda, ben DNA, parmak izi bile alınmadan kefensiz bir şekilde kıyafetlerimle gömüldüm, Cesedim iki ay sonra isimsiz bir mezarda bulundu.
Ama üzülme, o güzel Mavi gözlerinden yaşlar gelmesin , ben özgür bir KADIN olarak öldüm.
Gözün arkada kalmasın, arkamdan gelen kız kardeşlerime güveniyorum, "kadın" bu topraklarda "asla" bir daha karanlığa hapsedilemeyecek!
Hepinize teşekkür ederim. Cumhuriyetin 100. Yılı kutlu olsun!"
Ayşegül Karlı
"Bilim ve fenden başka kılavuz aramak gaflettir; bilgisizliktir; doğru yoldan sapmadır.’
M. Kemal Atatürk